POLİTİKA - 11 Eylül 2022 Pazar 23:51

Bakan Soylu: "Hepsinin ümidi bu büyük coğrafyadır"

A
A
A
Bakan Soylu: "Hepsinin ümidi bu büyük coğrafyadır"

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Biz etrafımızdaki coğrafyadan sorumluyuz.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Biz etrafımızdaki coğrafyadan sorumluyuz. Biz büyük bir medeniyetin evladıyız. Ne Irak’a ne İran’a ne Suriye’ye sırtımızı döneriz. Ne Orta Doğu’ya ne Balkanlar’a, Afganistan’a hiçbirine sırtımızı dönmeyiz, çünkü onların hepsinin ümidi bu büyük coğrafyadır" dedi.


İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bir dizi toplantı, ziyaret ve incelemelerde bulunmak üzere geldiği Mardin’de Dargeçit ilçesini ziyaret etti. Bakan Soylu, esnafları ziyaret ederek hayırlı kazançlar temennisinde bulunurken karşılaştığı vatandaşlarla da sohbet edip taleplerini dinledi, çocuklarla yakından ilgilendi.


Bakan Soylu, daha sonra Özgürlük Parkı’ndaki gerçekleşen “Dargeçit Gençlik Buluşması” etkinliğine katılarak gençlerle bir araya geldi. Programda konuşan Soylu, içinde gelecek, sevgi, heyecan, kardeşlik, samimiyet olan bu güzel tabloyu karşısında görmenin, bu tablonun bir parçası olmanın mutluluğunu yaşadığını dile getirdi.


Türkiye’nin eski Türkiye olmadığını vurgulayan Bakan Soylu, “Artık terörü, yoksulluğu, fukaralığı elimizin tersiyle iteceğiz, güçlü ve büyük Türkiye ile hep beraber adım atacağız. Biz kardeşiz. O gün belki elimizde imkan yoktu ama bugün her şey yapılmaya çalışılıyor. 81 ilde üniversite, mezralara kadar yol, neredeyse birçok yere doğal gaz ulaştırılmaya çalışılıyor. Kadın merkezleri, gençlik merkezleri, spor salonları. Her şey ne varsa getirilmeye çalışılıyor. Ömerli’de uzun yıllar sonra ilk kez göç durdu, tersine göç başladı. Dargeçit’te de başlayacak. Hakkari’de 2016 yılında tıp fakültesini kazanan öğrenci sayısı sıfır. 2020’de 5, 2021’de 19, 2022’de 26. Bu yıllar arasında ne değişti? Bir tek şey, terör bitmiş, herkes işine bakmış. Aileler de çocuklarının geleceği için çaba sarf etmiş. Bu kadar net. Herkes kafasını kendi işine vermiş. Batı’da ne varsa Doğu’da bütün imkanların aynısı var" dedi.



“Hepsinin ümidi bu büyük coğrafyadır”


Türkiye’nin etrafındaki coğrafyanın ümidi olduğunu belirterek etrafındaki coğrafyaya sırtını dönemeyeceğini ifade eden Soylu, “Biz sadece kendimizden sorumlu değiliz. Biz etrafımızdaki coğrafyadan sorumluyuz. Biz büyük bir medeniyetin evladıyız. Ne Irak’a ne İran’a ne Suriye’ye sırtımızı döneriz. Ne Orta Doğu’ya ne Balkanlar’a, Afganistan’a hiçbirine sırtımızı dönmeyiz, çünkü onların hepsinin ümidi bu büyük coğrafyadır. Şunu bir kardeşiniz, Türkiye’nin İçişleri Bakanı, Tayyip Erdoğan’ın yol arkadaşı olarak söylüyorum, biz göremesek de inşallah siz göreceksiniz. Anadolu coğrafyası, Diyarbakır’dan İstanbul’a kadar bu topraklar, Suriye’ye, Irak’a, Afganistan ve Pakistan’a huzur ve barışı getirecek. Herkes bu coğrafyaya bakarak dünyada batı emperyalizmin bir şekilde baskılamaya çalıştığı, huzursuz yaptığı bu memleketlere bu barışı Anadolu coğrafyası getirecek Bunu 600 yıl boyunca sağlayan ecdadın torunlarıyız” ifadelerini kullandı.



“Onlar bu konuda cehalet içerisindedir”


İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in, İzmir’in düşman işgalinden kurtuluşunun 100. yıl dönümü kutlamalarında kullandığı ifadeleri eleştiren Bakan Soylu, “Siz İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’nın söylediklerine bakmayın. Onlar bu konuda cehalet içerisindedir. Osmanlı ile kendi geçmişimizi ihanetle suçlayan anlayışı elbette kimsenin kabul etmesi mümkün değil, doğru da değil. O bir cehalettir, tam kutuplaştırma ve kamplaştırmadır. O geçmişine, soyuna, sopuna bühtan etmektir. Elbette kınanacak bir hadisedir, ve biz bunu kınıyoruz. Kem söz sahibine haizdir bu kadar basit” dedi.


Ülkede artık herkesin inancını, kimliğini, etnik kökenini rahatça ifade edebildiğini aktaran Bakan Soylu, “Kimsenin kendi inancından, kimliğinden, etnik kökeninden, mezhebinden kendisini ifade etmesini sakladığı durumu ortadan kaldırdık. Bugün dindarım diyen rahat bir şekilde dindar olabiliyor. Bu ülkenin başı açıkta, başı örtülü de Valisi, Subayı var. Bir problem var mı? Yok. Herkes kendi anlayışı içerisinde bir arada olabilme kabiliyetine sahip. Kendi standartlarını, insanların standartlarını yükseltmeye istiyor Türkiye. Ama kavgayı kendi içine taşınmak istiyor. Yıllardan beri. Tayyip Erdoğan Türkiye’yi buradan çekti aldı” diye konuştu.



“Tayyip Erdoğan’ın istikametinden hiç vazgeçmedik”


Türkiye’nin geçmişte darbelerle 10 yıl, 20 yıl, 30 yıl geriye götürüldüğünü belirten Bakan Soylu, “Bizim tercihlerimizi ortandan kaldırdılar. 1960’da darbe, 71’de muhtıra, 80’de darbe, 28 Şubat 1997’de darbe yaptılar. 27 Nisan’da e-bildiri yayınladılar. 15 Temmuz’da darbe yapmaya çalıştılar. Bal gibi bu ülkeyi yönetiyoruz. Bugün tahıl koridorunda problem olduğunda Ukrayna ve Rusya arasındaki savaşta problem olduğu zaman kimse Amerika’yı adam yerine koymuyor ama Tayyip Erdoğan’a ’Bu problemi çözer misin?’ diyorlar. Demek ki biz becerebiliyoruz ve üstesinden gelebiliyoruz. Bu ben dindarım diyen Allah’a şükür diyebiliyor. Bugün ben Kürt’üm diyen diyebiliyor. Bugün ben Alevi’yim diyen diyebiliyor. Ama dün diyemiyordu. Bu özgürlüğü Türkiye’ye Tayyip Erdoğan’ın politikası, siyaseti ve anlayışı getirdi. Onlar bizi biçmeye çalıştılar, bizi istikametimizden alıkoymaya çalıştılar biz tam tersini yaptık. Onlar bize 17-25 Aralık’ı yaptılar, biz Marmaray’ı açtık, onlar bize 17-25 Aralık’ı yaptılar, biz Avrasya Tüneli’ni açtık. Onlar bize 17-25 Aralık’ı yaptılar, biz İHA’ları, ATAK helikopterlerini ürettik. Onlar bize 17-25 Aralık’ı yaptılar, biz bu ülkede dünyanın en büyük havalimanının temelini attık. 6-8 Ekim olaylarını yaptılar, Yüksekova Havalimanı’nı açtık, Doğu ve Güneydoğu’yu terörden temizledik ve gençlerimizin yarına daha güçlü bir şekilde yükselmesini sağlayabilecek adımlar attık. Onlar bizi birbirimize düşürmeye çalıştıkça biz kardeşliğimizi kucakladık. Tayyip Erdoğan’ın istikametinden hiç vazgeçmedik. Tayyip Erdoğan sadece Türkiye’yi güçlü ve büyük bir Türkiye haline getirmeye çalışmıyor. 2023 sadece Cumhuriyetimizin birinci asrı olmayacak. Aynı zamanda öyle bir yükselişi başlatacak ki bütün dünyaya parmak ısırtacak. Siz çok güçlü bir memlekette çok güçlü bir nesil olarak hayatınıza devam edeceksiniz ve sadece kendi memleketinize etrafınızdaki coğrafyaya da faydanız olacak” dedi.


Programda, AK Parti Mardin Milletvekili Cengiz Demirkaya, Dargeçit Belediye Başkanı Mehmet Cüneyt Aksoy, AK Parti İl Başkanı Faruk Kılıç ve AK Parti Mardin Gençlik Kolları Başkanı Tarık Atlı da birer konuşma yaptı. Bakan Soylu, gençlerin seslendirdiği Türkçe ve Kürtçe şarkıları dinlerken "Merdo" türküsüne eşlik etti. Program Bakan Soylu’nun gençlerin sorduğu soruları da yanıtlamasının ardından son buldu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Rize 96 yaşındaki kadının bağışlanan karaciğeri bir hastaya umut oldu Rize’de beyin ölümü gerçekleşen 96 yaşındaki kadının karaciğeri, vasiyeti üzerine çocukları tarafından bağışlanarak Malatya’da nakil bekleyen bir hastaya umut oldu. Uzun yıllar Almanya’da yaşadıktan sonra 4 yıl önce eşini kaybetmesi üzerine memleketi Rize’ye gelen 96 yaşındaki 5 çocuk annesi Refiye Kıdal, yaşlılığa bağlı nedenlerle hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden Kıdal’ın sağlığında organlarını bağışladı ve organ bağşını vasiyet etti. Beyin kanaması nedeniyle tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Kıdal’ın karaciğeri Malatya’da organ bekleyen bir hastaya nakledilmek üzere Rize’den yola çıktı. Rize Devlet Hastanesi’nde gerçekleşen ameliyatın ardından alınan karaciğer karayolu ile Rize-Artvin Havalimanı’na getirildi, ardından Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait uçakla Malatya’ya gönderildi. Annesinin bu kararının kendilerine de sürpriz olduğunu ifade eden Hüseyin Kıdal, "Bize sürpriz oldu. Annem babam yurt dışında yaşıyordu. Orada bu kararı vermişler. Mutlu olduk. Annemizi kaybettik ama böyle bir şey yapmasından mutlu olduk. Hiçbir hastalığı yoktu, beyin kanaması geçirdi. Aniden gelişen bir beyin kanaması. Süreç hızlı ilerledi, yoğun bir beyin kanaması yaşadık. Onun sonunda işte cenazemizi beklerken böyle bir şey yaptığını söylediler. Biz de ailece karar verdik annemizin, babamızın bu kararına. İyi bir şey yapmış, insanların da yapmasında fayda var. Biz de karar verdik evlatlar olarak ailece, hepimiz yapacağız. Organ bildiğimiz kadarıyla Malatya’da organ bekleyen bir kardeşimize gidiyor. İnşallah sağlığına kavuşur" dedi. "Bu ailenin ferdi olarak mutluyuz" Yaşadıkları kaybın tarifsiz bir acı olduğunu ancak organının başka bir bedende can bulacak olmasının da kendilerini mutlu ettiğini sözlerine ekleyen Kıdal, "Bu ailenin ferdi olarak mutluyuz. Bir yerde bir kaybımız var, sonsuz bir kayıp, telafisi mümkün olmayan bir kayıp. Bir kaybımız var ama annemin, babamın böyle bir karar vermesi bizi bayağı bir mutlu etti. Karşı tarafa inşallah uyum sağlar, yani ömrüne bereket katılır. Bize de dua eder, annemize dua eder" ifadelerini kullandı. "Aile üzücü haberden sonra organ bağışlamak istediklerini söylediler" Hastanın organ bağışı sürecine değinen Rize Devlet Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Uzm. Dr. Mustafa Sakın, "Hastamız 4 gün öncesinde RTEÜ Eğitim ve Araştırma Hastanemizde beyin damar tıkanıklığı tanısıyla başvurmuş. Orada yapılan işlemlerden sonrasında yoğun bakım takipleri için hastanemiz yoğun bakımına aldık. Hem hastamızın tedavisinin hem de gidişatta neler yapacağımızla ilgili tanı ve tedavi işlemlerini yaparken maalesef hastamıza beyin ölümü tanısı koyduk. Daha sonrasında aileyle görüşme yaptık. Aile görüşme esnasında bize üzücü haberden sonra organ bağışlamak istediklerini söylediler. Bunun üzerine de biz Sağlık Bakanlığımız bölge koordinasyon merkezimizle iletişime geçerek organizasyona başladık" dedi. "Küçücük bir umudumuz bile olsa sonuna kadar her şey yapmakla yükümlüyüz ve yapıyoruz" 96 yaşında bir insandan organ naklini ilk kez gerçekleştirdiklerine değinen Uzm. Dr. Sakın, "İtalya’da, Amerika’da 100 yaş üzeri ve 100 yaş civarında vakalar var. Türkiye’de ise özellikle Rize için söylüyorum, Rize’de ilk vakamız, ilk hastamız 96 yaşında. Bizim işimiz hastalarımızı iyileştirmek, onun için uğraşıyoruz. Onun için çaba gösteriyoruz. Küçücük bir umudumuz bile olsa sonuna kadar her şey yapmakla yükümlüyüz ve yapıyoruz da" ifadelerini kullandı. Organ bağışının önemine de değinen Sakın, "Artık organ bağışı yapmak Türkiye’de çok çok daha kolay" şeklinde konuştu.