KÜLTÜR SANAT - 18 Eylül 2022 Pazar 11:42

Mardin’de sonbahar turizminde Avrupa ülkelerinden talep yoğunluğu

A
A
A
Mardin’de sonbahar turizminde Avrupa ülkelerinden talep yoğunluğu

Taş evler, manastır, kiliseler ve medrese gibi tarihi yapılarıyla inanç turizminin cazibe merkezlerinden olan Mardin, sonbahar turizmine hazırlanırken Avrupa ülkelerinden gelen talepler sevindiriyor.

Taş evler, manastır, kiliseler ve medrese gibi tarihi yapılarıyla inanç turizminin cazibe merkezlerinden olan Mardin, sonbahar turizmine hazırlanırken Avrupa ülkelerinden gelen talepler sevindiriyor.


Farklı dinlere ve dillere ev sahipliği yapan, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde bulunan Mor Sobo Kilisesi, Meryem Ana Kilisesi (Yoldath Aloho), Deyrulzafaran Manastırı, Mor Gabriel Manastırı, Mor Abai Manastırı, Mor Loozor Manastırı, Mor Yakup Manastırı, Mor Quryaqos Kilisesi ve Mor Azozo Kilisesi gibi tarihi mekanlarıyla yılın 12 ayı misafirlerini ağırlayan Mardin en çok turist yoğunluğunu ilkbahar ve sonbaharda yaşıyor.


Yılda yüzbinlerce turist ağırlayan Mardin’de sonbaharın gelmesiyle havalar serinlemeye başladı. Tarihi kentte sonbahar rezervasyonları da alınmaya başlandı. Avrupa ülkelerinden ciddi talebin olduğunu vurgulayan Mardin Turizm ve Otelciler Derneği Başkanı Özgür Gürgör, "Özellikle eylül, ekim ve kasım ayının sonlarına doğru bayağı rezervasyonlar geliyor. Bizi sevindiren nokta şu an Avrupa’dan ciddi bir talep var. Özellikle şu anda Bulgaristan’dan da heyet gruplarımız gelmeye başladı. Gerek Rusya, gerek Avrupa ve iç pazar dediğimiz metropol şehirlerimizden ciddi bir talep gelmeye başladı" dedi.



"Havaların serinlemesi ciddi bir talebin yoğunlaştığını bize gösteriyor"


Mardin’in turizm açısından çok özellikli bir şehir olduğunu aktaran Gürgör, "Biliyorsunuz, Mardin turizm üçgeninde en popüler şehirlerden bir tanesi. Mardin’de hem inanç, hem kültür turizmi yapılıyor. O yüzden çok özellikli bir şehir. Hem medreseleri hem ki lisesiyle açık hava müzesi dediğimiz Mardin’e gelen insanlar, büyülenmiş bir şekilde geçiyor. Havaların serinlemesi ciddi bir talebin yoğunlaştığını bize gösteriyor. Bir an önce misafirlerimiz erken rezervasyonlarına başlasınlar" şeklinde konuştu.


Sonbahar sezonu için hazır olduklarını ifade eden Artuklu ilçesi tarihi Revaklı Çarşı’da vintage mağaza işletmeciliği yapan Seyit Demircan, "Mardin’de turizm sezonu eylül ayı ortalarında hemen hemen başlıyor. Biz de ona göre hazırlıklarımızı yapıyoruz. İnsanların bu tarihi görmesini istiyoruz. Eski sokakları görmelerini istiyoruz ve onları bekliyoruz" ifadelerinde bulundu.



"Tatil fırsatı bulunca hemen Mardin’e kaçıyoruz"


İzmir’den kente gelen Mehmet Ali Amur, fırsat buldukça Mardin’e geldiğini belirtti. Amur, "Uzun bir zamandır gelmemiştim. 7 senelik özlem ve hasreti gidermek için Mardin’deyim. Mardin’in dar sokakları, taş evleri olunca insan özlüyor. O yüzden tatil fırsatı bulunca hemen Mardin’e kaçıyoruz" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik davada tutuksuz sanıklar savunma yaptı Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin istinafın bozma kararı sonrasında 76 sanığın yargılanmasına devam edildi. Davada tutuksuz sanıklar savunma yaptı. Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki salonda görülen duruşmada, Bora Kaplan ve Serdar Sertçelik’in de aralarında bulunduğu tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları yer aldı. Müşteki sanık Ufuk Gültekin ise duruşmaya, Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Mahkeme Başkanı yargılamanın bu celse sanık beyanlarıyla devam edeceğini bildirdi. Söz verilen başka bir suçtan tutuklu sanık Yusuf İzzet Savaş, daha önceki ifadelerini tekrarladığını bildirerek, diyeceği bir şey olmadığını söyledi. Tutuksuz sanık Barış Kurt, "Ben bir akademisyenim hayatı boyunca sabıkası olmamış hiçbir suça karışmamış birisiyim. İlk gün organize şubede ifadem alınırken, bilgisayardan soru soruluyordu, ben her soruya cevap verdim. Ben Erkan Doğan adlı şahsı aramadım, mesaj atmadım. Bana daha fazla soru sorun ben cevap vereyim. Ben Erkan Doğan’ı dövmedim, dövdürmedim. Babamdan kalan mirasa bile tedbir konuldu. Ben örgüt üyeliğinden tutuklandım, hakkımı helal etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum" dedi. Tutuksuz sanık Kanber Keskin, "Beyanlarımda bir değişiklik yok ama hayatımda çok değişiklik oldu. Ben bu işe ek iş olarak başladım, tek suçum Bora Kaplan’ın mekanında güvenlik olarak çalışmış olmamdır. Biz Kaplan’ın mekanında çalıştık diye hain olduk, örgüt yöneticisi olduk. Çocuklarıma silah doğrultu, 1 sene boştan yere ceza yattım. Söyleyecek çok şeyim var ama dile getirmekte zorlanıyorum. 10 senedir belediyede güvenlik olarak çalışıyordum, işimden kovuldum" ifadelerinde bulundu. Keskin’in avukatının sorusu üzerine söz alan tutuklu sanık Sertçelik, "Ben ifademde de söyledim, beni zorla gizli tanık yaptılar. Ben olay tarihinde orada değildim HTS kayıtlarından nerede olduğum tespit edilebilir" dedi. Duruşmanın öğleden önceki bölümünde savunma yapacak başka sanık bulunamayınca Mahkeme Başkanı, "Tanıklar için zorla getirme kararlarımız var" diyerek, Serdar Sertçelik’in anne ve babası ile kardeşinin de tanık olarak çağırıldığını söyleyip Serdar Sertçelik’e bu konuda bilgisi olup olmadığını sordu. Sertçelik, "Pazartesi gelecekler" cevabını verdi. Duruşmaya 1 saat ara verildi. Aranın ardından söz alan tutuksuz sanık Ertan Yigen, duruşmadan vareste tutulma talebinin bulunduğunu söyledi. Tutuksuz sanık Murat Sağlam, "Ben valelik yatım, hiçbir suça karışmadım, mağdurum. Ben hiçbir suç örgütüne üye değilim. Gelecek kaygım var, beraatimi talep ederim" dedi. Tutuksuz sanıklardan Necdet Atilla Çiftçi ile Murat Altay ise mahkemeden beraatlerini talep etti. Mahkeme başkanı tanıkların hazır olduğunu ifade ederek dinleneceğini bildirdi. Duruşmaya SEGBİS ile bağlanan tanık O.Y, daha önce Ankara Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde bilgi ve teknoloji biriminde çalıştığını, Ayhan Bora Kaplan operasyonu sürecinde Murat Çelik, Şevket Demircan ve Kerem Gökay Öner’in amirleri olduğunu ifade ederek, "Mülakat odası olarak adlandırılan bir odaya ilişkin bilgim yok, yalnızca ifade alma odası vardı" dedi. Bora Kaplan’ın gözaltına alındıktan sonra işkence altında ifade verdiği iddialarına ilişkin herhangi bir bilgisinin ya da duyumunun bulunmadığını ifade eden O.Y, görev yaptığı birim nedeniyle bu tür konularla ilgisinin olmadığını, daha çok teknik işler ve bilgisayarlarla ilgilendiğini kaydetti. "Sanıkların herhangi bir kötü muameleye maruz kaldığını duymadım, görmedim" Sertçelik’in yaralandığı tarihte hastaneye gittiklerinden bahseden tanık Ç.K., "Hastaneye gittik, geri döndük. Sonrasında amirlerim ‘tekrardan çıkıyoruz’ dedi. Tekrardan hastaneye gittik, doktorla ben görüşmedim. Görüşmeleri Ahmet Komiser yaptı. Serdar Sertçelik’i hiç görmedim. Sanıkların herhangi bir kötü muameleye maruz kaldığını duymadım, görmedim. Doktorunda rapor almamız 5 dakika civarı sürdü" ifadelerinde bulundu. "Doktor rapora, ‘gözaltına alınmasında sakınca vardır’ ibareli yazı yazdı" Olay tarihinde Organize Suçlarla Mücadele ekip amiri olarak görev yapan komiser tanık A.D., "Ben hastaneye giderek Sertçelik’i muayene eden doktorla rapor konusunda görüşme gerçekleştirdim. Hastaneye kendi ekibimle gittim. Doktor kemikte parçalı kırık olduğunu söyledi. Doktor, şahsın ayağı üzerine basarsa kalıcı hasar kalır şeklinde rapor hazırladı. Doktor rapora, ’gözaltına alınmasında sakınca vardır’ ibareli yazı yazdı. Doktorun herhangi bir itirazı olmadı. Bizde hiçbir şekilde doktora baskıda bulunmadık, raporun hazırlanması da 5 dakika kadar sürmüştür" dedi. Tanık olarak dinlenen Şevket Demircan’ın avukatı Recep Öksüz’ün çalışanı U.D., "Bir sabah işe geldiğimde kapıda bir poşet gördüm ağzı bağlı değildi. İçini açmadan yüzeysel olarak baktım kağıt vardı ancak sert bir cisimdi. Recep beyin masasına bıraktım. Kargo olarak düşündüm, üzerinde isim yazmıyordu. Bu nedenle Recep beyin masasına bıraktım. Ancak Recep beyi arayıp bu durum hakkında bilgilendirme yapmadım" beyanlarında bulundu. Tanık U.D, diğer tanık M.Ö’yü tanımadığını, daha önce ofise gelmediğini belirtti. Sanık ve tanık beyanlarının ardından duruşma yarın devam etmek üzere ertelendi.