- 19 Eylül 2022 Pazartesi 16:42

Mardin’de ’Gaziler Günü’ kutlandı

A
A
A
Mardin’de ’Gaziler Günü’ kutlandı

Mardin’de "19 Eylül Gaziler Günü" düzenlenen etkinliklerle kutlandı.

Mardin’de "19 Eylül Gaziler Günü" düzenlenen etkinliklerle kutlandı.


Mustafa Kemal Atatürk’e Mareşal rütbesi ile "Gazi" unvanının verildiği günün 101. yıldönümü olan 19 Eylül Gaziler Günü, Mardin’de çeşitli etkinliklerle kutlandı. Etkinlikler çerçevesinde ilk olarak Hükümet Konağı’ndaki Atatürk heykeli önünde tören düzenlendi.


Tören, Mardin Valiliği, Garnizon Komutanlığı ve Büyükşehir Belediye Başkanlığı çelenklerinin sunulması, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı.


Mardin Muharip Gaziler Derneği adına Ali Candemir, günün anlam ve önemini belirten bir konuşma yaptığı törenin ardından Mardin Valisi Mahmut Demirtaş, Türkiye Muharip Gaziler Derneği Mardin Şube Başkanlığını ziyaret ederek bir müddet sohbet etti. Kutlama etkinlikleri 19 Eylül Gaziler Günü dolayısıyla gaziler onuruna verilen yemek programı ile devam etti.


Özel bir otelde gerçekleştirilen programda gaziler ve aileleri ile bir araya gelen Vali Mahmut Demirtaş, burada yaptığı konuşmada şehitlik ve gaziliğin dünyalık hiçbir mevki ve makamla ölçülmeyecek kadar yüce makam olduğunu vurguladı.


Canı aziz vatana feda edenlere bu yolda yürüyüp gazi olanlara dünyalık hiçbir mertebenin hükmü olmadığını belirten Vali Demirtaş, “Bu millet, şüheda evladıdır. Bu vatan, şüheda toprağıdır. Ölürsem şehit, kalırsam gazi düşüncesi milletimizin her bir ferdinin benliğine sinmiştir. Bizi, millet olarak bu inanca sevk eden en önemli husus ise inancımızın bizlere emrettiği gaza anlayışıdır. İşte bu sebeplerle dünden bugüne gaza meydanı hiçbir zaman boş kalmamıştır. Zaman değişmiş; fakat tabiat, öz ve maya değişmemiştir. Çanakkale’de ve istiklal harbimizin tüm evrelerinde yedi düveli Anadolu’dan söküp atanlar aynı anlayışla gaza meydanına çıkmışlardır. Memleketimizin huzur ve emniyeti için terörle mücadeleyi canlıları pahasına sürdüren yiğitlerimiz ile sınır ötesi operasyonları gerçekleştiren kahramanlarımız aynı tabiatın mensupları olduklarını göstermişlerdir.15 Temmuz’da Vatanımıza kasteden hainleri yerle yeksan ederek sözde işgal girişimini bertaraf eden maya da aynı mayadır. O sebeple buradan bir kez daha ifade etmek istiyorum ki olay, yer zaman ve kişiler değişse de değişmeyecek tek bir şey vardır. Biz bu toprakların evlatları olarak 1000 yıllık yurdumuzdan ve mukaddesatımızdan vazgeçmeyeceğiz’’ diye konuştu.


Programa, Vali Demirtaş’ın yanı sıra, 70. Mekanize Tugay Komutanı Tuğgeneral Hikmet Yokarıbaş, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral İdris Tataroğlu, Cumhuriyet Başsavcısı Dr. Aydın Turhan, İl Emniyet Müdürü Mahmut Karabulut, Vali Yardımcıları, siyasi parti temsilcileri, şehit yakınları, gaziler ve aileleri katıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik davada tutuksuz sanıklar savunma yaptı Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin istinafın bozma kararı sonrasında 76 sanığın yargılanmasına devam edildi. Davada tutuksuz sanıklar savunma yaptı. Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki salonda görülen duruşmada, Bora Kaplan ve Serdar Sertçelik’in de aralarında bulunduğu tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları yer aldı. Müşteki sanık Ufuk Gültekin ise duruşmaya, Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Mahkeme Başkanı yargılamanın bu celse sanık beyanlarıyla devam edeceğini bildirdi. Söz verilen başka bir suçtan tutuklu sanık Yusuf İzzet Savaş, daha önceki ifadelerini tekrarladığını bildirerek, diyeceği bir şey olmadığını söyledi. Tutuksuz sanık Barış Kurt, "Ben bir akademisyenim hayatı boyunca sabıkası olmamış hiçbir suça karışmamış birisiyim. İlk gün organize şubede ifadem alınırken, bilgisayardan soru soruluyordu, ben her soruya cevap verdim. Ben Erkan Doğan adlı şahsı aramadım, mesaj atmadım. Bana daha fazla soru sorun ben cevap vereyim. Ben Erkan Doğan’ı dövmedim, dövdürmedim. Babamdan kalan mirasa bile tedbir konuldu. Ben örgüt üyeliğinden tutuklandım, hakkımı helal etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum" dedi. Tutuksuz sanık Kanber Keskin, "Beyanlarımda bir değişiklik yok ama hayatımda çok değişiklik oldu. Ben bu işe ek iş olarak başladım, tek suçum Bora Kaplan’ın mekanında güvenlik olarak çalışmış olmamdır. Biz Kaplan’ın mekanında çalıştık diye hain olduk, örgüt yöneticisi olduk. Çocuklarıma silah doğrultu, 1 sene boştan yere ceza yattım. Söyleyecek çok şeyim var ama dile getirmekte zorlanıyorum. 10 senedir belediyede güvenlik olarak çalışıyordum, işimden kovuldum" ifadelerinde bulundu. Keskin’in avukatının sorusu üzerine söz alan tutuklu sanık Sertçelik, "Ben ifademde de söyledim, beni zorla gizli tanık yaptılar. Ben olay tarihinde orada değildim HTS kayıtlarından nerede olduğum tespit edilebilir" dedi. Duruşmanın öğleden önceki bölümünde savunma yapacak başka sanık bulunamayınca Mahkeme Başkanı, "Tanıklar için zorla getirme kararlarımız var" diyerek, Serdar Sertçelik’in anne ve babası ile kardeşinin de tanık olarak çağırıldığını söyleyip Serdar Sertçelik’e bu konuda bilgisi olup olmadığını sordu. Sertçelik, "Pazartesi gelecekler" cevabını verdi. Duruşmaya 1 saat ara verildi. Aranın ardından söz alan tutuksuz sanık Ertan Yigen, duruşmadan vareste tutulma talebinin bulunduğunu söyledi. Tutuksuz sanık Murat Sağlam, "Ben valelik yatım, hiçbir suça karışmadım, mağdurum. Ben hiçbir suç örgütüne üye değilim. Gelecek kaygım var, beraatimi talep ederim" dedi. Tutuksuz sanıklardan Necdet Atilla Çiftçi ile Murat Altay ise mahkemeden beraatlerini talep etti. Mahkeme başkanı tanıkların hazır olduğunu ifade ederek dinleneceğini bildirdi. Duruşmaya SEGBİS ile bağlanan tanık O.Y, daha önce Ankara Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde bilgi ve teknoloji biriminde çalıştığını, Ayhan Bora Kaplan operasyonu sürecinde Murat Çelik, Şevket Demircan ve Kerem Gökay Öner’in amirleri olduğunu ifade ederek, "Mülakat odası olarak adlandırılan bir odaya ilişkin bilgim yok, yalnızca ifade alma odası vardı" dedi. Bora Kaplan’ın gözaltına alındıktan sonra işkence altında ifade verdiği iddialarına ilişkin herhangi bir bilgisinin ya da duyumunun bulunmadığını ifade eden O.Y, görev yaptığı birim nedeniyle bu tür konularla ilgisinin olmadığını, daha çok teknik işler ve bilgisayarlarla ilgilendiğini kaydetti. "Sanıkların herhangi bir kötü muameleye maruz kaldığını duymadım, görmedim" Sertçelik’in yaralandığı tarihte hastaneye gittiklerinden bahseden tanık Ç.K., "Hastaneye gittik, geri döndük. Sonrasında amirlerim ‘tekrardan çıkıyoruz’ dedi. Tekrardan hastaneye gittik, doktorla ben görüşmedim. Görüşmeleri Ahmet Komiser yaptı. Serdar Sertçelik’i hiç görmedim. Sanıkların herhangi bir kötü muameleye maruz kaldığını duymadım, görmedim. Doktorunda rapor almamız 5 dakika civarı sürdü" ifadelerinde bulundu. "Doktor rapora, ‘gözaltına alınmasında sakınca vardır’ ibareli yazı yazdı" Olay tarihinde Organize Suçlarla Mücadele ekip amiri olarak görev yapan komiser tanık A.D., "Ben hastaneye giderek Sertçelik’i muayene eden doktorla rapor konusunda görüşme gerçekleştirdim. Hastaneye kendi ekibimle gittim. Doktor kemikte parçalı kırık olduğunu söyledi. Doktor, şahsın ayağı üzerine basarsa kalıcı hasar kalır şeklinde rapor hazırladı. Doktor rapora, ’gözaltına alınmasında sakınca vardır’ ibareli yazı yazdı. Doktorun herhangi bir itirazı olmadı. Bizde hiçbir şekilde doktora baskıda bulunmadık, raporun hazırlanması da 5 dakika kadar sürmüştür" dedi. Tanık olarak dinlenen Şevket Demircan’ın avukatı Recep Öksüz’ün çalışanı U.D., "Bir sabah işe geldiğimde kapıda bir poşet gördüm ağzı bağlı değildi. İçini açmadan yüzeysel olarak baktım kağıt vardı ancak sert bir cisimdi. Recep beyin masasına bıraktım. Kargo olarak düşündüm, üzerinde isim yazmıyordu. Bu nedenle Recep beyin masasına bıraktım. Ancak Recep beyi arayıp bu durum hakkında bilgilendirme yapmadım" beyanlarında bulundu. Tanık U.D, diğer tanık M.Ö’yü tanımadığını, daha önce ofise gelmediğini belirtti. Sanık ve tanık beyanlarının ardından duruşma yarın devam etmek üzere ertelendi.