POLİTİKA - 18 Aralık 2022 Pazar 21:12

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Eski Türkiye’nin inkarcı, dışlayıcı, kısıtlayıcı o nobran yaklaşımını ortadan kaldırmak için çalıştık”

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Eski Türkiye’nin inkarcı, dışlayıcı, kısıtlayıcı o nobran yaklaşımını ortadan kaldırmak için çalıştık”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Tek parti faşizminden başlayarak 27 Mayıs’tan 28 Şubat’ta kadar toplum hafızamızda derin yaralar açan acıları iyileştirmenin çabasında olduk.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Tek parti faşizminden başlayarak 27 Mayıs’tan 28 Şubat’ta kadar toplum hafızamızda derin yaralar açan acıları iyileştirmenin çabasında olduk. Eski Türkiye’nin inkarcı, dışlayıcı, kısıtlayıcı o nobran yaklaşımını tüm izleriyle ortadan kaldırmak için çalıştık” dedi.



Dün, Mardin’de toplu açılış törenine katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, daha sonra gençlerle buluştu. Gençlere hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Binlerce yıllık tarihiyle medeniyetler hafızası olan Mardin’imiz Türkiye’nin adeta bir özeti gibi. Türk’ün Kürt’ün, Arap’ın, Süryani’nin, Ezidi’nin bir arada yaşadığı Mardin, İstanbul ve Hatay ile birlikte, hoşgörü başkentlerimizden birisidir. Hemen yanı başımızda Süryani vatandaşlarımızın 1600 yıllık şah eseri Dayru Zaferan Manastırı var. Hemen ötede Hristiyan vatandaşlarımızın binlerce yıldır yaradana dua ettiği Kırklar Kilisesi bulunuyor. Yaklaşık 8.5 asırdı minarelerinde ezanı Muhammedilerin eksilmediği Ulu Camimiz tüm zarafetiyle bu iki ibadethaneye komşuluk yapıyor” dedi.



“Lafa gelince sürekli insan hak ve özgürlüklerinden dem vurulur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kendileri dışında kimseye hayat hakkı tanımayanları buradaki hoşgörü ikliminden ibret almaya davet ediyorum. Güya din adına ibadethanelere saldıran gözü dönmüş canilerin de vahşi eylemlerine bahane aramak yerine Mardin’in temsil ettiği insani ve İslami değerlere iyi bakması gerekiyor. Türkiye yüzyılı, bu vatan toprakları üzerinde hayatını sürdüren ona sadakatle bağlı olan, geleceğini burada göre her bir insanımızın yüzyılıdır” diye konuştu.



“Bu millet artık bunları yutmaz ve 2023 bunun cevabı olacak”


“Birileri helalleşmeye gelecekmiş” diyerek eleştirilerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sen helalleşmeye gideceksen önce gel Diyarbakır anneleriyle helalleş. Helalleşmeye geleceksen, önce 10 yaşında, 11 yaşında, 12, 13, 14, 15 yaşındaki kızları Kandil’e kaçıranlar var ya onlarla kol kola gezmeyi bırak. Onlarla beraber olmayı bırak. Bir taraftan onlarla dirsek temasında olacaksın, bir taraftan onlarla beraber seçime girmenin hazırlığında olacaksın. Bir taraftan 6’lı masanın altına da onları sokmaya çalışacaksın. Bu nasıl helalleşme. Kimi aldatıyorsun, kimi kandırdığını zannediyorsun. Bu millet artık bunları yutmaz ve 2023 bunun cevabı olacak” şeklinde konuştu.



“26 havalimanıyla yola çıktık, şimdi 57 tane havalimanımız var”


“Ülkemizi yönetme sorumluluğunu üstlendiğimizden beri milletimizle hep gönül dilliyle konuşabilmemizi, bu birikime ve tecrübeye borçluyuz” ifadelerinde bulunan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:


“Üstünlük kimsenin etnik kimliğiyle alakalı değildir. Üstünlük, ancak takva iledir. Bu kardeşiniz hep ne dedi? Batı’da ne varsa Doğu’da o olacak. Bunu yaptık mı? Yaptık. Yapıyor muyuz? Yapıyoruz. 26 havalimanıyla yola çıktık, şimdi 57 tane havalimanımız var. Şu anda Ağrı’da, Kars’ta, Hakkari’de havalimanlarımız var mı? Var. Bizden önce niye yoktu? Onlar niye bu ülkeyi yönetmediler? 6 bin 100 kilometre bölünmüş yol vardı. Şimdi, 28 bin kilometre bölünmüş yol var. İnanıyorum ki bu gençlik 2023’te sandıkları çökertecek. Biz, gençlerimizle, kadınlarımızla, ana kademe ile gümbür gümbür geliyoruz ve geleceğiz. 85 milyonunun tüm fertlerini samimiyet ile bağrımıza bastırdık.”



Tüm dünyada alt yapısı ve üst yapısıyla örnek bir Türkiye olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tek parti faşizminden başlayarak 27 Mayıs’tan 28 Şubat’ta kadar toplum hafızamızda derin yaralar açan acıları iyileştirmenin çabasında olduk. Eski Türkiye’nin inkarcı, dışlayıcı, kısıtlayıcı o nobran yaklaşımını tüm izleriyle ortadan kaldırmak için çalıştık. Bunun yerine devlet-vatandaş ilişkisinde daha kucaklayıcı, daha kapsayıcı daha saygılı bir bakış açısı ikame ettik. Cemaat vakıfları konusunda 2003 ve 2008’de kabul edilen yasal değişiklerle önemli iyileştirmeler getirdik. Bu kapsamda şimdiye kadar 1015’ten fazla araziyi ve 21’den fazla taşınmaz malı gayrimüslim cemaatlerine ait kurumlara devir ettik” şeklinde konuştu.,



Sadece Mardin’de 4 ayrı Süryani Vakfı’nın 55 taşınmaz mülkiyetine yeniden kavuşturduklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ermeni Cemaati Vakfına iade ettiğimiz gayrimenkullerin sayısı 400’ü aştı. Barman Gercüş’te 100 yıldır ibadete kapalı vaziyette duran Aziz Aho Manastırı’nın restorasyonunu gerçekleştirerek 2018’de yeniden hizmete girmesini temin ettik. Trabzon Sümela Manastırı’nda 95 yılın ardından yeniden dini ibadet yapılabilmesini biz sağladık. Van Akdamar Kilisesi’ni 2010 yılındaki restorasyonunun ardından kullanıma açtık. Türkiye Cumhuriyeti’nin hazinesinden ödemek suretiyle ütün masrafını yaptık. Avrupa’nın en büyük sinagogu olan Edirne Büyük Sinagogunu 46 yıl sonra restore ederek Yahudi vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Aralarında Aya Yorgi Kilisesi bölücü örgütün saldırıları sonucu zarar gören Surp Giragos ve Mar Petyun Keldani Kiliselerinin de bulunduğu 100’den fazla kilise ve sinagogu restore ederek tekrar ibadete açılmasını temin ettik” ifadelerine yer verdi.



“Mardin’e bu yıl gelen turist sayısı 3 milyon”


Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:


“Yeni kiliselerin de inşa edilmesi için bütçe ayırdık. Aynı şekilde 2012 yılında 50 yıllık aradan sonra bir Rum yayınevi faaliyete başladı. Vakıflar Genel Müdürlüğü idaresindeki kilise, sinagog gibi ibadethanelerin azınlık vakıflarına bedelsiz olarak tahsis imkanı sağladık. Gayretlerimiz neticesinde İstanbul Taksim’deki kutsal Kad Kilisesi, Süryani Katolik Kilisesi 49 yıllığına bedelsiz olarak tahsis edildi. Ayrıca Hatay’daki Mar Yuhanna Kilisesi de Arsuz Rum Ortodoks Kilisesi Vakfına bedelsiz olarak verildi. Mardin’e bu yıl gelen turistlerin sayısı 3 milyon. Şu anda Mardin, bir çekim alanı oluşturuyor.”


Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Mardin’de gençlerle buluşması, konuşmasının ardından soru cevap şeklinde devam etti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kırıkkale Kırıkkale Belediye Başkanı Önal’dan mali tablo mesajı: ’Kasada 355 milyon lira var’ Kırıkkale Belediye Başkanı Ahmet Önal, belediyenin mali yapısının güçlü olduğunu belirterek Belediyenin İller Bankası hesaplarında 355 milyon 546 bin lira bulunduğunu açıkladı. Yaz döneminde hizmet atağına hazırlanıldığını ifade eden Önal, kent genelinde asfalt ve kilit parke çalışmalarına ağırlık verileceğini söyledi. Kırıkkale Belediye Başkanı Ahmet Önal, Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda gündem dışı söz alarak göreve gelişinin ardından geçen 2 yıllık süreci değerlendirdi. Belediye Meclisi’nin uyum içerisinde çalıştığını belirten Önal, alınan kararların oy birliğiyle gerçekleşmesinin kendisini memnun ettiğini ifade etti. Göreve geldikten sonra geçen iki yıllık süreçte kentin sorunlarını çözmeye odaklandıklarını dile getiren Önal, birçok projenin hayata geçirildiğini, devam eden çalışmaların bulunduğunu ve bu yıl içinde tamamlanacak yeni projeler olduğunu söyledi. Önal, bu kapsamda kentin önemli ihtiyaçlarından biri olan Gasilhane’nin hizmete açılacağını, belediyenin ilk kreşinin faaliyete geçeceğini, Kaletepe ve Başpınar mahallelerinde yeni parkların yapılacağını belirtti. Ayrıca belediyeye ait sosyal tesislerin de uygun fiyatlarla vatandaşların hizmetine sunulacağını kaydetti. Mali disipline dikkat çeken Önal, personel giderlerinin yasal sınır olan yüzde 40’ın altında olduğunu ifade ederek, belediyenin vadesi geçmiş herhangi bir borcunun bulunmadığını açıkladı. Belediyenin İller Bankası hesaplarında 355 milyon 546 bin lira bulunduğunu aktaran Önal, bu kaynaktan yıl içerisinde yaklaşık 106 milyon lira faiz geliri elde edilmesinin öngörüldüğünü ifade etti. Önal, tasarruf ve doğru bütçe yönetimi ile biriktirilen bu kaynağın bir kısmının asfalt, alt yapı ve tamir işleri için kullanılacağını belirtti. Altyapı çalışmalarına da değinen Önal, içme suyu, kanalizasyon ve taşkın riskine yönelik çalışmaların öncelikli olduğunu belirterek, sık arıza veren hatların yenilendiğini ifade etti. Bu yıl Tahsin Yazıcı, Mustafa Keskin, Lefkoşe ve Plevne caddelerinde altyapı çalışmalarının yapılacağını kaydetti. 2 yeni sosyal tesisin ay sonuna kadar hizmete açılmasının hedeflendiğini belirten Önal, biri Cumhuriyet Meydanı’nda, diğeri ise Büyükşehir Parkı arkasında yer alan tesislerin vatandaşlara ekonomik seçenekler sunacağını ifade etti. Park yatırımlarına da değinen Önal, geçen yıl 20 parkın yenilendiğini, bu yıl ise 4 yeni park için ihaleye çıkıldığını ve parklara şehitlerin isimlerinin verildiğini aktardı. Belediyenin araç filosuna da değinen Önal, toplam 44 aracın hizmete alındığını, mevcut araçların bakım ve onarımlarının düzenli yapılarak verimli şekilde kullanıldığını belirtti. Kentteki yol sorunlarının çözümü için çalışmaların sürdüğünü ifade eden Önal, bakım süreci tamamlanan asfalt plentinin kapasitesinin yüzde 30 artırıldığını, bu yıl 100 bin metrekare kilit parke ve 30 bin metrekare onarım çalışması yapılacağını söyledi. Eğitim alanındaki desteklere de değinen Önal, geçen yıl 1100 öğrencinin YKS ücretinin karşılandığını, bu yıl ise 997 öğrencinin sınav ücretlerinin belediye tarafından ödendiğini aktardı. Ayrıca ihtiyaç sahibi 742 aileye pazar desteği, 642 aileye eğitim desteği sağlandığını, geliri olmayan 161 aileye de düzenli yardım yapıldığını ifade etti. Son iki yılda toplam 300 öğrenciye ücretsiz LGS kursu verildiği de açıklandı. İlçe terminali ihtiyacına da dikkat çeken Önal, bu konuda ilgili kurumlarla görüşmelerin sürdüğünü ve yer arayışının devam ettiğini söyledi. Önal, konuşmasının sonunda meclis üyelerine ve belediye çalışanlarına teşekkür ederek, "2026 yılında da durmadan çalışmaya devam edeceğiz" dedi.
Sivas Uzmanı uyardı: "Parkinson hastalığında erken teşhis önemli" Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Songül Bavli, Türkiye’de yaklaşık 150 bin Parkinson hastası bulunduğunu ve her yıl ortalama 10 bin yeni tanı konulduğunu belirtti. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Songül Bavli, 11 Nisan Dünya Parkinson Hastalığı Günü kapsamında önemli açıklamalarda bulundu. 1817 yılında hastalığı tanımlayan James Parkinson’un doğum günü olan 11 Nisan’ın farkındalık günü olarak kabul edildiğini belirten Bavli, bu günün amacının hastalığın bilinirliğini artırmak ve hastaların yaşam kalitesini yükseltmek olduğunu ifade etti. Parkinson hastalığının beyinde dopamin üreten hücrelerin kaybı sonucu ortaya çıkan ilerleyici ve kronik bir sinir sistemi hastalığı olduğunu belirten Bavli, alzaymırdan sonra en sık görülen nörodejeneratif hastalık olduğuna dikkat çekti. Türkiye’de yaklaşık 150 bin Parkinson hastası bulunduğunu kaydeden Bavli, her yıl yaklaşık 10 bin kişiye yeni tanı konulduğunu söyledi. "Genç yaşlarda ortaya çıkabilir" Hastalığın genellikle 60 yaş ve üzeri bireylerde görüldüğünü ancak genç yaşlarda da ortaya çıkabileceğini vurgulayan Bavli, özellikle genetik vakalarda erken yaşta görülme ihtimalinin bulunduğunu dile getirdi. Parkinson’un genellikle genetik olmadığını ifade eden Bavli, vakaların yalnızca yüzde 10-15’inde genetik geçiş bulunduğunu belirtti. "Farklı belirtiler görülebiliyor" Parkinson’un en temel nedeninin beyindeki dopamin hücrelerinin kaybı olduğunu aktaran Bavli, bu durumun hareketlerde yavaşlama, titreme ve kas sertliği gibi belirtilere yol açtığını söyledi. Bayli, ilerleyen süreçte denge kaybı, konuşma bozuklukları, duygusal değişiklikler ve koku alma problemlerinin de görülebileceğini ifade etti. "En yaygın belirtisi titreme" Hastalığın en yaygın belirtisinin tek taraflı titreme olduğunu belirten Bavli, her Parkinson hastasında titreme görülmeyebileceğini, hastaların bir kısmının kas sertliği ve hareketlerde yavaşlama şikayetleriyle başvurduğunu kaydetti. Unutkanlık konusuna da değinen Bavli, hastalığın ilerleyen evrelerinde demansa kadar gidebilen sorunların ortaya çıkabileceğini ancak bunun her hastada görülmediğini söyledi. "Korunmanın kesin bir yolu yok" Parkinson’dan korunmanın kesin bir yolu olmadığını belirten Bavli, düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, zihinsel aktivite ve sosyal yaşamın önemine dikkat çekti. Toksik kimyasallardan uzak durulması ve işlenmiş gıdalardan kaçınılmasının riskleri azaltabileceğini ifade eden Bavli, kahve tüketiminin de kısmen koruyucu olabileceğini dile getirdi. Günümüzde Parkinson’u tamamen iyileştiren bir tedavi bulunmadığını ancak ilaçlar ve ileri tedavi yöntemleriyle hastaların yaşam kalitesinin artırılabildiğini söyleyen Bavli, özellikle düzenli yaşam alışkanlıklarının önemine vurgu yaptı. "Moral desteği büyük önem taşıyor" Hasta yakınlarının da tedavi sürecinde önemli rol üstlendiğini belirten Bavli, ilaç takibi, beslenme desteği ve moral desteğinin hastalar için büyük önem taşıdığını ifade etti. Parkinson hakkında toplumda yanlış bilinenlere de değinen Bavli, hastalığın yalnızca yaşlılarda görülmediğini, her titremenin Parkinson anlamına gelmediğini ve hastaların mutlaka yatağa bağımlı hale geleceği düşüncesinin doğru olmadığını söyledi. Sivas’ta Parkinson hastalarına tanı ve tedavi imkânlarının sunulduğunu belirten Bavli, ilaç tedavilerinin yanı sıra ileri cihaz destekli yöntemlerin de uygulandığını ifade etti. Parkinson hastalarına umut mesajı veren Bavli, "Parkinson bir son değildir. Hareket özgürlük getirir" dedi.
Nevşehir CHP Genel Başkanı Özel’den Nevşehir’de altyapı ve turizm vurgusu CHP Genel Başkanı Özgür Özel "Nevşehir’e yılda yaklaşık 4,5 milyon turist geliyor. Ancak ortalama kalış süresi iki gün civarında. Bu sürenin uzatılması ve turizmin şehir ekonomisine katkısının artırılması gerekiyor" dedi. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Nevşehir’de partisince düzenlenen "Millet İdaresine Sahip Çıkıyor" mitinginde konuştu. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, konuşmada kentin ulaşım, turizm ve tarım başlıklarının yanı sıra ülke ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Nevşehir’in önemli bir turizm merkezi olduğuna dikkat çeken Özel, kente gelen turist sayısının yüksek olmasına rağmen konaklama süresinin kısa kaldığını belirterek, "Nevşehir’e yılda yaklaşık 4,5 milyon turist geliyor ancak ortalama kalış süresi iki gün civarında. Bu sürenin uzatılması ve turizmin şehir ekonomisine katkısının artırılması gerekiyor" dedi. Kentteki ulaşım sorunlarına değinen Özel, şehir içinden geçen ağır tonajlı araçların trafik yoğunluğu ve çevre sorunlarına neden olduğunu ifade ederek çevre yolu ihtiyacına vurgu yaptı. Nevşehir’e uygun bir çevre yolunun kazandırılmasının önemli olduğunu dile getirdi. Kapadokya bölgesinde turizm faaliyetlerinin yerel esnaf ve küçük işletmelere daha fazla katkı sağlayacak şekilde planlanması gerektiğini belirten Özel, bölge ekonomisinin dengeli gelişmesinin önemine işaret etti. Tarım alanında da değerlendirmelerde bulunan Özel, Nevşehir’in üzüm, kabak çekirdeği ve patates üretimiyle öne çıktığını hatırlatarak üreticilerin desteklenmesi gerektiğini söyledi. Konuşmasında ülke ekonomisine de değinen Özel, enflasyon ve hayat pahalılığına dikkat çekerek vatandaşların alım gücünün korunmasının önemine vurgu yaptı. Çalışanlar, emekliler ve çiftçilerin ekonomik olarak desteklenmesi gerektiğini ifade eden Özel, ekonomik dengelerin güçlendirilmesine yönelik adımların önemine değindi. Özel ayrıca gençlerin istihdamı ve çalışma şartlarının iyileştirilmesine yönelik beklentilere dikkat çekerek, Nevşehir’in sahip olduğu potansiyelin daha etkin değerlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.