EKONOMİ - 21 Aralık 2022 Çarşamba 10:10

Uzmandan buğday ekimi mesaisindeki çiftçilere verimli ve kaliteli ürün uyarısı

A
A
A
Uzmandan buğday ekimi mesaisindeki çiftçilere verimli ve kaliteli ürün uyarısı

Türkiye’nin buğday ihtiyacının önemli bölümünün karşılandığı Mardin’de mısır hasadını tamamlayan bazı çiftçiler, bir süre dinlendirdikleri verimli topraklarda buğday ekimine başladı.

Türkiye’nin buğday ihtiyacının önemli bölümünün karşılandığı Mardin’de mısır hasadını tamamlayan bazı çiftçiler, bir süre dinlendirdikleri verimli topraklarda buğday ekimine başladı. Uzmanı ise verimli ve kaliteli ürünlerin elde edilmesinin yanı sıra girdi maliyetlerinin de düşürülmesi için tavsiyelerde bulundu.


Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin önemli hububat merkezlerinden Mardin’in büyük bir bölümünde mısır hasadını tamamlayan çiftçilerin, makarnalık ve ekmeklik buğday ekimi başladı. Hummalı mesainin sürdüğü bereketli topraklarda çiftçilerin yüksek verim alması ve girdi maliyetlerinin düşmesi konusunda Mardin Artuklu Üniversitesi Kızıltepe Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yusuf Doğan tavsiyelerde bulundu.



"Toprak üzerindeki bitki atıklarının yakılmaması gerekir"


Yaklaşık 2,5 milyon hektarda ekim hazırlığının olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Yusuf Doğan, ekim mesaine başlayan çiftçilerin hasat öncesi ve sonrasında dikkat etmesi gereken konulara değindi.


Prof. Dr. Doğan, toprak ve tohum yatağı hazırlığının hem girdi maliyetinin düşürülmesi hem de koruyucu önlem açısından önemli olduğunu söyledi. Mısır hasadının ardından anız yakılmaması gerektiğini dile getiren Doğan, "600 bin dekarlık mısır ekimi var ve bunların bir kısmı hasat edilmeye başlandı. Diğer kalan mısırlar da hasat edildikten sonra toprak üzerinde bulunan bitki atıklarının yakma yoluyla değil, goble disk yoluyla parçalanarak toprağa karıştırılması gerekmektedir. Biz bunu niçin öneriyoruz? Hem mevcut topraktaki organik madde miktarı artsın hem de toprak düzeyinde anızlar birikimini sağlayalım ki rüzgar erozyona karşı toprak bir yerden bir yere taşınmamış olsun. Diğer önemli bir nokta ise yine yağan yağışlarla beraber toprak yüzeyindeki anızlardan dolayı suyun daha fazla infitır olması açısından toprağın işlenmesi bizim için oldukça önemlidir" dedi.


Tarlanın doğru sürülmediği zaman toprak kaybına neden olacağını kaydeden Prof. Dr. Doğan, “Özellikle kuru tarımın yapıldığı alanlarda nem problemi olduğundan dolayı toprağı yüzde sürmemiz gerekmektedir. Eğer toprak alt üst sürüldüğü zaman bahsettiğimiz gibi erozyon ve suya bağlı olarak topraklar kayıpları olacaktır. Kuru tarımın yapıldığı alanlarda kesinlikle toprağın anızlı bir şekilde bırakılması ve toprağın alttan işlenmesini gerekmektedir" ifadelerini kullandı.



"Toprak analizi şart"


Fazla gübre kullanımının toprağın çoraklaşma ve kaybına neden olduğunu belirten Prof. Dr. Doğan "Kaliteli bir ürün elde edilmesi için gübre miktarı olmazsa olmamızdır. Bölgede ne yazık ki gübre fazla atılmakta ve toprakların ileriki dönemde çoraklaşmasına ve kayıplarına neden olmaktadır. Buğday ekimi yapacak çiftçilerimiz vermesi gereken miktarları göz önünde bulundurması gerekiyor. Ondan önce toprak analizi şart. Toprak analizi yaptıktan sonra hangi ürünü ekecekse ona göre bir gübreleme planlı çizip uygulanması yapılması gerekiyor. Buğday ekimi yapılacaksa saf olarak 12 ile 14 kilogram arasında bir azot 4 ile 6 kilogram arasında bir fosfor gübrelenmesi yapılması gerekiyor. Yine bir besin elementi olarak çinkonun verilmesi hem verim hem de kalite açısından önemlidir. Atılacak çinko miktarı ise 2 ila 3 kilo saf olarak hesaplandığı zaman toprağa verilmesi ileriki dönemlerde hem verim hem de kalite açısından olumlu sonuçların alınacağını çiftçi arkadaşlarımız görebilecektir" diye konuştu.



"Tohum, gübre miktarı uyumlu olmalı"


Sertifikalı tohum kullanımının verimde artışı beraberinde getirdiğini ifade eden Prof. Dr. Doğan, "Sertifikalı tohum kullanıldığı zaman ortalama yüzde 30 oranında bir verim artışına sebep verir. Çünkü sertifikalı tohumda çimlenme gücü ve safiyet oranı yüksek olduğu için atılacak tohum miktarı ona göre düşmektedir. 1 metrekarede ortalama 500 tohum gelecek şekilde dekara 18-20 kilogram tohum özellikle buğday için önerebiliriz. Fazla verildiği zaman ne gibi sıkıntılar ortaya çıkar? Bu da ileriki dönemlerde metrekaredeki bitki sayısı arttığı için hastalıklara davetiye çıkarmış olur ve rüzgarla geldiği zaman bitkilerde yakma meydana gelir. Biz bunu bölgede tahılda oldukça net bir şekilde görebiliyoruz.


Metrekarede fazla bitki varsa ve gübre fazla verdiği zaman bitkide yakma olur ve hasada zorlaşma meydana geliyor. Bu da verimde ciddi kayıplara neden oluyor. Ondan dolayı atılacağımız gübre miktarı ile tohum miktarı uyumlu olması gerekmektedir. Bölgemizde karşılaştığımız problemlerden biri de buğday ekiminde fazla su verilmesidir. Genel anlamda yıllık yağış yeterli olduğu zaman 2 sefer su verilmesi yeterli olur. Bu da daha çok sapa kalkma dönemi çiçekleme öncesi veya dolum döneminde sulama yapılırsa verim ve kalite açısından olumlu sonuçlar elde edebiliriz. Buna da dikkat etmemiz gerekiyor."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kırıkkale Kırıkkale Belediye Başkanı Önal’dan mali tablo mesajı: ’Kasada 355 milyon lira var’ Kırıkkale Belediye Başkanı Ahmet Önal, belediyenin mali yapısının güçlü olduğunu belirterek Belediyenin İller Bankası hesaplarında 355 milyon 546 bin lira bulunduğunu açıkladı. Yaz döneminde hizmet atağına hazırlanıldığını ifade eden Önal, kent genelinde asfalt ve kilit parke çalışmalarına ağırlık verileceğini söyledi. Kırıkkale Belediye Başkanı Ahmet Önal, Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda gündem dışı söz alarak göreve gelişinin ardından geçen 2 yıllık süreci değerlendirdi. Belediye Meclisi’nin uyum içerisinde çalıştığını belirten Önal, alınan kararların oy birliğiyle gerçekleşmesinin kendisini memnun ettiğini ifade etti. Göreve geldikten sonra geçen iki yıllık süreçte kentin sorunlarını çözmeye odaklandıklarını dile getiren Önal, birçok projenin hayata geçirildiğini, devam eden çalışmaların bulunduğunu ve bu yıl içinde tamamlanacak yeni projeler olduğunu söyledi. Önal, bu kapsamda kentin önemli ihtiyaçlarından biri olan Gasilhane’nin hizmete açılacağını, belediyenin ilk kreşinin faaliyete geçeceğini, Kaletepe ve Başpınar mahallelerinde yeni parkların yapılacağını belirtti. Ayrıca belediyeye ait sosyal tesislerin de uygun fiyatlarla vatandaşların hizmetine sunulacağını kaydetti. Mali disipline dikkat çeken Önal, personel giderlerinin yasal sınır olan yüzde 40’ın altında olduğunu ifade ederek, belediyenin vadesi geçmiş herhangi bir borcunun bulunmadığını açıkladı. Belediyenin İller Bankası hesaplarında 355 milyon 546 bin lira bulunduğunu aktaran Önal, bu kaynaktan yıl içerisinde yaklaşık 106 milyon lira faiz geliri elde edilmesinin öngörüldüğünü ifade etti. Önal, tasarruf ve doğru bütçe yönetimi ile biriktirilen bu kaynağın bir kısmının asfalt, alt yapı ve tamir işleri için kullanılacağını belirtti. Altyapı çalışmalarına da değinen Önal, içme suyu, kanalizasyon ve taşkın riskine yönelik çalışmaların öncelikli olduğunu belirterek, sık arıza veren hatların yenilendiğini ifade etti. Bu yıl Tahsin Yazıcı, Mustafa Keskin, Lefkoşe ve Plevne caddelerinde altyapı çalışmalarının yapılacağını kaydetti. 2 yeni sosyal tesisin ay sonuna kadar hizmete açılmasının hedeflendiğini belirten Önal, biri Cumhuriyet Meydanı’nda, diğeri ise Büyükşehir Parkı arkasında yer alan tesislerin vatandaşlara ekonomik seçenekler sunacağını ifade etti. Park yatırımlarına da değinen Önal, geçen yıl 20 parkın yenilendiğini, bu yıl ise 4 yeni park için ihaleye çıkıldığını ve parklara şehitlerin isimlerinin verildiğini aktardı. Belediyenin araç filosuna da değinen Önal, toplam 44 aracın hizmete alındığını, mevcut araçların bakım ve onarımlarının düzenli yapılarak verimli şekilde kullanıldığını belirtti. Kentteki yol sorunlarının çözümü için çalışmaların sürdüğünü ifade eden Önal, bakım süreci tamamlanan asfalt plentinin kapasitesinin yüzde 30 artırıldığını, bu yıl 100 bin metrekare kilit parke ve 30 bin metrekare onarım çalışması yapılacağını söyledi. Eğitim alanındaki desteklere de değinen Önal, geçen yıl 1100 öğrencinin YKS ücretinin karşılandığını, bu yıl ise 997 öğrencinin sınav ücretlerinin belediye tarafından ödendiğini aktardı. Ayrıca ihtiyaç sahibi 742 aileye pazar desteği, 642 aileye eğitim desteği sağlandığını, geliri olmayan 161 aileye de düzenli yardım yapıldığını ifade etti. Son iki yılda toplam 300 öğrenciye ücretsiz LGS kursu verildiği de açıklandı. İlçe terminali ihtiyacına da dikkat çeken Önal, bu konuda ilgili kurumlarla görüşmelerin sürdüğünü ve yer arayışının devam ettiğini söyledi. Önal, konuşmasının sonunda meclis üyelerine ve belediye çalışanlarına teşekkür ederek, "2026 yılında da durmadan çalışmaya devam edeceğiz" dedi.
Sivas Uzmanı uyardı: "Parkinson hastalığında erken teşhis önemli" Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Songül Bavli, Türkiye’de yaklaşık 150 bin Parkinson hastası bulunduğunu ve her yıl ortalama 10 bin yeni tanı konulduğunu belirtti. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Songül Bavli, 11 Nisan Dünya Parkinson Hastalığı Günü kapsamında önemli açıklamalarda bulundu. 1817 yılında hastalığı tanımlayan James Parkinson’un doğum günü olan 11 Nisan’ın farkındalık günü olarak kabul edildiğini belirten Bavli, bu günün amacının hastalığın bilinirliğini artırmak ve hastaların yaşam kalitesini yükseltmek olduğunu ifade etti. Parkinson hastalığının beyinde dopamin üreten hücrelerin kaybı sonucu ortaya çıkan ilerleyici ve kronik bir sinir sistemi hastalığı olduğunu belirten Bavli, alzaymırdan sonra en sık görülen nörodejeneratif hastalık olduğuna dikkat çekti. Türkiye’de yaklaşık 150 bin Parkinson hastası bulunduğunu kaydeden Bavli, her yıl yaklaşık 10 bin kişiye yeni tanı konulduğunu söyledi. "Genç yaşlarda ortaya çıkabilir" Hastalığın genellikle 60 yaş ve üzeri bireylerde görüldüğünü ancak genç yaşlarda da ortaya çıkabileceğini vurgulayan Bavli, özellikle genetik vakalarda erken yaşta görülme ihtimalinin bulunduğunu dile getirdi. Parkinson’un genellikle genetik olmadığını ifade eden Bavli, vakaların yalnızca yüzde 10-15’inde genetik geçiş bulunduğunu belirtti. "Farklı belirtiler görülebiliyor" Parkinson’un en temel nedeninin beyindeki dopamin hücrelerinin kaybı olduğunu aktaran Bavli, bu durumun hareketlerde yavaşlama, titreme ve kas sertliği gibi belirtilere yol açtığını söyledi. Bayli, ilerleyen süreçte denge kaybı, konuşma bozuklukları, duygusal değişiklikler ve koku alma problemlerinin de görülebileceğini ifade etti. "En yaygın belirtisi titreme" Hastalığın en yaygın belirtisinin tek taraflı titreme olduğunu belirten Bavli, her Parkinson hastasında titreme görülmeyebileceğini, hastaların bir kısmının kas sertliği ve hareketlerde yavaşlama şikayetleriyle başvurduğunu kaydetti. Unutkanlık konusuna da değinen Bavli, hastalığın ilerleyen evrelerinde demansa kadar gidebilen sorunların ortaya çıkabileceğini ancak bunun her hastada görülmediğini söyledi. "Korunmanın kesin bir yolu yok" Parkinson’dan korunmanın kesin bir yolu olmadığını belirten Bavli, düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, zihinsel aktivite ve sosyal yaşamın önemine dikkat çekti. Toksik kimyasallardan uzak durulması ve işlenmiş gıdalardan kaçınılmasının riskleri azaltabileceğini ifade eden Bavli, kahve tüketiminin de kısmen koruyucu olabileceğini dile getirdi. Günümüzde Parkinson’u tamamen iyileştiren bir tedavi bulunmadığını ancak ilaçlar ve ileri tedavi yöntemleriyle hastaların yaşam kalitesinin artırılabildiğini söyleyen Bavli, özellikle düzenli yaşam alışkanlıklarının önemine vurgu yaptı. "Moral desteği büyük önem taşıyor" Hasta yakınlarının da tedavi sürecinde önemli rol üstlendiğini belirten Bavli, ilaç takibi, beslenme desteği ve moral desteğinin hastalar için büyük önem taşıdığını ifade etti. Parkinson hakkında toplumda yanlış bilinenlere de değinen Bavli, hastalığın yalnızca yaşlılarda görülmediğini, her titremenin Parkinson anlamına gelmediğini ve hastaların mutlaka yatağa bağımlı hale geleceği düşüncesinin doğru olmadığını söyledi. Sivas’ta Parkinson hastalarına tanı ve tedavi imkânlarının sunulduğunu belirten Bavli, ilaç tedavilerinin yanı sıra ileri cihaz destekli yöntemlerin de uygulandığını ifade etti. Parkinson hastalarına umut mesajı veren Bavli, "Parkinson bir son değildir. Hareket özgürlük getirir" dedi.
Nevşehir CHP Genel Başkanı Özel’den Nevşehir’de altyapı ve turizm vurgusu CHP Genel Başkanı Özgür Özel "Nevşehir’e yılda yaklaşık 4,5 milyon turist geliyor. Ancak ortalama kalış süresi iki gün civarında. Bu sürenin uzatılması ve turizmin şehir ekonomisine katkısının artırılması gerekiyor" dedi. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Nevşehir’de partisince düzenlenen "Millet İdaresine Sahip Çıkıyor" mitinginde konuştu. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, konuşmada kentin ulaşım, turizm ve tarım başlıklarının yanı sıra ülke ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Nevşehir’in önemli bir turizm merkezi olduğuna dikkat çeken Özel, kente gelen turist sayısının yüksek olmasına rağmen konaklama süresinin kısa kaldığını belirterek, "Nevşehir’e yılda yaklaşık 4,5 milyon turist geliyor ancak ortalama kalış süresi iki gün civarında. Bu sürenin uzatılması ve turizmin şehir ekonomisine katkısının artırılması gerekiyor" dedi. Kentteki ulaşım sorunlarına değinen Özel, şehir içinden geçen ağır tonajlı araçların trafik yoğunluğu ve çevre sorunlarına neden olduğunu ifade ederek çevre yolu ihtiyacına vurgu yaptı. Nevşehir’e uygun bir çevre yolunun kazandırılmasının önemli olduğunu dile getirdi. Kapadokya bölgesinde turizm faaliyetlerinin yerel esnaf ve küçük işletmelere daha fazla katkı sağlayacak şekilde planlanması gerektiğini belirten Özel, bölge ekonomisinin dengeli gelişmesinin önemine işaret etti. Tarım alanında da değerlendirmelerde bulunan Özel, Nevşehir’in üzüm, kabak çekirdeği ve patates üretimiyle öne çıktığını hatırlatarak üreticilerin desteklenmesi gerektiğini söyledi. Konuşmasında ülke ekonomisine de değinen Özel, enflasyon ve hayat pahalılığına dikkat çekerek vatandaşların alım gücünün korunmasının önemine vurgu yaptı. Çalışanlar, emekliler ve çiftçilerin ekonomik olarak desteklenmesi gerektiğini ifade eden Özel, ekonomik dengelerin güçlendirilmesine yönelik adımların önemine değindi. Özel ayrıca gençlerin istihdamı ve çalışma şartlarının iyileştirilmesine yönelik beklentilere dikkat çekerek, Nevşehir’in sahip olduğu potansiyelin daha etkin değerlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.