EKONOMİ - 12 Ocak 2023 Perşembe 10:08

Prof. Dr. Yusuf Doğan yağışların azalmasına dikkat çekti

A
A
A
Prof. Dr. Yusuf Doğan yağışların azalmasına dikkat çekti

Mardin Artuklu Üniversitesi Kızıltepe Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Dekanı Prof.

Mardin Artuklu Üniversitesi Kızıltepe Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yusuf Doğan, Türkiye geneline baktığımız zaman uzun yıllar ortalamalarıyla karşılaştığımız zaman yüzde 40 oranında bir azalma meydana gelirken, 2022 yılına göre bir karşılaştırma yaptığımız zamanda yaklaşık olarak yüzde 31.6 oranında yağışlarda azalma olduğunu söyleyebiliriz" dedi.


Son yıllarda küresel çapta yağışlarda azalma tartışılırken, Türkiye’de dönem dönem tartışmalara konu oldu. Özelikle bu yıl kış mevsiminde olunmasına rağmen bir çok bölgede kar ve yağmur kimi yerlerde yağmadı, kimi yerlerde yeni yeni görülmeye başlandı. Kuraklık ile ilgili bilgi veren Mardin Artuklu Üniversitesi Kızıltepe Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yusuf Doğan, çiftçilerin toprak işlemesi yaptığı zaman toprağı alttan işleyen aletler kullanması gerektiğini belirterek, toprağı olabildiğince az işlenmesi gerektiğini ve ne kayıplarının oluşmasının önlenebileceğini söyledi.


Doğrudan ekim denilen, anıza ekim yöntemi kullanılarak toprağı bu şekilde işleyerek belirli oranda nem kayıplarını önleyerek kuraklıkla mücadele etmiş olunabileceğini aktaran Doğan, "Diğer taraftan ekim nöbeti önemli bir durumdur ve her sene arka arkaya tahıl ekiminden ziyade belirli bir planlama yaparak burada tahıllardan sonra su tüketimi fazla olmayan ürünlerden tercih etmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.



“Bu yıl ortasında hasat edilebilecek ürünlerde ciddi bir kayıp ortaya çıkabileceğini söyleyebiliriz”


“Türkiye genelinde kuraklıkla ilgili verilere bakacak olursak 2022 Ekim ayıyla, 2023 Ocak ayı arasında olan 3 aylık sürede iklim verilerinin bizim için önemli olduğunu söyleyebiliriz" diyen Prof. Doğan, "Çünkü bu dönemde kışlık ekimler yapıldığından dolayı bitkinin çimlenip toprak yüzeyine çıkmasından dolayı bu dönemlerde yağan yağış bizim için önemlilik arz ediyor. Türkiye geneline baktığımız zaman uzun yıllar ortalamalarıyla karşılaştığımız zaman yüzde 40 oranında bir azalma meydana gelirken, 2022 yılına göre bir karşılaştırma yaptığımız zamanda yaklaşık olarak yüzde 31.6 oranında yağışlarda azalma olduğunu söyleyebiliriz. Bu Türkiye’nin bütün bölgeleri içinde geçerlidir" diye konuştu.


En fazla yağış alan Karadeniz bölgesinde bile yaklaşık olarak yüzde 17.6 oranında bir azalma olduğunu dikkat çeken Prof. Doğan, "Bunu bölge bazında değerlendirdiğimiz zaman en fazla Marmara bölgesi yüzde 54 oranında yağışların azalması şeklinde karşımıza çıkmakta ve bunu İç Anadolu Bölgesi takip etmektedir. Diğer tarafta buğday ekimi için önemli bir yere sahip olan Konya Ovası’nda bile geçen yıl göre son 3 ay içerinde yağan yağış miktarından yüzde 50 oranında bir azalma olduğunu söyleyebiliriz. Bu durum ciddi anlamda devam ederse bu yıl sonunda hasat edilebilecek ürünlerde ciddi bir kayıp ortaya çıkabileceğini söyleyebiliriz. Güney Doğu Anadolu bölgesine baktığımız zaman 2022 ve uzun yıllara ait ortalama verileri karşılaştığımız zaman uzun yıllar ortalama verilerine göre yüzde 29.1 oranında bir azalma meydana gelirken, geçen yıla nazaran ise yüzde 46.3 oranında bir azalma olduğunu görebiliyoruz” şeklinde konuştu.



“Toprağı olabildiğince az işlememiz gerekiyor”


Mardin’de uzun yıllar ortalamasına bakıldığı zaman 2018 ile 2022 verilerinde, 2018 yılında yıllık toplam yağış 991 milimetre civarındayken, her geçen yıla göre bir azalma olduğunu görüldüğünü dile getirdi 2022 yılı itibariyle bu yağışın 430 milimetre civarında olduğunu görmekte olduklarını kaydeden Prof. Doğan, sözlerini şöyle devam etti:


Uzun yıllar ortalamasına göre, bir karşılaştırma yaptığımız zaman yaklaşık olarak yüzde 63 oranında yağışların azaldığını görebiliyoruz. Mardin’de bu kuraklığı geçen yıl yine yaşanmıştı ve mevcut kuru tarımın yapıldığı alanlarda ekimi yapılan ürünlerde yüzde 50’nin üzerinde bir verim kaybıyla karşı karşıya kaldık. Bundan dolayı çiftçilerin sadece tohumluk maliyeti değil, gübre ve mazot giderlerinin fazla olmasından dolayı ekimde girdi maliyetleri arttırmıştır. Kuraklık sadece bölge ekonomisini etkilemesinin ötesinde doğal çevre, kent yaşamını, sağlık, ekonomi etkilediği gibi sosyal anlamda insanların yaşam alanlarında bir daralma meydana getiriyor."


Kuraklığın Türkiye ve dünya da olduğu gibi küresel bir soruna dönüşmüş durumda olduğu değerlendirmesinde bulunan Prof. Doğan, "Bununla ilgili ne yapmamamız gerekiyor, bizim buna müdahil olma dururumuz söz konusu değildir. Ancak abiyotik dediğimiz faktörler var. Yani insandan kaynaklı etkenlerdir. Biz, bunları bir nebzede olsa düşürebiliriz. Bunların başında kuru tarımın yapıldığı alanlarda öncelikle kurağa karşı dayanıklı olan bitki türlerini seçmemiz gerekiyor. Toprak işlemesi yaptığımız zaman toprağı alttan işleyen aletler kullanmamız gerekiyor ve toprağı olabildiğince az işlememiz gerekiyor ki, nem kayıpları oluşmasın" dedi.


Prof. Dr. Doğan. sözlerini şöyle sürdürdü:


"Bunun yanında toprak işlemede yeni teknikler kullanarak doğrudan ekim dediğimiz anıza ekim yöntemi kullanılarak toprağı bu şekilde işleyerek belirli oranda kuraklıkla mücadele etmiş oluruz. Diğer taraftan ekim nöbeti önemli bir durumdur ve her sene arka arkaya tahıl ekiminden ziyade belirli bir planlama yaparak burada tahıllardan sonra su tüketimi fazla olmayan ürünlerden tercih etmemiz gerekiyor. Bunların başında Aspir, Ayçiçeği, Mercimek, Nohut ve yem bezelyesi gibi bitkileri dönüşümlü bir şekilde ekim nöbetine koyarak bu kuraklığa karşı bunu önerebiliriz.”



“Yabancı otlar kuraklığa karşı daha dayanıklı oldukları için gelişimlerini daha iyi tamamlarlar”


Kuraklığın baş göstermesiyle beraber yer altında bulunan su havzalarında da bir azalma meydana geleceğine dikkat çeken Doğan, "Bu zamanla gölet, akarsu ve barajlarda ki su miktarlarının azalması sebebiyet verecektir. Bundan dolayı suyun tasarruflu bir şekilde kullanılması gerekiyor. Sulu tarımın yapıldığı yerlerde ise salma sulama yerine kesinlikle basınçlı sulama sistemi kullanmamız gerekiyor. Su tüketimi düşük olan yâda az olan bitkileri önermemiz gerekiyor. Bölgemizde ikinci ürün olarak daha fazla mısır ekimi yapılmaktadır. Buna alternatif olarak yer fıstığı ekimini yaygınlaştırabiliriz. Çünkü yer fıstığı mısıra göre su tüketimin daha düşüktür. Böylelikle tarımda kullandığımız suyu tasarruflu kullanılmış olur hem de pazar durumu iyi olan bir ürünün ekimini gerçekleştirerek gölge ekonomisine katkıda bulunuruz. Kuraklık hastalık ve zararlıların yanında yabancı otların artmasına da neden olmaktadır. Çünkü hastalıkların kuraklıkta gelişimi daha iyi olmaktadır. Böyle bir durumda çiftçilerimize tavsiyemiz şu olur dönemsel olarak tarla kontrollerini sıklaştırarak yapmamız gerekiyor ve hastalık tespiti bulunduğu andan itibaren bununla ilgili mücadele yapılmalıdır" ifadelerine yer verdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa İnegöl’de trafikte bıçaklı gerginlik: Sürücüye 180 bin TL ceza Bursa’nın İnegöl ilçesinde meydana gelen olayda, motosikletinden inerek diğer sürücüye bıçakla saldırı girişiminde bulunan sürücüye 180 bin TL idari para cezası uygulandı. İnegöl Belediyesi İzleme ve Değerlendirme Merkezi kameraları, olayın tespit edilmesinde önemli rol oynadı. Olay saat 19.30 sıralarında Cuma Mahallesi Atatürk Bulvarı üzerinde meydana geldi. Bulvar üzerinde seyir halinde olan Yusuf G. (23) yönetimindeki 16 CAJ 918 plakalı motosiklet ile ara sokaktan çıkan Gökhan E. idaresindeki 16 BIU 443 plakalı motosiklet çarpışmaktan son anda kurtuldu. Kazadan şans eseri kurtulan sürücüler araçlarını durdurdu. Gerginlik yaşanması sonrası Yusuf G. 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak destek istedi. Bu sırada öfkelenen sürücü Gökhan E., motosikletindeki bıçağı alarak diğer sürücünün üzerine yürüdü. Çevrede bulunan vatandaşlar araya girerek muhtemel bir yaralanma ya da daha büyük bir olayın yaşanmasını engelledi. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, tarafları ayırarak duruma müdahale etti. İnegöl Emniyet Müdürlüğü Trafik Büro Amirliği ekipleri, İnegöl Belediyesi İzleme ve Değerlendirme Merkezi kameralarını incelemeye aldı. Yapılan incelemede Gökhan E.’nin motosikletten aldığı bıçakla diğer sürücünün üzerine yürüdüğü, vatandaşlar tarafından engellendiği anbean görüntülendi. Trafik ekipleri tarafından sürücü Gökhan E.’ye, trafikte saldırı amacıyla başka bir aracı ısrarla takip etmek veya bu amaçla araçtan inme suçundan 180 bin TL para cezası uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine 60 gün süreyle el konulurken, motosikleti de 60 gün trafikten men edildi.
Tunceli Tunceli’de 10 Nisan Polis Haftası törenle kutlandı Tunceli’de 10 Nisan Polis Haftası coşkulu bir törenle kutlandı. Tüm yurtta olduğu gibi Tunceli’de de Emniyet Teşkilatı’nın 181’inci Yıldönümü dolayısıyla coşkulu kutlama töreni gerçekleşti. Sabah saatlerinde Yeraltı Çarşısı üstünde bulunan Mustafa Kemal Atatürk Anıtı’na çelenk sunma töreni düzenlendi. Akşam ise Munzur Üniversitesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programda sahne performanslarıyla geceye renk katıldı. Zaman zaman duygusal, zaman zaman coşkulu anların yaşandığı etkinlikte yapılan konuşmalarda Türk Polis Teşkilatı’nın köklü geçmişi, fedakarlıkları ve toplumun huzur ve güvenliği için yürüttüğü çalışmalar vurgulandı. Tunceli Valisi ve Belediye Başkan Vekili Şefik Aygöl, "Gerçekten çok güzel bir gece yaşadık. Bazen duygusallaştık, bazen coştuk. Çok güzel bir gece yaşadık. Bu teşkilat ne zaman bizlere güzel geceler yaşatmadı ki. Her gecemiz güzel olsun diye gün geldi canlarını verdiler, gün geldi bayramlarını verdiler gün geldi gecelerini verdiler, gün geldi eşlerinin ve evlatlarının zamanından verdiler. Gün geldi bütün sevdiklerini geride bıraktılar. Ama tek bir hedefleri vardı, bu milletin evlatları huzur ve güven içerisinde yaşasın. 181 yıldır bu fedakarlık yapılıyor" diye konuştu. Tunceli İl Emniyet Müdürü Kazım Günay Demiralay ise "Mensubu olmaktan her daim gurur duyduğum teşkilatımız 2 asra yakın bir süredir hukukun üstünlüğünü rehber edinerek insan haklarına saygılı bir biçimde vatandaşlarımızın huzurunu, canını, malını, namusunu ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla üstün fedakarlıklar yapmış devletimizin şefkatini, adaletini ve gücünü vatandaşlarımıza hissettirmiş ve bu uğurda şehit ve gaziler vermiş kadim bir teşkilattır. Polislik sadece bir meslek değil, aynı zamanda büyük bir sorumluluk, fedakarlık ve adanmışlık gerektiren onurlu bir görevdir. Teşkilatımızın her bir mensubu gerektiğinde kendi hayatını hiçe sayarak ülkemizin huzuru ve vatandaşlarımızın güvenliği için görev yapmaktadır. Suçla mücadelede gösterilen kararlılık halkımızla kurulan güçlü güven bağıyla birlikte güçlü bir devlet iradesi ortaya çıkmaktadır. Tunceli İl Emniyet Müdürlüğü olarak bizler aziz milletimizin bize duyduğu güvenin farkındayız. Bu güvene layık olabilmek adına başta terörle mücadele olmak üzere organize suç örgütleriyle mücadelede, zehir tacirlerine göz açtırmayacağımıza asayiş, kaçakçılık ve siber suçlarda gerek suçun önlenmesinde gerek suçluların adalet önüne çıkarılmasında aynı azim ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğimizden emin olabilirsiniz" dedi. Programa Tunceli Valisi ve Belediye Başkan Vekili Şefik Aygöl, Tunceli İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Bülent Baykal, Tunceli İl Emniyet Müdürü Kazım Günay Demiralay, il protokolü, şehit aileleri ve gaziler, çok sayıda teşkilat mensubu ve vatandaş katıldı.