ÇEVRE - 17 Kasım 2025 Pazartesi 14:31

Jeoloji mühendisi Fahri Çelik’ten deprem riskine karşı "hibrit yapı modeli" önerisi

A
A
A
Jeoloji mühendisi Fahri Çelik’ten deprem riskine karşı "hibrit yapı modeli" önerisi

Jeoloji mühendisi Fahri Çelik, deprem riskine karşı taş, ahşap ve betonun karışımından oluşacak hibrit yapı modelinin yaygınlaştırılması gerektiğini belirterek, betonarme yapılara sınırlama getirilmesi çağrısında bulundu.


Deprem gerçeğine karşı yapı sistemlerinin yeniden ele alınması gerektiğini aktaran Çelik dünyada ve Türkiye’de depremlerin bir doğa olayı olduğu için her zaman olacağını söyledi. Depremlerin tıpkı yağmur gibi bir doğa olayı olduğunu vurgulayan Çelik, "Bizim yapmamız gereken bu doğa olaylarına karşı önlem almamızdır. İnsanlar her zaman önlem almıştır. Örneğin yağmur için evinin önünü kapatmıştır, yağmur ve soğuk girmesin diye. En büyük sorun, en büyük sorunumuz, örneğin insanlar bir dere yatağında ev yapılmayacağını bilir ve dere yataklarından kaçıp yüksek bir tepede evini yapar. Dere yatağında doğal afet olacağını bildiği için bu yüzden tepeye gider. Ama şu an baktığımız zaman depremde insanlar bir çözüm üretemedi" ifadelerini kullandı.


Günümüzde yaygın olarak kullanılan betonarme yapılara ilişkin eleştirilerini dile getiren Çelik, "Peki depremde yıkılmayan evler nasıl yapılabilir diye bir proje düşünüyorum. Muhtemel bir deprem olursa, değil 8 şiddetinde, 10 şiddetinde dahi olsa evlerin yıkılmayacağını ve kesinlikle toplu ölümlerin olmayacağını söyleyebilirim. Şu şekilde ev modeli önereceğim, ’hibritleşme modeli’, yani karışık bir ev öneriyorum" diye konuştu.


Önerdiği yapı modelinin iki ya da en fazla üç katlı olması gerektiğini savunan Çelik, ’’Yapıların yüzde 60’ının taş, yüzde 20’sinin ahşap yüzde 20’sinin ise beton malzemeden oluşmasını öneriyorum. Niçin bunu söylüyorum? Çünkü deprem olduğu zaman beton su ile tutuştuğundan dolayı sallandığı zaman 10-20 darbe, hatta 2000 darbeye kadar çok şiddetli bir şekilde vuruyor, böylece betonu toz ediyor. Şunu diyebilirim ki bütün betonarme evler muhtemel bir depremde yıkılır. Peki taş evler yıkılır mı? Tabii ki ayıralım. Taş evler de yıkılabilir mi diye baktığımızda şu şekilde: eğer içine blok şeklinde konulursa yıkılmaz" şeklinde konuştu.


Çelik, özellikle köy ve kırsal alanlarda betonarme yapılaşmanın sınırlandırılması gerektiğini ifade ederek, "Bunun için diyorum ki ülkemizin kurtuluşunun yegâne çaresi hibritleşme, yani karışık ev modeline acilen geçmemiz lazım. Devletimizden rica ediyorum; bu beton konusunda bir sınırlama getirmesi lazım. Özellikle köylerde ve kırsal yerlerde kesinlikle beton evlerin yasaklanması ve bunların yerine taş evler ve tahta evler ya da hibritleşme yapılmasını öneriyorum. Kesinlikle bu şekilde evler yaparsak hiçbir insanın burnu bile kanamadan depremden çıkış yapabilir" dedi.



Jeoloji mühendisi Fahri Çelik’ten deprem riskine karşı "hibrit yapı modeli" önerisi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Sarı altın erken geldi: Yenidünya mart ayını beklemedi Mersin’in Erdemli ilçesinde sezonun ilk yenidünyaları tezgahtaki yerini aldı. Henüz yeni kızarmaya başlayan Malta eriği olarak da bilinen yenidünyaların ilk ürün paketleri Dubai, İstanbul ve Ankara yolcusu. Türkiye’nin yaş sebze ve meyve üretiminde ilk sıralarında yer alan Mersin’de sezonun ilk çıkan meyvesi serada üretilen ’sarı altın’ olarak da dillendirilen yenidünya oldu. İlk ürünler kalitesine göre bin 500 liraya kadar alıcı bulurken, üreticiler hem fiyattan hem de şubat ayında sofralara yaklaşık 1 ay erken ürün ulaştırmaktan memnun. "Şubat ayında yenidünya çıkardık" Üretici Hüseyin Çiftçioğlu, yenidünyanın çıktığını ve ilk siftahlarını yaptıklarını belirterek, "Bu ikinci toplamamız. Şükür fiyatlar iyi gidiyor ama tonajımız yeni başlıyor, yani sararmalar yeni oluşuyor. Şubat ayında yenidünya çıkardık. Normalde yenidünya mart ayının 15-20’sinde başlar serada. Bu yıl geçen yıldan 20-25 gün önce çıkardık yenidünyayı" dedi. Çiftçioğlu, "Siparişimiz var, ilk toplamalarımız Dubai’ye gidiyor. Bir iki kasada İstanbul’a gidiyor, komisyoncular istiyor. Talep var, herkesin de dikmesini isterim, çoğalmasını isteriz. Çoğalırsa ihracatta olur. İsteyen çok ama yenidünya yok. Daha yeni kızarıyor" diye konuştu. "Erdemli’nin en büyük zenginliği bereketli topraklara ve essiz bir iklime sahip olması" diyen Tabiye Mahallesi Muhtarı ve aynı zamanda üretici Doğan Çiftçioğlu da, "Türkiye’nin her bölgesinde daha çiçek açmamışken burada meyve hasat ediliyor. Doğru şekilde desteklenirse Erdemli, Türkiye’nin merkezi bir erken hasat yeri olabilir. Yenidünya üretmek, istihdam sağlamak anlamında büyük bir gelir kaynağı" dedi.