GÜNDEM - 07 Ağustos 2023 Pazartesi 14:28

Mardin’de çocuklar boğulma vakalarına karşı eğitilip kötü alışkanlıklardan korunuyor

A
A
A
Mardin’de çocuklar boğulma vakalarına karşı eğitilip kötü alışkanlıklardan korunuyor

Mardin’de, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından çocuk ve gençlerin yüzme öğrenmelerini sağlamak amacıyla hayata geçirilen "Yüzme Bilmeyen Kalmasın" projesi kapsamında yüzlerce çocuk boğulma durumuna karşı eğitilip, kötü alışkanlıklardan uzak tutulmaya çalışılıyor.


Yurdun bazı bölgelerinde "eyyamı-ı bahur" sıcakları etkisini sürdürmeye devam ediyor. Güneydoğu Anadolu bölgesinde ise termometreler 40 derecenin altına düşmüyor. Mardin’de çocuklar Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından çocuk ve gençlerin yüzme öğrenmelerini sağlamak amacıyla hayata geçirilen "Yüzme Bilmeyen Kalmasın" projesi kapsamında havuzlar yüzme eğitmenleri tarafından hem serinliyor, zararlı alışkanlıklarda uzaklaştırılıp güvenli olmayan yerlerde de boğulma vakalarının da önüne geçiliyor.


Yüzme eğitmeni Mustafa İleri, 7’den 70’e kadar bütün yaş gruplarına eğitimler vermekte olduklarını belirterek, çocuklara profesyonellikten ziyade temel gruplar oluşturarak çocukları bu şekilde kötü alışkanlıklardan uzaklaştırarak, kendini gerçekleştirecek bireyler elde etmeyi amaçlayan bir kurum olarak burada faaliyetlere devam etmekte olduklarını söyledi.


Yüzme sporu genel olarak bütün vücudu çalıştırmakla beraber, kol ve bacakları aynı oranda çalışarak vücuttaki kasları aynı oranda geliştiren bir spor olduğunu ifade eden İleri, "Bunun haricinde yüzme sporu solunum yol enfeksiyonları dahil olmak üzere bütün vücuda nefes, koordinasyon sağlayarak daha güzel daha etkili bir nefes almamızı sağlayan bir spordur. Yüzme sporu aynı zamanda profesyonellikten ziyade her yaş grubuna hitap ettiği için hem sosyalleşme hem de sağlık açısından insanlara birebir etkisi olan bir spordur" dedi.


Boğulma vakalarında genel olarak ortamlardan ziyade bulunduğu yer mekan önemli olduğuna değine İleri, şöyle konuştu:


"Örneğin biz burada yüzme antrenörleri olarak, barajlarda su kıyılarında, göletlerde yüzmesini kesinlikle tavsiye etmiyoruz. Çünkü orada oralar da genelde girdaplar olduğundan dolayı yosunlaşmanın fazlalaştığından dolayı öteki yerlerde boğulma vakaları daha da artmaktadır. Bizim buradaki amacımız o tür yerlere gitmektense burada bulunan minik çocuklar gibi buraya gelip eğitimler almamız, bunun ziyadesinde eğer hedefe göre ileriye düşündüğünüz zamanında biz de gerekli yardımları sağlayarak buradaki çocukları profesyonel yüzünü amaçlayarak kötü alışkanlıklardan uzaklaştırmayı hedefliyoruz."


"Boğulan kişi su üzerinde duracak seviyede değilse ona herhangi bir müdahale de bulmamız gerekmiyor" diyen İleri, "Çünkü eğer yüzmeyi tamamen bilmeyen bir insana müdahale edersek, bizi de kendi ile suya çekeceği için her iki tarafın çok zorlanacağı ve kötü sonuçlar ortaya çıkarabilir. O yüzden şunu demek istiyoruz. Boğulan bir kişiye yakın çevremizde yakın ulaşabileceğimiz bir yerde simit tarzı veya uzun bir iple mesafeyi fark etmezsin eğer ulaştırabilirsek bu şekilde onu çekecek ve karaya çıkardığımız zaman müdahale etme şansımız daha da artacaktır. Karaya çıkardıktan sonra gerekli ilk yardımı bulunduktan sonra boğulan kişinin aldığı su miktarı eğer çoksa tamamen sırt üstü uzattıracağız veya göbeğini hafif bir baskı olarak ağzındaki suyu çıkarmayı hedefleyeceğiz. Suyu çıkardıktan sonra herhangi bir müdahalede bulunamayacaksak veya ilk yardım bilgimiz tamamen yoksa bu olan kişiyi sırt üstü uzatıp çok hafif bir şekilde kafasını öne doğru eğeceğiz ki herhangi bir yerinde kırıklıklar oluşmuş olabilir buradaki hasarı ilk yardım ekibi gelinceye kadar en aza indirgemek gerektiğini farkında olmamız gerekiyor" şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Egeli akademisyenin "Zeolit" projesi yerli sanayiye güç katacak Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Canan Uraz’ın yürütücülüğünü yaptığı "Modifiye Edilmiş Zeolit ile Çinko Kaplama Prosesinin Antikorozif Özelliğinin Arttırılması" başlıklı proje ile yerli sanayiye katkı sunulacak. Proje ile yerli ve doğal bir kaynak olan zeolitin modifiye edilerek kaplama prosesine dahil edilmesiyle, sanayide korozyon direncini artırmayı, maliyetleri düşürmeyi ve çevre dostu bir teknolojik dönüşüm sağlamayı amaçlıyor. Doç. Dr. Uraz’ın İleten Mühendislik Kaplama San.Tic.A.Ş. ile yürüttüğü bu proje, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Ödül Töreni"nde Teşekkür Plaketi aldı. Proje hakkında bilgi veren Doç. Dr. Canan Uraz, "Bu çalışma ile, ülkemizde birçok bölgede bulunan doğal zeolitin farklı kimyasallarla modifikasyonun ardından alkali çinko kaplama prosesine eklenmesiyle prosesin korozyon direncinin yükseltilmesini, maliyetinin azaltılmasını ve daha çevre dostu hale getirilmesini hedefledik. Korozyon; ekipman arızası, malzeme arızası ve değerli kaynakların israfı gibi ciddi sorunlara neden olmakta. Alkali çinko kaplama prosesinde kaplanan malzemeler için kırmızı pas beklenme süresi ortalama 96 saat. Projemiz kapsamında, modifiye edilmiş doğal zeolitin kaplama banyosuna eklenmesiyle birlikte bu sürenin artırılmasını amaçladık. Böylece hem korozyon direncini artırmayı hem de prosesi daha ekonomik ve çevreci bir yapıya kavuşturmayı hedefledik" dedi. Geleneksel yöntemlere "yerli ve çevreci" alternatif Geliştirdikleri teknolojinin sektöre sunduğu yenilikleri aktaran Doç. Dr. Canan Uraz, "Projemiz, alkali çinko kaplama proseslerinde kullanılan geleneksel katkı maddelerine alternatif olarak; modifiye zeolit temelli, çevre dostu ve fonksiyonel bir teknoloji geliştirmesi açısından özgün bir yaklaşım sunuyor. Literatürde zeolitlerin farklı kullanım alanları olsa da alkali çinko kaplama banyolarında sistematik, proses odaklı ve endüstriyel uygulamayı hedefleyen çalışmalar son derece sınırlı; projemiz bu alandaki boşluğu dolduruyor. Geleneksel katkıların aksine, doğal ve yerli kaynaklı zeolitleri düşük toksisiteye sahip yöntemlerle fonksiyonelleştiriyoruz. Bu sayede tehlikeli kimyasal kullanımını azaltan, yeşil kimya ilkeleriyle uyumlu ve sürdürülebilir bir yenilik sunuyoruz" diye konuştu. "Gördes zeoliti ile Ege sanayisinde rekabet gücü artacak" Projenin bölgesel kalkınma ve ekonomik katma değer boyutuna dikkat çeken Doç. Dr. Canan Uraz, "Projemizde kullandığımız doğal zeolit, Ege Bölgesi’nin bir yerleşkesi olan Manisa’nın Gördes ilçesine aittir. Bu doğal maddenin bölgemize ait olması, sürdürülebilirliğe sağladığı katkının yanı sıra kimyasalın temini ve nakliyesinde de büyük bir ekonomik avantaj sunuyor. Ülkemizin ikinci büyük sanayi kolu olan metal sektörü açısından bu çalışma, Ege Bölgesi’ni diğer sanayi bölgelerinin önüne geçirecek bir potansiyele sahip. Özellikle İzmir ve çevresi; metal kaplama, otomotiv yan sanayi, beyaz eşya, savunma ve makine imalatı gibi alanlarda Türkiye’nin en yoğun merkezlerinden biri. Geliştirdiğimiz bu teknoloji sayesinde, mevcut alkali çinko kaplama prosesleri büyük ekipman yatırımı gerektirmeden iyileştirilebilecek; böylece KOBİ ölçeğindeki firmalarımızın ürün kalitesi ve ihracat potansiyeli yükselecek. Dünyadaki doğal kaynakları kullanarak korozyona karşı daha dayanıklı malzemelerin üretilmesine basamak olacak bu çalışma, gelecekteki yeni bilimsel fikirlerin şekillenmesine de ışık tutacak" dedi.
Denizli Oryantiringte Türkiye’nin en iyileri Denizli’de buluşacak Yeşilay Oryantiring Kulüpler Türkiye Şampiyonası, 03-05 Nisan 2026 tarihleri arasında Denizli’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek. Üç gün sürecek şampiyonada 52 ilden 1350 sporcu yarışacak. Türkiye’nin dört bir yanından sporcuların katılacağı dev organizasyon Oryantiring Türkiye Sampiyonası için geri sayım başladı. Üç gün boyunca doğa ve spor tutkunlarını bir araya getirecek Kulüpler Türkiye Şampiyonası, 03-05 Nisan 2026 tarihleri arasında Denizli’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek. Denizli Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile Türkiye Oryantiring Federasyonunun işbirliğinde düzenlenecek organizasyonda 52 farklı ilden 1350 sporcu mücadele edecek. Toplamda 101 kulübün katılım sağlayacağı şampiyonada, 16 yaşından 60 yaşına kadar uzanan 28 farklı kategoride yarışlar düzenlenecek. Yaklaşık 550 kadın ve 800 erkek sporcunun yanı sıra 200’e yakın idareci ve antrenör oryantiring heyecanını Denizli’de yaşayacak. Start Honaz’da, final Bayramyerinde Organizasyonun başlangıcında ilk gün yarışmaları Honaz Dağı Milli Parkı’nda start alacak. İkinci gün Karataş Köyü parkurunda devam edecek. Final heyecanı ise üçüncü gün kent merkezinde Bayramyeri’nde yaşanacak. Katılımcılar hem fiziksel dayanıklılıklarını hem de yön bulma becerilerini arazi koşullarında sergileyecek. Denizli’ye gelen sporcular, yarışmalardan artan zamanlarında şehrin doğal, tarihi ve turistik güzelliklerini gezme şansı bulacak. "Doğa turizmine değer katacak" Oryantiring Kulüpler Türkiye Şampiyonası gibi geniş katılımlı bir organizasyonu Denizli’de düzenleyecek olmaktan memnuniyet duyduklarını söyleyen Gençlik Spor İl Müdürü Süleyman Erdoğan, yarışmalara katılacak sporculara başarılar diledi. Denizli’nin sahip olduğu doğal parkurlarıyla oryantiring sporu için elverişli bir şehir olduğunu belirten Erdoğan, organizasyonunun ilimizin doğal ve kültürel güzelliklerinin tanıtılmasına ve doğa turizmine değer katacağına inandığını sözlerine ekledi.