GÜNDEM - 14 Ocak 2026 Çarşamba 16:41

Mardin’de Denetimli Serbestlik Müdürlüğü ile Mardin 1969 Spor arasında iş birliği protokolü imzalandı

A
A
A
Mardin’de Denetimli Serbestlik Müdürlüğü ile Mardin 1969 Spor arasında iş birliği protokolü imzalandı

Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik Müdürlüğü ile Mardin 1969 Spor Kulübü arasında, yükümlülerin sosyal uyumunun güçlendirilmesi ve topluma kazandırılmaları amacıyla iş birliği protokolü imzalandı.


Ön görüşmeleri Mardin Denetimli Serbestlik Müdürü Özge Dijle Demir ile Mardin 1969 Spor Kulübü Başkanı Rıdvan Aşar tarafından yürütülen çalışma, imzalanan protokolle resmiyet kazandı. Protokol kapsamında yükümlülerin spor faaliyetleri başta olmak üzere çeşitli sosyal ve rehabilite edici çalışmalara dahil edilmesi hedefleniyor. Yetkililer, sporun birleştirici ve iyileştirici gücünden yararlanılarak bireylerin toplumsal hayata daha sağlıklı, aktif ve özgüvenli şekilde adapte olmasının amaçlandığını ifade etti.


Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik Müdürlüğü adına protokolü Mardin Cumhuriyet Başsavcı Vekili Serkan Şahbaz, Mardin 1969 Spor Kulübü adına ise Kulüp Başkanı Rıdvan Aşar imzaladı. Tören kapsamında Kulüp Başkanı Rıdvan Aşar tarafından Mardin Cumhuriyet Başsavcı Vekili Serkan Şahbaz ile Cumhuriyet Savcısı Enes Kürkçü’ye Mardin 1969 Spor forması hediye edildi.


Yetkililer, gerçekleştirilen iş birliğinin toplumsal faydaya katkı sunmasını temenni etti.



Mardin’de Denetimli Serbestlik Müdürlüğü ile Mardin 1969 Spor arasında iş birliği protokolü imzalandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Çiftçi: "Devletimizin kurumlarının kapasitelerini afetlere karşı ortak bir kararlılıkta buluşturuyoruz" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Ülkemizin bilim, bilgi ve irfan birikimini temsil eden üniversitelerimizle, gençlerin enerjisini devletimizin kurumlarının kapasitelerini afetlere karşı ortak bir kararlılıkta buluşturuyoruz" dedi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ile Yükseköğretim Kurulu (YÖK) arasında 1-7 Mart Deprem Haftası dolayısıyla ‘İş Birliği Protokolü İmza Töreni’ düzenlendi. ‘Afete Hazır Üniversite, Afete Hazır Türkiye’ sloganıyla düzenlenen imza töreninde, yükseköğretim kurumlarının afetlere karşı hazırlık kapasitesinin artırılması, risk azaltma çalışmalarının yaygınlaştırılması ve üniversitelerin afet yönetimi süreçlerinde daha etkin rol üstlenmesi hedeflendiği vurgulandı. Bu çerçevede, üniversitelerde afet bilincinin geliştirilmesine yönelik eğitim programlarının yaygınlaştırılması, akademik bilgi birikiminin sahaya aktarılması, bilimsel araştırmaların desteklenmesi ve kampüslerin afetlere dirençli hale getirilmesine yönelik ortak çalışmalar yürütülmesi planlandığı belirtildi. Düzenlenen imza töreninde açıklamalarda bulunan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, imzalanan protokolle birlikte afet ve acil durumlar için hazırlık kapasitelerinin genişletileceğini ve bu anlaşma kapsamında ilkokuldan üniversiteye kadar afet bilinçlendirme çalışmaları yapılacağını belirtti. "Türkiye, coğrafyası itibariyle afet türleriyle sıkça karşı karşıya kalmaktadır" İmzalanan anlaşma ile ilkokulda ve üniversitelerde okuyan öğrencilere yönelik kapsamlı eğitimler verileceğini belirten İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Ülkemizin bilim, bilgi ve irfan birikimini temsil eden üniversitelerimizle, gençlerin enerjisini devletimizin kurumlarının kapasitelerini afetlere karşı ortak bir kararlılıkta buluşturuyoruz. Türkiye; coğrafyası itibariyle deprem başta olmak üzere, sel, heyelan, yangın ve diğer afet türleriyle sıkça karşı karşıya kalmaktadır. Doğal afetleri tamamen engellemek mümkün değildir. Ancak yıkıcı etkilerini azaltmak bizim elimizdedir. Her anlamda afetlere karşı hazırlık kapasitemizi güçlendirmek, farkındalığı artırmak, risk belirleme ve azaltma stratejilerimizi oluşturmak afetlerin yıkıcı etkisini azaltmanın en önemli yoludur. 6 Şubat 2023 tarihinde yaşadığımız ‘asrın felaketi’ olarak hafızamıza kazınan depremler bizlere ağır kayıplar yaşatmıştır. Yaşanan bu afetler ve yıkıcı sonuçları, hazırlıksız olmanın ağır sonuçları olacağını bizlere göstermiştir. Bu nedenle; afet yönetimi kriz anında başlatılacak bir süreç değildir. Afet olmadan önce başlayan bilimle, eğitimle ve planlamayla olumsuz etkileri en aza indirilecek bir süreç yönetimidir" diye konuştu. "Afet yönetimi meselesini salt bir teori ve mühendislik olarak ele almıyoruz" Afetlere karşı en önemli hazırlığın farkındalık ve eğitimden geçtiğini ifade eden Çiftçi, "Bugün imzalayacağımız bu protokol, afet ve acil durumlara hazırlık kapasitemizi güçlendirirken, ilköğretimden üniversiteye afet yönetim süreçlerimize büyük katkı sağlayacaktır. Bu protokol ile üniversitelerimizde gerçekleştirilecek eğitim, gönüllülük, tatbikat, ortak Ar-Ge ve akademik faaliyetlerin temel çerçevesini ortaya koyuyoruz. Aynı zamanda afet farkındalık eğitimlerinin ülke genelinde ortak bir anlayış doğrultusunda yürütülmesini hedefliyoruz. Üniversitelerimizde afet yönetimi, risk azaltma ve gönüllülük alanlarında ders ve modüllerin açılması teşvik edilerek farklı disiplinlerde afet temalı seçmeli derslerin yaygınlaşması sağlanacaktır. Lisansüstü düzeyde araştırmalar ve tez çalışmalarını desteklerken aynı zamanda ortak Ar-Ge projeleriyle bilimsel bilgiyi pratiğe aktaracağız. Afet yönetimi meselesini salt bir teori ve mühendislik olarak ele almıyoruz. Sosyolojiden psikolojiye, iletişimden şehir planlamasına kadar çok disiplinli bir yaklaşımı benimseyerek hareket ediyoruz" şeklinde konuştu. "Her türlü desteği sağlayacağız" YÖK ile birlikte üniversitelerde kapsamlı deprem farkındalığı eğitimleri oluşturacaklarının altını çizen Çiftçi, şunları kaydetti: "AFAD Gönüllülük Sistemi ile uyumlu öğrenci topluluklarının kurulması için her türlü desteği sağlayacağız. Bu topluluklarda gönüllülük faaliyetlerine katılan öğrencilerimize katılım belgesi ve sertifika vereceğiz. Toplumsal manada sorumluluk bilincini inşa ederken, yaşanacak afet durumlarında sahada görev alacak nitelikli insan kaynağı oluşacaktır. Neye, nerede, nasıl ve ne zaman müdahale edebileceğini bilen bir insan, bir hayatın kurtulmasına vesile olacaktır. Üniversitelerimizin yerleşkelerinde yılda en az bir kez tatbikat yapılmasını hedefliyoruz. Saha uygulamaları, simülasyonlar eğitimlerin etkisini daha güçlü hale getirecektir. Bu protokol vesilesiyle, aynı zamanda dijital farkındalık araç ve uygulamalarımızı da kamuoyuyla paylaşıyoruz. Hazırım.gov.tr afet farkındalık web sayfası, afet öncesi, sırası ve sonrası noktasında yapılması gerekenleri kolay, erişilebilir ve ortak bir içerikle bizlere sunuyor. Her anımızın ve yaşamsal her alanımızın dijitalleştiği bu dönemde, afet bilincinin dijital zeminde yaygınlaşmasına ve farkındalık oluşturulmasına önemli katkı sağlayacaktır. Milli Eğitim Bakanlığımız ile yürüttüğümüz ‘Her Okula Bir Afet Farkındalık Öğretmeni’ projesiyle afet bilincini daha küçük yaşlardan itibaren kazandırmayı öncelikli hedeflerimiz arasına almış bulunuyoruz." "15 yıl içerisinde 84’ten fazla ülkede faaliyetlerimizi yürüttük" AFAD olarak son yıllarda gerek Türkiye’de gerekse dünyada faaliyetlerine hız kesmeden devam ettiklerini ifade eden AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan ise, "Bir yandan dünyadaki gelişmeleri de takip ederek insani yardım faaliyetlerinde başta Gazze olmak üzere 15 yıl içerisinde 84’ten fazla ülkede faaliyetlerimizi yürüttük. Bir yandan da hem insani konularda hem de afet konularında eğitim, bilinçlendirme de AFAD olarak üzerinde durduğumuz, görev sorumluluklarımız arasında yer alan hususlardan birisidir. Bu noktada sadece deprem haftasında değil, 365 gün anlayışıyla gerek okullarımızda, gerek kamu-kurum ve kuruluşlarımızda, gerek köylerimize mahallelerimize kadar eğitim faaliyetleri yürütmekteyiz. Bu anlamda okullarımızda yürüttüğümüz faaliyetlerle, yüksek öğretim kurumlarımızla da iş birliğimiz dünden bugüne devam etmektedir" ifadelerine yer verdi. "Protokolün temel amacı, yükseköğretim kurumlarımızda afet farkındalığını artırmak" YÖK Başkanı Erol Özvar ise, imzalanan protokolle birlikte yükseköğretim kurumlarında afet farkındalığını artırmayı hedeflediklerini belirterek, "İmzalayacağımız YÖK-AFAD İş Birliği Protokolü, bu tecrübeyi kurumsal bir çerçeveye kavuşturacak olması bakımından anlamlıdır. Protokolün temel amacı; yükseköğretim kurumlarımızda afet farkındalığını artırmak, afet risklerinin azaltılmasına yönelik çalışmaları sistemli hale getirmek, gönüllülük kültürünü yaygınlaştırmak ve üniversitelerimizin afetlere hazırlık kapasitesini güçlendirmektir. Bu kapsamda; afet farkındalık eğitimlerinin yaygınlaştırılması, afet yönetimi ve risk azaltma alanlarında ders, modül ve akademik içeriklerin geliştirilmesi, AFAD Gönüllülük Sistemi ile uyumlu öğrenci topluluklarının teşvik edilmesi ve akredite ekiplerin oluşturulması mümkün olacaktır" dedi. Programa İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan, YÖK Başkanı Erol Özvar, Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar, ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil, çeşitli üniversitelerden ve ilkokullardan öğrenciler katılım sağladı. Program, protokolün imzalanmasının ardından hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Ankara Bakan Bolat: "‘AB menşei’ şartının gümrük birliği çerçevesinde ilke olarak ülkemizi de kapsaması ticari ilişkilerimiz açısından önemli" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "‘AB menşei’ şartının gümrük birliği çerçevesinde ilke olarak ülkemizi de kapsamasını sağlayan yasal zeminin Sanayi Hızlandırma Yasası ile teyit edilmiş olması, ticari ilişkilerimiz açısından önemli bir adım teşkil etmektedir" dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Avrupa Birliği ile son dönemde karşılıklı anlayış temelinde ekonomik ve ticari konulardaki yürütülen yoğun ve yapıcı diplomasi trafiğinin olumlu sonuçlar vermesinden memnuniyet duyduğunu belirtti. Bolat paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "Bunun son örneği olarak, AB’nin hazırlıklarını sürdürdüğü ve bugün taslağı yayımlanan Sanayi Hızlandırma Yasası ve ‘AB Ürünü-Made in EU’ politikası çerçevesinde, yakın diyaloğumuzun sonucunda Türkiye ile mevcut Gümrük Birliğinin anılan politika çerçevesi içinde tanınması, her iki tarafın yatırımları ve girişimlerinin devamlılığı ve Avrupa değer zincirlerinin rekabetçiliği açısından olumlu ve yapıcı bir karar olmuştur. AB ile gerçekleştirilen istişareler neticesinde, son yayımlanan taslakta ‘AB menşei’ şartının gümrük birliği çerçevesinde ilke olarak ülkemizi de kapsamasını sağlayan yasal zeminin Sanayi Hızlandırma Yasası ile teyit edilmiş olması, ticari ilişkilerimiz açısından önemli bir adım teşkil etmektedir. Türkiye, başta otomotiv sektörü olmak üzere birçok kritik ürün grubunda Avrupa değer zincirlerinin ayrılmaz ve güvenilir bir parçasıdır. Bu gelişmenin, Türkiye ile AB arasındaki sektörel entegrasyonu daha da derinleştirmesi, değer zincirlerimizin yeşil ve dijital dönüşümünü hızlandırması beklenmektedir. Önümüzdeki dönemde mütekabiliyet esasına dayalı olarak kamu alımları piyasalarında karşılıklı açılımın sağlanması, bağlantısallık (connectivity) ve yeşil dönüşüm gibi vizyoner alanlarda AB ile yakın temasımızı kararlılıkla sürdürmeye ve ekonomik ortaklığımızı derinleştirerek daha da güçlendirmeye devam edeceğiz."
Afyon Bakan Işıkhan: "Şu anda, dünya tarihine yeni bir başlık açıldığı bir dönemden geçiyoruz" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Orta Doğu ile birlikte dünyada yaşanan çatışmalara değinerek, "Şu anda, dünya tarihine yeni bir başlık açıldığı bir dönemden geçiyoruz. Ancak görüyoruz ki bizdeki muhalefet hala dünyada ve bölgemizde olup bitenlerin farkında değil. Yaşanan büyük kırılmaları idrak edemiyorlar, göremiyorlar" dedi. Bakan Işıkhan, AK Parti Afyonkarahisar İl başkanlığı tarafından gerçekleştirilen belediye başkanları istişare toplantısına katıldı. Toplantıda konuşan ve gündeme dair açıklamalarda bulunan Bakan Işıkhan, Ortadoğu ve dünya genelinde yaşanan çatışmalarla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Bakan Işıkhan, "İşte tam da bu noktada şunu yürekten ifade etmek istiyorum: Ne mutlu ki başımızda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan var. Allah başımızdan eksik etmesin inşallah. Ülkemizin, bugün bu kadar güçlü, bu kadar itibarlı ve bu kadar güven içinde ayakta durmasının temelinde; onun azimli ve kararlı liderliği yatmaktadır. Cumhurbaşkanımız döneminde savunma sanayiimizde gerçekleştirilen devrimsel dönüşüm sayesinde Türkiye, artık kendi gökyüzünü, kendi sınırlarını ve kendi çıkarlarını daha güvenli şekilde koruyabilmektedir. Bugün İHA’larımızdan muharip uçaklarımıza, insansız deniz araçlarımızdan yerli füzelerimize kadar uzanan bu büyük dönüşüm, bu tablo, Türkiye’nin artık kendi kaderine sahip çıkan bir güç haline geldiğini göstermektedir. Allah milletimizin ve milletin lideri Cumhurbaşkanımızın yardımcısı olsun" diye konuştu. "İşsizlik oranı, yaklaşık 3 senedir tek hanelerde" Dünyada yaşanan çatışmalar üzerinden muhalefete yüklenen Bakan Işıkhan şunları söyledi: "Şu anda, dünya tarihine yeni bir başlık açıldığı bir dönemden geçiyoruz. Ancak görüyoruz ki bizdeki muhalefet hâlâ dünyada ve bölgemizde olup bitenlerin farkında değil. Yaşanan büyük kırılmaları idrak edemiyorlar, göremiyorlar. Hala küçük ve günlük siyasi hesapların peşindeler. Milletin ve ülkenin menfaatini öncelemek yerine, dar bir siyasi bakış açısıyla hareket ediyorlar. Oysa bugün birlik olma, dirayetli olma, milli meselelerde tek yürek olma günüdür. Bizim pusulamız milletimizin menfaatidir. Bizim rehberimiz bu aziz milletin duasıdır. Bizler bir yandan güvenliğimizi tahkim ederken, diğer yandan da çalışma hayatında, sosyal güvenlik alanında vatandaşlarımızın refahını artırmak için gece gündüz çalışıyoruz. İstihdamda ve işgücüne katılımda son yılların en iyi seviyelerinde devam etmekteyiz. İşsizlik oranı, yaklaşık 3 senedir tek hanelerde. Gençlerde işsizlik oranı, 2005 yılından itibaren en düşük seviyede."