SAĞLIK - 16 Haziran 2025 Pazartesi 12:27

Mardin’de kan bağışı kampanyası

A
A
A
Mardin’de kan bağışı kampanyası

Mardin’de Türk Kızılayı ve valilik öncülüğünde kan bağışı kampanyası başlatıldı.


15 Temmuz Şehitleri ve Demokrasi Parkında düzenlenen kampanyanın açılış programına, Mardin Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Tuncay Akkoyun da katıldı. Programda konuşan Vali Akkoyun, kan bağışının hayat kurtaran bir iyilik hareketi olduğunu belirterek, kampanyanın 16-17-18 Haziran tarihlerinde Mardin genelinde yürütüleceğini söyledi. Kanın üretilemeyen ve çoğaltılamayan hayati bir ihtiyaç olduğunu vurgulayan Vali Akkoyun, "Kan, üretilemeyen ve çoğaltılamayan hayati bir ihtiyaçtır. Dolayısıyla, vatandaşlarımızın ihtiyaç duyduğu kanın temin edilmesi noktasında bizler de üzerimize düşeni yaparak bu büyük kan bağışı kampanyasını hayata geçiriyoruz. Vatandaşlarımıza özellikle tavsiyemiz bu kampanyaya katılmaları ve kan bağışını bir alışkanlık haline getirmeleridir" dedi.


Kan bağışı yapan vatandaşlarla görüşme fırsatı bulduğunu anlatan Vali Akkoyun, "Bugün kan bağışı yapan hemşehrilerimizle görüştüğümüzde beni en çok mutlu eden konu, hemen hemen tamamının birden fazla kez kan bağışında bulunmuş olmasıydı. Hatta bir hemşehrimiz, 20’nin üzerinde kan bağışı yapmış. Bu gerçekten çok kıymetli" ifadelerini kullandı.


Kan bağışının yalnızca ihtiyacın karşılanması açısından değil, toplumsal farkındalık ve sorumluluk açısından da önemli olduğuna işaret eden Vali Akkoyun, "Burada dikkat çekmek istediğimiz bir diğer önemli husus ise kanın sadece temin edilmesi değil; aynı zamanda kan bağışı alışkanlığının yaygınlaştırılmasıdır. Bu da en az kanın kendisi kadar hayati bir meseledir. Unutmayalım ki verilen her bir ünite kan, üç vatandaşımıza can olmaktadır. Ve bir gün, bizlerin de bu kana ihtiyaç duyabileceğini asla aklımızdan çıkarmamalıyız. Bizler, bu iyilik hareketini tüm yurtta yaygınlaştırmak zorundayız" diye konuştu.


Kızılay’ın yalnızca Türkiye’de değil, dünyanın dört bir yanında mağdurlara yardım eli uzattığını belirten Vali Akkoyun, "Hilal-i Ahmer, sadece Anadolu değil, tüm insanlığın umudu olmuş, medeniyetimizin çok önemli bir kurumudur. Hilal-i Ahmer, nerede bir mağdur, nerede bir ihtiyaç sahibi varsa, nereden bir yardım çağrısı gelmişse, dünyanın dört bir yanına koşmuş, gönül coğrafyamızda her daim mazlumun yanında olmuştur" şeklinde konuştu.


Geçen yıl düzenlenen kampanyada bin 47 ünite kan hedefi koyduklarını, ancak bu hedefin iki gün içerisinde bin 80 üniteye ulaştığını aktaran Vali Akkoyun, "Bu yıl ise Mardin olarak çıtayı biraz daha yukarı taşıyoruz. İnşallah bu yıl, 16-17-18 Haziran tarihlerinde gerçekleştireceğimiz kan bağışı kampanyasında hedefimiz 2 bin 47 ünite kan. Ben inanıyorum ki bu hedefin çok çok üzerinde bir kan bağışı gerçekleşecektir" dedi.


Vali Akkoyun, kampanyanın daha ilk saatlerinde yoğun katılım sağlandığını belirterek, kampanyaya destek veren tüm Mardinlilere teşekkür etti.



Mardin’de kan bağışı kampanyası

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep E-ihracat destekleri GTO’da anlatıldı Gaziantep Ticaret Odası (GTO), üyelerinin dijital ihracat kapasitesini artırmak ve küresel pazarlara açılım süreçlerini desteklemek amacıyla Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle "E-İhracat Destekleri Tanıtım Toplantısı" düzenledi. Ticaret Bakanlığı tarafından uygulanan ve GTO’nun da hayata geçirmeyi planladığı E-İhracat Projesi’nin de anlatıldığı toplantıda, e-ihracat için verilen tüm desteklerin detayları ele alındı. Toplantıda konuşan GTO Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, Gaziantep’in üretim gücü ve köklü ticaret kültürüyle Türkiye’nin önemli ihracat merkezlerinden biri olduğunu belirterek, "2025 yılında 10,7 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik. Bu rakam Türkiye’deki 55 ilin toplam ihracatına eşdeğer. Türkiye’de en fazla ihracat yapan 6. şehiriz. Ancak yeni dönemde sadece güçlü olmak yetmiyor. Geleneksel ihracat gücümüzü dijital kanallarla tamamlamak zorundayız" dedi. "E-ihracat projesi ile üyelerimizin dijital ihracat kapasitesini güçlendireceğiz" Gaziantep Ticaret Odası’nın Ticaret Bakanlığı destekli E-İhracat Projesi ile üyelerinin e-ihracat kapasitelerini güçlendirmeyi hedeflediklerini dile getiren Yıldırım, "Dünya ticareti dijitalleşirken yerinde sayan kaybeder. Veriyi yöneten kazanır. Markalaşan büyür. Dijitalleşen kalıcı olur. Gaziantep Ticaret Odası olarak bu dönüşümü stratejik bir öncelik olarak görüyoruz. Ticaret Bakanlığımızın destekleriyle hayata geçirdiğimiz UR-GE ve Sektörel Ticaret Heyeti projeleri ile firmalarımızın hedef pazarlara erişimini güçlendiriyoruz. Danışmanlık sağlıyor, network oluşturuyor, üyelerimizin uluslararası rekabet gücünü artırıyoruz. Şimdi ise Ticaret Bakanlığı destekli E-İhracat Projesi ile üyelerimizin dijital ihracat kapasitesini sistematik şekilde güçlendirmeyi hedefliyoruz. E-ihracat; veri yönetimi, marka inşası ve küresel görünürlük demektir. E-ihracat artık bir seçenek değil, rekabet üstünlüğünün anahtarıdır" şeklinde konuştu. Toplantının devamında Türkiye İhracatçılar Meclisi E-ihracat Uzmanı Ali İhsan Bars E-ihracat destek kalemleri, başvuru süreçleri ve devlet teşviklerinden etkin yararlanma yollarıyla ilgili sunum yaptı. E-ihracat Eğitmeni Murat Bulgak ise E-ihracat, B2B ve B2C E-ihracat arasındaki farklar, B2C E-ihracatın avantajları ve B2C E-ihracat platformları hakkında katılımcıları bilgilendirdi. Toplantı, soru-cevap bölümüyle sona erdi.
Ankara 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi tamamlandı, Türk bilim insanları yurda döndü Cumhurbaşkanlığı himayelerinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda gerçekleştirilen 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’ne katılan ekip, 37 gün sonra yurda döndü. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’nin başarıyla tamamlandığını bildirdi. Bakan Kacır, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’nin başarıyla tamamlandığını kaydederek, "Bilim insanlarımız, Antarktika’nın zorlu koşullarında bir aydan fazla sürede 15 araştırma projesini hayata geçirdi. Sayın Cumhurbaşkanımızın himayelerinde TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitümüzün koordinasyonunda yürüttüğümüz kutup araştırma seferlerimizle ülkemizin bilimsel kapasitesini artırmaya, insanlığın karşı karşıya olduğu küresel sorunlara çözüm önerileri sunmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Kacır, "Hedefimiz Antarktika’da kalıcı Türk Bilim Araştırma Üssü kurmak ve Antarktika Anlaşmalar Sistemi içerisinde ’danışman ülke’ statüsü elde etmek" dedi. "Antarktika’da yaptığımız çalışmalar dünya bilimine katkı sunuyor" Antarktika Bilim Seferi Koordinatörü Prof. Dr. Burcu Özsoy ise, bu yıl 10’uncu seferin sona erdiğini belirterek, bugüne kadar 200’ün üzerinde Türk araştırmacının kutuplara gittiğini ve önemli çalışmalar yaptığını söyledi. Bu yıl 17 araştırmacının birbirinden farklı 15 proje yürüttüğünü dile getiren Özsoy, Antarktika’ya giderken ve oradan dönerken karşı karşıya kaldıkları zorluklardan bahsetti. Türk bilim insanlarının hangi alanlarda çalışmalar yaptığına ilişkin bilgi veren Özsoy, orada yapılan araştırmaların örneklerinin ve kurulu istasyonlardan alınan verilerin Türkiye’ye getirildiğini, çıkacak sonuçları heyecanla beklediklerini anlattı. 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi Lideri Prof. Dr. Ersan Başar da, sefer kapsamında bilimsel projelerini tamamladıklarını belirterek, "15 farklı konuda bilimsel proje yürütüldü. Yer bilimleri, deniz bilimleri, buzul bilimi ve atmosfer bilimleri alanlarında araştırmalar yapıldı. Bu örnekler Türkiye’de laboratuvarlarda incelenecek ve uluslararası makaleler olarak yayımlanacak. Özellikle Antarktika’da yaptığımız çalışmalar dünya bilimine katkı sunuyor" dedi. 15 ayrı araştırma projesi yürütüldü Bilim ekibi, 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi kapsamında bu yıl 15 araştırma projesi yürüttü. Küresel iklimden yer bilimlerine, yakın uzay çalışmalarından biyolojik çeşitliliğe kadar pek çok sorunun yanıtını arayan Türk bilim insanları, iklim değişikliği, buzul ve atmosfer dinamikleri, jeodinamik hareketlilik, deniz tabanı haritalama, oşinografik özellikler, yakın uzay ve kozmik radyasyon ölçümleri gibi fiziksel ve jeofizik süreçlere odaklanan çalışmalar yaptı. Ayrıca göl ve deniz ekosistemleri, mikrobiyal ve fitoplankton biyoçeşitliliği, kirleticilerin dağılımı, paleoklimatoloji, ekstrem koşullarda tıbbi planlama ile biyoteknoloji ve yeni antiviral ilaç adaylarının geliştirilmesine yönelik araştırmalar gerçekleştirildi.