KÜLTÜR SANAT - 12 Nisan 2026 Pazar 16:46

Mardin’de Paskalya Bayramı kutlandı

A
A
A
Mardin’de Paskalya Bayramı kutlandı

Mardin’de yaşayan Süryaniler, Paskalya Bayramını Kırklar Kilisesi’nde gerçekleştirilen ayinle kutladı.


Paskalya dolayısıyla tarihi kiliseye gelen Süryaniler, çocuklarıyla mum yakıp dua etti. Mardin-Diyarbakır Metropoliti Saliba Özmen ve Kırklar Kilisesi Başpapazı Gabriel Akyüz’ün yönettiği ayinde koro, Türkçe, Arapça, İbranice ve Süryanice ilahiler söyledi. Ayinde, Özmen ve Akyüz konuşmalarını Türkçe, Arapça ve Süryanice yaptı. Özmen, Türkiye’deki birlik ve beraberliğin sürmesi için dua etti. Daha sonra ayine katılanlar, kilise bahçesinde bayramlaştı. Mardin Valisi Tuncay Akkoyun ve il protokolü, kilise kabul salonunda Süryanilerin bayramını kutladı. Saliba Özmen, Vali Akkoyun ve beraberindekilerle yumurta tokuşturdu.


Vali Akkoyun burada yaptığı konuşmada, Mardin’de farklı dinlere mensup vatandaşların yıllardır huzur ve barış içerisinde bir arada yaşadığını söyledi. Mardin’in birlikte yaşamın en güzel şehri olduğunu belirten Vali Akkoyun, "Farklı etnik yapıda, farklı din ve kültürlere sahip vatandaşlarımız yüzyıllardır birlik, kardeşlik ve huzur içerisinde yaşamlarını sürdürüyorlar, ibadetlerini özgür şekilde yapıyorlar. Bu bugün de yıllardır da böyle. Gelecekte de böyle olacak inşallah" dedi.


Sevgi, saygı ve kardeşliğin kendilerine atalarından miras kaldığını dile getiren Vali Akkoyun, bu mirası daha da güçlendirerek gelecek nesillere güçlü bir şekilde devredeceklerini ifade etti. Vali Akkoyun, "Mardin gerçekten bu anlamda toprağı bereketli, insanı ferasetli bir coğrafya. Yüzyıllardır bu topraklarda farklı etnik yapıda, farklı inançta, farklı düşüncede insanlar bir arada yaşamış, huzur içerisinde yaşamış, kardeşçe yaşamış. Kardeşlik hukukunun nasıl olması gerektiğini yaşayarak gösteriyor. Bugün de bizler bu mirası devralıp inşallah bu birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi daha da güçlendirerek, yaşatarak, yaşayarak gelecek nesile sevgiyi, saygıyı, kardeşliği daha güçlü bir şekilde inşallah miras bırakacağız. Bunun için de tabii ki sevgi ve saygı başta geliyor. Bizler Mardin’de farklı inançtaki kardeşlerimizle birlikte yılın birçok vaktinde bir aradayız. Sağ olsunlar Metropolitimiz ve diğer vakıf temsilcileri Ramazan ayında iftar sofralarımıza misafir oldular. Beraber iftar açtık. Ramazan Bayramı’nda beraberdik. Bayram sevincini beraber yaşadık. Bugün Paskalya Bayramı yine bu bayram sevincini beraber yaşıyoruz" dedi.


Filistin ve Gazze’de yaşanan zulme de değinen Vali Akkoyun, "Ümit ediyoruz bir an önce Filistin ve Gazze başta olmak üzere savaşların son bulması, acıların son bulması, gözyaşı ve kanın son bulması temennimiz ve duamızdır. Tabii bu çerçevede Cumhurbaşkanımızın liderliğinde devletimizin izlemiş olduğu dış politika gerçekten çok onurlu bir dış politika ve barışı işin merkezine koyan bir dış politika. Bu anlamda da bizler içeride birliğimizi, beraberliğimizi kuvvetlendireceğiz. İnşallah devletimiz bu anlamda ne yapılması gerekiyorsa gerek yurt içinde gerek yurt dışında zaten bunu yapıyor" ifadelerini kullandı.


’Terörsüz Türkiye’ sürecine de değinen Vali Akkoyun, şöyle devam etti:


"Birlik, beraberlik, kardeşlik için önemli fırsatlardan biri de terörsüz Türkiye süreci. Terörsüz Türkiye süreci ve bu kardeşlik hukukunun bölgede daha da güçlenmesi için çok önemli bir fırsattır. Gelinen noktaya baktığımız zaman terörsüz Türkiye sürecine bölgemizin çok büyük destek verdiğini görüyoruz. İnşallah bu destek artarak devam edecektir. Artık bu topraklarda sevgi, saygı konuşulacak, kardeşlik konuşulacak. Kavga olmayacak bir daha. İnşallah bu topraklarda bizler hep birlikte gelişen, büyüyen Türkiye’nin inşallah hep birlikte mimarları olacağız."


Vali Akkoyun, tüm Hristiyanların Paskalya Bayramını tebrik etti.


Metropolit Saliba Özmen de bugünün Hristiyan alemi için önemli bir gün olduğunu hatırlattı. Ramazan Bayramını beraber kutladıklarını ve bugün de büyük bir coşku içinde Mardin ruhuyla İsa Mesih’in Diriliş Bayramını kutladıklarını aktaran Özmen, "Bu ruhani mevsimler, bayramlar maneviyatımızı güçlendiren, bizleri birbirine yaklaştıran, sevgimizi, saygımızı nişane olarak gösterdiğimiz müstesna günlerdir. Aynı zamanda maalesef etrafımızda gördüğünüz gibi yıkıcı, nahoş savaşlar cereyan etmektedir. Bu dini bayramlar, bu manevi bayramlar dediğim gibi bizleri birbirimize yaklaştıran en temel özel günlerdir" dedi.


Savaşların her zaman insanları yıkıcı bir şekilde tahrip eden ve insani değerleri yok eden üzücü bir durum olduğunu vurgulayan Özmen, şöyle konuştu:


"Filistin’de, Hindistan’da, Irak’ta, Suriye’de, İran’da en son cereyan eden nahoş bu savaşlar tabii ki bizim ülkemizin dirayeti sayesinde büyük ölçüde sanırım teskin edilme şansına sahip. Bizim ülkemiz büyük bir ülkedir. Aklıyla, beyniyle, birikimiyle oynamış olduğu yüzyıllardır oynamış olduğu Orta Doğu’da ve dünyada olduğu bu misyonu çok ama çok değerlidir. İnşallah bundan sonra da önümüzdeki süreçlerde ülkemizin dirayeti sayesinde bu savaşların, nahoş görüntülerin bertaraf edilmesine vesile olur. Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere bütün devlet yetkililerimiz bu anlamda gerçekten muazzam enerji sarf etmektedirler. İnşallah bunun sonucunu alırız ve önümüzdeki süreç ve süreçlerde bu savaşların durmasına vesile olur. Bu anlamda tabii bayramın İsa Mesih’in Diriliş Bayramı’nın savaşların, nahoş görüntülerin durmasına, sulhun, selametin, huzurun yerleşmesine, egemen kılınmasına vesile olsun. Bunun için dua ettik."



Mardin’de Paskalya Bayramı kutlandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Zonguldak’ın doğa harikası Gökgöl Mağarası’na bayramda ziyaretçi akını Zonguldak’ın jeolojik zenginlikleri ve eşsiz doğal yapısıyla öne çıkan simgelerinden Gökgöl Mağarası, Kurban Bayramı tatili boyunca adeta ziyaretçi akınına uğradı. Arefe günü dâhil olmak üzere bayram dönemi boyunca mağarayı toplam 5 bin 884 kişi gezdi. Giriş istatistiklerine göre doğa harikası alan; arefe günü 757, bayramın birinci günü 680, ikinci günü bin 509, üçüncü günü bin 446 ve dördüncü günü ise bin 492 doğaseveri ağırladı. Şehir merkezine yakınlığıyla ulaşım kolaylığı sağlayan mağara; göz alıcı sarkıt, dikit, sütun ve traverten oluşumlarının yanı sıra çevreyle uyumlu yürüyüş yollarıyla da büyük beğeni topluyor. Toplamda 875 metrelik bölümü turizme açık olan alan; cam köprüleri, seyir terası ve doğal dokuya zarar vermeden ilerleyen yürüyüş aksıyla konforlu bir gezi imkânı tanıyor. Girişte yer alan bilgilendirme panoları ise gelenleri mağaranın etkileyici tarihi ve jeolojik yapısı hakkında aydınlatıyor. Türkiye’nin en uzun 10. mağarası Yaklaşık 3 bin 350 metreye ulaşan uzunluğuyla Türkiye’nin en uzun 10’uncu, Zonguldak’ın ise ikinci büyük mağarası olma özelliğini taşıyan Gökgöl Mağarası, Karbonifer dönemine uzanan geçmişiyle yaklaşık 350 milyon yıllık bir oluşumun izlerini taşıyor. İçerisinden akan yeraltı deresinin sularını doğal bir sifon sistemiyle Erçek Deresi’ne ulaştıran bu doğa harikası, damlataş zenginliğiyle dikkat çekiyor. Mağaranın iç kısımları yapısal özelliklerine göre; "Fosil Giriş", "Astım Salonu" ve "Harikalar Salonu" gibi isimlerle adlandırılıyor. Mağara ortamının özellikle astım hastalarının rahatlamasına yardımcı olduğuna yönelik bilgiler, alanın sağlık ve yaşam turizmi açısından da cazibe merkezi olmasını sağlıyor. Bayram tatili rotası kapsamında İstanbul’dan bölgeye gelen 65 yaşındaki emekli subay Ali Gürsel Ovalı, mağaradaki düzenlemeleri çok başarılı bulduğunu belirterek, "İstanbul’dan geliyoruz. Bolu’yu gezdik ardından Safranbolu, Amasra, Bartın ve Zonguldak. Buradan da İstanbul’a döneceğiz. Çok güzellikler gördük. Özellikle tarihimizi yansıtan yerler gezdik. Burayı da çok güzel organize etmişler. Safranbolu’da bir mağara gezmiştik. Bu kadar güzel dizayn edilmemişti. Gökgöl Mağarası çok güzel sarkıt ve dikitleri olan herkesin mutlaka görmesi gereken bir mağara. Her bakımdan herkese tavsiye ederim. Tekrar yolumuz düşerse uğramak isterim" dedi.
Bursa Bayram dönüş trafiği İnegöl’de yoğunlaştı Kurban Bayramı’nın 4’üncü gününde, tatilcilerin dönüş yolculuğuna başlamasıyla birlikte Marmara ile İç Anadolu bölgelerini birbirine bağlayan Bursa-Ankara kara yolunda trafik yoğunluğu yaşandı. Özellikle Bursa’nın İnegöl ilçesi geçişinde araç trafiği zaman zaman durma noktasına geldi. Bayram tatilini memleketlerinde veya tatil bölgelerinde geçiren vatandaşların dönüşe geçmesi, pazartesi günü okulların yeniden açılacak olması ve öğrencilerin ders başı yapacak olması nedeniyle kara yolundaki araç sayısında önemli artış yaşandı. İnegöl mevkisinde uzun araç kuyrukları oluşurken, sürücüler ilerlemekte güçlük çekti. Yoğunluğun yaşandığı güzergâhlarda görev yapan İnegöl Emniyet Müdürlüğü Trafik Büro Amirliği ekipleri, trafik akışının güvenli ve düzenli şekilde sürdürülmesi amacıyla denetimlerini artırdı. Ekipler, kavşak ve yoğunluk noktalarında sürücülere yardımcı olurken, kazaların önüne geçebilmek için çeşitli uyarılarda bulundu. Yetkililer, sürücülerden hız limitlerine uymalarını, takip mesafesini korumalarını ve yorgun şekilde direksiyon başına geçmemelerini istedi. Trafik ekipleri ayrıca emniyet kemeri kullanımının önemine dikkat çekerek, uzun yolculuk yapan vatandaşların belirli aralıklarla mola vermeleri gerektiğini hatırlattı. Bayramın sona ermesiyle birlikte Bursa-Ankara kara yolundaki yoğunluğun gece saatlerine kadar devam etmesinin beklendiği öğrenildi. Trafik ekipleri, sürücülerin güvenli bir şekilde seyahatlerini tamamlayabilmeleri için bölgede görevlerini sürdürüyor.
Ankara Bakan Kurum, koruma altına alınan anıt ağacın hikayesini paylaştı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Bakanlık tarafından tescillenerek koruma altına alınan Muğla’nın Yatağan ilçesindeki 854 yıllık çınar ağacının görüntülerini paylaştı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı Tabiat Varlıklarını Koruma (TVK) Genel Müdürlüğü, Türkiye genelinde tescillenen 10 bin 509 anıt ağacı koruma altına alarak düzenli bakımını ve rehabilitasyonunu yapıyor. Bakan Murat Kurum bu ağaçlardan biri olan Muğla’nın Yatağan ilçesindeki 854 yıllık çınar ağacının hikayesini sosyal medya hesabından paylaştı. Bakan Kurum, mesajında "Bu sadece bir çınar değil; kökleri geçmişten bugüne uzanan, zamanın tanığı, doğanın mirası Anıt Ağaç. Tabiatımızın emanetlerine gözümüz gibi bakıyoruz" ifadelerine yer verdi. 854 yaşında bir çınar Yatağan’a bağlı Bozüyük Beldesi’nde bulunan çınar ağacı 854 yaşında. Kanuni Sultan Süleyman’ın Rodos seferi sırasında otağını altına kurduğu çınar 1996 yılında mülga Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararıyla tescil edildi. 30 metre yüksekliğe, 35 metre tepe çapı, 600 santimetre de gövde çapına sahip olan ağaç tarihe tanıklık ediyor. Kanuni otağını gölgesine kurdu Pamukkale Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bilal Söğüt, çınar ağaçlarının Türk kültüründe yerleşimin simgesi olduğuna dikkat çekti. Prof. Dr. Söğüt, Bozüyük’teki ağaçla ilgili de şu bilgileri verdi: "Kanuni Sultan Süleyman 15 Haziran 1522 yılında Rodos Seferi’ne çıktığında 23 Temmuz 1522’de ordusuyla anıt ağacın altında otağını kurmuş. Eğer atınızla buradan geçiyor olsaydınız, sizin de mola vereceğiniz yer burasıydı. Mesela Evliya Çelebi de buradan geçiyor. Şimdi bizim olduğumuz yerden, bu çınarın yanından, hatta buradan su içerek Milas’a doğru devam ediyor. Çünkü burası o dönemdeki önemli yol güzergahlarından biri." Prof. Dr. Söğüt, Bakanlık korumasına alınan anıt ağaçların özenli bakımla çok daha uzun yıllar ayakta kalması için profesyonel bir çalışma yürütüldüğünün de altını çizdi. Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü, Doğal Sit Alanları ve Tabiat Varlıkları Başkanı Çağlar Alsancak ise tescilli ağaçların çevresiyle birlikte korumaya alındığını belirterek, "Afet etkileri, meteorolojik etkiler ve insan müdahaleleri nedeniyle ağaçlarımız bakıma ihtiyaç duyabiliyor. Biz ağaçların her türlü bakım, budama, ilaçlama, böcek ve zararlılara karşı müdahalelerini yapıyoruz. Ağaçlarımız ve koruma alanı etrafındaki her türlü müdahaleyi sınırlandırıyoruz. Bunlar için yapılacak her türlü müdahale öncesinde ilgili Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonlarının iznini almayı mecbur tutuyoruz" dedi.
Karabük Milletvekili Şahin: "En büyük gücümüz kardeşliğimiz ve meseleleri suhuletle çözebilme irademizdir" AK Parti Genel Sekreter Yardımcısı ve Karabük Milletvekili Cem Şahin, AK Parti’nin 25 yıllık siyasi başarısının temelinde birlik, beraberlik, tevazu ve vatandaşla kurulan güçlü bağın bulunduğunu söyledi. Parti teşkilatlarına yönelik değerlendirmelerde bulunan Şahin, AK Parti’nin kuruluşundan bu yana milletle iç içe bir siyaset anlayışı benimsediğini belirterek, vatandaşlarla kurulan samimi ilişkinin partinin en önemli gücü olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde teşkilatların her zaman vatandaşın yanında olduğunu vurgulayan Şahin, "Bu 25 yıllık süreç içerisinde halkımızın bize yönelik ortaya koymuş olduğu teveccüh açısından sarsılmaz sırrın şu olduğu kanaatindeyim; vatandaşımıza başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere teşkilatlarımızla birlikte kapımızı sürekli açık tuttuk" dedi. Hiç kimseye kibirle yaklaşmadıklarını ve tevazu anlayışıyla hareket etmeye gayret ettiklerini belirten Şahin, teşkilat yapısındaki dayanışmanın önemine dikkat çekti. Muhalefet partilerinde yaşanan iç tartışmalara da değinen Şahin, "Aramızdaki uhuvveti koruduk. Muhalefetin bugün içerisine düştüğü tabloya baktığımızda, bizim en büyük gücümüzün muhabbetimiz, kardeşliğimiz ve meseleleri suhuletle çözebilme irademiz olduğunu görüyoruz" ifadelerini kullandı. AK Parti teşkilatlarının en zorlu dönemlerde dahi çalışmalarını aksatmadan sürdürdüğünü kaydeden Şahin, il ve ilçe danışma toplantılarının yanı sıra büyükşehirlerde mahalle danışma toplantılarının da düzenli olarak gerçekleştirildiğini söyledi. Şahin, teşkilatların başarısının temelinde manevi motivasyonun bulunduğunu belirterek, "Sarsılmaz sırrımızın bu manevi motivasyon olduğunu düşünüyorum. Hele hele Karabük’te şimdiye kadar ortaya koyduğumuz başarıların en büyük pay sahibinin de bu anlayış olduğu kanaatindeyim" diye konuştu.