YEREL HABERLER - 25 Ağustos 2016 Perşembe 14:19

Başkan Kocamaz, Zafer Çarşısı esnafını ziyaret etti

A
A
A
Başkan Kocamaz, Zafer Çarşısı esnafını ziyaret etti

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, Mersin’de eskiden yanlış kurgulanmış bir düzenin olduğunu belirterek, "Bu düzeni sürdürmek isteyenler bizim geleceğimizden rahatsız oldular. Sürekli kazanın altını ateşleyerek, ortalığı karıştırmaya çalıştılar. Mersin’i dedikodularla, fitne ve fesatlarla, iftiralarla karıştırmak isteyenler amacına ulaşamayacak. Mersin geçmişte olduğu gibi tüm unsurlarıyla birlikte bir barış, huzur ve bir kardeşlik kenti olacak, bunu da hiç kimsenin engellemeye gücü yetmeyecek" dedi.
Başkan Kocamaz, halk arasında ’Bit Pazarı’ olarak bilinen Zafer Çarşısı esnafını ziyaret ederek sorunlarını dinledi. Bir süre önce yapılan ihale sonucunda yeniden iş yerlerinin kira sözleşmeleri uzatılan esnaflar, Başkan Kocamaz’ı kapıda karşıladı. Ziyaret sırasında kurban kesiler dualar okundu. Burada esnafa hitap eden Başkan Kocamaz, ömrü boyuncu bu millete, bu devlete hizmet etmeye gayret ettiğini söyledi. 23 yıldır fiili manada devlete ve millete hizmet verdiğini kaydeden Kocamaz, "23 yıldır kentimizi bir yerlere getirebilmek, kentimizde yaşayan insanlarımızın kökeni, doğum yeri, inancı, dünyaya bakış açısı ne olursa olsun mutlu bir şekilde bir ve beraber yaşatabilmek, hoşgörü içerisinde birbirlerine yaklaşım göstermelerini sağlayabilmek için gayret gösteriyoruz. Elbette hizmetler er yada geç yapılır. Belki bizim gibi hizmet sevdalısı insanlar göreve geldiğinde bu iş biraz daha hızlı yapılır ama benim anlayışım açısından bundan daha önemlisi yaptığınız hizmetlerin o kentte yaşayan herkes tarafından istisnasız eşit kullanılabilmesi, kullandırılabilmesidir. İnsanların sizin verdiğiniz hizmetlerden eşit paylaşım alabilmesidir. Dolayısıyla biz göreve geldiğimiz 1994 Mart ayından 2014 30 Mart’ına kadar Tarsus’ta, 30 Mart 2014 tarihinden bu yana da sadece Mersin merkez değil, Adana’dan Antalya’ya kadar çok büyük bir bölgede eşit hizmet verebilmenin gayreti içerisindeyiz" diye konuştu.
"Üzerimize baskı uygulamaya başladılar"
Hizmet sahalarının İstanbul’un yerleşim alanının 3 katından daha fazla bir alana hitap ettiğini vurgulayan Kocamaz, "İstanbul 5 bin kilometre kare bir alana hitap ederken, bizim şu andaki hizmet alanımız 15 bin 830 kilometre kare bir alan. Geçmişten bu yana yeterli hizmetleri alamamış, özellikle taşra dediğimiz köyden mahalleye dönüşmüş yerlerde gerçekten geçen 27-28 aylık dönemde yapılan hizmetleri gören vatandaşlarımız, takdirlerini ve şükranlarını bildiriyorlar. Tabi ki, Mersin’imiz hizmetin en iyisine layık. Biz bu hizmeti yaparken sadece fiziki hizmetler değil, geçmişten bu yana gelen Büyükşehir Belediyesi’ndeki yanlışları da ortadan kaldırmak zorunda olduğumuzu biliyoruz. Geçmişte yapılan yanlışlarla ilgili hiçbir adım atmayan, kılını kıpırdatmayan, bu belediyeyi denetleyen resmi kurumlar, müfettişler biz göreve geldikten sonra sanki elimizde bir sihirli değnek var gibi, bu kadar yanlışı hemen 1 yıl içerisinde çözebilirmişiz gibi üzerimize baskı uygulamaya başladılar. İşte burada olduğu gibi 15 yıldır, 17 yıldır hatta bazı yerlerde 30 yıldır hiçbir yasal dayanağı olmadan, sadece başkan oluruyla her yıl uzatılan kiralarla ilgili bizim üstümüze yaptıkları baskı. Tabi ki, encümenin yetkisi 3 yıl, Büyükşehir Belediye Meclisi’nin belediye yönetimine verebileceği yetki 10 yıldır. Bunun dışında bir yerin daha uzun kiraya verilmesi söz konusu değildir. Bizim üzerimize bu şekilde eleştiriler, baskılar geldiği için bizde esnafımıza bunun bir prosedüre bağlanması gerektiğini, kira ihalesine çıkılarak bu yerlerin yeniden ihalelerinin yenilenmesi gerektiğini ifade ettik" şeklinde konuştu.
"Mersin’de yanlış kurgulanmış bir düzen var"
Kira sözleşmeleriyle ilgili çalışmaları yasal bir zorunluluk olduğu için yaptıklarını belirten Kocamaz, sözlerin şöyle sürdürdü: "Bizde geçmişteki yanlışları sürdürebilirdik ama geçmişteki yanlışlara göz yuman zihniyet biz göreve geldikten sonra her şeyin üstüne gitti. Tabi ki, burada en büyük sıkıntı esnaflarımızın arasına sokulmak istenen fitne ve fesat tohumlarıydı. Bizim önceliğimiz hali hazır içerisinde iş yapan, oradan ekmeğini kazanan esnaflarımızdı. Tabi bunun yanında bir yasa gereği yeniden bir keşif yapılması gerekiyordu. Bunu da yaptık ve eski kirayla, yeni kira arasında çok büyük fark olmadığı ortaya çıktı. Biz kanunsuzluklara karşıyız. Bize verilen yetkileri de sonuna kadar kullanırız. Şayet bizde bizden öncekiler gibi eyyamcılık yapmış olsaydık, Mersin merkezde belkide bugün yaşadığımız olayların hiçbirisini yaşamayacaktık. Biz seçim öncesi arkadaşlarımızla bu durumu konuştuk. Mersin’in neresine el atsak karşımıza bir problem çıkacağını, dolayısıyla bizi zor günler beklediğini biliyorduk. Biz kanunsuzluğa göz yumamayız ama vatandaşımızın, esnafımızın en az mağdur olması şeklinde hatta onları rahatlatacak her türlü tedbiri alarak bu günleri aşacağız demiştik. Mersin’de yanlış kurgulanmış bir düzen vardı, bu düzeni sürdürmek isteyenler bizim gelmemizden rahatsız oldular. Dolayısıyla kazanın altını devamlı ateşlediler, ortalığı karıştırmaya çalıştılar. Ancak bugün geldiğimiz noktada, bundan sonrada gideceğimiz noktada bu tür düşünceleri olanlar Mersin’i dedikodularla, fitne ve fesatlarla, iftiralarla karıştırmak isteyen amacına ulaşamayacak, Mersin geçmişte olduğu gibi tüm unsurlarıyla birlikte bir barış, bir huzur ve bir kardeşlik kenti olacak, bunu da hiç kimsenin engellemeye gücü yetmeyecek."
"Bizi mağlup etmeye hiç kimsenin gücü yetmeyecektir"
Türkiye’nin zor günlerden geçtiğini kaydeden Kocamaz, aynı zorluğun Mersin’de de yaşandığını ifade etti. Bu sürecin yeni huzursuzluklara meydan vermeden kolayca atlatılmasını temenni ettiklerinin altını çizen Kocamaz, "Bugün geldiğimiz noktada burada esnaflarımızın barış içerisinde ekmeklerinin peşinde olmaları, artık kafalarındaki soru işaretlerinin ortadan kalkmış olması bizim için en büyük mutluluktur. Ne derdiniz varsa bize açın. Biz ne söz verdiysek sonuna kadar arkasındayız. Dolayısıyla Burhanettin Kocamaz’ı tanıyanlar tanır, bilenler bilir. Bilmeyenlere, tanımak istemeyenlere de bizim söyleyecek hiçbir sözümüzü olamaz. Onları ancak Allah’a havale ederiz. Eğer bizim üzerimize çamur atarak, iftiralarla gelmek istiyorlarsa da onları devletimizin yüce mahkemelerine havale ederiz. Bugün buraya gelirken hep şunu düşündüm. İnsanların kafasını karıştırmak çok kolay. Kötü bir olayı bir kişiye söylediğinde anında 18 kişiye ulaşırmış ancak iyi bir olayı, birisi bir başkasına söylediğinde en fazla 6 kişiye ulaşırmış. Dolayısıyla bu mücadele de başlangıçta 3-1 geride başlıyoruz. Ancak şunu herkes bilsin ki maça 90 dakika. Bu maçın sonunda Allah’ın izni ile haklı olan, hakka yakın olan her zaman galip gelecektir, biz mağlup etmeye de hiç kimsenin gücü yetmeyecektir" ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından Kocamaz, Bit Pazarı esnafının tek tek dükkanlarını ziyaret ederek, sorunlarını dinledi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Havalar ısındı pazarda fiyatlar düştü Havaların ısınmasıyla birlikte Kayseri’deki semt pazarlarında sebze fiyatları düştü. Kayseri’nin farklı bölgelerinde her gün kurulan semt pazarlarında sebze fiyatları düştü. Sebze fiyatları; havanın ısınmasına bağlı olarak düşerken, bu durum pazardaki iş yoğunluğunu artırdı. Önceki günlere bakarak yoğunluklarının arttığını söyleyen pazarcı İbrahim Yılmaz; “Yaz ayları geldiği için pazarda fiyatlar biraz ucuz. Fiyatlar düştü ancak vatandaşların alım gücü biraz düştüğü için yine biraz zorluk çekiyoruz. Önceki günlere bakarak, yine yoğunluk var. Pazarlarda marketlere göre daha ucuz ve taze olur. Pazarlarda ürünler günlük olur. Market alır, 3-5 gün içerisinde satar. Biz ise günlük satarız. Pazarımızda 1-2 tane esnaflığı iyi olmayan arkadaşımız var ama vatandaşlarımız onlara aldanmasınlar. Esnaflığı iyi arkadaşlarımız var. Onların yanına gelsinler. Biz yardımcı oluruz. Güzel ürün veririz. Her zaman memnun olurlar. Domatesin kilosu 25 TL’ye düştü. Salatalık 20 TL, biberlerin kilosu 30 TL, patlıcanların fiyatı 20-30 TL arasında değişiyor” şeklinde konuştu. Meyve pazara pahalı düştü Geçiş döneminde olmasından dolayı meyvede fiyatların ise yüksek olduğunu dile getiren Yılmaz, “Meyveler biraz pahalı. Geçiş döneminde olduğunda dolayı meyvelerin fiyatı biraz yüksek olur. Erik 100 TL, çileğin kilogram fiyatı 70 TL. Şu anda geçiş döneminde olduğundan dolayı fiyatlar bu şekilde seyrediyor. Tam mevsimi başlamadığı için fiyatlar bu şekilde. Daha yeni tarlaya düştüğü için fiyatlar yüksek. Tarlada çoğaldığı zaman fiyatlar mutlaka düşecektir” dedi.
Antalya İliç Maden Kazasını Araştırma Komisyonu Başkanı Uslu: “İliç hakkında, kimsenin kafasında soru işareti kalmayacak” Erzincan’ın İliç ilçesinde 13 Şubat’ta meydana gelen ve 9 işçinin ölümüyle sonuçlanan maden kazasını tüm yönleriyle araştırmak üzere kurulan TBMM İliç Maden Kazasını Araştırma Komisyonu’nun Başkanı AK Parti Antalya Milletvekili Atay Uslu, “İliç’teki olayı ayrıntılarıyla inceleyeceğiz. Hiç kimsenin kafasında soru kalmayacak şekilde incelememizi, raporlamamızı gerçekleştireceğiz” dedi. İliç maden faciasını araştırmak için oluşturulan, TBMM İliç Maden Kazasını Araştırma Komisyonu, çalışmalarını kesintisiz sürdürüyor. Komisyon, Devlet Su İşleri yetkililerinden, maden kazasının yaşandığı İliç Maden sahasına yakınlığı nedeniyle gündeme gelen Bağıtaş Barajı’ndaki duruma ilişkin de bilgi alacak. Teklifler, TBMM Genel Kurulu’nda sunulacak Yaşanan faciaya ilişkin bakışının, önce insan, önce çevre sonra güvenilir madencilik olduğunu ifade eden Maden Kazasını Araştırma Komisyonu Başkanı Atay Uslu, komisyonun; kazayı tüm yönleriyle araştıracağını, benzer kazaların önlenmesi için alınması gereken tedbirler konusunda çalışacağını, insan sağlığını ve çevreyi önceleyen ’güvenilir madencilik ve güvenilir altın madenciliği’ mimarisinin ve güvenilir, sürdürülebilir madencilik politikasının oluşumuna katkı sağlayacağını aktardı. Uslu, komisyon çalışmalarının tamamlamasının ardından, teklifleri TBMM Genel Kurulu’na sunulmak üzere raporlayacaklarını belirtti. DSİ Genel Müdürlüğü ve Bakanlık bürokratlarını dinleyecekler Komisyon Başkanı Atay Uslu, ayrıca 30 Nisan’da MAGEP ve MTA bürokratlarının yanı sıra Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bürokratlarını, 2 Mayıs’ta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bürokratlarını, 3 Mayıs’ta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bürokratlarını dinleyeceklerini söyledi. Atay Uslu, Mayıs ayının ikinci haftası ise Tarım ve Orman Bakanlığı yetkililerinin yanı sıra kamuoyunun akılındaki soruları gidermek, kazanın çevresel etkisini bertaraf etmek için alınan önlemler konusunda Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nü ve ilgili Bakanlık kurumlarını dinleme kararı aldıklarını ifade etti. Objektif, şeffaf, tutarlı ve tarafsız çalışmayı ortaya koyacaklarını aktaran Atay Uslu, "İliç’te ki olayı ayrıntılarıyla inceleyeceğiz. Hiç kimsenin kafasında soru kalmayacak şekilde incelememizi, raporlamamızı gerçekleştireceğiz. Hem kazayı ve olayı araştıracağız, hem bundan sonra bu tür kazaların olmaması için atılması gerekli adımları atacağız” dedi. Komisyon devlet kurumlarından, Bakanlıklardan bilgi aldıktan sonra sivil toplum temsilcileri ve akademisyenlerle bir araya gelecek. Uzman görüşlerinin de alınmasının ardından, bir daha kazaların olmaması ve güvenilir madencilik mimarisinin kanunlarda yer almasını sağlamak için, farklı madenler yerinde incelenecek.
Konya Başkan Altay: “Mevcut ağaçlara göre şekillendirerek Türkiye’nin en ikonik kütüphanesini gençler için yapıyoruz” Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından şehre kazandırılacak Şehir Kütüphanesi inşaatında çalışmalar hız kesmeden devam ediyor. Şehir Kütüphanesi inşaatında incelemelerde bulunan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, kütüphanenin Darülmülk Projesi kapsamında yer alan 20 farklı projeden biri olduğunu hatırlattı. Başkan Altay, “Konyalıların hafızasında Büyükşehir Belediye binası olarak bilinen alandaki binamızı maalesef deprem yeterliliği olmadığından dolayı yıkmıştık. Konya Büyükşehir Belediyesi olarak ticari olarak değerlendirdiğimizde milyarlarca lira edecek bir arsayı, kütüphane yaparak gençlerimize armağan etmeye karar verdik” dedi. “Mevcut ağaçların formuna göre bir kütüphane binası şekillendirdik" Başkan Altay, şehre Türkiye’nin en güzel kütüphane binalarından birini kazandırmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade ederek, “Türkiye’nin en ikonik kütüphane binalarından birisini yapıyoruz. İçerisinde ders çalışma alanlarının, etüt merkezlerinin, dijital kütüphanenin ve büyük kütüphane yapısının olduğu bir yapı oluşacak. Bu bina ile ilgili önemli konulardan birisi de mevcut ağaçlara hiç dokunmadan, mevcut ağaçların formuna göre bir kütüphane binası şekillendirdik. Ayrıca Birleşmiş Milletler ile birlikte yürüttüğümüz, dünyada 4 pilot ilden birisi olan Konya’mızda Sıfır Karbon binaların ilk örneğini burada inşa etmiş olacağız. Yoğun bir şekilde gayret ediyoruz. İnşallah tamamlandığında gençlerimizin sürekli vakit geçirebilecekleri, ders çalışacakları, kitapla hemhal olacakları bir kültür merkezi inşa etmiş olacağız” şeklinde konuştu. “Kütüphane içinde belediye hizmet alanı da olacak” Şehir Kütüphanesi içinde, mevcut alanda bir belediye alışkanlığı olmasından dolayı vatandaşların geldiklerinde belediye hizmetlerini görebilecekleri, KOSKİ veznesinden Açık Kapı’ya kadar bir belediye hizmet alanı da oluşturacaklarını kaydeden Başkan Altay, “Böylece buranın eskiden Büyükşehir Belediyesi olduğu ile ilgili de bir algının devam etmesini arzu ediyoruz. Şehrimize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. İnşallah bir an önce tamamlanarak hem gençlerimize hem şehrimizin kültürüne kazandırmayı arzu ediyoruz. Hayırlı, uğurlu olsun” diye konuştu.
Zonguldak KEİPA Türkiye Delegasyonu Başkanı Dönmez: "Gazze’de kalıcı ateşkese varılması için İsrail ve destekçileri üzerinde baskı oluşturmak zorundayız” Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenter Asamblesi (KEİPA) Ekonomi ve Kalkınma Politikası Komisyon Toplantısı açılışı Zonguldak’ta gerçekleştirdi. Türk Delegasyonu Başkanı Fatih Dönmez, “KEİPA ülkeleri olarak derhal kalıcı bir ateşkese varılması ve insani yardımların hızlı, güvenli, kesintisiz ve engelsiz bir şekilde Gazze’ye ulaştırılmasının sağlanması için İsrail ve destekçileri üzerinde baskı oluşturmak zorundayız” dedi. KEİPA Ekonomi ve Kalkınma Politikası Komisyon toplantısı açılış toplantısı KEİPA Türk Delegasyon Başkanı Fatih Dönmez Başkanlığı’nda Zonguldak’ta gerçekleştirildi. Toplantının açılış konuşmasını yapan Fatih Dönmez, son uluslararası gelişmelerle birlikte küresel enerji ağırlık merkezinin kaydığına dikkat çekti. Enerji güvenliği başta olmak üzere işbirliğinin bütüncül ve kapsamlı bir strateji temelinde ortak hedefler çevresinde geliştirmeyi amaçladıklarını belirten Dönmez, Karadeniz bölgesindeki enerji kaynaklarına vurgu yaptı. Dönmez, “Günümüzdeki son uluslararası gelişmeler ışığında küresel enerji ağırlık merkezinin kaydığını eminim sizler de doğrulayacaksınız. Bunun bilincinde olarak enerji güvenliği başta olmak üzere iş birliğimizi bütüncül ve kapsamlı bir strateji temelinde ve ortak hedeflerimiz çevresinde geliştirmeyi amaçlamalıyız. Karadeniz bölgesi; enerji kaynakları, ticaret rotaları ve coğrafi konumu nedeniyle jeostratejik ve jeopolitik açıdan büyük bir öneme sahiptir. Ancak bölgedeki artan gerilimler ve tansiyonlar, çeşitli ülkeler arasında rekabetin artmasına da neden olmakta, bölgedeki istikrarı ve güvenliği de tehdit etmeye devam etmektedir. Bu nedenle üye ülkeler arasındaki ikili ilişkilerin güçlü tutulması, birlik gücümüzü korumak için hayati önem taşımaktadır. İmkânların ve meydan okumaların küreselleştiği; ülkelerin aynı anda ele alması gereken konuların nitelik ve niceliğinin benzersiz bir hale geldiği ve hiçbir devletin karşı karşıya olduğu sorunların üstesinden yalnız başına gelemeyeceği bir dönemi yaşıyoruz. Salgınlar, savaşlar, küresel ekonomik krizler, tedarik zincirlerinin kırılması, kuraklık, düzensiz göç hareketleri, tüm dünyada yükselen ırkçılık ve yabancı düşmanlığı, hibrit tehditler, uluslararası şirketlerin ulusal mevzuatları hiçe sayması, keyfi yaptırımlar, uluslararası sistemde denge arayışları, yapay zekâ teknolojilerinin akıl almaz hızı gibi birçok eski ve yeni nesil meseleyle karşı karşıyayız. Tarihte siyasetin, sosyolojinin ve ekonominin bu kadar hızlı ve derinden dönüştüğü ve kırgınlaştığı; hukukun yaşanan dönüşümlerin hızına yetişmede bu kadar çaresiz kaldığı bir dönem herhalde yaşanmamıştır” dedi. “Türkiye olarak bölgedeki barış ve huzurun şartsız tesisi için elimizden geleni ve daha fazlasını yapmaya devam edeceğiz” Karadeniz coğrafyasının tehdit ve dönüşümlerden en derinden etkilenen coğrafyaların başında geldiğine dikkat çeken Fatih Dönmez şöyle devam etti: “Başta doğal gaz olmak üzere zengin enerji kaynaklarına sahip olan Karadeniz coğrafyası; tüm bu tehdit ve dönüşümlerden de belki de en derinden etkilenen coğrafyaların başında geliyor. Bu sebeplerle, Türkiye olarak bölgedeki barış ve huzurun şartsız tesisi için elimizden geleni ve daha fazlasını yapmaya devam edeceğiz. Ukrayna’da devam eden savaş bölgemiz ve ötesi açısından ciddi endişe oluşturmaya devam etmekte, olumsuz etkilerini gün geçtikçe arttırmaktadır. Savaşın müzakere yoluyla çözümü dışında hiçbir alternatif çözüm günümüzde mümkün değildir. Ukrayna’nın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü güvence altına alan adil bir barışın ancak diplomasi yoluyla sağlanabileceğine ilişkin görüşümüzü koruyoruz. Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski’nin barış planını prensipte desteklemekle beraber Rusya’nın dışlandığı üst düzey bir toplantının pek bir anlamı olmadığı da ifade etmek isteriz. Tüm ilgili taraflardan, ülkemizin diplomatik çabalarının devamını sağlamak için yardımcı olmalarını talep ediyoruz. Bölgesel güvenlik açısından önemli bir diğer konu da Güney Kafkasya’da barış ve istikrarın sağlanmasıdır. İkinci Karabağ Savaşı’nın sona ermesi, bu hedefe ulaşmak için önemli bir fırsat sunmaktadır. Azerbaycan ile Ermenistan arasında barış anlaşmasının henüz imzalanmamış olması, bölgede kapsamlı bir çözümün önündeki temel engel olmaya devam etmektedir. Her iki tarafı da taslak metindeki karşılıklı görüş ayrılıklarını aşarak anlaşmayı bir an önce imzalamaya teşvik ediyoruz. Öte yandan, ABD, AB ve bazı Batılı ülkelerin Azerbaycan-Ermenistan ihtilafına yönelik sergilediği dengesiz ve bir tarafı kayıran, diğer tarafın endişelerini göz ardı eden tutumdan da memnun değiliz. Bu tutum, Güney Kafkasya’daki sorunların çözümünün temeli olması gereken tarafsızlık ve kapsayıcılık ilkelerine de zarar vermektedir ve devam eden barış sürecini daha da karmaşık hale getirebilecek sonuçlar doğurma potansiyeline sahiptir.” “Uluslararası kuruluşları kendi emelleri etrafında şekillendiren devletlerin kudretli yetkilileri de maalesef yalnızca izlemekle yetiniyor” Filistin’de her 10 dakikada masum bir çocuğun öldürüldüğünü ve bugüne kadar 40 binden fazla Filistinlilerin hayatını kaybettiğini aktaran Dönmez şöyle dedi: “Sadece yüreğinde Filistinlilerin acısını taşıdığı için dillerinde dua, gözlerinde çaresiz bir öfke ile izleyen vicdan sahibi sıradan insanlar izlemiyor; uluslararası sistemin köşe taşı olduğunu iddia eden, evrensel değerlerin banisi ve savcısı olduğunu öne süren ve dünya barışının muhafazası misyonuna sahip uluslararası kuruluşları kendi emelleri etrafında şekillendiren devletlerin kudretli yetkilileri de maalesef yalnızca izlemekle yetiniyor. İsrail’in Gazze’de sivil, çocuk, kadın ayrımı gözetmeksizin süren katliamlarında bugüne dek 40 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti. Gazze’de her 10 dakikada bir masum çocuk hayattan koparılıyor. Uluslararası hukukun tüm çizgileri hiçe sayılıyor. Vicdan sahibi bir insanın, İsrail’in Filistin’de yaptığı katliamlar ve genişleyen işgal nedeniyle derin bir acı hissetmemesi mümkün değil. İsrail hükûmetinin eylemleri, barış ve güvenlik zeminini ortadan kaldırmaktan başka bir amaca hizmet etmiyor. Soykırım boyutlarına varan katliama bir son vermek, akan kanı durdurmak ve Gazze’nin yaralarını sarmak adına tüm insanlık tarihi bir görevle karşı karşıya 2. dünya savaşı yıllarındaki katillerine öykünen bir yönetimin adeta intikamını masum ve mazlum bir halktan alırcasına sürdürdüğü zulmün ve psikozlarının kara lekesine ortak olamayız. KEİPA ülkeleri olarak derhal kalıcı bir ateşkese varılması ve insani yardımların hızlı, güvenli, kesintisiz ve engelsiz bir şekilde Gazze’ye ulaştırılmasının sağlanması için İsrail ve destekçileri üzerinde baskı oluşturmak zorundayız.” Dönmez, “1967 sınırlarında başkenti Kudüs olan tam bağımsız bir Filistin Devleti kurulana dek bu kriz son bulmayacaktır. Tek ve gerçek çözüm budur. Türkiye adil ve kalıcı bir barışa giden yolda elinden geleni sonuna kadar yapmaya devam edecektir. Barışın ve Filistinlilerin hak ve hukuklarının korunması için garantörlük de dahil olmak üzere, üzerimize düşeni yapacağız” dedi. Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu da Filistin’de yaşananlara vurgu yaparak "Orada insanlık ölüyor. İnsanlığın ölmesine müsaade etmemek gerekiyor" dedi. KEİPA Genel Sekreteri Asaf Hajiyev de teşekkür ederek Vali Osman Hacıbektaşoğlu’na hediye takdim etti. Üye ülkelerin aile fotoğrafı çektirdiği toplantı gündem maddelerinde belirlenen konuların görüşüldüğü oturumlar ile devam edecek.