SAĞLIK - 09 Mart 2026 Pazartesi 11:55

50-70 yaş arasında tarama, kolon kanserini önleyebilir

A
A
A
50-70 yaş arasında tarama, kolon kanserini önleyebilir

Kolorektal kanserin dünyada en sık görülen kanser türlerinden biri olduğunu belirten Genel Cerrahi ve Gastroenteroloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Enver Reyhan, erken tanı ve tarama testlerinin önemine dikkat çekerek, "Kanser erken evrede saptandığında tedavi çok daha başarılı olur ve hastaların yaşam süresi uzar. Erken evrede yakalanan kolorektal kanserlerde tamamen tedavi mümkün olabilir. 50-70 yaş arasındaki kadın ve erkeklerde iki yılda bir gaitada gizli kan testi yapılması ve 10 yılda bir kolonoskopi yapılması önerilmektedir" dedi.


VM Medical Park Mersin Hastanesi Genel Cerrahi ve Gastroenteroloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Enver Reyhan, kolorektal kanserin (kolon kanseri) kalın bağırsak ve rektumda görülen bir kanser türü olduğunu söyleyerek, "Kolorektal kanser, kolon dediğimiz kalın bağırsak ile rektum dediğimiz kolonun devamı ve alt kısmında gelişen bir kanser türüdür. Dünyada en sık tanı konulan kanserler arasında yer almaktadır. Ülkemizde de oldukça yaygın görülmektedir" diye konuştu.


Son yıllarda erken tanı ve etkili tedavi yöntemleri sayesinde ölüm oranlarında azalma gözlendiğini ifade eden Prof. Dr. Reyhan, "Bu kadar sık görülmesine rağmen son yıllarda erken tanı ve etkili tedavi yöntemleri sayesinde ölüm oranlarında azalma gözlenmektedir" şeklinde konuştu.



"Erkeklerde daha sık görülüyor"


Kolorektal kanserin erkeklerde kadınlara göre daha sık görüldüğünü belirten Prof. Dr. Reyhan, "Kolorektal kanser 40 yaşından önce nadir görülür. Ancak 40 ile 50 yaş arasında görülme sıklığı belirgin şekilde artmaya başlar ve yaş ilerledikçe risk giderek yükselir" açıklamasında bulundu.


Genetik faktörlerin de risk oluşturduğunu dile getiren Prof. Dr. Reyhan, "Kalıtsal yatkınlık varsa risk artmaktadır. Ancak bu kanserlerin büyük çoğunluğu ailesel değil, bireysel olarak ortaya çıkmaktadır. Birinci derece yakınlarında kanser veya kansere dönüşebilen polip bulunan kişilerde risk daha yüksektir" diye konuştu.



"Beslenme ve yaşam tarzı etkili"


Beslenme ve yaşam tarzının hastalığın gelişiminde önemli rol oynadığını vurgulayan Prof. Dr. Reyhan, "Kırmızı ve işlenmiş et tüketimi, obezite, metabolik sendrom, hareketsiz yaşam tarzı, D vitamini eksikliği, uzun süreli iltihabi bağırsak hastalıkları, sigara ve alkol kullanımı kolorektal kanser açısından önemli risk faktörleri arasında yer alıyor" dedi.


Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının koruyucu olabileceğini belirten Reyhan, "Düzenli egzersiz yapılması, lif açısından zengin beslenme ve taze sebze meyve tüketiminin artırılması bu kanser türüne karşı koruyucu rol oynayabilir" dedi.



"Bağırsak alışkanlıklarındaki değişime dikkat"


Kolorektal kanserlerin bazen ileri evreye kadar belirti vermeyebileceğini belirten Prof. Dr. Reyhan, şu bilgileri paylaştı: "Bağırsak alışkanlıklarında değişiklik, bazen ishal bazen kabızlık görülmesi ve dışkıda kanama erken belirtiler arasında yer alabilir. Karın ağrısı ve şişkinlik de sık görülen şikayetlerdir. Kanser kalın bağırsağın farklı bölümlerinde farklı belirtilerle ortaya çıkabilir. Kalın bağırsağın sol tarafındaki kanserler bağırsak tıkanıklığı ile sağ tarafındaki kanserler ise çoğunlukla gizli kanama ile ortaya çıkabilir. Rektumun alt kısmındaki kanserlerde sık tuvalete gitme isteği görülebilir. Hastalık bazen kilo kaybı, iştahsızlık ve kansızlık gibi genel belirtilerle de ortaya çıkabilir. Kolorektal kanser bazı hastalarda belirti vermeden de ilerleyebilir. Bu nedenle tarama testleri büyük önem taşımaktadır."



"Dışkıda kan görülmesi önemsenmeli"


Dışkıda kan görülmesinin önemli bir belirti olabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Reyhan, "Dışkıda kan görülmesi kolorektal kanser açısından önemli bir bulgudur. Her zaman kanser anlamına gelmeyebilir ancak mutlaka araştırılması gerekir. Kanama hemoroid, divertikül veya anal fissür gibi başka hastalıklardan kaynaklanabilir. Kanamanın sebebini ortaya koymak için kolonoskopi gibi tetkiklerin yapılması gerekir" dedi.



"Tarama testleri hayat kurtarıyor"


Erken tanının tedavide başarıyı artırdığını ifade eden Prof. Dr. Reyhan, "Kanser erken evrede saptandığında tedavi çok daha başarılı olur ve hastaların yaşam süresi uzar. Erken evrede yakalanan kolorektal kanserlerde tedaviyle tamamen iyileşme mümkün olabilir. 50-70 yaş arasındaki kadın ve erkeklerde iki yılda bir gaitada gizli kan testi yapılması ve 10 yılda bir kolonoskopi yapılması önerilmektedir. Ailesinde kanser öyküsü bulunan kişilerde bu taramalar daha erken yaşta başlanabilir. Gaitada gizli kan testi birçok sağlık kuruluşunda yapılabilir. Bu test hastanelerin yanı sıra KETEM ve Aile Sağlığı Merkezlerinde de yapılabilmektedir" ifadelerini kullandı.



"Kolonoskopi korkulacak bir işlem değil"


Kolonoskopinin günümüzde daha konforlu bir şekilde yapılabildiğini dile getiren Prof. Dr. Reyhan, şu bilgileri paylaştı: "Gelişmiş cihazlar sayesinde kolonoskopi işlemi sedoanaljezi dediğimiz yöntemle hastalar uyutularak yapılabilmektedir. Bu nedenle hastalar işlem sırasında ağrı hissetmemektedir. Kolonoskopi aynı zamanda kanser gelişimini önleyebilir. Kolonoskopi sırasında kansere dönüşebilecek polipler erken dönemde tespit edilerek çıkarılabilir. Bu da kanser gelişimini önlemede önemli bir avantaj sağlar."



"Sağlıklı yaşam kanser riskini azaltıyor"


Kolorektal kanserden korunmanın mümkün olduğunu ifade eden Prof. Dr. Reyhan, "Düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı beslenmek, taze sebze ve meyve tüketimini artırmak, işlenmiş kırmızı et tüketimini azaltmak, sigara ve alkolden uzak durmak bu kanser türüne karşı korunmada önemli rol oynar. Kolorektal kanser erken tanı ile önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır. Bu nedenle belirtiler önemsenmeli ve tarama testleri ihmal edilmemelidir" şeklinde konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Tekin: "Ara tatilleri kaldırmıyoruz" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ara tatillerin kaldırılacağı iddialarına ilişkin, "Ara tatilleri kaldırmıyoruz. Her durumda çocuklarımızın mevzuata göre, 180 iş günü okula gelmeleri gerekiyor" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 24 TV’de ‘Arafta Sorular’ programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Okullarda geleneksel oyunlar, Filistin’e ilişkin anma programları ve çevre bilinci gibi konularda yayımlanan genelgelerin ardından gündeme gelen laiklik tartışmalarına ilişkin Tekin, eğitimde yalnızca akademik başarı ve teknolojik gelişmelerin değil, değer eğitiminin de önemli olduğunu vurgulayarak uluslararası toplantılarda dahi eğitimin temel amacının ‘iyi insan yetiştirmek’ olduğunun altını çizdi. Ayrıca Tekin, ara tatillerin kaldırılacağı yönündeki iddialara ilişkin; tatilleri kaldırmayacaklarını, öğrencilerin mevzuata göre 180 iş günü okula gelmeleri gerektiğini belirtti. "Tatilleri kaldırmıyoruz" Ara tatillerin kaldırılacağı yönündeki iddialara ilişkin açıklamalarda bulunan Bakan Tekin, öğrencilerin 180 iş günü okula gelmeleri gerektiğini belirterek, "Tatilleri kaldırmıyoruz. Her durumda çocuklarımızın mevzuata göre 180 iş günü okula gelmeleri gerekiyor. Ramazan ve Kurban Bayramı, her ikisi de aynı eğitim-öğretim dönemine denk düştüğünde ve her ikisinde de 9’ar gün tatil olduğunda, bunun oraya yerleşme ihtimali yok. Bu bir teknik zorunluluk. Ara tatilin olduğu haftayla Ramazan Bayramı örtüştüğü için öğretmen arkadaşlarımız şunu bekliyor olabilirler. Seminer dönemi. Onu da online olarak yapacağız" diye konuştu. "Dünyanın her tarafında şiddet eylemlerinin yaygınlaştığı bir dönemi görüyoruz" Şiddet olaylarında sosyal medya ve toplumsal faktörlerin de etkili olduğunu dile getiren Tekin, "Dünyanın her tarafında şiddet eylemlerinin yaygınlaştığı bir dönemi görüyoruz. Bunun içinde sosyal medya, dijital mecralar, aileler, sanal bahisten kumara bir sürü sebep olabilir. Sadece öğrencilerin öğretmene yönelik şiddeti olarak değil, genel anlamda topyekun bir mücadele alanı oluşturmak gerekiyor. Bize düşen kısımda, karşısındakiyle ilişkiye geçerken onun temel hak ve hürriyetlerine saygı gösteren, hoşgörü gösteren, değerlerine bağlı, temel hak ve hürriyetleri noktasında saygılı bireyler yetiştirecek müfredatımızın içerisine hususlar koyduk" ifadelerine yer verdi.
Erzurum ETÜ koordinasyonunda geliştirilecek yerli rumen sensör bolusu projesi TÜBİTAK tarafından desteklendi Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) koordinasyonunda hazırlanan "Sığır Sağlığının ve Verimliliğinin İzlenmesine Yönelik Yerli Rumen Sensör Boluslarının Geliştirilmesi" başlıklı proje, TÜBİTAK 1005-Ulusal Yeni Fikirler ve Ürünler Araştırma Destek Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Disiplinlerarası bir yaklaşımla yürütülecek proje, elektrik-elektronik mühendisliği, veterinerlik bilimleri, ziraat mühendisliği ve işletme alanlarından araştırmacıları bir araya getirerek, hayvancılıkta dijital izleme teknolojilerinin geliştirilmesini amaçlanıyor. Projeyi Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nden Prof. Dr. Fatih Kaburcuk yürütürken, proje ekibinde Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Agah Oktay Ertay; Atatürk Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Veysel Fatih Özdemir ve Doç. Dr. Emre Yanar; Erzurum Teknik Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ahmet İlker Akbaba, Dr. Öğr. Üyesi Ufuk Güner, Arş. Gör. Gürkan Kalınay ve Arş. Gör. Muhammet Cengiz yer alıyor. Proje kapsamında geliştirilecek yerli rumen sensör bolusu, sığırlarda kızgınlık ve hastalık takibi, doğum zamanının erken tespiti ve beslenmeye bağlı metabolik sorunların erken teşhisini mümkün kılacak. Böylece hayvan sağlığının korunması, işletme verimliliğinin artırılması ve ekonomik kayıpların azaltılması hedefleniyor. Araştırmada sensör, gömülü sistem ve kablosuz haberleşme altyapısına sahip bolus tasarlanacak ve laboratuvar doğrulama çalışmaları tamamlanacak. Ardından Atatürk Üniversitesi’ne ait araştırma ve uygulama çiftliklerinde pilot saha denemeleri gerçekleştirilecek. Projenin, ithal edilen benzer sistemlerin yerli üretimle geliştirilmesi açısından stratejik katkı sunması ve ülkemizin tarım teknolojileri alanındaki dışa bağımlılığının azaltılmasına destek olması bekleniyor.
Antalya Antalya’da Şubat ayında 8 bin 92 asayiş olayı meydana geldi, yüzde 99.2’si aydınlatıldı Antalya’da Şubat ayında il genelinde 8 bin 92 asayiş olayı meydana gelirken bahse konu olayların yüzde 99,2’si güvenlik güçleri tarafından aydınlatıldı. Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Valiliği Hükümet Konağı’nda gerçekleştirilen Şubat Ayı İl Asayiş ve Güvenlik Bilgilendirme Basın Toplantısı şubat ayına ilişkin güvenlik, asayiş, narkotik, kaçakçılık, göç, trafik ve siber suçlarla mücadele verilerini paylaştı. Antalya’da 1 Şubat - 28 Şubat tarihleri arasından meydana gelen 8 bin 92 asayiş olayının yüzde 99,2’si aydınlatıldı. Olayların 2 bin 622’si kişilere karşı, 991’i malvarlığına karşı, 91’i millete ve devlete karşı, bin 337’si topluma karşı suçlardan oluşurken 3 bin 51 olayın ise takibi gereken suçlar olduğu belirtildi. Yapılan çalışmalarda neticesinde 5 bin 115 aranan şahıs yakalanırken 878’i tutuklandı. Bahse konu operasyonlarda 4 uzun namlulu silah, 200 tabanca, 39 kurusıkı tabanca, 163 av tüfeği, 956 fişek ve 259 av tüfeği fişeği ele geçirildi. Ayrıca 13 çalıntı otomobil, 41 motosiklet ve 8 elektrikli bisiklet bulunarak sahiplerine teslim edildi. Çalışmalarda 4 milyon 87 bin TL değerinde ziynet eşyası, 94 bin TL nakit para ve 104 bin TL döviz de ele geçirildi. Güvenlik güçleri tarafından il genelinde 834 uygulama ve bin 941 şok uygulama yapılırken, 1 milyon 75 bin 733 kişi ve 886 bin 191 araç sorgulandı. Şubat ayında kaçakçılık ve organize suçlara 119 operasyon Kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele kapsamında 119 operasyon gerçekleştirildi. Bu operasyonlarda 207 şüpheli hakkında işlem yapılırken 23 kişi tutuklandı. Operasyonlarda 83 tabanca, 1 uzun namlulu silah, 21 av tüfeği ve bin 759 fişek ele geçirildi. Ayrıca 8 milyon 658 bin kaçak makaron, 194 bin dolu makaron, 9 bin 923 paket kaçak sigara, 1.684 elektronik sigara, 2 tonun üzerinde kaçak tütün, bin 216 litre kaçak alkol, 217 kaçak ilaç, 323 tarihi eser ve 94 kaçak cep telefonu ele geçirildi. Suçtan elde edildiği değerlendirilen 3 milyon 915 bin TL’lik mal varlığına el konuldu. Göçmen kaçakçılığıyla mücadele sürüyor Göçmen kaçakçılığıyla mücadele çerçevesinde gerçekleştirilen 12 operasyonda 13 organizatör hakkında işlem yapıldı. Şüphelilerden 2’si adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 7’si savcılık talimatıyla serbest bırakıldı, 4 kişi ise tutuklandı. Operasyonlarda yakalanan 21 düzensiz göçmen, işlemlerinin ardından Döşemealtı GÖKSEM’e teslim edildi. İnsan ticaretiyle mücadele kapsamında gerçekleştirilen 3 operasyonda 4 şüpheli yakalandı. Operasyonlar sonucunda yabancı uyruklu 4 kadın mağdur kurtarıldı. Yakalanan şüphelilerden 3’ü adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 1 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi. Mobil Göç Noktalarında 5 bin 191, merkez ve ilçe birimlerince ise 7 bin 463 yabancı uyruklu kişinin ülkede yasal kalış durumuna ilişkin sorgulama yapıldı. Denetimler sonucunda 43 Suriye uyruklu kişiye kayıtlı oldukları illere dönmeleri amacıyla tebligat yapılırken, 37 Suriye uyruklu kişi gönüllü geri dönüş kapsamında sınır dışı edildi. Kayıtsız olduğu belirlenen 17 Suriye uyruklu kişi geçici barınma merkezlerine sevk edilirken, 60 farklı uyruktan yabancı uyruklu kişi sınır dışı edilmek üzere GÖKSEM’den geri gönderme merkezlerine teslim edildi. İl genelinde uyuşturucuya bin 6 operasyon Uyuşturucuyla mücadele çerçevesinde ekipler tarafından bin 6 operasyon düzenlendi. Operasyonlarda bin 126 şüpheli hakkında işlem yapılırken 126 kişi tutuklandı. Operasyonlarda 194 kilo 164 gram esrar, 23 kilo 953 gram skunk, 22 kilo 974 gram metamfetamin, 3 kilo 567 gram kokain, 2 kilo 282 gram Bonzai hammaddesi, 1 kilo 154 gram eroin, 49 bin 604 extacy, 1 milyon 329 bin 671 kullanımlık Bonzai (A4), 3 bin 829 sentetik ecza ve 496 kök kenevir bitkisi ele geçirildi. Siber suçlarla mücadele kapsamında düzenlenen 11 operasyonda 161 kişi yakalanırken 61 şüpheli tutuklandı. Trafikte 86 bin sürücüye ceza Trafik denetimlerinde 398 bin 451 sürücü kontrol edildi. Kurallara uymadığı tespit edilen 86 bin 306 sürücüye idari para cezası uygulanırken 3 bin 188 araç trafikten men edildi. İl genelinde meydana gelen bin 687 trafik kazasında 9 kişi hayatını kaybederken bin 79 kişi yaralandı. Korsan taşımacılık kapsamında 68, engelli araçları için ayrılmış park yerleri denetimleri çerçevesinde 2 bin 94 araca cezai işlem uygulandı. İl genelinde tescilli motorlu araç sayısı 1 milyon 689 bin 117 olurken bu sayının yüzde 32’si motosiklet oluşturdu. Sahil güvenlik denetimleri Sahil Güvenlik ekipleri tarafından bin 230 saat seyir görevi icra edilirken 299 deniz aracı ve işletme kontrol edildi. Mevzuata aykırı faaliyet gösterdiği belirlenen 24 deniz aracı ve şahsa işlem yapıldı. Aranan şahısların yakalanmasına yönelik 3 bin 914 adet şahıs sorgulaması yapıldı. Ayrıca 2 arama kurtarma ve 2 tıbbi tahliye olayında toplam 8 kişi sağ olarak kurtarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi. Canlı deniz kaynaklarının korunması çerçevesinde Su Ürünleri Kanunu’na muhalefetten 6 şahsa 28 bin 380 lira idari para cezası uygulandı. Toplantıya Antalya İl Emniyet Müdürü Sabit Akın Zaimoğlu ve İl Jandarma Komutanı Ahmet Kavukcu da katıldı.