GÜNDEM - 18 Şubat 2026 Çarşamba 08:26

Akdeniz’de Ramazan ayı öncesi market ve fırınlara sıkı denetim

A
A
A
Akdeniz’de Ramazan ayı öncesi market ve fırınlara sıkı denetim

Mersin’in merkez ilçe Akdeniz Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, Ramazan ayında artan alışveriş yoğunluğunu dikkate alarak ilçe genelinde denetimlerini sıklaştırdı. Vatandaşların huzurlu, güvenli ve sağlıklı bir ortamda alışveriş yapabilmeleri amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında pazar yerleri, fırınlar, pastaneler ve zincir marketler mercek altına alındı.


Ramazan ayının başlamasıyla birlikte özellikle gıda ürünlerine olan talebin artması üzerine harekete geçen ekipler; fiyat etiketi ile kasa fiyatı arasındaki uyumu, ürünlerin son tüketim tarihlerini, hijyen koşullarını ve gıdaların uygun saklama şartlarını titizlikle kontrol etti. Soğuk zincir gerektiren ürünlerin muhafaza koşulları, raf düzeni, gramaj ve ambalaj bilgileri de denetimlerde detaylı şekilde incelendi. Fiyat etiketi ile kasa uyuşmazlığı olan iki markete 7 bin 410 lira idari para cezası uygulandı.


Denetimler sürecek


Akdeniz Belediyesi Zabıta Müdürü Ufuk Sivaslıoğlu, Ramazan ayının manevi atmosferine uygun şekilde toplum sağlığını ve tüketici haklarını korumayı öncelikli görev olarak gördüklerini belirtti. Sivaslıoğlu, "Akdeniz Kaymakamımız ve Belediye Başkan Vekilimiz Zeyit Şener’in talimatlarıyla denetimlerimizi artırdık. Ramazan ayı boyunca vatandaşlarımızın güvenilir ve sağlıklı gıdaya ulaşabilmesi için denetimlerimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Amacımız esnafımızı zor durumda bırakmak değil; hem tüketici haklarını korumak hem de kurallara uygun şekilde faaliyet gösteren işletmelerimizi desteklemektir. Etiket-kasa uyuşmazlıklarına ve hijyen eksikliklerine kesinlikle müsamaha göstermeyeceğiz" dedi.


Denetimlerin planlı ve rutin kontrollerin yanı sıra ihbar ve şikayetler doğrultusunda da gerçekleştirildiğini vurgulayan Sivaslıoğlu, vatandaşların karşılaştıkları olumsuzlukları belediyeye bildirmelerinin sürecin etkinliği açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.


Zabıta ekipleri, Ramazan ayı süresince denetimlerin artarak devam edeceğini belirterek, hem esnafa hem de vatandaşlara kurallara hassasiyetle uyma çağrısında bulundu.



Akdeniz’de Ramazan ayı öncesi market ve fırınlara sıkı denetim

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum "Timur ve Yıldırım" Erzurum sahnesinde "Timur ve Yıldırım" adlı oyun 26 Şubat’ta ilk gösterimiyle Erzurum Devlet Tiyatrosunda seyirciyle buluşacak. Yılın tiyatro hadisesi olması beklenen büyük prodüksiyonun ilk gösterimi heyecanla bekleniyor. Rafet Elçi’nin Ahrar romanından Rafet Elçi ve İsmail Güneş tarafından tiyatroya uyarlanan eser, bu iki büyük cihangirin arasındaki dramatik mücadeleyi konu alıyor. Ankara Savaşı’nın sonunda Yıldırım Bayezid’in esir alınmasıyla başlayan hikâye, Emir Timur ve Yıldırım Bayezid arasındaki psikolojik harbin izlerini sürüyor. Emir Timur mağlup ettiği genç hükümdarın kendisine biat etmesini ve gururlu tavrını terk etmesini beklemektedir. Her şeyini bir meydan muharebesinde kaybetmiş olan Yıldırım ise, bu büyük rakibini en azından felsefe ve medeniyet görüşü bakımından mağlup etmeye çalışmaktadır. Şiddetli tartışmaları karşılıklı saygıya dönüşürken Timur’un Büyük Çin Seferi’nde Bayezid’den yardım istemesiyle tartışmalar büyük bir drama dönüşür. Emir Timur’un komutanları ve şehzadeleri bu fikri tehlikeli ve çılgınca bulmaktadır. Yaşlanmış olan hükümdarın devleti nasıl büyük bir tehlikeye attığının farkında olmadığını düşünmektedirler. Karşısına çıkmaya cesaret edemezler. Çözümü Bayezid’i zehirleyip ortadan kaldırmakta bulurlar. Zehirlendiğini anlayan Bayezid’in aynı kadehten içmek üzere olan Timur’a mâni olmasıyla dram zirveye taşınır. Çünkü Yıldırım, Timur’un Çin Seferinde zafer kazanarak milleti için bir hizmet yapmasını istemektedir. Timur’sa son anında böyle yüksek bir asalet tavrı gösteren sohbet arkadaşından mahrum kalmıştır artık. Emir Timur yalnızlık ve ihanet hisleriyle büyük ordusunu toplayıp Anadolu’dan ayrılır. Arkasında yakılıp yıkılmış bir ülke ve taht mücadelesi için birbirinin kanını dökmeye hazırlanan şehzadeler bırakmıştır. Eserin merkezine aldığı büyük meselelerden biri de budur: Sırt sırta verememişler ve bütün bir cihanı Türk sancağı altında toplama fırsatı varken birbirlerini tüketmişlerdir. "Şair", "Ahrar", "Platon’un Aşkı" gibi ses getirmiş romanların yazarı Rafet Elçi’nin şiirsel bir üslupla kaleme aldığı dizeleri, bir çok uluslararası ödül sahibi, Türk Sineması’nın usta yönetmenlerinden İsmail Güneş sahneleyecek. Bu iki sanatçının ortaklığının Türk Tiyatrosu’na yapacağı katkı merakla bekleniyor. Büyük prodüksiyonun geniş ve güçlü bir oyuncu kadrosu da var. Emir Timur rolünü Kemal Topal, Yıldırım Bayezid rolünü ise Akın Berk Sağıroğlu canlandıracak. Dekor tasarımından, kostümlerine, ışık, müzik ve dans düzenine kadar birçok teknik unsur, dönemin atmosferini etkileyici bir şekilde sergileyecek. 13 yaş ve üzerine hitap eden "Timur ve Yıldırım" tarihsel bir anlatıyı dramatik derinlikle buluşturarak seyirciyi hem düşünmeye hem de yüzleşmeye davet ediyor. Erzurum Devlet Tiyatrosu’nun bu iddialı prodüksiyonunun sezonun en önemli kültür-sanat etkinliklerinden biri olması bekleniyor.
İzmir Karabağlar’a 150 milyonluk ulaşım yatırımı İzmir Büyükşehir Belediyesi, Karabağlar trafiğine nefes aldıracak Dostluk Bulvarı ile Coşkun Kale Sokak arasındaki bağlantı yolunu tamamladı. 150 milyon liralık yatırımla Karabağlar’a 4 şeritli yeni yol, yaya kaldırımları, otopark cepleri, yeşil alan ve altyapı kazandırıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi, kent içi trafiği rahatlatmak ve altyapıyı daha dayanıklı hale getirmek amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Karabağlar’da Bozyaka bölgesinin trafik sorununa çözüm üretmek amacıyla başlatılan Dostluk Bulvarı Bağlantı Yolu Projesi tamamlandı. Dostluk Bulvarı ile Coşkun Kale Sokak arasında açılan güzergahta; bir kilometre uzunluğunda, iki gidiş iki geliş olmak üzere toplam dört şeritli yeni bağlantı yolu, 350 araç kapasiteli otopark alanı, yaya kaldırımları ve 2 bin 500 metrekarelik peyzaj düzenlemesi hayata geçirildi. Ayrıca İZSU Genel Müdürlüğü tarafından 1,5 kilometrelik yağmur suyu hattı ile kanal yenileme çalışması da tamamlandı. "Daha fazla yeşil alan, daha rahat ulaşım, daha güçlü altyapı kazandırdık" İzmir Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı’nda görevli Harita Mühendisi İsmet Ürem, Dostluk Bulvarı projesinin yüzde 99 oranında tamamlandığını ve son rötuşların yapıldığını belirterek, Dostluk Bulvarı ile Coşkun Kale Sokak arasında bir kilometrelik yol imalatının tamamlandığını, yeni düzenlemeyle mesafenin 600 metre kısaldığını söyledi. Proje kapsamında 650 metre duvar imalatı gerçekleştirildiğini, yağmur suyu, içme suyu ve kanalizasyon hatları ile elektrik ve telefon altyapısının yenilendiğini, yolun çift şeride çıkarıldığını aktaran Ürem, "Karabağlar’a daha fazla yeşil alan, daha rahat ulaşım ve daha güçlü altyapı kazandırdık" dedi. 2 bin 500 metrekare alanda 250 ağaç, 3 bin 700 çalı Proje kapsamında yeni açılan imar yolu güzergâhı boyunca yeşil alan düzenlemeleri yapıldı. Kavşak, refüj ve yol kenarlarına palmiye, ligustrum, dut, doğu çınarı, altuni taflan, sabin ardıcı, alacalı agav, çizgili tenaks, kaktüs, kaz ayağı ve saz gibi bitkiler dikildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı Ziraat Yüksek Mühendisi Gizem Özçıngırak, Karabağlar Dostluk Bulvarı’nın yan parselleri ile kavşak ve orta refüjde bitki dikim çalışmalarının tamamlandığını belirterek "İzmir iklimine uyumlu 250 ağaç, 3 bin 700 çalı ve bin 300 yer örtücü bitki diktik. Su kaynaklarının sürdürülebilirliğini sağlamak ve bakım maliyetlerini azaltmak amacıyla kurakçıl bitkileri tercih ettik. Amacımız hem ulaşım konforunu artırmak hem de estetik bir peyzaj görünümü oluşturmaktı. Cüruf ve mıcır taşları kullanarak görsel etkiyi güçlendirdik" dedi. "Işıl ışıl oldu" Projenin bölgeye değer kattığını belirten Uğur Mumcu Mahallesi Muhtarı Nervil Üstün, yeni düzenlemenin mahalleye canlılık ve ulaşım kolaylığı sağladığını söyledi. Üstün, "Pazaryerimiz ve sağlık ocağımız vardı, geçişler ara sokaklardan sağlanıyordu. Bulvarın açılmasıyla trafik daha akıcı hale geldi, ulaşım kolaylaştı. Esnaf da vatandaş da rahatladı. Hastaneye ve okula gidişler daha konforlu oldu. Tertemiz, ışıl ışıl ve güzel bir bulvar kazandık. Başta Başkanımız Cemil Tugay olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. "Muhit değiştirmiş gibi olduk" Yeni açılan bulvarın bölgede sık yaşanan trafik kazalarını engelleyeceğini belirten mahalle sakinlerinden Radiye Öztürk, 15 yıldır aynı mahallede yaşadığını ve ana cadde üzerinde birçok kazaya tanıklık ettiğini söyledi. Öztürk, "Çocuklarımızı güvenle dışarı çıkaramadığımız bir ortam vardı. Yol yapıldıktan sonra adeta muhit değiştirmiş gibi olduk. Süreç zaman zaman meşakkatliydi ancak muhtarımız ve Cemil Başkanımız sürecin hızlanması için destek oldu. Şu an çok memnunuz. Aktif araç kullanıyorum; ara sokaklardan ani çıkışların engellenmesi bizim için büyük bir rahatlık sağladı. Sık yaşanan kazaların da önüne geçileceğine inanıyoruz" diye konuştu. "Trafik akıcı hale geldi" Çalışmaları yakından takip eden Hamide Gökalp, yenilenen yolun hem güvenliği hem de günlük yaşamı olumlu etkilediğini söyledi. Gökalp, "Burası çift yönlü ama bakımsız ve kazalara açık bir yoldu. Çok şükür şimdi tamamen yenilendi. Yollarımız ve kaldırımlarımız genişledi; modern, temiz ve düzenli bir görünüme kavuştu. Trafik artık akıcı, insanlar da rahatça yürüyebiliyor. Hem araçlar hem yayalar için güvenli ve konforlu bir alan oldu. Süreç planlı ilerledi, çevreye zarar verilmeden tamamlandı" ifadelerini kullandı. "İki araba yan yana geçemiyordu" Yapılan düzenlemeden büyük mutluluk duyduklarını kaydeden Hasibe Budak, "Burası çok dardı, iki araba yan yana geçemiyordu. Pazaryerimiz olduğu için park sorunu yaşanıyordu, yollar da düzgün değildi. Yağmur yağdığında durum daha da kötü oluyordu. Yolun bu şekilde yenilenmesi ve insanların rahatça gidip gelebilmesi çok güzel oldu. Dikilen ağaçlar bölgeye görsel açıdan da değer kattı. Ayrıca daha önce yaya geçidi yoktu; ışıkların yapılması güvenlik açısından çok iyi oldu" dedi. "Sonuç güzel oldu" Fatma Sevgü ise "Çalışmaların ardından ortaya çıkan sonuçtan memnunuz. Yolumuz ana arter niteliği kazandı; daha işlek ve modern bir görünüme kavuştu. Kaldırımlar ve ara yollarla birlikte bölge baştan sona yenilendi. Uzun zamandır ihtiyaç duyulan bir düzenlemeydi. Sonuç gerçekten çok güzel oldu" şeklinde konuştu. Bozyaka trafiğinin düğümü çözülüyor Eskiizmir Caddesi ile Yeşillik Caddesi’ni birbirine bağlayan yeni imar yolu, Bozyaka başta olmak üzere Karabağlar trafiğine nefes aldıracak. Dostluk Bulvarı, Şehit Pilot Volkan Koçyiğit Bulvarı ve Sevgi Bulvarı’nın kesişimindeki kavşaktan başlayan yol, Bozyaka Kapalı Pazaryeri’nin bulunduğu 5714/1 Sokak üzerinden ilerleyerek Zincirlikuyu Camii’nde son buluyor. Düzenlemeyle birlikte iki nokta arasındaki mesafe yaklaşık 600 metre kısalırken; Bozyaka, Sarıyer, Sevgi ve Uğur Mumcu mahallelerinde trafik akışının önemli ölçüde rahatlaması hedefleniyor.
Bursa Büyükşehir uzmanlarından Ramazan’da beslenme tavsiyeleri Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde görevli Diyetisyen Dr. Nilgün İstek, Ramazan ayının gelmesi ile birlikte vatandaşların beslenmesine ilişkin tavsiyelerde bulundu. Bursa Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayında da vatandaşlara yönelik ücretsiz sağlıklı beslenme danışmanlığı hizmetini sürdürüyor. Ücretsiz diyetisyen hizmeti kapsamında sağlıklı, yeterli, dengeli ve bilinçli beslenme adına yol gösteriliyor. Destek kapsamında yaşam kalitesini arttırmaya yönelik çalışmalar yapılırken, buna uygun beslenme programları oluşturuluyor. En kritik öğün, sahur Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde görevli Diyetisyen Dr. Nilgün İstek, Ramazan ayının manevi yönünün yanında beslenme alışkanlıklarının da yeniden şekillendiği bir dönem olduğunu söyledi. Ramazan ayında en kritik öğünün sahur olduğunu belirten Dr. Nilgün İstek, sahur yapılmadığı takdirde gün içerisinde halsizlik, baş ağrısı, dikkat azalması gibi sorunlar yaşanabileceğini ifade etti. Sahur nasıl yapılmalı? Doğru bir sahurun yapılmasının da bu tür etkileri ortadan kaldırabileceğini anlatan Dr. Nilgün İstek, "Sahurda tam buğday unu, tam tahıllı ekmek gibi karbonhidratların yanında yumurta, peynir, yoğurt gibi sağlıklı ve proteinli besinler tüketilebilir. Aynı zamanda zeytin, ceviz, badem, fındık gibi sağlıklı yağların alınması da faydalı olur. Sahurda şekerli gıdalar, tuzlu yiyecekler, salamuralar mümkün olduğunca az tüketilmeli. Böylece gün boyunca çabuk acıkma veya çabuk susama gibi durumları en aza indirebiliriz" dedi. İftarda nelere dikkat edilmeli? İftarda ise en önemli noktanın kademeli beslenmek olduğunu dile getiren Dr. Nilgün İstek, "Uzun süreli açlıktan sonra iftar saatinde birdenbire çok ağır ve yağlı yiyecekler yemek sindirim sistemi problemlerine yol açabilir. Özellikle kronik hastalığı olanlar dikkat etmelidir. Öncelikle suyla oruç açılmalı, bir veya iki adet hurma ve zeytinle devam edilmelidir. Çorba içtikten sonra ise doğrudan ana yemeğe geçilmemeli. 10-15 dakika kadar ara verdikten sonra ana yemeğe geçilmelidir. Bu, sindirimin daha da rahatlamasına yardımcı olacaktır. Ayrıca ara vermek tokluk sinyallerinin oluşmasını sağlar. Aşırı yemek yemenin önüne geçilmiş olur. Kan şekerinin de hızlı yükselmesini engeller. Bu, daha kontrollü bir metabolizma açısından önemlidir" diye konuştu. Ramazan’da sıvı tüketimi önemli Oruç döneminde sıvı dengesinin sağlanmasının da önemli olduğunu vurgulayan Dr. Nilgün İstek, yeterli miktarda su alınmadığı durumda baş ağrısı, dikkat azalması, halsizlik ve sindirim sistemi problemleri yaşanabileceğini anlattı. Suyu da zamana yayarak iftar ile sahur arasında tüketmek gerektiğini söyleyen Dr. Nilgün İstek, "Çay ve kahvenin, su yerine geçmeyeceği bilinmelidir. Yiyeceklerdeki demirden daha iyi yararlanabilmek için çay ve kahvenin yemekten yaklaşık bir saat sonra tüketilmesini tavsiye ediyoruz. Ayrıca Ramazan ayında hareket etmek de çok değerlidir. İftardan yaklaşık bir saat sonra yapılacak fiziksel aktivite, sindirimin rahatlamasına, kan şekerinin dengelenmesine ve kilo kontrolüne yardımcı olacaktır. Kronik hastalığı olanlar özellikle oruç tutma dönemi öncesinde doktora ve diyetisyene danışmalıdır" dedi.
Bursa BUÜ’de spor bilimlerine yeni nesil bakış Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) AR-GE Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen ve geleneksel hale gelen Uludağ Tematik Kahve Günleri’nin sekizincisi, "Spor Bilimlerinde Yeni Nesil Araştırmalar ve Uygulamalar" temasıyla gerçekleşti. Fen Edebiyat Fakültesi Dekanlık Binasında yapılan etkinliğe; Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ramiz Arabacı, AR-GE Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca, alanında uzman konuşmacılar ile akademik ve idari personelin yanı sıra öğrenciler de katıldı. Disiplinler arası etkileşim araştırma gücümüzün yakıtıdır Etkinliğin açılışında konuşan BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversitenin temel iddiasının araştırma üniversitesi sıralamalarında hem ulusal hem de uluslararası düzeyde hızla yükselmek olduğunu belirtti. Rektör Yılmaz, bu hedefin sadece kağıt üzerindeki rakamlardan ibaret olmadığını, asıl amacın fen, mühendislik, sağlık ve sosyal bilimler yelpazesindeki tüm bilimsel faaliyetleri nitelikli hale getirmek olduğunu vurguladı. Üniversite içindeki birimlerin kendi kulvarlarındaki en iyi kurumlarla yarışması gerektiğini ifade eden Yılmaz, bu rekabet gücünü artırmanın yolunun ise içe kapanmak değil, tam aksine disiplinlerarası bir perspektifle diğer alanlarla ve sanayiyle güçlü bir network kurmaktan geçtiğini dile getirdi. "Sporda ekonomik ve toplumsal katma değer şart" Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ramiz Arabacı, sporun küresel ekonomideki yerini rakamlarla ortaya koyarak, sektörün yıllık 1.4 trilyon dolara kadar ulaşan bir hacme sahip olduğunu belirtti. Spor bilimlerinin sadece sosyal bir alan değil; biyofizik, mühendislik, yapay zeka ve veri bilimiyle iç içe geçmiş devasa bir ekosistem olduğunu vurgulayan Arabacı, günümüzde giyilebilir teknolojiler, VR uygulamaları ve genetik araştırmaların sporcu performansını takip etmede kritik rol oynadığını ifade etti. Bursa’nın spor potansiyelinin bu süreçte büyük bir sinerji geliştirdiği kaydeden Arabacı, geleceğin spor bilimcilerinin mühendislikten istatistiğe kadar farklı alanlarda çift anadal veya yan dal yaparak kendilerini çok yönlü geliştirmeleri gerektiğinin altını çizdi. "Tematik kahve günleri marka haline geldi" AR-GE Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca, kahve günlerinin artık sadece üniversite içinde değil, kamu ve sanayi nezdinde de ilgi gören bir marka haline geldiğini ifade etti. Bu ayki spor bilimleri temasının özellikle mühendislik ve tıp bilimleriyle doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çeken Karaca, etkinliğin temel amacının akademisyenlerin birbirleriyle olan etkileşimini artırmak ve sanayi ile kalıcı iş birlikleri kurmak olduğunu belirtti. Yapılan her toplantı sonrası katılımcılardan geri bildirim aldıklarını ve somut iş birliği sonuçlarını takip ettiklerini söyleyen Karaca, spor bilimleri özelindeki bu buluşmanın da yeni projelere kapı aralamasını beklediklerini aktardı. Programında devamında; BUÜ Tıp Fakültesi Öğr. Gör. Faruk Ateş, Ocalis Firması Kurucu Ortağı Ahmet Emre Öçal, BUÜ Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Recep Görgülü, Alpmed Tıbbi Cihazlar Firması Satış Müdürü Tolga Türker, BUÜ Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sedat Arslan, Fayda Proje Sorumlusu Fatih Belgi, BUÜ Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Figen Kıvılcım Çorakbaş, Sense4motion Firması İş Geliştirme Sorumlusu Aslı Elaslan, BUÜ Yenişehir İbrahim Orhan MYO Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bahadır Erman Yüce, Bravomed Medikal Sağlık Ürünleri Firma Sahibi Mehmet Seçkin tarafından sunumlar yapıldı.