GÜNDEM - 01 Nisan 2026 Çarşamba 15:13

At eti skandalına adı karışan Toros Gıdanın satış onay belgesinin olmadığı ortaya çıktı

A
A
A
At eti skandalına adı karışan Toros Gıdanın satış onay belgesinin olmadığı ortaya çıktı

Mersin Büyükşehir Belediyesinin aşevinde üretilen yemekte at eti tespit edilmesine ilişkin soruşturmada yeni detaylar ortaya çıktı. Yapılan incelemelerde, belediyeye et tedarik eden Toros Gıda Sanayi Limited Şirketi’nin satış onay belgesinin (İşletme Onay Belgesi) bulunmadığı belirlenirken, firmaya idari para cezası uygulanarak et satışının durdurulduğu öğrenildi.


Belediyenin aşevinde yemek yiyen bir vatandaşın yemekteki etin içinde yabancı bir cisim bulduğunu iddia etmesiyle gündeme gelen olayın ardından başlatılan incelemelerde, Tarım ve Orman Bakanlığınca söz konusu cismin eski bir yarış atına ait mikroçip olduğu tespit edildi. Soruşturma kapsamında belediyeye et tedariki yapan firmanın Toros Gıda Sanayi Limited Şirketi olduğu belirlendi.


İncelemelerde, haftada 2 bin 500 kilo ve üzeri et satışı yapan firmalar için zorunlu olan ‘satış onay belgesi’nin söz konusu firmada bulunmadığı ortaya çıktı. Bu nedenle halen merkez Toroslar ilçesinde 3 noktada ’Toros Market’ adıyla market işletmeciliği faaliyetini yürüten firmaya idari para cezası uygulanırken, et satışının da durdurulduğu bildirildi.



Mikroçipin yarış atına ait olduğu iddiası


İddiaya göre, vatandaşın başvurusu üzerine başlatılan çalışmada bulunan cismin eski bir yarış atına ait mikroçip olduğu belirlendi. Mikroçipin, daha önce Adana Hipodromunda koştuğu belirtilen 4 yaşındaki İngiliz yarış atı ’Smart Latch’e ait olduğu ileri sürüldü.



At eti skandalına adı karışan Toros Gıdanın satış onay belgesinin olmadığı ortaya çıktı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Fatih Belediyesi kültürel miras çalışmalarıyla Heritage İstanbul’da yerini aldı Kültürel miras alanında Türkiye’nin en önemli uluslararası buluşmalarından biri olan 9. Heritage İstanbul Fuarı, İstanbul’da kapılarını ziyaretçilere açtı. 1-4 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilen fuar; kültürel mirasın korunması, restorasyon teknolojileri ve tarihi yapıların geleceğe taşınmasına yönelik projelerin ele alındığı önemli bir platform olarak dikkat çekiyor. Fatih Belediyesi de tarihi yarımadada yürüttüğü kültürel miras çalışmalarıyla fuarda yer alırken, açılış programına katılan Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, İstanbul’un tarihi mirasının korunmasına yönelik yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "Fatih adeta yaşayan bir müze" Açılış programında konuşan Başkan Turan, İstanbul’un kültürel mirasının önemli bir bölümünün tarihi yarımadada bulunduğuna dikkat çekti. Fatih’in yalnızca bir ilçe değil, aynı zamanda dünyanın en önemli tarih merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Turan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Dünya miras şehirleri arasında özel bir yere sahip olan İstanbul’un muazzam kültürel zenginliği büyük ölçüde tarihi yarımada üzerinde yoğunlaşmaktadır. Fatih ilçemiz, kadim İstanbul’un binlerce yıllık geçmişinden günümüze ulaşan yaklaşık 36 bin tarihi eserin üçte birini bünyesinde barındırmaktadır. 10 bini aşkın tescilli kültür varlığıyla Fatih adeta yaşayan bir müzedir." "Kültürel miras hepimizin ortak emaneti" Fatih’in aynı zamanda UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan dört koruma alanının tamamına ev sahipliği yaptığını hatırlatan Turan, bu mirasın korunmasının ortak bir sorumluluk olduğunu belirtti. Turan, "Elimizde fevkalade kıymetli bir medeniyet envanteri bulunuyor. Bu kıymetli emaneti aslına uygun şekilde onarmak, ayağa kaldırmak ve gelecek nesillere eksiksiz biçimde aktarmak hepimizin ortak görevidir" dedi. "Restorasyon yalnızca teknik bir çalışma değildir" Şehirlerin yalnızca fiziki yapılardan ibaret olmadığını vurgulayan Turan, kültürel mirasın korunmasının aynı zamanda şehirlerin hafızasını yaşatmak anlamına geldiğini ifade etti. Bir belediye başkanı olarak restorasyon çalışmalarını yalnızca teknik faaliyetler olarak görmediğini dile getiren Turan, şöyle konuştu: "İstanbul gibi kadim şehirler hafızasıyla nefes alır. Hafızasını kaybeden şehirler ruhunu da kimliğini de kaybeder. Bu nedenle restorasyon şantiyelerini yalnızca teknik bir faaliyet alanı olarak görmüyorum. Her bir restorasyon çalışması bu şehrin kimliğini ve hayatiyetini müdafaa etmek anlamına gelir." Kültürel miras için bilgi ve tecrübe paylaşımı Heritage İstanbul Fuarı’nın kültürel miras alanında bilgi ve tecrübe paylaşımı açısından önemli bir platform olduğunu ifade eden Turan, fuarın Türkiye’nin sahip olduğu birikimi bir araya getirdiğini belirtti. Turan, "Heritage İstanbul Fuarı’nın kültürel miras alanında çalışan akademisyenleri, uzmanları ve kurumları bir araya getirmesini son derece kıymetli buluyorum. Bu platformun tarihimiz ile geleceğimiz arasında güçlü köprüler kuracağına inanıyorum" dedi. Kültürel mirasın korunmasına yönelik teknolojiler, restorasyon projeleri ve akademik çalışmaların ele alındığı 9. Heritage İstanbul Fuarı, 4 Nisan’a kadar ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.