GÜNDEM - 05 Şubat 2026 Perşembe 13:20

Ermeni katliamından kaçmışlardı: 108 yıl sonra kuzenler ve torunlar ilk defa buluştu

A
A
A
Ermeni katliamından kaçmışlardı: 108 yıl sonra kuzenler ve torunlar ilk defa buluştu

 O dönem Erzurum'a bağlı olan Bingöl'ün Kiğı ilçesindeki bir köyde 1918 yılında Ermenilerin katliamlarından kaçan Çevik ailesinin çocukları ve torunları, 108 yıl sonra ilk defa Mersin'de buluştu. Gözyaşlarının aktığı buluşmada kuzenlerin yanı sıra 6. kuşağa kadar torunlar yer aldı.

1918'de Erzurum'a bağlı olan ve daha sonra Bingöl'e geçen Kiğı ilçesine bağlı İlbeyi köyünde Ermenilerin katliamlarından kaçan iki kardeşin çocukları ve 6. kuşağa kadar alan torunların buluşması Mersin'in Erdemli ilçesinde gerçekleşti. Erdemli ilçesinde yaşayan torunlardan Ziya Çevik, araştırmaları sonucu 1957'de vefat eden dedesi Ali Çevik'in 2009 yılında hayatını kaybeden kız kardeşi Adile Çağlı'nın İstanbul'da yaşayan oğlu 78 yaşındaki Ali Çağlı'ya ulaştı. Bir aylık görüşmeler sonrasında Ali Çağlı, ailesiyle Mersin'e geldi. Bugün hem hala ve dayı oğulları hem de 6. kuşağa kadar torunlar buluşarak 108 yıllık özlemi giderdi. Erdemli Kaymakamı Aydın Tetikoğlu ile İlçe jandarma Komutanı Binbaşı Esat Can Öztürk de buluşmaya eşlik etti.

Yıllar sonra akrabaları ile tanıştığı için gözyaşı döken torunlardan Durdane Çevik, çok büyük heyecan yaşadığını söyledi. İstanbul'dan gelen aile üyelerinden Gülşen Çağlı, yıllar sonra akrabaları ile ilk kez görüştüklerini ve çok mutlu olduklarını ifade etti.

Bingöllü olduğunu ve İstanbul'da yaşadığını anlatan 78 yaşındaki Ali Çağlı ise, "108 yıl sonra akrabalarımla görüştüm. Bu kalabalık bana güç verdi. Hayatımda beklemediğim bir durumu yaşıyorum. Çok duyguluyum. Kan bağımız olduğu için sanki 108 senedir yan yana gibiyiz, yabancılık çekmedik. Beni buldular, aradılar. Bizler de ziyaretlerine geldik. İnşallah onlar da Bingöl'de kendi dedelerinin köylerine gelirler. Daha mutlu oluruz ve bağlarımız sıklaşır. Köyde herkes akraba sayılır" dedi.

"Tarihte eşi benzeri nadir olan bir durum"

1918'deki Ermeni katliamı sırasında değirmencilik yapan dedesinin Adana'ya, oradan da Mersin'in Erdemli ilçesine yaralı halde geldiği süreci anlatan torunlardan Ziya Çevik, atalarının nerden geldiğini merak edip araştırdıklarını ifade etti. Dedesinin köyünün daha önce Erzurum'a bağlı olan, şu anda Bingöl'ün Kiğı ilçesi sınırlarında yer alan İlbeyli köyü olduğunu belirten Çevik, sosyal medya üzerinden yaptıkları araştırmayla dedesinin kız kardeşinin çocuğu olan Ali Çağlı'ya ulaştıklarını söyledi. Çevik, "Burada 1918'den sonra 108 yıl aranın ardından dedemin ve 6. kuşağa kadar olan çocuklarının buluşması oldu. Aradan 108 yıl geçmiş. Aradan bir asır geçmiş. Tarihte eşi benzeri nadir olan bir durum. Bunun kelimelerle ifadesi yok, yaşanması gerekiyor" diye konuştu.
Ermenilerin katliamı sırasında babasının Erzurum'dan Mersin'e gelerek Tabureli köyüne yerleştiğini belirten Mehmet Çevik, "Ben 1937 doğumluyum. Bugün halamın oğlu ile tanıştım. Sohbet ettik, birbirimizle hasret giderdik" diye konuştu.
Atalarının oğulları ve torunlarıyla ilk defa bugün buluştuklarını vurgulayan torunlardan Ahmet Öğer, diğer akrabalarını da arayıp bulup bir araya geleceklerini sözlerine ekledi.

Şimdi diğer kardeşlerin çocuklarını arıyorlar

Öte yandan vefat eden Ali Çevik ile Adile Çağlı'nın 5 kardeş olduğu ve hep birlikte Ermenililerin katliamından kaçtıkları belirtildi. Kardeşlerden vefat eden Elif'in de kızına ulaşıldığı ancak Adana'ya geldikten sonra bağları kopan Haydar ile Gülizar Çevik'e ait bir iz bulunamadığı, onların çocuklarına da ulaşmak için çalışma yapıldığı öğrenildi.

Halil İbrahim Varlı-Hüseyin Yıldız

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri MHP Genel Başkan Yardımcısı Özdemir: "İran’ın toprak bütünlüğünün korunması gerektiğinin altını çiziyoruz" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir, MHP Kocasinan İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. Özdemir, "Komşumuz İran’ın toprak bütünlüğünün korunması gerektiğinin altını çiziyoruz" dedi. Kentte bulunan bir düğün salonunda düzenlenen iftar programına MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, MHP Kayseri İl Başkanı Enes Ertuğrul Kalın, Ülkü Ocakları Kayseri İl Başkanı Halit Yağmur ve partililer katıldı. İftarın açılmasının ardından bir konuşma yapan MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir, "Amerika Birleşik Devletleri’nin yine İsrail ile beraber sınır komşumuz olan İran’a yönelik kabul edilemez ve hukuk dışı eylemleri münasebetiyle bugün sadece Ortadoğu dünyası, Ortadoğu bölgesi değil bütün İslam dünyası, bütün İslam alemi ne yazık ki buruk bir Ramazan’ı daha geçirmek durumunda kalıyor. Bu eylemlerin böyle devam devam ederse, Ortadoğu’yu sadece bölgesel anlamda kalmayıp, bütün dünyayı birbirine tetikleyen diğer eylemler ve gelişmeler sebebiyle yeni bir savaş dalgasının içerisine almasının kaçınılmaz olduğunu ifade etmek isteriz. Buna ne derseniz deyin, isterseniz ‘küresel bir savaş’ deyin, isterseniz 3. Dünya Savaşı’ deyin, fakat ne yazık ki insanlık bu şer odaklarının eliyle gerçekleşen hukuk dışı ve hukuk tanımaz eylemler münasebetiyle böylesi bir iklime sürüklenmeye başlamıştır. Hatta savaş şartları artık hasıl olmaya koyulmuştur. Bakınız bugün sadece Ortadoğu’da 8 ülke arasında askeri çatışmalar vuku bulmuştur. Kuzeyimizdeki Ukrayna’yı hemen Asya’da Pakistan, Afganistan, Pakistan, Hindistan’ı da dahil ettiğimizde ve diğer iç gerginlikleri de hesaba kattığımızda bütün dünya ne yazık ki bu savaş ikliminin içerisine girmiştir. Türkiye’nin yakın coğrafyasında yaşanan çatışma ve savaş sayısının bu kadar yoğun olduğu bir dönemde, hamdolsun Milliyetçi Hareket Partisi’nin kutlu liderimiz Devlet Bahçeli’nin izinde biz Türkiye’nin bu ateş deryasının bünyemize sıçramasından uzak tutulduk. Aynı zamanda uzak kalmakla beraber de kendi gücümüzü geçmişe göre aradan geçen yıllar boyunca da giderek, pekiştirerek daha da yüksek bir noktaya taşımış olduk. Şimdi yeni bir dönemin daha içerisindeyiz. Hazırlığını yaptığımız ne varsa bu dönem milletimizi huzur içerisinde, güvenlik içerisinde, barış iklimi içerisinde ve esenlik içerisinde tutabilmektir" dedi. "Bir ülke ne kadar ayrışırsa, o ülkeye dışarıdan yapılan müdahalelerle rahat sonuç alınabilir" Milli birlik ve beraberliğin önemine değinen Özdemir, "Güvenlik olmazsa, milli birlik beraberlik olmazsa, küresel emperyalist hesaplarla beraber siyonist hesaplar sizi kuşatırsa ve sizde bu kuşatma karşısında gereken irade ve kudretini gösteremezseniz, neye yarar sizin zenginliğiniz, neye yarar sizin varlığınız? Bütün çaba ve gayretlerin sadece İslam alemini etnik ve mezhep temelli ayrımcılığa tabi tutmak bunun ardından da yine İslam ülkelerini etnik ve mezhep temelli ayrıştırıp, buralarda siyasi otoritenin ve siyasi iradenin gücünü zayıflatıp, çökmüş devletler oluşturmak suretiyle İsrail’e alan açmak ve İsrail’in sözde Arz-ı Mev’ud hedefleri için topraklarını genişletme çabasına hizmet etme anlayışında bulunan küresel çabaların var olduğu malumdur. Bu çaba ve gayretlerin ana eksende şekillendiği konu başlıkları mutlak suretle ayrılma ve ayrışmadır. Çünkü bir millet ve bir devlet kendi bünyesinde ne kadar ayrılır ve ayrışırsa o ülkeye dışarıdan yapılacak müdahalelerden daha rahat sonuç alınabilir, daha rahat yol alınabilir anlayışı hakimdir. Bakın bunun son örneğini bizler İran’da gördük. Öncelikle İran’da geride bıraktığımız yer yaz aylarında süren 12 günlük savaşta öncelikle İran’ın bazı askeri kapasitelerini yok edilmek istendi. Peşi sıra hemen İran’da bir ekonomik kriz tetiklenmeye çalışıldı. Çok yüksek devalüasyon oranlarına ulaşıldı. Hemen ardından toplumu da dışarıdan kışkırtmak suretiyle İranlıları kendi devletleriyle savaşır hale getirip orada bir iç savaşı çıkarmanın yolları arandı. Hemen peşi sıra dışarıdan geçmiş yıllarda, geçmiş dönemlerde İran’da hükümette bulunan bir isim oldu, piyasaya sürüldü ve rejim değişikliği noktasında da yine hem siyonist hem de emperyalist hesaplara hız verildiği bütün dünya kamuoyuna açıkça yansıtıldı. Bunun akabinde ise sözde müzakereler ve diplomatik temaslar İran’la yürütüldü. İran’ın kabul edemeyeceği egemenlik alanına giren bazı şartlarda öne sürülmek suretiyle işte bugünlerde gördüğümüz gibi dışarıdan komşumuza yönelik bir askeri müdahalenin yolları da açılmış oldu. Türkiye açısından yaşanan bu gelişmeleri kabul etmemiz mümkün değildir" ifadelerini kullandı. "Komşumuz İran’ın toprak bütünlüğü korunmalı" İran’ın toprak bütünlüğünün korunması gerektiğinin altını çizen Özdemir, "İran’ın uzun yıllardan bu yana komşumuz olduğu ve kader birlikteliği yaptığımız bir devlet olduğu gerçeğinden hareketle toprak bütünlüğünün mutlaka korunması gerektiğinin bizler Milliyetçi Halk Partisi olarak altını çiziyoruz. Kimse farklı tezgahlar ve kurgularla bilhassa İran’da bulunan İranlı Türk kökenli kardeşlerimizi kışkırtmak suretiyle yol alabileceklerini zannetmesinler. Çünkü bölgede yaşanan ve yaşanması istenen senaryoların ne olduğunu Milliyetçi Hareket Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi’nin çok değerli kadroları ve Genel Başkanımızın izinde de bu anlayışa sahip olan tüm Türk evlatları evvelden itibaren bu çabaları sevmiş, anlamış ve tavrını da ona göre koymuştur" şeklinde konuştu. "Terörsüz Türkiye, Türkiye’yi milli birlik ve beraberlik noktasında daha da güçlendirme çabasıdır" Terörsüz Türkiye’nin, milli birlik ve beraberlik noktasında daha da güçlendirme çabası olduğunu belirten Özdemir, "İşte bu şartlar altında Türkiye’nin mutlak suretle Suriye’de de iç huzur ve barış iklimine kavuşmuşken, bölgede terör örgütleri eliyle mesafe almaya kalkışıp, İsrail’in amaçlarına hizmet edecek eylemlerin önüne geçebilmek maksadıyla yine Sayın Genel Başkanımız 22 Ekim 2024 tarihinde bir çağrı yapmış ve bu çağrıyla beraber artık ülkemizde ve bölgemizde ‘Terörsüz Türkiye’ ve terörsüz bölge hedefi de buna dayalı çalışmalar ve çabalarla hız kazanmış ve yol almıştır. İşte o günlerde bizim bu kutlu milli birlik ve beraberliğimizi tesis eden milli birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmek hedefleyen, bu çağrı ve anlayışımıza sözde eleştiri getirenlerin bugünlerde ne derece de büyük bir utanç yaşadıklarını da eminim hep birlikte görüyoruz. ‘Terörsüz Türkiye’, Türkiye’yi milli birlik ve beraberlik noktasında daha da güçlendirme çabasıdır. ‘Terörsüz Türkiye’ emperyalist ve siyonist hesapların vasat bulduğu ve kanlı senaryolara düştüğü böylesi bir eylemde hem kendi vatandaşımızı hem de ‘ben kaderimi Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile beraber görüyorum’ diyen, bütün Orta Doğu insanlarını huzur, refah ve barış iklimi içerisinde yaşatma hedefidir. Biz bu gayreti sergilerken, hasım ve düşman odakların yine aynı dönemde bir yandan ‘Terörsüz Türkiye’ hedefimizi bir yandan da Türkiye’yi hedef aldığını hep birlikte görüyoruz. Ne yapsalar beyhude" diye konuştu.
Ankara CHP Genel Başkanı Özel: "Trump’ın kurduğu düzen, yeni dünya düzeni olamaz" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Trump’ın kurduğu yeni düzen, yeni dünya düzeni olamaz. Bu düzene sonuna kadar itiraz ediyoruz" dedi. Ankara’da Gölbaşı Belediyesi’nin ev sahipliğinde iftar programı düzenlendi. Programa, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı katıldı. Özel, Gölbaşı’na her geldiğinde daha iyiye gittiğini söyleyerek, "Ankara’nın parlayan bir yıldızına dönüşmüş olan bu güzel ilçemizde eşsiz sevgi çiçeği de yetişiyor. Yanı başımızda Müslüman kardeşlerimiz, komşumuz İran’da siyonist bir İsrail ve emperyalist Amerika’nın hesap kitap yapmadan, kimseye danışmadan, uyarmadan giriştikleri saldırılar sonucunda kan akıyor. Böyle bir günde Gölbaşı’nın eşsiz sevgi çiçeğinin yetiştiği bu topraklardan mübarek Ramazan gününde bir kez daha savaşın durmasını dileyelim, barış dileyelim. Tüm dünyadaki çocuklar için huzur dileyelim. 160 kız öğrencinin katledildiği o saldırıyı bir kez daha kınayalım. En kısa sürede barışın sağlanmasını dileyelim" diye konuştu. "Filistin’in olmadığı yere İsrail’i oturttular" Trump’ın Gazze merakı olduğunu söyleyen Özel, "‘Gazze’yi gördüm. Orada Filistinlilerin ne işi var?’ diyor. ‘Onları etraftaki beş Müslüman ülkeye süpürelim, oraya oteller, casinolar, kumarhaneler dikelim. Sahil de güzel, denizinde de petrol var. Gazze’yi istiyorum’ diyor. Şimdi bu Trump kalkmış bir heyet kurmuş, dünyanın aklı başında liderleri uzak durmuş. Maalesef bizimkiler o heyete, Gazze Barış Masası’na güya adı barış, Gazze’yi yağmalama masasına oturdular. Dedik ki ‘Niye oturdunuz? Filistin yok.’ Dediler ki ‘İsrail de yok. İki taraf olmayacak, biz böyle yapacağız.’ Tam toplantıya iki gün kala İsrail’i, Netanyahu’yu kabul ettiler ve Filistin’in olmadığı yere İsrail’i oturttular. Böyle olunca o kumarhanelerin, otellerin dikileceği planlarını ortaya çıkardılar ve bunu Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığında yapıyorlar" ifadelerini kullandı. "Trump’ın kurduğu düzen, yeni dünya düzeni olamaz" İran’daki savaşta Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) rejim değiştirmeye çalıştırdığını aktaran Özel, "Biz, İran’ın daha demokratik olmasını, kadın haklarına saygılı bir rejimin oluşmasını, insan hakkı ihlallerinin olmamasını isteriz ama bunların hepsini İran’dan, İranlıların kararıyla ve kendi iç meseleleri olarak halletmelerini, ülkelerini demokratikleştirmelerini isteriz. İran’a füzelerle, İran’a katliam dalışlarıyla, vuruşlarıyla yapılan saldırıları, ülke Venezuela olsa da İran olsa da ülkenin yönetim kadrolarına yapılan suikastleri ya da evine girip oradan kaçırma şeklindeki işleri dünyanın hiçbir yerinde doğru bulmuyoruz. Trump’ın kurduğu yeni düzen, yeni dünya düzeni olamaz. Bu düzene sonuna kadar itiraz ediyoruz" açıklamasında bulundu. Özel, "Ordumuzun, deniz kuvvetlerinin, Kuzey Kıbrıs’a hızla intikali ve orada her türlü tedbiri almasını fevkalade önemseriz. Aklımız Kıbrıs’tadır, Filistin’dedir, İran’daki Müslümanların yanındadır" dedi. "Hem kamuya olan borçlarımızı ödedik" Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı ise, "Hem kamuya hem de esnafa aynı zamanda bankalara çok ciddi bir borç vardı. Personeline maaşını kredi vererek ancak verebiliyordu. Bir çok esnaf belediye bizden alışveriş yapmasın diye adeta dua ediyordu, imtina ediyordu. Mazotunu alamayan, arabasına adeta parça bulamayan sıkıntılı bir belediye devraldık. Ama biz bundan yılmayacağımızı ortaya koymuştuk göreve talip olmakla beraber. Onun için hiç yılmadık ve dedik ki o günlerde inşallah 2025 sonunda bütçeye ulaşacağız. Rabbim bizi mahcup etmedi geldiğimiz bugün itibariyle. Hem kamuya olan borçlarımızı ödedik. Hem piyasaya esnafa olan borçlarımızı ödedik. Gölbaşı’na mal satmaktan kaçınan insanlar esnaf bugün Gölbaşı Belediyesi’ne mal satmak, Gölbaşı Belediyesi’ne hizmet vermek için birbiriyle yaraşıyor" diye konuştu.