GÜNDEM - 22 Nisan 2024 Pazartesi 09:23

Finans uzmanıydı, arıcı oldu

A
A
A

Mersin’de uzun yıllar bir bankada yönetici olarak çalıştıktan sonra hobi olarak başladığı arıcılığı meslek haline getiren Barbaros Yeşilgün, "Bu kararı vermemde en büyük faktör öncelikle çocuklarıma doğal bal üretmekti" dedi.

Mersinli 36 yaşındaki Barbaros Yeşilgün, uzun yıllar finans sektöründe çalıştı. Bu süreçte evlenen iki çocuk sahibi Yeşilgün, bir yandan bankada yönetici olarak çalışırken, diğer yandan da doğal yaşam arayışı içerisine girdi. Bu sırada hafta sonları hobi olarak arıcılık yapan Yeşilgün, bir süre daha devam ettiği ’beyaz yakalı’ olarak nitelendirilen işinden ayrılarak arıcılık yapmaya başladı.

"3-5 kovanla başladığım bu serüveni 250 kovana kadar yükselttik"

Mezitli ilçesine bağlı Kuyuluk mevkiinde arıcılık yapan Yeşilgün, şu anda 250 kovanla Toros Dağları’nda bal üretimi yaptığını söyledi. Yaklaşık 9 yıldır arıcılık yaptığını belirten Yeşilgün, Mersin’de arıcılık yapan birçok işletme bulunduğunu ifade etti. Bunların büyük bir bölümünün gezgin arıcı olduğunu dile getiren Yeşilgün, "Biz de bu gezgin arıcılardan biriyiz. Bu kararı vermemde en büyük faktör öncelikle çocuklarıma doğal bal üretmekti. 3-5 kovanla başladığım bu serüveni kademeli olarak 40-50 kovan derken 250 kovana kadar yükselttik" diye konuştu.

"İşletmemizi de büyüttük, gelirimiz de bizlere yeter oldu"

Yeşilgün, bankada yönetici pozisyonunda çalıştığı dönemde ciddi bir maaş aldığını belirtti. Aldığı ayrılık kararının ardından maaş anlamında ilk etapta panik yaşadığını anlatan Yeşilgün, "Çünkü arıcılık sektöründe bir sene boyunca mücadele edip bir kere hasat edebiliyorsunuz. Senede bir defa gelir sağlıyorsunuz. Bu sağladığınız gelirle de bir sene boyunca geçinmeniz gerekiyor. Aylık bir gelir elde eden biri olarak bu şekilde bir gelir türüne geçince ilk önce bir panik yaşadık ama sonrasında arılarımız bizi hiçbir şekilde eli boş göndermediği için dağlardan elde ettiğimiz gelirle ciddi anlamda işletmemizi de büyüttük, gelirimiz de bizlere yeter oldu" dedi. Arıcılığın bazı yıllar verimli, bazı yıllar ise daha az verimli bir sektör olduğunu vurgulayan Yeşilgün, bu nedenle ’ak akçe kara gün içindir’ düşüncesiyle yaşamak gerektiğine işaret ederek, "Mesela iki sene önce çok yüksek bal tonajı oldu, iyi bir gelir elde ettik. Ama bir önceki yıl çok az tonaj oldu ve kemer sıkmak zorunda kaldık. Fakat totalde baktığımız zaman bankacılık hayatında elde ettiğim gelirden daha yüksek bir gelir elde ettiğimi açıkça ifade edebilirim" diye konuştu.

"En büyük avantajımız doğal hayatta yaşamamızdır"

Arıcılığa başladıktan sonra hayatında yaşanan değişimden de bahseden Yeşilgün, şöyle devam etti:

"Önce şehrin kalabalık trafiğinden, gürültüsünden, egzoz gazlarından, kirliliğinden uzak kalmak olağanüstü bir duygu. Her sabah barakamın önünde çiçeklerin arasında, arılarımın sesleriyle uyanıyorum. En önemlisi sağlıklı bir hayat sürüyorum, temiz havadayım. Sürekli yaylalarda temiz, doğal sular içiyoruz, doğal besleniyoruz. Ve en büyük karımız aslında bizim mutlu, huzurlu ve sağlıklı yaşamamız. Yani maddiyat bizim işte ikinci planda. Yapmış olduğumuz bu işte en büyük avantajımız doğal hayatta yaşamamızdır."

"Kendimi akvaryumun içerisinde yaşıyor gibi nitelendiriyordum"

Uzun yıllar bankacılık yapmış biri olarak kendisini ’akvaryumun içerisinde yaşıyormuş’ gibi nitelendiren Yeşilgün, "Her sabah bankaya gelip bir camekanın içerisinde müşterilerimi ağırlıyordum" dedi. Kendisi gibi doğal yaşamı seçmek isteyenlere tavsiyelerde bulunan Yeşilgün, şunları kaydetti: "Herkese tavsiye ederim. Böyle beyaz yakalı olup da ’ben bir şeyler yapmak istiyorum, artık kendi işimi yapacağım, doğal hayata geçeceğim’ diyen arkadaşlar kesinlikle korkmasınlar. Ama şu da var; öncesinde benim bankacılık hayatımda yaptığım gibi bu işi iyi bilen bazı üreticilerin yanında hafta sonları kendilerini geliştirsinler. Hangi sektörde, hangi meslek dalında olursa olsun, hafta sonlarında bu tarz aktivitelerde bulunarak, kişisel kabiliyetlerini geliştirsinler. Bu kabiliyetlerini geliştirdikten sonra kendi işletmelerini kuracak güveni zaten yakalayacaklardır. Bu kararın akabinde de işlerine dört elle sarılsınlar ve görecekler ki çok mutlu ve çok iyi kazançlar elde edecekler. Kesinlikle korkmamalarını tavsiye ediyorum."

Veli Gürgah

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon 2,5 ay önce aldığı ilk yardım eğitimi ile hayat kurtardı Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yürürken boğazına yediği mısır kaçan kadın, belediye personelinin heimlich manevrası ile kurtulurken, o anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Olay, Trabzon’un Ortahisar ilçesindeki Kemerkaya mahallesinde meydana geldi. Kimliği belirlenemeyen bir kadın caddede yürüdüğü esnada yediği mısır boğazına kaçtı. Kadının nefes alamadığını fark eden çevredeki vatandaşlar duruma müdahale etmeye çalıştı. O esnada yoldan geçmekte olan Trabzon Büyükşehir Belediyesi personeli Muhammet Toprak, olayı görünce Heimlich manevrasıyla cismi çıkararak kadının nefes almasını sağladı. Trabzon Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren İlk Yardım Eğitim Merkezi’nde 2,5 ay önce aldığı eğitimle ilk yardım sertifikası alan Toprak’ın bu müdahalesi çevredeki vatandaşların takdirini topladı. Kurtarılan kadın, Toprak’a ve diğer yardımseverlere teşekkür ederken, o anlar ise güvenlik kameralarına yansıdı. “Yanına yardım etmek için gelen insanlarında doğru müdahale etmediğini fark ettim” Boğazına yabancı cisim kaçan kadına çevredeki vatandaşların yanlış müdahalelerde bulunduğunu gördüğünü belirten Muhammet Toprak, “Kimsenin başına gelmemesi gereken bir durum. Allah kimsenin başına vermesin. Benim müdahale etmem gereken bir durum oldu. Benim açımdan stresli bir durumdu. Ama o durumu görünce yapmam gerektiğini düşündüm. Hanımefendinin orada boğulduğunu gördüm. Yanına yardım etmek için gelen insanlarında doğru müdahale etmediğini fark ettim. Su vermeye çalışan veya farklı bir şekilde heimlich manevrasını yapmaya çalışanları gördüm. Sonra gidip müdahaleyi yaptım. Yediği sanırım mısırda onu çıkardı ve sonrasında sağlığına kavuştu” dedi. “Kendisi iyi olsun yeter” İnsani bir yardımda bulunduğunu kaydeden Toprak, “Büyükşehir belediyemizin bize öncülük edip bu eğitimi almamızda yardımcı olduğu için teşekkür ediyorum. İtfaiye Daire Başkanlığı birimimizce bu eğitimi aldık. Eğitmen hocalarımıza da ayrıca teşekkür ediyorum. Onlardan bu eğitimi almamış olsaydık bunu yapamazdık. 2,5 ay önce bu eğitimi aldık. Spontane gelişen bir durumda böyle bir müdahalede bulunduk. Hanımefendi orada şok oldu. Korktu. Sadece orada oluşan bir iletişimimiz oldu. Sonra kendisiyle görüşmedim. Önemli de değil zaten. Bu tamamen insani bir yardımdı. Kendisi iyi olsun yeter” ifadelerini kullandı.
Antalya 42 gemi kaynaklı deniz kirliliğine 91 milyon TL ceza Antalya Büyükşehir Belediyesi, gemi kaynaklı deniz kirliliğinin önüne geçmek amacıyla hayata geçirdiği Elektronik Gemi Denetleme Sistemi (EGDS) ile denizi kirleten gemilere anında müdahale ediyor. EGDS’nin devreye girdiği günden itibaren 42 gemi kaynaklık deniz kirliliğine kesilen 91 milyon 766 bin TL idari para cezasını Büyükşehir Belediyesi çevre yatırımlarında kullanıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’de ilk ve tek olan "Elektronik Gemi Denetim Sistemi" (EGDS) ile Akdeniz masmavi sularını kirleten gemilere göz açtırmıyor. Geçtiğimiz yıl hataya geçirilen EGDS sistemi ile Aksu Beşgöz Deresi ve batıda Göynük Çayı arasındaki sorumluluk sahasındaki deniz araçlarının denizlere kirletmesine anında müdahale ediliyor. Antalya Körfezi 7/24 izleniyor EGDS ile Antalya Büyükşehir Belediyesi sorumluluk alanında bulanan saha içerisinde 22 noktaya PTZ ve termal kamera kuruldu. Sistem kapsamında 20 ayrı noktaya 40X optik büyüme özelliğine sahip 20 PTZ kamera, otomatik tanımla sistemine sahip 20 termal kamera ve ayrıca Balıkçı Barınağı üzerinde 90 mil menzilli su üstü radarı kuruldu. Yaklaşık 3 kilometrelik mesafeden net ve yakın görüntü alabilen kameralar ile denizleri kirleten gemiler anında tespit ediliyor. EGDS merkezinden 7/24 kameralar ile izlenen Antalya körfezinde denizi kirlettiği tespit edilen teknelere anında tespit ediliyor. 42 gemi kaynaklı kirlilik tespit edildi Denetim tekneleri denizi kirlettiği tespit edilen geminin bulunduğu noktadan numune alıyor. Numune sonuçlarına göre denizi kirlettiği analiz sonuçları ve kamera kayıtları ile tespit edilen gemilere idari yaptırım uygulanıyor. 5 Temmuz 2023 tarihinden itibaren devreye alınan EGDS ile 42 gemi kaynaklı deniz kirliliği olayı tespit edildi. Yapılan tespitler sonucunda 91 milyon 766 bin TL idari para cezası uygulandı. Büyükşehir Belediyesi’nin gemi kaynaklı deniz kirliliğine yönelik cezalardan elde edilen gelir ise yine çevre projelerinde değerlendiriliyor. Büyükşehir Belediyesi, böylelikle hem deniz kirliliğini önüne geçerken, hem de çevre projelerine de kaynak aktarıyor.
Antalya Turizm kentini sis yuttu, görüntüyü gören cep telefonuna sarıldı Antalya’da sabah saatlerinde etkili olan yoğun sis nedeniyle dünyaca ünlü Konyaaltı Sahili ve Kaleiçi sis tabakasının içinde kayboldu. Vatandaşlar yıllardır Antalya’da böyle bir manzara ile karşılaşmadıklarını belirtti. Antalya’da sabah saatlerinde ilçelerden başlayarak etkili olan yoğun sis tabakası nedeniyle kent adeta kayboldu. Nem oranının yüzde 94 olarak ölçüldüğü ve görüş mesafesinin zaman zaman 100 metreye kadar düştüğü turizm kentinde ilk defa böyle bir görüntü ile karşılaşan kent sakinleri ve yabancı turistler büyük şaşkınlık yaşadı. Bazı vatandaşlar dünyaca ünlü Konyaaltı Sahili’ne giderek ilginç manzarayı izledi. Bazı vatandaşlar da oluşan görüntüyü cep telefonlarıyla kaydetti. Sahilde yoğun sise rağmen denize girenlerin de olduğu gözlendi. "İlk kez böyle bir manzara ile karşılaşıyorum" Konyaaltı Varyantı’nda bulunan seyir terasında sahili izlemek isteyen vatandaşlar sis ile kaplı sahili görmekte zorlandı. Antalya doğumlu olduğunu belirten Mustafa Türker isimli vatandaş, "Antalya doğumluyum, hayatımda ilk defa böyle bir şey görüyorum. Biraz değişik geldi. Görüş mesafesi 200 metre civarında, şu anda Konyaaltı Sahili’ni dahi göremiyoruz" dedi. Hüseyin Kutlu isimli bir başka vatandaş ise, "68 senedir Antalya’dayım, ilk defa böyle bir şey görüyorum" ifadelerini kullandı.
İstanbul Atalanta’da Gasperini sistemi kupayla taçlandı Atalanta, İtalyan Teknik Direktörü Gian Piero Gasperini ile yakaladığı yükselişini UEFA Avrupa Ligi şampiyonluğu ile taçlandırdı. 66 yaşındaki teknik adam, mavi-siyahlıların hem sportif hem ekonomik gelişiminde önemli pay sahibi oldu. İtalyan Teknik Direktör Gian Piero Gasperini, Atalanta’nın başında 8. sezonunu UEFA Avrupa Ligi kupası ve Şampiyonlar Ligi vizesi ile tamamlıyor. Haziran 2016’da imza attığı mavi-siyahlı ekipte uyguladığı sistemle her geçen sezon adından söz ettiren Gasperini, Serie A ve Avrupa kupalarında aldığı sonuçlarla dikkatleri üzerine çekti. İlk sezonunda topladığı 72 puanla ligi 4. sırada tamamlayan Atalanta, Avrupa Ligi biletini cebine koydu. Bir sonraki sezon inişli-çıkışlı performans sergileyen İtalyan ekibi, Avrupa Ligi grubunu ise 14 puanla namağlup lider tamamladı. Son 32 turunda Borussia Dortmund’a elenen Atalanta, İtalya Kupası’nda o sezon kupayı müzesine götürecek olan Juventus’a yarı finalde kaybetti. Şampiyonlar Ligi rüyası 2018-2019 sezonunda ilk 8 karşılaşmada tek galibiyet alan Gasperini’nin öğrencileri, UEFA Avrupa Ligi’nde 3 eleme turu sonunda gruplara kalamazken yoluna Serie A ve İtalya Kupası’nda devam etti. Mavi-siyahlılar galibiyet serisiyle çıkışa geçerken kupada bu kez Juventus’u saf dışı bırakmayı başardı ve finale kadar devam etti. Roma Olimpiyat Stadı’nda Lazio ile karşılaşan Atalanta sahadan 2-0 mağlup ayrıldı. Ligde son 13 maçta yenilgi yaşamayan Atalanta, 69 puan toplayarak ligi 3. sırada tamamladı ve Şampiyonlar Ligi’ne doğrudan katılım sağladı. Duvan Zapata, Josip Ilicic ve Papu Gomez performanslarıyla yıldızı parlarken, Atalanta 77 golle Serie A’nın en golcü takımı oldu. 2019-2020 sezonunda ligde başarılı sonuçlar alan Atalanta, Şampiyonlar Ligi’ne ise mağlubiyet serisiyle başladı. Manchester City, Shakhtar ve Dinamo Zagreb ile oynadıkları 3 maçta puanla tanışamazken, kalelerinde 11 gol gördü. Gasperini kalan 3 maçta ise 2 galibiyet, 1 beraberlik aldı ve Manchester City’nin ardından 7 puanla gruptan çıkmayı başardı. Son 16 turunda İspanyol takımı Valencia’yı ilk maçta 4-1 ile geçen Atalanta, rövanşta da geri dönüşe imza atarak Josip Ilicic’in 4 golle tarih yazdığı müsabakadan (3-4) galip ayrılarak adını çeyrek finale yazdırdı. Mart 2020 yılında futbolun durmasına sebep olan Korona virüs salgını sonrası haziran ayında ligler yeniden başlarken Atalanta da galibiyet serisini sürdürdü. Bu süreçte üst üste 9 maçlık galibiyet serisine imza atan Gasperini’nin öğrencileri sezonu 98 golle ve şampiyon Juventus’un 5 puan gerisinde 78 puanla 3. sırada tamamladı. Pandemi nedeniyle tek maç üzerinden Portekiz’de oynanan Şampiyonlar Ligi çeyrek final turunda Paris Saint-Germain’e 2-1’lik skorla elendi. Bu sezonda da Luis Muriel, Duvan Zapata ve Josip Ilicic gol yükünü çeken isimler oldu. Üst üste 3 sezon en golcü takım Korona virüs salgını altında başlayan 2020-2021 sezonunda Atalanta, bu kez Şampiyonlar Ligi gruplarında Liverpool, Ajax ve Midtjylland takımlarıyla eşleşti. Golcü kimliğini Serie A’da sürdüren mavi-siyahlılar, Şampiyonlar Ligi’nde 10 puan topladı ve grubu ilk 2’de bitirmeyi başardı. Son 16 turunda Real Madrid’e iki maçta da kaybeden Atalanta, turnuvaya veda ederken yoluna iki kulvarda devam etti. İtalya Kupası’nda yine final oynama başarısı gösteren Bergamo ekibi, Juventus’a 2-1 kaybetti. Ligde ise 38 maçta 23 galibiyet, 9 beraberlik ve 6 mağlubiyetle 78 puanla 3. sırada bitirdi. Atalanta, bu sezon da rakip filelere 90 gol göndererek üst üste 3 sezonda ligin en golcü takımı olmayı başardı. Avrupa Ligi’nde çeyrek final Sezona Şampiyonlar Ligi grup aşamasından başlayan Atalanta, istediği sonuçları alamasa da Serie A’da 17 müsabakada 11 galibiyet, 4 beraberlik elde etti ve ilk 3’te yer aldı. Devler Ligi’nde Manchester United ve Villarreal’in ardından 6 puanla grubu 3. tamamlayan mavi-siyahlılar yoluna Avrupa Ligi’nde devam etti. Kupa 2’de sırasıyla Olympiakos ve Bayer Leverkusen’i eleyen İtalyanlar, çeyrek finalde RB Leipzig’e boyun eğdi. Serie A’nın ikinci yarısında da düşüşe geçen Atalanta, sezonu 59 puanla 8. sırada tamamladı. Bir sonraki sezona yine başarılı sonuçlar alarak başlayan Gasperini’nin öğrencileri, özellikle büyük maçlarda istediği sonuçları alamadı. Sezonu 64 puanla 5. sırada bitiren Atalanta Avrupa Ligi vizesi aldı. Atalanta, Dublin’de tarih yazdı UEFA Avrupa Ligi D Grubu’nda Sporting, Sturm Graz ve Rakow ile mücadele eden İtalyanlar, 4 galibiyet ve 2 beraberlikle gruptan namağlup lider çıktı. Mavi-siyahlılar bu süreçte ligde de inişli-çıkışlı performans sergiledi. İtalya Kupası’nda da Sassuolo, Milan ve Fiorentina’yı eleyen Atalanta, bir kez daha final oynama başarısı gösterdi. 15 Mayıs’ta Roma Olimpiyat’ta Juventus’la kozlarını paylaşan mavi-siyahlılar, 3. kez sahadan yenilgiyle ayrıldı. Avrupa Ligi Son 16 Turu’nda aynı grubu paylaştığı Sporting ile eşleşen Atalanta, rakibini 1-1 ve 2-1’lik skorlarla eleyerek çeyrek finale yükseldi. Bu turda zorlu rakibi Liverpool’u ilk maçta deplasmanda 3 golle geçen Atalanta, rövanşta tek golle kaybetse de yarı final biletini cebine koydu. Son 4’te Fransız ekibi Marsilya ile ilk maçta yenişemeyen İtalyan ekibi, sahasında 3-0 kazandı ve finale adını yazdırdı. Bu sezon Avrupa kupaları ve Bundesliga’da namağlup ilerleyen Bayer Leverkusen ile İrlanda’nın başkenti Dublin’de kozlarını paylaşan Gasperini’nin öğrencileri finallerdeki şanssızlığını bu kez kırdı. Ademola Lookman’ın hat-trick yaptığı finalde, hem rakibinin serisini sonlandırdı hem de tarihinde ilk kez Avrupa şampiyonluğu yaşadı. 2024-2025 sezonu için Şampiyonlar Ligi vizesi almaya hak kazanan Atalanta, Serie A’da ise 2 maçı eksik ve 66 puanla 5. sırada yer alıyor. Takımda bu sezon Lookman’ın yanı sıra Gianluca Scamacca, Teun Koopmeiners ve Charles De Ketelaere performanslarıyla ön plana çıktı. Gasperini, birçok futbolcunun değerini arttırdı İtalyan teknik direktör, takımın ekonomik gücünde de önemli rol oynadı. Bu süreçte birçok oyuncusunun yıldızını parlatarak Avrupa’nın büyük takımlarına transferleriyle kulübün kasasını doldurmasında katkı sağladı. Bu isimlerin en başında Danimarkalı golcü Rasmus Hojlund gelirken, Manchester United kulübü yaklaşık 74 milyon Euro bonservis ödedi. Bir başka İngiliz ekibi Tottenham 2022 yazında Cristian Romero’yu 52 milyon Euro karşılığında oyuncuyu kadrosuna katarken, daha sonra Tottenham’a gidecek olan Dejan Kulusevski, ocak 2020’de 39 milyon Euro karşılığında Juventus’a imza attı. Son yıllarda başarılı olan isimlerden Franck Kessie (32 milyon Euro), Alessandro Bastoni (31.10 milyon Euro), Robin Gosens (27.40 milyon Euro), Gianluca Mancini (24 milyon Euro), Jeremie Boga (17 milyon Euro) transferlerinden de önemli gelir elde edildi. 2021-2022 sezonu başında Juventus’tan kiralanan milli futbolcu Merih Demiral için bir sonraki yıl 21 milyon Euro ödenerek bonservisi alınırken, geçtiğimiz yaz Al-Ahli kulübüne yaklaşık 17 milyon Euro’ya satıldı.