TEKNOLOJİ - 22 Haziran 2024 Cumartesi 11:02

İklim ve Çevre Bilim Merkezi, Hataylı depremzede öğrencileri ağırladı

A
A
A
İklim ve Çevre Bilim Merkezi, Hataylı depremzede öğrencileri ağırladı

Mersin Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’ni, Hatay’dan gelen 70 depremzede öğrenci ziyaret etti.


İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet veren merkez, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. Cumhuriyet’in 100. yılında gençlere ve çocuklara armağan edilen Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi, iklim ve çevre temasıyla çocuklara bilinç kazandırıyor. Öğrenciler, merkezde iklim ve çevre adına deneysel ve uygulamalı etkinlikler ile farklı konu başlıklarını deneyimleme fırsatı buluyor. Merkezde bulunan deney düzenekleri sayesinde öğrencilere; yenilenebilir enerji, su kaynaklarının korunması, atıkların kaynağında ayrıştırılması, enerji üretimi ve iklim değişikliği konularında bilgilendirmeler yapılıyor.



"Öğrenciler farklı bir deneyim yaşadı"


Merkezde coğrafya öğretmeni olarak görev yapan Sercan Tekin, Hatay’dan gelen 70 öğrencinin farklı bir deneyim yaşadığını söyledi. Okulda öğrendikleri soyut bilgileri, somutlaştırmaya çalıştıklarını anlatan Tekin, "Onlar için faydalı ve keyifli bir deneyim oldu" dedi.


Merkezin tema olarak Türkiye’de tek olduğunu vurgulayan Tekin, "İklim ve çevre temalı bir bilim merkeziyiz. İklim değişikliği, küresel ısınma gibi süreçlere değiniyoruz. Buradaki her düzeneği anlattıktan sonra, bunun iklim değişikliği üzerindeki olumsuz etkilerini ve nasıl olumluya çevirebiliriz konusunu öğrencilere aşılamaya çalışıyoruz. Buradaki birçok düzenek okuldaki bilgilerini somutlaştıracak düzeyde" diye konuştu.



"Bugüne kadar yaklaşık 85 bin kişi ziyaret etti"


Merkez açıldıktan sonra özellikle bölge başta olmak üzere Türkiye’nin böyle bir merkeze ihtiyacı olduğunu anladıklarını dile getiren Tekin, gerek öğrencilerin, gerekse de vatandaşların merkezden gayet memnun ayrıldıklarını kaydetti. Yoğun bir talep olduğunu belirten Tekin, şöyle konuştu:


"Özellikle hafta içi öğrenci yoğunluğumuz çok fazla. Farklı illere de yayılmaya başladı. Hatay, Osmaniye, Adana, Niğde ve ilçelerimizden birçok öğrenciyi ağırlıyoruz. Merkezi bugüne kadar yaklaşık 85 bin kişi ziyaret etti. Kısa sürede ulaşılan bu sayı daha da artacak."


Ücretsiz olan merkezin pazartesi günleri kapalı olduğunu, hafta içi öğrencileri, hafta sonu da vatandaşları ağırladıklarına dikkat çeken Tekin, her bireyin merkezi deneyimlemesini önerdi.



Öğrenciler yeni bilgiler öğrendi


Öğrencilerden 13 yaşındaki Yade Aydın, merkezin eğitici olduğunu belirterek, "En çok fosil atıkların kullanıldığı yerler dikkatimi çekti. Bir de yağ atıklarının lavaboya dökülmemesi gerektiğini öğrendim" dedi.


Doğaya ve çevreye duyarlı olduğunu dile getiren Aydın, “Fosil yakıtların canlılardan oluştuğunu bugün burada öğrendim. Burası hem eğitici ve öğretici, hem de etkinliklerle dolu bir merkez" diye konuştu.


Özellikle okul çağındaki herkesin merkezi görmesi gerektiğini ifade eden Rüya İlsan Palta da, "Çünkü çoğu kişi geri dönüşümün, fosil yakıtın ne olduğunu bilmiyor. Atık yağların geri dönüşüm yoluyla biyoyakıta dönüştürülebileceğini burada öğrendim. Çevre kirliliği ve küresel ısınmanın artacak olması, 50 yıl sonra yaşamı olumsuz etkileyecek. Bunun önlemleri şimdiden alınmalı" ifadelerini kullandı.


Sahra Su Demir ise merkezde iklim değişikliği ile küresel ısınma hakkında birçok bilgi edindiklerini kaydederek, “Küresel ısınma hakkındaki bilinçlendirme çabası dikkatimi çekti. Gelecek hepimizin ve geleceği korumak için herkesin çalışması gerek" dedi.



İklim ve Çevre Bilim Merkezi, Hataylı depremzede öğrencileri ağırladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Denizlili basın mensuplarına "Sosyal Medyada Etkili İçerik Üretimi" eğitimi verildi Denizli’de yerel basına yönelik düzenlenen eğitim programında konuşan Yavuz Selim Köşger, dijital çağda dezenformasyonun hızla yayıldığını belirterek, "Üretilen her içerik yalnızca şehri değil, ülkeyi de temsil ediyor" dedi. Denizli’de yerel basın mensuplarına yönelik "Sosyal Medyada Etkili İçerik Üretimi" ve "Algoritmalar Çağında Haber Üretmek" konulu eğitim programı gerçekleştirildi. Denizli Valiliği ev sahipliğinde, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Muğla Bölge Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen programa basın mensupları yoğun ilgi gösterdi. Programa Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, Denizli Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Özkan Tokmak ve İletişim Başkanlığı Muğla Bölge Müdürü Sezgin Sağun katıldı. Açılış konuşmalarıyla başlayan programda dijital haberciliğin dönüşümü, sosyal medya algoritmaları ve doğruluk ilkeleri ele alındı. Konuşmasında çağın "algı çağı" olduğuna dikkat çeken Vali Köşger, algının çoğu zaman gerçeğin önüne geçtiğini vurguladı. Dijitalleşmenin tüm alanlarda köklü değişimlere yol açtığını belirten Köşger, özellikle medya sektörünün bu dönüşümden en çok etkilenen alanların başında geldiğini ifade etti. Dezenformasyonun hızla yayılmasına dikkat çeken Köşger, "Doğru bilgi yerine yanlış ve yanıltıcı içerikler çok daha hızlı yayılıyor. Bu durumun oluşturduğu zararı telafi etmek ise çoğu zaman mümkün olmuyor" dedi. Yerel basının sorumluluğuna vurgu yapan Köşger, üretilen içeriklerin doğru, güvenilir ve teyitli olması gerektiğini belirterek, "Denizli’de yapılan bir haber dünyanın her yerinde görülebiliyor. Bu nedenle her içerik yalnızca şehrimizi değil, ülkemizi de temsil ediyor" ifadelerini kullandı. Konuşmasında Malcolm X’in sözlerine de yer veren Köşger, medyanın algı oluşturma gücüne dikkat çekti ve manipülatif içeriklere karşı hassasiyet çağrısında bulundu. Program kapsamında "Sosyal Medyada Etkili İçerik Üretimi" ve "Algoritmalar Çağında Haber Üretmek (Gazetecilik 2.0)" başlıklı oturumlar gerçekleştirildi. Eğitimde dijital çağda doğru bilgi üretimi, algoritmaların etkisi ve etik habercilik ilkeleri üzerinde duruldu.
Ankara Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve BAE Dışişleri Bakanlarından ortak ’Kudüs’ açıklaması Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları, yaptıkları ortak açıklama ile İsrail’in Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ilişkin hukuki ve tarihi statükoyu değiştirmeye yönelik her türlü girişimini kınadıklarını ve reddettiklerini bildirdi. Türkiye Cumhuriyeti, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Katar Devleti, Suudi Arabistan Krallığı ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin dışişleri bakanları, Müslümanların ibadet için Mescid-i Aksa’nın da içinde bulunduğu Harem-i Şerif’e erişiminin ve Kudüs Latin Patriği ile Kutsal Topraklar Muhafızı’nın Palmiye Pazarı Ayini’ni icra etmek üzere Kutsal Kabir Kilisesi’ne girişlerinin engellenmesi dahil olmak üzere işgal altındaki Kudüs’te Müslümanlar ve Hristiyanlar için ibadet özgürlüğüne yönelik olarak İsrail tarafından sürdürülen kısıtlamaları en güçlü biçimde kınadı ve reddetti. 8 ülkenin dışişleri bakanları tarafından yapılan ortak basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "Bakanlar, Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ilişkin hukuki ve tarihî statükoyu değiştirmeye yönelik her türlü İsrail girişimini kınadıklarını ve reddettiklerini yinelemiştir. Devam etmekte olan söz konusu İsrail uygulamaları, uluslararası insancıl hukuk dahil uluslararası hukukun yanı sıra mevcut hukuki ve tarihî statükonun açık bir ihlalini teşkil etmekte ve ibadet yerlerine engelsiz erişim hakkının ihlali anlamına gelmektedir. Bakanlar, Hristiyanların dini vecibelerini yerine getirmek üzere Kutsal Kabir Kilisesi’ne serbest erişimlerinin engellenmesi dahil, Kudüs’te Müslümanlara ve Hristiyanlara yönelik hukuka aykırı ve kısıtlayıcı İsrail uygulamalarını kesin bir şekilde reddettiklerini teyit etmiştir. Bakanlar, Kudüs’ün ve buradaki Müslüman ve Hristiyan kutsal mekânlarının mevcut tarihî ve hukuki statükosuna riayet edilmesi gerekliliğini vurgulamış, işgalci güç İsrail’in işgal altındaki Kudüs üzerinde hiçbir egemenliği bulunmadığını yinelemiş ve ibadet edenlerin Kudüs’teki ibadet yerlerine erişimini engelleyen tüm uygulamalara son verilmesi gerektiğinin altını çizmiştir. Bakanlar, İsrail’in Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in kapılarını ibadet edenlere mübarek Ramazan ayı dahil olmak üzere 30 gün boyunca kesintisiz olarak kapalı tutmasını ve ibadet özgürlüğünü kısıtlamasını bir kez daha kınamış; bunun uluslararası hukukun, mevcut hukuki ve tarihî statüko ile işgalci güç İsrail’in yükümlülüklerinin ciddi bir ihlalini teşkil ettiğini belirtmiştir. Bakanlar, söz konusu tırmandırıcı tedbirlerin bölgesel ve uluslararası barış ve güvenlik açısından taşıdığı tehlikelere dair uyarılarda bulunmuştur. Bakanlar, toplam 144 dönümlük alanı kapsayan Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in tamamının yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğunu yinelemiş; Ürdün Evkaf ve İslami İşler Bakanlığı’na bağlı Kudüs Evkaf İdaresi ve Mescid-i Aksa İşleri Dairesi’nin mübarek Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in işlerini yürütmek ve girişleri düzenlemek konusunda münhasır yetkiye sahip hukuki merci olduğunu vurgulamıştır. Bakanlar, işgalci güç İsrail’e Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in kapılarının kapatılmasına derhal son vermesi, Kudüs Eski Şehri’ne erişime yönelik kısıtlamaları kaldırması ve Müslümanların Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’e erişimini engellemekten kaçınması çağrısında bulunmuştur. Bakanlar ayrıca uluslararası topluma İsrail’i Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ve kutsal mekanların kutsiyetine halel getirmeye yönelik devam eden ihlallerine ve hukuka aykırı uygulamalarına son vermeye zorlayacak kararlı bir tutum benimsemesi çağrısı yapmıştır."