GÜNDEM - 08 Mart 2026 Pazar 10:56

Kadınların gücü Mersin’de kent yaşamına yansıyor

A
A
A
Kadınların gücü Mersin’de kent yaşamına yansıyor

Mersin Büyükşehir Belediyesinin hayata geçirdiği eşitlik, özgürlük ve güçlendirme temelli politikalar sayesinde kadınlar kentin birçok alanında daha aktif rol alırken, ’kadın dostu kent’ vizyonu Mersin’de somut şekilde hissediliyor.


Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde uyguladığı kadın odaklı projelerle kadınların sosyal, ekonomik ve kültürel yaşamda daha görünür olmasına katkı sağlıyor. Kadınların eşit yurttaşlık temelinde kent yaşamına katılımını destekleyen çalışmalar, yalnızca 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ile sınırlı kalmayıp yıl boyunca devam eden politikalarla sürdürülüyor.


Kadınların güvenli, özgür ve aktif bir kent yaşamına sahip olması için çalışmalar yürüttüklerini belirten Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Şerife Hasoğlu Dokucu, kentte kadınların bir araya gelerek hem birbirleriyle hem de belediyeyle güçlü bir iletişim kurduğunu söyledi. Dokucu, "Kadınların liderlik özelliklerini öne çıkaracak çalışmalar yapıyoruz. Aynı zamanda birlikte üretmeleri ve takım olmaları için uygun ortamlar oluşturuyoruz. Kadınları her alanda desteklemek için çalışmalarımız devam ediyor" dedi.


Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’nde Bilim İletişimi Eğitim Koordinatörü olarak görev yapan Uzman Astronom Dr. Yonca Karslı da Mersin’de bilim alanında kadınların daha görünür olduğunu belirterek, "Mersin’de kadın olmak; çalışmak, üretmek ve sorumluluk almak demek. Bu şehirde bilime değer veren ve kadını destekleyen bir yerel yönetim var. Bu da kadınların daha güçlü hissetmesini sağlıyor" ifadelerini kullandı.


Menderes Mahallesi Muhtarı Ebru Soysal ise kadınların yerel yönetimlerle kolay iletişim kurabildiğini belirterek, "Kadınlar Mersin’de özgürce yaşayabiliyor. Belediye ile kurduğumuz güçlü iletişim sayesinde mahallemizin sorunlarını daha hızlı çözebiliyoruz. Bir kadın olarak kendimi burada daha güçlü hissediyorum" diye konuştu.


Mersin Büyükşehir Belediyesi Eğitim ve Öğretimi Destekleme Kurs Merkezi Akdeniz Şubesinde görev yapan Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Tülay Ağırağaç da özellikle kız çocuklarının eğitimine katkı sunmanın önemine dikkat çekerek, "Kadınlar olarak hayatın her alanında var olmalıyız. Geleceğin daha aydınlık olması için kız çocuklarının eğitimine büyük önem veriyoruz" dedi.


Kentte yaşayan vatandaşlar da Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen hizmetlerin yaşam kalitesini artırdığını ifade etti. Senem Kuzu, sahil düzenlemeleri ve aydınlatma çalışmaları sayesinde kendisini daha güvende hissettiğini belirtirken, belediyede otobüs şoförü olarak görev yapan Sultan Yüksel ise kadınların her meslekte başarılı olabileceğini göstermenin gurur verici olduğunu söyledi.


Kent sakinlerinden Filiz Ayaz ve Meryem Almış da Mersin’de kadınların kendilerini daha özgür ve güvenli hissettiklerini belirterek, Büyükşehir Belediyesinin kadınlara yönelik çalışmalarının kent yaşamına olumlu katkı sağladığını dile getirdi.



Kadınların gücü Mersin’de kent yaşamına yansıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Malatya Girişim Grubu’nun geleneksel iftarına yoğun katılım Malatya Girişim Grubu tarafından her yıl düzenlenen geleneksel iftar programı, bu yıl da geniş katılımla gerçekleştirildi. Malatya’da Mövenpick Hotel’de düzenlenen iftar programına Malatya Valisi Seddar Yavuz, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ve il protokolü, Malatya Girişim Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Başdemir ve Malatya Girişim Grubu Ortakları, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, iş insanları, yatırımcılar, MalatyaPark’ın iş ortakları ile çok sayıda davetli ve basın mensubu katıldı. Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda konuşma yapan Malatya Girişim Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Başdemir, Ramazan ayının birlik, beraberlik ve dayanışma ayı olduğunu söyledi. Başdemir, düzenlenen iftar programının sadece davetlilerle sınırlı kalmadığını belirterek, aynı akşam üniversite öğrencileri ile ihtiyaç sahiplerine de iftar verildiğini ve toplamda yaklaşık 2 bin 540 kişilik iftar sofrası kurulduğunu ifade etti. Dünyada yaşanan gelişmelere de değinen Başdemir, birlik ve beraberliğin önemine dikkat çekerek, iş insanlarının topluma karşı sorumlulukları bulunduğunu, özellikle zor zamanlarda dayanışmanın büyük önem taşıdığını kaydetti. Deprem sonrası Malatya’da gösterilen dayanışmanın önemine vurgu yapan Başdemir, devlet ve milletin el ele vererek şehri yeniden ayağa kaldırmak için çalıştığını söyledi. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ise, Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ayı olduğunu belirterek, Malatya’nın deprem sonrası güçlü bir dayanışma örneği sergilediğini dile getirdi. Pandemi ve 6 Şubat depremleri sonrası zor günler yaşandığını ifade eden Er, devletin tüm kurumlarıyla birlikte Malatya’nın yeniden ayağa kaldırılması için yoğun bir çalışma yürütüldüğünü söyledi. Malatya’da sadece depremin yaralarının sarılmadığını, aynı zamanda yeni ve daha güçlü bir şehir inşa edildiğini kaydeden Er, altyapısı, sanayisi, turizmi ve tarımıyla daha yaşanabilir ve dirençli bir Malatya için çalışmaların sürdüğünü belirtti. Malatya Valisi Seddar Yavuz da Ramazan ayının birlik ve beraberliği güçlendirdiğini belirterek, Malatya’nın her geçen gün daha iyiye gittiğini ifade etti. Şehirlerin sadece binalarla değil, yetiştirdiği insanlarla da değer kazandığını dile getiren Yavuz, Malatya’nın yetiştirdiği iş insanları ve bilim insanlarıyla önemli bir şehir olduğunu söyledi. Vali Yavuz, Malatya’ya yatırım yapan ve şehrin gelişimine katkı sunan iş insanlarına teşekkür ederek, programın hayırlı olmasını diledi.
Aydın Katar’da mahsur kalan Türk sporcular memleketine döndü Aydın’ın Kuşadası ilçesinden futbol turnuvası için Katar’a giden, ABD ve İsrail’in İran’a saldırması sebebiyle bölgede 12 gündür mahsur kalan 31 kişilik sporcu kafilesi bugün Türkiye’ye döndü. Sporcular aileleri tarafından karşılandı. Kuşadası’nda faaliyet gösteren amatör spor kulübü Küçükada Spor, Katar Aspire Akademi’nin davetiyle futbol turnuvasına katılmak üzere 25 Şubat’ta Katar’ın başkenti Doha’ya gitti. 28 Şubat-5 Mart tarihleri arasında yapılması planlanan turnuva, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı saldırıların ardından iptal edilirken, İran’ın karşı saldırıya geçmesi sonrasında bölgenin hava sahası sivil uçuşlara kapatıldı. Uçuşların iptal olması sebebiyle Doha’da 12 gün mahsur kalan Türk kafilesi, gerekli izinlerin alınmasının ardından dün saat 15.00’te Aspire Akademi tesislerinden ayrılarak otobüsle Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’a hareket etti. Türkiye’nin Doha’daki yetkilileri ve Katarlı bürokratlar tarafından uğurlanan kafile, yaklaşık 12 saat süren yolculuğun ardından Riyad’a ulaştı. Bugün sabah saat 06.30’da Türk Hava Yolları uçağıyla İstanbul’a hareket eden Türk sporcular, daha sonra uçakla İzmir’e geldi. Türk topraklarına ulaşan kafile, daha sonra karayolu ile Aydın’ın Kuşadası ilçesine ulaştı. Kulüp tesislerinde sporcuları karşılayan aileler, çocuklarına sarılarak büyük sevinç yaşadılar. Aileler, kafilenin sağ salim yurda dönmesine katkı sağlayan yetkililere teşekkür ettiler. "Füzeler havadayken imha ediliyordu" Ailesine kavuştuğu için çok mutlu olduğunu belirten 12 yaşındaki Sami Efe Sönmez, "Aslında biraz korktuk. Ama kaldığımız tesis bayağı güvenliydi. Havadaki füzeleri görebiliyorduk. Füzeler havadayken imha ediliyordu. Ama yine de kalıntıları yere düşüyordu. Aileme kavuştuğum için çok mutluyum. Sağlık durumum iyi, sadece biraz kulağım ağrıyor" dedi. Sami Efe Sönmez’in babası Gürkay Sönmez de kafilenin sağ salim Kuşadası’na gelmesine yardımcı olan yetkililere teşekkür ederek, "Şu an dünyanın en mutlu babasıyım. Herkesin evladı canından bir parça. Allah bugün bana can parçama kavuşmayı nasip etti. Çocuklarımızla Doha’da mahsur kaldıkları süre boyunca yakından ilgilenen herkese minnettarım" diye konuştu. "Üzerimizde 21 evladımızın sorumluluğu vardı" Kafile Başkanı Mustafa Gökçe, "Kuşadası’na ulaşmak için çocuklarla birlikte yaklaşık 26 saat yolculuk yaptık. Kuşadası’nda aileler çok tedirgin olmuştu. Biz biraz endişe içerisindeydik. Çünkü üzerimizde 21 evladımızın sorumluluğu vardı. Bugün çok şükür burunları bile kanamadan çocuklarımızı ailelerine emanet ettik. Başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’a ve bizimle ilgilenen herkese çok teşekkür ediyorum" dedi.