ÇEVRE - 13 Ağustos 2025 Çarşamba 10:09

‘Kızkalesi’ kaplumbağası Gazze’de kayboldu, sonra yeniden karada ortaya çıktı

A
A
A
‘Kızkalesi’ kaplumbağası Gazze’de kayboldu, sonra yeniden karada ortaya çıktı

Mersin Üniversitesi’nin uydu ile izlediği ‘Kızkalesi’ adlı yeşil deniz kaplumbağası, Gazze’de kaybolduktan 7 ay sonra karadan sinyal verdi. Cihazın karasal bölgede sürekli yer değiştirmesi, uzmanlara göre farklı noktalara götürüldüğünü gösteriyor.


Mersin Üniversitesi Deniz Kaplumbağaları Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından yürütülen ’Yeşil Deniz Kaplumbağalarının Uydu ile İzlenmesi’ projesi kapsamında, 6 yeşil deniz kaplumbağasına uydu takip cihazı takılarak göç yolları, yaşam alanları ve beslenme bölgeleri araştırılmak üzere Akdeniz’e bırakıldı. Projenin temel amacı, bu türün Akdeniz’deki hareketlerini detaylı şekilde izleyerek korunmalarına katkı sağlamak.


Projeye dahil edilen kaplumbağalardan biri olan ve ‘Kızkalesi’ ismi verilen yeşil deniz kaplumbağası, 13 Haziran 2024 tarihinde Akdeniz’e bırakıldıktan sonra hızlıca Gazze sınırlarına ulaştı. Ancak 31 Temmuz 2024’te, Gazze bölgesinde sinyali kesildi. Yaklaşık 6-7 aylık bir süre boyunca kaybolan sinyallerin ardından, Nisan 2025’te ‘Kızkalesi’ kaplumbağasından yeniden sinyal alınmaya başlandı. Bu sinyaller ise Gazze’nin karasal bölgesinden geliyordu ve zaman zaman sinyalin yer değiştirdiği, hatta bir süredir sabit bir noktada olduğu tespit edildi. Uzmanlar, kaplumbağanın bu süreçte Gazze’de çeşitli olumsuz durumlarla karşılaşmış olabileceğini belirtiyor. Vurulmuş, karaya sürüklenmiş ya da avlanmış olma ihtimali üzerinde duruluyor. Üzerinde bulunan uydu takip cihazı nedeniyle kaplumbağanın dikkat çekmiş olabileceği ve bunun potansiyel bir tehlike oluşturabileceği vurgulanıyor. Ayrıca, sinyallerin Gazze’nin farklı noktalarından alınması, kaplumbağanın taşındığını ve sinyalin karada sürekli yer değiştirdiğini gösteriyor.



Gazze sınırında sinyali kesildi


Mersin Üniversitesi Deniz Kaplumbağaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Serap Ergene, yeşil deniz kaplumbağalarının rotalarını tanımlamak, nerelerde daha çok bulunduklarını ve beslenme odaklarını belirlemek amacıyla bir proje yürüttüklerini belirterek, 6 deniz kaplumbağasına uydu cihazı takarak Akdeniz’e bıraktıklarını ifade etti. Ergene, 6 kaplumbağadan ‘Kızkalesi’ isimli yeşil deniz kaplumbağasının Gazze tarafına gittiğini ve orada sinyalin kesildiğini, farklı yerlere giden diğer 5’inden ise sinyallerin alınmaya devam ettiğini belirterek, "6 deniz kaplumbağasından ‘Kızkalesi’ ismini vermiş olduğumuz yeşil deniz kaplumbağasına 13 Haziran 2024 tarihinde uydu cihazı takmıştık ve oldukça hızlı bir hareketle Gazze bölgesine kadar ilerlemişti ve Gazze bölgesine geldikten kısa bir süre sonra, 31 Temmuz 2024 tarihinde son sinyali almıştık. Ondan sonra tamamen sinyal kesilmişti" ifadelerini kullandı.



"Almış olduğumuz sinyaller, Gazze’nin karasal bölgesindendi"


Ardan birkaç ay geçtikten sonra, tekrar Gazze’nin karasal bölgesinde sinyal almaya başladıklarını belirten Ergene, "Yaklaşık 6-7 aylık bir süreden sonra nisan ayında tekrar sinyal almaya başladık. Ancak almış olduğumuz sinyaller Gazze’nin karasal bölgesindendi. Karasal bölgesinden sinyal alınca, uydunun ve kaplumbağanın başına farklı şeyler geldiği düşüncesine hakim olduk" şeklinde konuştu.



"Avlanmış, gıda olarak tüketilmek üzere karaya çıkarılmış olabilir"


Sinyalin karasal bölgeden gelmesinin birkaç ihtimal olduğunu ifade eden Ergene, "Gazze şeridi şu anda çok büyük bir problem yaşıyor. Bir insanlık dramı yaşanıyor, açlıkla karşı karşıyalar. Muhtemeldir ki o bölgede geçerken kaplumbağanın vurulmuş ve öldüğünü düşünüyoruz. Veya karaya sürüklenmiş olabilir, karada Gazzeliler tarafından alınmış olabilir veya avlanmış, gıda olarak tüketilmek üzere karaya çıkarılmış olabilir" dedi.



"Cihazı önce belli bir süre bir yerde tuttular, sonra birkaç yeri gezdirdiler"


Yeşil deniz kaplumbağasının üzerindeki takip cihazının, Gazze halkı tarafından tehlikeli veya ilginç olarak algılanabileceği ihtimali üzerinde durulduğunu vurgulayan Ergene, "Bu nedenle cihaz, kabuğa yapışık olduğu için cihazı önce belli bir süre bir yerde tuttular. Sonra birkaç yeri gezdirdiler yoğun olarak sinyal sürekli belli bir noktadan geliyor fakat bazen farklı farklı yerlere gittiğini görüyoruz" diye konuştu.



‘Kızkalesi’ kaplumbağası Gazze’de kayboldu, sonra yeniden karada ortaya çıktı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Milli Eğitim Bakanı Tekin’den Aydın’da ’Demokrasi ve Însan’ dersi Bir dizi program ve etkinlik için Aydın’a gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Adnan Menderes Demokrasi Müzesi’nde düzenlenen özel programda Aydın’daki bir grup öğrenciye ‘Demokrasi ve İnsan’ konulu ders verdi. Yıllar sonra öğrencilerin karşısına geçip ders veren Bakan Tekin, yaklaşık 1 saatlik gecikme ile başladığı programına öğrencilerden helallik isteyerek başladı. Aydın İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından organize edilen programda Adnan Menderes Anadolu İmam Hatip Lisesi, Aydın Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi, Aydın Fen Lisesi ve Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi’nden seçilen öğrenciler ‘Demokrasi ve İnsan Dersi’ni Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in anlatımı ile dinledi. Dersine; yasama, yürütme ve yargı sistemini anlatarak başlayan Bakan Tekin, Türkiye’de demokrasinin 1878’de başladığını ancak Adnan Menderes Dönemi’nde yaşananların demokrasiyle bağdaşmadığını belirterek, "Bizde demokrasi tartışması bize bu konuda akıl verenlerden çok önce 1878 de başlamıştır" dedi. "Nisan ayını Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı ilan ettik" Demokrasi ve milli egemenlik tarihi bakımından Nisan ayını önemsediklerini ve bu nedenle bu ayı ‘Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı’ ilan ettiklerini kaydeden Bakan Tekin, Demokrasi Müzesi’nde verdiği dersinde demokrasi şehidi Aydınlı Başvekil Adnan Menderes’in siyasi hayatı ve o dönemde yaşananlardan bazı kesitlere yer verdi. Adnan Menderes’in içinde siyasete başladığı CHP’nin takip ettiği politikayı, ülke çıkarları adına beğenmeyerek Celal Bayar ile Demokrat Parti’yi kurduğunu belirten Tekin, Türkiye’de birden fazla siyasi partinin katıldığı ilk seçimde açık oy kullanılıp gizli sayım yapılan günleri anlattı. 27 Mayıs 1960’da halkın iradesi yok sayılarak yapılan darbeden de kısaca söz eden Bakan Tekin, millet iradesi ve demokrasinin önemine değindi. Dersin sonunda Bakan Tekin, öğrencilerin sorularını cevapladı. Türkiye’deki eğitim sistemi ülkemizin dünyadaki durumu hakkında da bilgiler veren Tekin, artık beceri odaklı bir eğitime odaklanıldığını kaydetti. "350 bin sınıftan 750 bin sınıfa geldik" Türkiye’nin 2002 yılındaki sınıf sayısının 350 bin civarında, öğretmen sayısının 500 bin civarında olduğunu geride kalan süreçte bu sınıfların yaklaşık 150 binin deprem veya çeşitli nedenlerle yok olduğunu belirten Tekin, "Bugün gelinen noktada 750 bin sınıf 1 milyon 250 bin öğretmen ile eğitim devam ediyor" dedi. Bakan Tekin, "Eskiden bilgiyi erişmek için tek enstrüman okul idi. O zaman bizim sistem bunun üzerine kurulu idi. Artık bilgi vermek değil beceri temelli bilginin hayata dönüştürüldüğü bir sistem önem kazandı. Beceri odaklı eğitim müfredatına geçtik. Türkiye’de 75 bin okulumuz var. Kararları alırken aldığımız kararın yan etkilerini de düşünerek alıyoruz" dedi. Program sonunda Bakan Tekin’e Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi öğretmeni tarafından anlık olarak çizilen bir portre hediye edildi.