KÜLTÜR SANAT - 16 Temmuz 2025 Çarşamba 10:53

Mersin’de anneler ve çocuklar doğayla buluştu

A
A
A
Mersin’de anneler ve çocuklar doğayla buluştu

Mersin Büyükşehir Belediyesinin Tarsus Gençlik Kampı’nda düzenlediği ‘Anne-Çocuk Yaz Kampı’, anneler ve çocuklara doğa ile iç içe keyifli ve öğretici bir deneyim yaşattı. 1 gece 2 günlük kampta çeşitli etkinliklerle aileler unutulmaz anılar biriktirdi.


Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, yaz sezonu boyunca ailelere yönelik etkinliklerini tüm hızıyla sürdürüyor. Bu kapsamda Tarsus Gençlik Kampı’nda düzenlenen ‘Anne-Çocuk Yaz Kampı’, doğayla iç içe geçen eğitici ve eğlenceli programlarıyla büyük beğeni topladı. 1 gece 2 gün süren kampta çocuklar doğayı keşfederken, anneleriyle birlikte hem eğitici hem eğlenceli etkinliklerle unutulmaz anılar biriktirdi. Anne-Çocuk Yaz Kampı’na, 7-8 yaş grubu çocuklar anneleriyle birlikte, 9-12 yaş grubu çocuklar ise tercihlerine göre tek başlarına ya da anneleriyle katılım sağladı. Katılımcılar kamp süresince doğayı tanıma, birlikte vakit geçirme ve beceri geliştirme imkânı buldu.


Kamp programı, Survivor parkuru, kamp ateşi, doğada ilkel yaşam deneyimi, yön bulma oyunları, geleneksel oyunlar, doğa parkı gezisi ile bitki ve hayvanları tanıma atölyelerinden oluştu. Hem çocuklar hem anneler için eğitici olduğu kadar keyifli de geçen etkinliklerden, katılımcılar memnun ayrıldı. Başvuru yapmak isteyen aileler, Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığının sosyal medya sayfasından etkinlik haftalarını takip ederek başvurularını yapabilecekler.



"Çocukların sosyal ve psikolojik gelişimlerine, anne-çocuk kampı ile destek oluyoruz"


Tarsus Gençlik Kampı’nda görev yapan Asya Yaman, yaz aylarının gelmesi ile birlikte çocukların keyifli vakit geçirebilmesi amacıyla anne-çocuk kamplarını rutin bir şekilde düzenlediklerini ifade etti. Haftanın her günü farklı yaş gruplarını ağırladıklarını belirten Yaman, "Anne-çocuk kampı, çocukların hem psikolojik hem de sosyal açıdan gelişimlerini desteklemek için yapmış olduğumuz bir etkinlik. Ailelerimizin burada 1 gece 2 gün ücretsiz bir şekilde kalmalarını sağlıyoruz. Kaldıkları süre boyunca farklı etkinlikler düzenliyoruz. Ahşap boyama, halat çekme, sandalye kapmaca gibi geleneksel oyunlar oynatıyoruz. Bunun dışında deneysel oyunlar da yaptırıyoruz" dedi.


Etkinliklerde çocukların gelişimine destek sunmak amacıyla doğa bilgisi verdiklerini ve doğa deneyleri yaptıklarını da sözlerine ekleyen Yaman, "Çocuklar çadır kurmayı öğreniyorlar. Onlarla birlikte doğa yürüyüşleri yapıyoruz. Anne ve çocuklar şehir hayatının stresinden uzakta, doğa ile baş başa iyi vakit geçiriyorlar. Farklı aileler etkinlikler yaparken, bir taraftan da sosyalleşiyorlar. Kalacak yer temininden yemeklerine kadar her şey ücretsiz bir şekilde karşılanıyor. Tarsus Gençlik Kampımızın kapıları, ziyaret etmek isteyen tüm misafirlere açık" ifadelerini kullandı.



Mersin’de anneler ve çocuklar doğayla buluştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Merdan Yanardağ: "Spor olsun diye casusluk yapmışız" Siyasal casusluk suçundan yargılandığı davada savunma yapan tutuklu sanık gazeteci Merdan Yanardağ, "Spor olsun diye casusluk yapmışız. Ben yayıncılık yaparken bir ara canım sıkılmış hobi olsun diye casusluk yapmışız. 40 yıllık gazeteciyim işimiz gücümüz başımızdan aşkın biraz da casusluk yapayım hobi olsun diye. Tele1 TV’ye izleyici sponsoru olmak için hesap numaralarını vermişiz, ilan etmişiz. Bu davaya konu olan, Hüseyin Gün’ün manevi annesi Seher Alaçam bu çağrıya cevap veren on binlerce destekçimizden biridir" dedi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu, stratejist Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve teknoloji yatırımcısı Hüseyin Gün hakkında ‘siyasal casusluk’ suçundan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın 2. duruşmasının görülmesine devam edildi. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda görülen duruşmada Merdan Yanardağ savunma yaptı. "Spor olsun diye, hobi olsun diye casusluk yapmışız" Yanardağ savunmasında, "Dün iki savunma izledik. Birisi, kısa bir süre sonra bu ülkede Cumhurbaşkanı olacak Ekrem İmamoğlu’ydu. Diğeri bu davaya temel teşkil eden Hüseyin Gün. Ekrem İmamoğlu’nun savunmasından da görüldüğü gibi bu dava siyasal niteliğe sahiptir. Umuyorum ki bu davaların sonunda Silivri’den Türkiye’ye bir Cumhurbaşkanı çıkacak. Spor olsun diye casusluk yapmışız. Ben yayıncılık yaparken bir ara canım sıkılmış hobi olsun diye casusluk yapmışız. 40 yıllık gazeteciyim işimiz gücümüz başımızdan aşkın biraz da casusluk yapayım, hobi olsun diye" dedi. "Bilgi ve belge var mı, yok" Yanardağ savunmasının devamında, "Yabancı bir ülkeye gerek yokmuş, yabancı bir istihbarat örgütüne de gerek yok savcılara göre çünkü bulamadılar. Eğer yabancı bir örgüt yoksa, yabancı bir devlet lehine yapılmamışsa, Türk Ceza Kanunu’nun 328. maddesi okuyalım. Ne diyor? Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin eden kimseye 15 yıldan 20 yıla kadar ceza verilir. Madde bu. Devletin niteliği gereği gizli kalması gereken bilgi ve belgeleri ele geçireceksiniz. Böyle bilgi ve belge var mı, yok. Nasıl ele geçirildiği belli mi, o da yok. Savcının tezinde yabancı devlete gerek yok, peki yabancı bir örgüt var mı, o da yok" ifadelerini kullandı. "İzleyici sponsoru olmak için hesap numaralarını vermişiz, Hüseyin Gün’ün manevi annesi destekçimizden biridir" Merdan Yanardağ savunmasının devamında "Operasyonun iki temel amacı var . Birincisi Tele1’e el koymak, beni ve arkadaşlarımı susturmaya çalışmak. Tele1 TV’ye izleyici sponsoru olmak için hesap numaralarını vermişiz, ilan etmişiz. Bunların hepsi açık kaynaklar, bizim sitelerimizde bunlar. Canlı yayında yaptığım çağrılar var. Bu davaya konu olan, benim tanıdığım Seher Alaçam (Hüseyin Gün’ün manevi annesi) bu çağrıya cevap veren on binlerce destekçimizden biridir. Ben Hüseyin Bey’i çok tanımam. Seher Alaçam’ın yanında ve onun oğlu olarak tanıdım kendisini. Biz her programda, seyircilere sorularını, görüşlerini ve eleştirilerini yazmaları için çağrı yaparız. İzleyiciden soru alınır, talimat alınmaz. Hiç kimseden talimat alınmaz" dedi. "Tele1 üzerinden manipüle etmişiz ve Ekrem Bey seçimi o nedenle kazanmış, deli saçması" Yanardağ savunmasının devamında "İddianame şunu iddia ediyor, Tele1 üzerinden manipüle etmişiz ve Ekrem Bey seçimi o nedenle kazanmış. Deli saçması. Ben Tele1 üzerinden Hüseyin Gün’ün talepleri doğrultusunda Ekrem İmamoğlu lehine bir algı operasyonu yapmışım. Hüseyin Bey’i dinledik. Hüseyin Bey’in ifadesinde böyle bir şey yok. ‘Merdan Yanardağ basın ayağında yer almıştır’ demiyor. Niyet mi okuyorsunuz yahu siz? Bu nasıl bir savcılık makamı? Biz izleyicilere çağrı yaptık ve bir destek istedik Tele1 olarak. Hüseyin Gün’ü yanlış hatırladık kanaatindeyim. Annesi Seher Alaçam bize ufak tefek desteklerde bulundu. Ben bir kere kimseden doğrudan para almam. Biz bunu izleyici sponsorluğu diye bir kuruma dönüştürdük. Biz demokratik ve şeffaf bir finansman modeline sahibiz" ifadelerini kullandı. Duruşma avukat savunmaları ile sürüyor Merdan Yanardağ, "Başka kanıt bulamamışlar Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığımız programı örgütün yönlendirmesiyle gerçekleştirilmiş bir televizyon etkinliği olarak planlamışlar. Vallahi ben savcılığın Kemal Kılıçdaroğlu aşkını anlayabilmiş değilim. Aralarından su sızmıyor, bütün güçleriyle Kemal Bey’i korumaya çalışıyorlar. Şimdi Kemal Bey’le uzun yıllara dayanan bir ilişkimiz hatta bir dostluğumuz olduğunu söyleyebiliriz. Kemal Bey’i sıkıştırmışız sorularımızla yahu gazetecinin görevi sıkıştırmaktır. Ekrem İmamoğlu lehine algı oluşturmuşuz. Niye? Ne demişiz? Peki, savcılık burada hangi suçu bulmuş ve hangi soru bana talimatla gelmiş ve onu sormuşum bu yok" dedi.