ÇEVRE - 15 Temmuz 2025 Salı 12:40

Mersin’de eski öğretmenevinin yıkımı gerçekleştirildi

A
A
A
Mersin’de eski öğretmenevinin yıkımı gerçekleştirildi

Mersin’in merkez ilçe Akdeniz Belediyesi; Milli Eğitim Bakanlığı’nın oluru, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün kararı ve Mersin Valiliği’nin de onayıyla, Çankaya Mahallesi Silifke Caddesi üzerinde bulunan, kullanım ömrünü tamamladığı tespit edilen Merkez Öğretmenevi ve Akşam Sanat Okulu binasının yıkımını gerçekleştirdi.


Araç ve yaya trafiğinin en az olduğu hafta sonunda; pazar günü yapılan yıkım faaliyeti öncesi imardan sorumlu Akdeniz Belediyesi Başkan Yardımcısı Abdullah Aktaş’ın yanı sıra, Fen İşleri Müdürü Mehmet Bahar, Yapı Kontrol Müdürü Neriman Turhan ve belediye bürokratları bölgeye gelerek yıkımı yapacak ekipten bilgi aldı. Yıkımın ilerleyen saatlerinde Akdeniz Kaymakamı ve Akdeniz Belediyesi Başkan Vekili Zeyit Şener de bölgeye gelerek yıkım çalışmalarını yerinde inceleyip yetkililerden bilgi aldı.



Yıkımdan önce çevre güvenliği sağlandı


Fen İşleri Müdürlüğünden yaklaşık 50 personelin ağır iş makineleri desteğiyle katıldığı yıkım çalışması öncesi emniyet güçleri ve Akdeniz Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri tarafından yoğun çevre güvenliği sağlandı. Öte yandan, can güvenliği açısından binanın içi de detaylı bir şekilde kontrol edildi, içeride kimsenin olmadığı tespit edildikten sonra yapının yıkım süreci başlatıldı.


Yıkım sırasında ortaya çıkacak aşırı toz oluşumunu önleyerek vatandaşların sağlığının olumsuz etkilenmesini engellemek amacıyla da yıkımı yapılan binaya arazözlerden basınçlı su sıkıldı. Uzun saatler süren ve herhangi bir olumsuz durumun yaşanmadığı büyük ve kapsamlı yıkım sonucu oluşan 140 kamyon moloz ve atık yine ekskavatör ve kepçe gibi iş makineleri yardımıyla kamyonlara yüklenip kent merkezinden çıkarıldı.



Yıkım kararı birkaç yıl önce alınmıştı


Milli Eğitim Bakanlığı’nın oluru; Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün kararı ve Mersin Valiliği’nin de onayıyla; geçmiş yıllarda yıkımla gündeme gelen Mersin Öğretmen Evi ile ilgili olarak, Akdeniz Belediye Encümeni de 25.Haziran 2023 tarih ve 203 sayılı kararı alarak binanın yıkımıyla ilgili sürece dâhil olmuştu.


Öte yandan; Akdeniz Belediyesi ekipleri tarafından yıkımı gerçekleşen Merkez Öğretmen Evine bitişik şekilde yapılan, mülkiyeti Mersin Büyükşehir Belediyesine ait olan toplam 126,5 metrekare büyüklüğe sahip ve üzerinde dükkânların bulunduğu parselde; Adana Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü karar süreci devam ettiğinden, bu kısmın yıkımı yapılamadı. Söz konusu alanla ilgili yasal iş ve işlemler sonucu gerekli çalışmalar yapılacak.



Mersin’de eski öğretmenevinin yıkımı gerçekleştirildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Merdan Yanardağ: "Spor olsun diye casusluk yapmışız" Siyasal casusluk suçundan yargılandığı davada savunma yapan tutuklu sanık gazeteci Merdan Yanardağ, "Spor olsun diye casusluk yapmışız. Ben yayıncılık yaparken bir ara canım sıkılmış hobi olsun diye casusluk yapmışız. 40 yıllık gazeteciyim işimiz gücümüz başımızdan aşkın biraz da casusluk yapayım hobi olsun diye. Tele1 TV’ye izleyici sponsoru olmak için hesap numaralarını vermişiz, ilan etmişiz. Bu davaya konu olan, Hüseyin Gün’ün manevi annesi Seher Alaçam bu çağrıya cevap veren on binlerce destekçimizden biridir" dedi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu, stratejist Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve teknoloji yatırımcısı Hüseyin Gün hakkında ‘siyasal casusluk’ suçundan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın 2. duruşmasının görülmesine devam edildi. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda görülen duruşmada Merdan Yanardağ savunma yaptı. "Spor olsun diye, hobi olsun diye casusluk yapmışız" Yanardağ savunmasında, "Dün iki savunma izledik. Birisi, kısa bir süre sonra bu ülkede Cumhurbaşkanı olacak Ekrem İmamoğlu’ydu. Diğeri bu davaya temel teşkil eden Hüseyin Gün. Ekrem İmamoğlu’nun savunmasından da görüldüğü gibi bu dava siyasal niteliğe sahiptir. Umuyorum ki bu davaların sonunda Silivri’den Türkiye’ye bir Cumhurbaşkanı çıkacak. Spor olsun diye casusluk yapmışız. Ben yayıncılık yaparken bir ara canım sıkılmış hobi olsun diye casusluk yapmışız. 40 yıllık gazeteciyim işimiz gücümüz başımızdan aşkın biraz da casusluk yapayım, hobi olsun diye" dedi. "Bilgi ve belge var mı, yok" Yanardağ savunmasının devamında, "Yabancı bir ülkeye gerek yokmuş, yabancı bir istihbarat örgütüne de gerek yok savcılara göre çünkü bulamadılar. Eğer yabancı bir örgüt yoksa, yabancı bir devlet lehine yapılmamışsa, Türk Ceza Kanunu’nun 328. maddesi okuyalım. Ne diyor? Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin eden kimseye 15 yıldan 20 yıla kadar ceza verilir. Madde bu. Devletin niteliği gereği gizli kalması gereken bilgi ve belgeleri ele geçireceksiniz. Böyle bilgi ve belge var mı, yok. Nasıl ele geçirildiği belli mi, o da yok. Savcının tezinde yabancı devlete gerek yok, peki yabancı bir örgüt var mı, o da yok" ifadelerini kullandı. "İzleyici sponsoru olmak için hesap numaralarını vermişiz, Hüseyin Gün’ün manevi annesi destekçimizden biridir" Merdan Yanardağ savunmasının devamında "Operasyonun iki temel amacı var . Birincisi Tele1’e el koymak, beni ve arkadaşlarımı susturmaya çalışmak. Tele1 TV’ye izleyici sponsoru olmak için hesap numaralarını vermişiz, ilan etmişiz. Bunların hepsi açık kaynaklar, bizim sitelerimizde bunlar. Canlı yayında yaptığım çağrılar var. Bu davaya konu olan, benim tanıdığım Seher Alaçam (Hüseyin Gün’ün manevi annesi) bu çağrıya cevap veren on binlerce destekçimizden biridir. Ben Hüseyin Bey’i çok tanımam. Seher Alaçam’ın yanında ve onun oğlu olarak tanıdım kendisini. Biz her programda, seyircilere sorularını, görüşlerini ve eleştirilerini yazmaları için çağrı yaparız. İzleyiciden soru alınır, talimat alınmaz. Hiç kimseden talimat alınmaz" dedi. "Tele1 üzerinden manipüle etmişiz ve Ekrem Bey seçimi o nedenle kazanmış, deli saçması" Yanardağ savunmasının devamında "İddianame şunu iddia ediyor, Tele1 üzerinden manipüle etmişiz ve Ekrem Bey seçimi o nedenle kazanmış. Deli saçması. Ben Tele1 üzerinden Hüseyin Gün’ün talepleri doğrultusunda Ekrem İmamoğlu lehine bir algı operasyonu yapmışım. Hüseyin Bey’i dinledik. Hüseyin Bey’in ifadesinde böyle bir şey yok. ‘Merdan Yanardağ basın ayağında yer almıştır’ demiyor. Niyet mi okuyorsunuz yahu siz? Bu nasıl bir savcılık makamı? Biz izleyicilere çağrı yaptık ve bir destek istedik Tele1 olarak. Hüseyin Gün’ü yanlış hatırladık kanaatindeyim. Annesi Seher Alaçam bize ufak tefek desteklerde bulundu. Ben bir kere kimseden doğrudan para almam. Biz bunu izleyici sponsorluğu diye bir kuruma dönüştürdük. Biz demokratik ve şeffaf bir finansman modeline sahibiz" ifadelerini kullandı. Duruşma avukat savunmaları ile sürüyor Merdan Yanardağ, "Başka kanıt bulamamışlar Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığımız programı örgütün yönlendirmesiyle gerçekleştirilmiş bir televizyon etkinliği olarak planlamışlar. Vallahi ben savcılığın Kemal Kılıçdaroğlu aşkını anlayabilmiş değilim. Aralarından su sızmıyor, bütün güçleriyle Kemal Bey’i korumaya çalışıyorlar. Şimdi Kemal Bey’le uzun yıllara dayanan bir ilişkimiz hatta bir dostluğumuz olduğunu söyleyebiliriz. Kemal Bey’i sıkıştırmışız sorularımızla yahu gazetecinin görevi sıkıştırmaktır. Ekrem İmamoğlu lehine algı oluşturmuşuz. Niye? Ne demişiz? Peki, savcılık burada hangi suçu bulmuş ve hangi soru bana talimatla gelmiş ve onu sormuşum bu yok" dedi.