ASAYİŞ - 05 Şubat 2026 Perşembe 08:39

Mersin’de zehir tacirlerine şafak operasyonu: 43 gözaltı, 448 bin sentetik hap ele geçirildi

A
A
A
Mersin’de zehir tacirlerine şafak operasyonu: 43 gözaltı, 448 bin sentetik hap ele geçirildi

Mersin'in Tarsus ilçesinde zehir tacirlerine yönelik şafak vakti operasyon düzenlendi 43 şüpheli yakalandı, 448 bin 71 adet sentetik hap ile 8 kilo 551 gram çeşitli uyuşturucu madde ele geçirildi. Mersin Valisi Atilla Toros, Tarsus ilçesinde uyuşturucu tacirlerine yönelik gerçekleştirilen geniş kapsamlı operasyonla çok önemli bir başarıya imza atıldığını açıkladı.

Alınan bilgiye göre, İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde uyuşturucuyla mücadele çerçevesinde geniş kapsamı çalışma yaptı. Ekiplerin çalışmasında bir çok uyuşturucu satıcısı belirlendi. Uyuşturucu tacirlerine yönelik jandarma özel timlerinin yer aldığı 223 personelle şafak vakti eş zamanlı operasyon yapıldı. 43 adrese düzenlenen operasyonda 43 şüpheli yakalandı, 448 bin 71 adet sentetik hap ile 8 kilo 551 gram çeşitli uyuşturucu madde ele geçirildi. Şüpheliler jandarmaya götürüldü.
Operasyonla ilgili Vali Atilla Toros, Tarsus İlçe Jandarma Komutanlığı'nda, İlçe Kaymakamı Mehmet Ali Akyüz ile İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Ercan Atasoy'la birlikte açıklama yaptı. Vali Toros, uyuşturucu tehdidine karşı kararlı ve çok boyutlu bir mücadele yürüttüklerini vurgulayarak," Başta gençlerimiz olmak üzere milletimizin geleceğini hedef alan uyuşturucu tehdidine karşı, kararlı duruşumuzu bir kez daha ortaya koyduk" dedi.

233 jandarma, 43 adrese eş zamanlı baskın

Vali Toros, İl Jandarma Komutanlığı koordinesinde yürütülen operasyonun titizlikle planlandığını ifade ederek, "Şafak vakti başlatılan operasyona 233 kahraman jandarmamız, 66 araç, 3 dron ve 3 narkotik dedektör köpeği katıldı. Eş zamanlı olarak 43 farklı adrese baskın düzenlendi ve 43 şüpheli gözaltına alındı. Toplam 8 kilo 551 gram çeşitli türlerde uyuşturucu madde ile 448 bin 71 adet sentetik hap ele geçirildi" diye konuştu.

"Uyuşturucuyla mücadele milli bir sorumluluktur"

Uyuşturucunun, gençlerin hayallerini ve ailelerin huzurunu hedef alan büyük bir tehdit olduğuna dikkat çeken Vali Toros, "Uyuşturucuya karşı mücadelemiz, Cumhurbaşkanımızın hassasiyeti çerçevesinde, bir görev olmanın ötesinde milli bir sorumluluk ve insani bir duruştur" ifadelerini kullandı. Yapılan operasyonların sokakları güvenli kılma ve gençleri zehir bataklığından koruma iradesinin açık bir göstergesi olduğunu belirten Toros, Tarsus'ta atılan her adımın Mersin'in huzuruna güç kattığını söyledi.

Geçen yıl bin 473 operasyonda 2 bin 49 gözaltı

Geçtiğimiz yıl Tarsus'ta emniyet ve jandarma birimlerince uyuşturucuyla mücadele kapsamında yürütülen çalışmalara da değinen Vali Toros, "2025 yılı boyunca bin 473 olay ve operasyonda 2 bin 49 şahıs gözaltına alındı. Bu operasyonlarda 104 kilogram uyuşturucu madde, 32 bin 472 adet uyuşturucu hap ve 595 kök kenevir ele geçirildi" şeklinde konuştu.

Vatandaşlara çağrı: "Her ihbar gücümüze güç katıyor"

Konuşmasının sonunda vatandaşlara çağrıda bulunan Toros, uyuşturucuyla mücadelenin herkesin ortak sorumluluğu olduğunu vurgulayarak, "Her ihbar sahadaki gücümüze güç katmaktadır. Siz bize ulaşın, biz gereğini yaparız. Sokaklar bize emanet ve biz bu emaneti korumakta kararlıyız" diyerek konuşmasını sürdü.
Vali Toros, daha sonra İçişleri Bakanına desteklerinden dolayı teşekkür ederken, operasyonu büyük bir fedakarlıkla gerçekleştiren İl Jandarma Komutanlığı personelini de tebrik etti.

Ersoy Yalçın

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İstanbul’da Afet Entegre Haberleşme Sistemi hayata geçirildi İstanbul Valisi Davut Gül, muhtemel bir afet durumunda kritik kamu kurumlarının kesintisiz, güvenli ve ortak bir haberleşme altyapısı üzerinden iletişim sağlayabilmesi amacıyla hayata geçirilen Afet Entegre Haberleşme Sistemi’ni (AFHES) tanıttı. Yeni sistem hakkında bilgi veren Vali Gül, "İstanbul depreminde iletişimin sağlıklı yürüyebilmesi, dolayısıyla da kurtarmanın sağlıklı yapılabilmesi için çeşitli alternatifler hayata geçiriliyor" dedi. Afet ve acil durum yönetiminde kesintisiz, güvenli ve koordineli haberleşme sağlamak amacıyla İstanbul İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından afet öncesi hazırlık, afet anı müdahale ve afet sonrası koordinasyon süreçlerinin tamamını kapsayan, modern ve yedekli bir haberleşme altyapısı olan AFHES hayata geçirildi. AFHES’in İstanbul il sınırları içerisinde 27 adet haberleşme röle istasyonu kurulumu tamamlandı. Ankara’da bulunan AFAD Başkanlık yerleşkesinin sistemin uzak röle noktası olarak yapılandırıldığı AFHES altyapısına entegre edildiği öğrenildi. Sistem için 190 nokta faaliyette Altyapı kurulumlarının tamamlanmasının ardından AFHES’in sahada etkin kullanılabilmesi amacıyla İstanbul genelinde TAMP ana çözüm ve destek çözüm ortağı kurumlar, 39 ilçe emniyet müdürlüğü, 10 ilçe jandarma komutanlığı, 39 ilçe afet yönetim merkezi, kritik kamu kurum ve kuruluşlarla ile 190 nokta AFHES haberleşme altyapısına dahil edildi. Sistem üzerinden sesli haberleşme, anlık konum bilgisi paylaşımı, kısa veri mesajı iletimi, yetkisiz ve kayıtsız telsizlerin sistem dışı bırakılması, tüm haberleşmelerin kayıt altına alınması, kullanıcı, grup ve yetki bazlı erişim yönetimi merkezi olarak gerçekleştirilebilmekte olduğu öğrenildi. Bu özellikler sayesinde AFHES’in afet yönetiminde kontrollü, izlenebilir ve güvenli bir iletişim ortamı sağlayacağı öğrenildi. "İstanbul depreminde iletişimin sağlıklı yürüyebilmesi dolayısıyla da kurtarmanın sağlıklı yapılabilmesi için çeşitli alternatifler hayata geçiriliyor" İstanbul Valisi Davut Gül, AFAD İstanbul Yerleşkesi’nde düzenlenen basın toplantısında AFHES’in detaylarını paylaştı. Vali Gül, Avcılar, Fatih, Pendik ve Silivri ilçe kaymakamlıklarına canlı bağlanarak sistemin çalışma şeklini anlattı. İstanbul’da muhtemel bir depremde iletişimin kesilmemesi gerektiğini söyleyen Vali Gül, "Bildiğiniz gibi bugün 6 Şubat depreminin öncesindeyiz. 3 yıl önce ülke olarak millet olarak çok büyük bir afet yaşadık. Öncelikle hayatını kaybeden hemşehrilerimize Allah’tan rahmet diliyoruz. Yaralananlara sağlık, afiyetler diliyoruz. Rabbim bir daha milletimize, devletimize böyle acılar yaşatmasın. Tabii deprem olduğunda birçok ihtiyaç ortaya çıkıyor. En önemli ihtiyaçlardan bir tanesi de iletişim. Muhtemel bir İstanbul depreminde iletişimin sağlıklı yürüyebilmesi dolayısıyla da kurtarmanın sağlıklı yapılabilmesi için çeşitli alternatifler hayata geçiriliyor. Bunlardan bir tanesi GSM operatörleriyle birlikte 2 senedir yapılan özellikle verici olarak sağlam kulelerin yapılması, depreme dayanıksız binalardan vericilerin daha dayanıklı yerlere taşınması, bununla ilgili kapsamlı bir çalışma oldu. Bunun neticesinde de 3 GSM operatörünün toplamda 800’den fazla ilave sağlam vericiler yapıldı" dedi. "İPKB’nin bu telsiz alt yapısını hizmete almış olacağız" Vali Gül, "Buradaki hemşehrilerimize hizmet verecek, herkese hizmet verecek. Ayrıca AFAD’ın koordinasyonunda kamu, kurum ve kuruluşlarının, kurtarma ekiplerinin, çalışma ekiplerinin birbirleriyle de iletişime geçmesi lazım. Bunun için sık sık sizlerle konuştuğumuzda dile getirdiğimiz İPKB isminde bir birimimiz var. Nedir? İPKB 2006 yılında Cumhurbaşkanımızın başbakanlığı döneminde İstanbul’a özel kurulan ve tek amacı kamuya ait yapıların depreme dayanıklı hale getirilmesi ve bu anlamda da afet altyapımızı güçlendirmeye yarayacak tedbirler alan bir birimimizdir. İPKB’nin bu telsiz alt yapısını hizmete almış olacağız" şeklinde konuştu. "En kötü senaryoda bile iletişimin kesilmediği bir sistem" Sistemin en kötü senaryoda bile çalıştığını söyleyen Vali Gül, "Ne yapacak burada bu sistem? Bu özetle valiliklerin kaymakamlıklarla iletişimini, ilçe emniyetlerle iletişimini, ilçe jandarmalarla iletişimini, 23 çalışma grubuyla iletişimini, ilçelerdeki afet koordinasyon merkezleriyle iletişimini sağlayacak ve en kötü senaryoda bile o iletişimin kesilmediği bir sistem" ifadelerini kullandı. "Mevcut sistemi modernize ettik" Var olan sistemin geliştirildiğini söyleyen Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) İstanbul İl Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener ise, "Bu amaçla İstanbul’da muhtemel bir afette iletişimin kesilmemesi adına böyle bir sistem gerçekleştirildi. Aslında bu sistemin bir öncesinde de hiç yok değildi. Bu sistem vardı. Bu sistemi modernize ettik. Yerelde 23 tane çalışma grubu var. Bu çalışma gruplarının birbirleri arasındaki haberleşmesini, jandarmamızla, emniyetimizle, ilçe afet merkezlerimizde kaymakamlıklarımızla iletişimin sağlayarak dolayısıyla bir afet anında hiçbir kesintiye uğramadan tüm müdahale ekiplerinin tüm karar vericilerinin bir anda konuşabileceği bir sistem sistemden bahsediyoruz" ifadelerini kullandı. "İstanbul’la Ankara’nın da iletişimi hiçbir şekilde kesilmeyecek" Hayata geçirilecek sistemle Ankara ile İstanbul’un iletişiminin kesilmeyeceğini söyleyen Özener, "Mobil iletişim operatörlerinin son yıllarda yapmış olduğu çalışmalarla özellikle baz istasyonlarının muhtemel bir afetten sonra çalışabilmesi için daha sağlam yerlerde konuşlanması sağlandı. Benzer şekilde de bu yapmış olduğumuz çalışmalarda 28 tane role istasyonumuz var. Bunlar da depremde kesinlikle zarar almayacak ve bir deprem anında da operasyona devam edecek şekilde dizayn edilmiş kulelerimizde bu rollerimiz. Bir tanesi de Ankara’da AFAD Başkanlığımızda. Dolayısıyla İstanbul’la Ankara’nın da iletişimi hiçbir şekilde kesilmeyecek" dedi. "Ayrıca yine cep telefonları, uydu ve diğer sistemlerle de alternatif olarak desteklenecek" İstanbul Proje Koordinasyon Birimi Direktörü Yalçın Kaya da, "Alımı, kurulumu, test ve devre yanması yürüttüğümüz bir çalışma. Alternatif haberleşme kanallarımızdan en önemlisi. Kamunun üzerinde afet anında haberleşeceği, depreme dayanıklı direklerle, jeneratörlü sistemleri desteklenen kesintisiz bir haberleşme sağlayacak. Ayrıca yine cep telefonları, uydu ve diğer sistemlerle de alternatif olarak desteklenecek. Yani haberleşme kesintisiz ve sorunsuz olarak yapılması amacıyla kurulmuş alternatif sistemlerden biri ve en önemlisi" dedi.
Aydın Tuğba’nın ‘Geleneksel Lokum Günleri’ başladı Merkezi Aydın’da bulunan ve Türkiye’de değişik illerinde 127 ayrı şubesi hizmet veren Tuğba Kuruyemiş’in geleneksel hale getirdiği ‘Lokum günleri’ başladı. 15 Şubat’a kadar devam edecek geleneksel lokum günlerinde firmanın 127 ayrı mağazasında 6 asırlık Türk geleneği olan lokumun tanıtımı da yapılacak. Türk mutfağı kültüründe yeri ayrı olan ve dünyaya açılan en özel lezzetlerinden biri olan Türk Lokumu, Tuğba Kuruyemiş öncülüğünde yeniden sofralarla buluşuyor. Bu lezzetin aynı zamanda bir değer olduğunu ve bu değeri yaşatmak için çalıştıklarını belirten Tuğba Kuruyemiş Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Tonkul, "Osmanlı’dan günümüze uzanan köklü bir miras olan Türk Lokumu için Tuğba Kuruyemiş olarak her yıl tanıtım tadım günleri yapıyoruz. Türkiye genelindeki 127 Tuğba Kuruyemiş mağazamızda bu yönde bir kampanya başlattık. Kampanyanın temel amacı yalnızca bir indirim değil; bir kültürü yaşatmak ve yeni nesillere tanıtmak" dedi. "Her eve lokum girsin, çocuklar bu lezzetle tanışsın istiyoruz" Lokumun bir kültür olduğunu ve genç neslin bu kültürü de tanıması gerektiğini savunan Tonkul, özellikle genç neslin ve çocukların, son yıllarda yabancı tatlara yönelmesiyle kendi kültürel lezzetlerinden uzaklaşması üzerine bu kampanyayı geleneksel hale getirdiklerini belirtti. Tuğba Kuruyemiş Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Tonkul, "Sosyal hayattan, yeme içme kültürüne kadar pek çok değerimizi maalesef unutmaya başladık. Lokum bizim kültürümüz. Çocuklarımızın, gençlerimizin bu lezzeti tanımasını, Osmanlı’dan gelen bu geleneğin yeniden yaşamasını istiyoruz. Bu yüzden fiyatları mümkün olan en alt seviyeye çektik. Türk Lokumu, dünyada ‘Turkish Delight’ ismiyle bilinse de, bazı ürünlerin farklı ülkeler tarafından sahiplenilmesi kamuoyunda tartışma konusu olmaya devam ediyor. Tuğba Kuruyemiş, bu noktada Türk Lokumu’nun kültürel kimliğine sahip çıkmayı da önemli bir sorumluluk olarak görüyor. Baklava gibi birçok ürünümüzde olduğu gibi, lokumun da Türk kültürüne ait olduğu unutulmamalı. Biz bunu ticari bir fırsattan öte, kültürel bir görev olarak görüyoruz" dedi. Geleneksel hale gelen lokum günleri kampanyasının geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da yoğun ilgi gördüğü belirtildi.
Diyarbakır TFSF yönetimi, Diyarbakır İl Kültür ve Turizm Müdürü Tekin ile bir araya geldi Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu Başkanı Mehmet Kılıçoğlu, Diyarbakır İl Kültür ve Turizm Müdürü Sayın İrfan Tekin’i makamında ziyaret etti. Gerçekleşen görüşmede, Fotono21 Fotoğraf Derneği tarafından 2026 yılında başlatılan "Fotoğraflarla Ergani Projesi" ile yine 2026 yılı kapsamında hayata geçirilen TFSF "Türkiye Aşkı" projeleri hakkında kapsamlı bilgi paylaşımında bulunuldu. Projelerin, Diyarbakır başta olmak üzere bölgenin kültürel, tarihsel ve doğal mirasının fotoğraf sanatı aracılığıyla görünür kılınmasına, yerel ölçekte olduğu kadar ulusal ve uluslararası düzeyde de kentin tanıtımına katkı sağlaması hedefi doğrultusunda karşılıklı istişareler gerçekleştirildi. Ziyaret sırasında ayrıca, Türkiye’nin UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer alan alanlarını konu alan tablo, TFSF Başkanı Mehmet Kılıçoğlu tarafından Sayın İl Müdürü İrfan Tekin’e takdim edildi. TFSF Başkanı Mehmet Kılıçoğlu, Diyarbakır İl Kültür ve Turizm Müdürü Sayın İrfan Tekin’in gösterdiği samimi misafirperverlik, yapıcı yaklaşım ve projelere yönelik ilgisi dolayısıyla teşekkür ederek, kamu kurumları ile sivil toplum kuruluşları arasındaki iş birliğinin kültür ve sanat alanında çok kıymetli sonuçlar doğurduğunu ifade etti. Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu olarak, Diyarbakır’ın zengin tarihsel birikimi, kültürel çeşitliliği ve özgün coğrafyasının fotoğraf sanatıyla anlatılmasına yönelik çalışmaları, ilgili kurumlarla iş birliği içinde sürdürmeye kararlılıkla devam edileceği vurgulandı.
Antalya Kazaya müdahale trafik ekibinin uygulama yaptığını sandı, ters istikametten kaçarken kaza yaptı Antalya’nın Manavgat ilçesinde ters istikamette seyir halindeki motosikletin hafif ticari araç ile çarpışması sonucunda meydana gelen kazada motosiklet sürücüsü yaralandı. Kazada yaralanan sürücünün, 250 metre ileride meydana gelen kazaya müdahale eden trafik ekibinin uygulama yaptığını düşünerek geri dönüp ters istikamette kaçmaya çalıştığı bildirildi. Ekiplerin yaptığı kontrolde motosikletliye sürücü belgesinin yetersiz olması ve abartılı egzozdan 23 bin 258 TL ceza uygulandı. Kaza, Antalya-Alanya D-400 kara yolunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Elemnur D.’nin kullandığı 16 E 6144 plakalı hafif ticari araç, Yemişli Mesire Alanı önüne geldiğinde ters istikamette seyir halindeki Muhammed P.Ç.’nin kullandığı 07 BYG 827 plakalı motosiklet ile çarpıştı. Kazada motosiklet sürücüsü başını hafif ticari aracın camına çarparak yaralanırken, motosiklet yol kenarındaki çelik bariyerlerin arasına sıkıştı. Yaralı motosiklet sürücüsü 112 sağlık ekiplerinin olay yerindeki müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye götürüldü. Kazayı gören vatandaşlar, motosiklet sürücüsünün Alanya istikametine seyir halindeyken, kazanın meydana geldiği noktaya 250 metre mesafede meydana gelen kaza için önlem alan trafik ekiplerini görünce uygulama yaptıklarını zannederek ters istikamette kaçmaya çalıştığı sırada karşısından gelen hafif ticari araca çarptığını belirttiler. Kazanın ardından Manavgat Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği ekiplerinin yaptığı kontrolde motosiklet sürücüsüne, sürücü belgesinin yetersiz olması ve abartılı egzozdan 23 bin 258 TL ceza uygulandı.