GÜNDEM - 04 Mart 2025 Salı 10:01

Ramazan’ın vazgeçilmezi kerebiç tatlısı

A
A
A

Mersin yöresine özgü geleneksel kerebiç tatlısına Ramazan ayında talep arttı. Üreticilerde yoğunluk yaşanırken, hafif ve lezzetli tatlı, Ramazan sofralarının vazgeçilmezleri arasında yerini koruyor. Ramazan sofralarında yerini almaya başlayan kerebicin kilogramı fıstıklı 960 TL, cevizli ise 580 TL arasında değişen fiyatlardan satılıyor.

Mersin’e özgü geleneksel bir tatlı olan kerebice Ramazan ayının gelmesiyle talep artarken, üreticilerde de yoğunluk yaşanmaya başladı. Vatandaşlar iftar sofralarında kerebice yer vermek için için tatlıcıların önünde yoğunluk oluştururken, üreticiler de artan talebi karşılamak için yoğun mesai yapıyor. Geçmiş yıllarda sadece Ramazan aylarında üretimi yapılan kerebiç, zamanla yılın 12 ayı tezgahlardaki yerini aldı. Ramazanın gelmesiyle sofralarda daha fazla yer bulan kerebiç, halk arasında ’irmik tatlısı’ olarak da biliniyor. İçi tercihe göre fıstık veya ceviz ile doldurularak ‘içli köfte’ şekli verilen kerebiç, fırında pişirilerek, çöven otu köklerinden yapılan kaymağın üzerine dökülmesiyle servis ediliyor. İsteğe göre üzerine tarçın da ilave edilebiliyor. Yaklaşık bir hafta dayanma süresi olan kerebice il dışından gelen talepler ise kargo ile karşılanıyor. Ramazan sofralarında yerini almaya başlayan kerebicin kilogramı fıstıklı 960 TL, cevizli ise 580 TL arasında değişen fiyatlardan satışa sunuluyor.

Ramazan’ın vazgeçilmezi kerebiç tatlısı

"3 gün önce daha az talep varken, bugün daha fazla"

Mersin’de yaklaşık 30 yıldır kerebiç satan Yasemin Sekmen, kerebicin Mersin’e özgü bir tatlı olduğunu vurgulayarak, Ramazan ayıyla birlikte taleplerin daha da arttığını söyledi. Şehir dışına da kargo ile gönderdiklerini belirten Sekmen, "Ramazanda talep daha fazla, dolayısıyla daha çok satış yapıyoruz. Bitkisel bir tatlı olduğu için bozulmuyor. Çok tercih edilen bir tatlı. Özellikle yumurta ve süt olmadığı için daha çok tercih ediliyor. Üç gün önce daha az talep varken, bugün daha fazla talep görmeye başladı. Bitkisel olduğu için içerisinde şeker çok az, o yüzden de tercih sebebi. Kaymağı çöven bitkisinden yapılıyor; içerisine şeker ve su ekleniyor. Şekeri, çöven bitkisi çok acı olduğu için tatlandırmak amacıyla tatlandırıyoruz. Kerebiçin içerisinde de antepfıstığı ve ceviz var. Dışında da irmik ve un var. Ama bunlar özel ürünler, yani bildiğimiz irmik ve un değil" ifadelerini kullandı.

Ramazan’ın vazgeçilmezi kerebiç tatlısı

"Bitkisel olması, içerisinde yumurta ve süt bulunmaması"

Sekmen, kerebiçi diğer tatlılardan ayıran özelliklerinden birinin bitkisel olması olduğunu belirterek, "Kerebiçi diğer tatlılardan ayıran özellikler, hafif olması, şekerinin çok az olması ve ayrıca bitkiden yapılması, bitkisel olmasıdır. İçerisinde yumurta ve süt bulunmaması" dedi. Sekmen, "Fiyatları şu anda yeni güncelledik. Fıstıklı kerebici 960 TL, cevizli kerebici ise 580 TL’ye satıyoruz. 1 kilogramda 16 adet var" şeklinde konuştu.

Ramazan’ın vazgeçilmezi kerebiç tatlısı

Fevzi Demircan 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Akçakoca’nın Geleceğine Işık Tutan "Akçakoca Turizm ve Ekonomi Sempozyumu" Başladı DÜZCE(İHA) – Düzce Üniversitesi Turizm Fakültesi ile Akçakoca Bey Siyasal Bilgiler Fakültesi tarafından, Düzce Valiliği, Düzce Belediyesi, Azerbaycan Mingeçevir Üniversitesi iş birliğinde, çok sayıda kurum paydaşlığında, yerel potansiyeli verilere dayalı olarak analiz etmek, sürdürülebilir kalkınma stratejileri geliştirmek ve Akçakoca’nın geleceğine ışık tutacak bilimsel çıktılar üretmek amacıyla düzenlenen, ‘Akçakoca Turizm ve Ekonomi Sempozyumu’ başladı. Kortej Yürüyüşü ile başlayan sempozyuma protokol üyeleri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Oğuz Kara, turizm ve ekonominin birbirini tamamlayan iki temel alan olduğunu vurgulayarak konuşmasına başladı. Bu disiplinlerin kesişiminde yürütülecek bilimsel çalışmaların şehirlerin gelişimine önemli katkılar sunacağını ifade eden Prof. Dr. Oğuz Kara, sempozyum kapsamında çok sayıda akademisyenin katılımıyla gerçekleştirilecek oturumların, ulusal ve uluslararası düzeyde bilgi paylaşımını güçlendireceğini belirtti. Akçakoca Kaymakamı Dr. Hacı Arslan Uzan, Akçakoca’nın tarihi ve doğal zenginlikleriyle önemli bir turizm potansiyeline sahip olduğunu belirterek, sürdürülebilir turizm anlayışıyla bu değerlerin korunarak geliştirilmesinin önemine vurgu yaptı. Mingeçevir Üniversitesi Rektörü adına açılışta konuşan Doç. Dr. Asim Memmedov, iki üniversite arasındaki akademik iş birliğinin güçlenmesinden duyulan memnuniyeti dile getirerek, sempozyumun bölgesel kalkınma ve bilimsel üretim açısından önemli katkılar sağlayacağını ifade etti. "Turizm ve ekonomi, Düzce’nin gelişiminde temel güçtür" Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir ise konuşmasında, Düzce’nin gelişiminde turizm ve ekonominin belirleyici iki temel unsur olduğuna dikkat çekerek, Akçakoca’nın bu noktada önemli bir destinasyon olduğunu vurguladı. Akçakoca’nın sahip olduğu potansiyelin doğru değerlendirilmesiyle bölgeye önemli katkılar sağlayacağını ifade eden Sözbir, Akçakoca’nın Düzce’nin en önemli ilçesi olduğunu söyledi. Turizm ve ekonomi çok boyutlu olarak ele alındı Açılış konuşmalarının ardından sempozyumun açılış paneline geçildi. "Düzce’de Turizm ve Ekonomi" başlıklı panelin yönetimini Prof. Dr. Oğuz Kara gerçekleştirirken; panelde "Düzce Turizmi ve Gelişimi", "Düzce İli Ekonomisi ve Gelişimi" başlıklı sunumlarını gerçekleştirdi. Panelde, Düzce’nin turizm potansiyeli, mevcut ekonomik yapısı ve bu iki alan arasındaki etkileşim çok boyutlu olarak ele alınarak bölgenin kalkınmasına yönelik değerlendirmelerde bulunuldu. Farklı disiplinlerde zengin içerikli oturumlar Açılış panelinin ardından gün boyu eş zamanlı olarak düzenlenen oturumlarda, alanında uzman akademisyenler tarafından; turizmde dijital dönüşüm, finansal piyasalar ve kamu ekonomisi, sürdürülebilirlik ve çevre politikaları, tarih ve kültürel miras, tüketici davranışları ve pazarlama, turizmde istihdam ve kadın liderliği, bölgesel kalkınma ile sosyal dinamikler ve alternatif turizm gibi pek çok başlık kapsamlı biçimde ele alındı.
İstanbul Konut fiyatları Mart ayında yüzde 26,4 arttı Konut fiyat endeksi, bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 26,4 oranında arttı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Mart ayı Konut Fiyat Endeksi (KFE) verisini açıkladı. Buna göre, Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 2,0 oranında artan KFE, bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 26,4 oranında arttı, reel olarak ise yüzde 3,4 oranında azaldı. Türkiye’deki konutların kalite etkisinden arındırılmış fiyat değişimlerini izlemek amacıyla hesaplanan Konut Fiyat Endeksi (KFE), 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 2,0 oranında artarak 219,7 seviyesinde gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 26,4 oranında artan KFE, aynı dönemde reel olarak yüzde 3,4 oranında azalış gösterdi. 2026 yılı Mart ayında, İstanbul, Ankara ve İzmir’de bir önceki aya göre, sırasıyla yüzde 2,2, 2,5 ve 2,8 oranlarında artış gözlendi. Endeks değerleri bir önceki yılın aynı ayına göre, İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 27,8, 30,4 ve 24,3 oranlarında artış gösterdi. İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflamasına göre bölgelerin yıllık konut fiyat endeksi değişimleri incelendiğinde, Mart 2026 döneminde en yüksek yıllık artış yüzde 31,5 ile Nevşehir, Niğde, Aksaray, Kırıkkale, Kırşehir, Kayseri, Sivas, Yozgat bölgesinde, en düşük yıllık artış ise yüzde 21,1 ile Edirne, Kırklareli, Tekirdağ bölgesinde gözlendi. Yeni kiracı kira endeksi yıllık yüzde 34,4 arttı Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 2,0 oranında artan Yeni Kiracı Kira Endeksi (YKKE), bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 34,4, reel olarak ise yüzde 2,7 oranında arttı. YKKE 2026 yılı Mart ayında, İstanbul, Ankara ve İzmir’de bir önceki aya göre, sırasıyla yüzde 2,2, 2,4 ve 3,6 oranlarında artış gösterdi. Endeks değerleri bir önceki yılın aynı ayına göre, İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 39,4, 37,7 ve 35,0 oranlarında arttı. İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflamasına göre bölgelerin yıllık yeni kiracı kira endeksi değişimleri incelendiğinde, Mart 2026 döneminde en yüksek yıllık artış yüzde 40,5 ile Erzurum, Erzincan, Bayburt, Ağrı, Ardahan, Kars, Iğdır bölgesinde, en düşük yıllık artış ise yüzde 25,7 ile Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye bölgesinde gözlendi.
Kayseri Kayseri’de bin 771 hacı adayına eğitim semineri verildi Kayseri’de Diyanet İşleri Başkanlı himayesinde İl Müftülüğü tarafından hacca gidecek vatandaşlar için eğitim semineri düzenlendi. Seminerde açıklama yapan İl Müftüsü Durmuş Ayvaz, "Hacca gidecekler helalleşsinler, kul haklarından arınsınlar" dedi. Kadir Has Kongre Merkezi’nde düzenlenen seminere Kayseri İl Müftüsü Durmuş Ayvaz, ilçe müftüleri, din görevlileri ve hacı adayları katıldı. Seminer ile hacı adaylarına orada yapılacaklarla ilgili bilgiler verileceğini söyleyen Kayseri İl Müftüsü Durmuş Ayvaz, "2026 yılı hac organizasyonunda inşallah Kayseri’den kutsal topraklara bin 771 hacımızı yolcu edeceğiz. Bugün de bin 771 hacımızın Hac Semineri var. Gitmeden önce hacılarımıza orada yapılacak olan ibadetlerle ilgili hac boyunca takınılması gereken hal ve tavırlarıyla ilgili, alınması gereken önlemlerle ilgili kapsamlı güzel bir bilgi sunumu yapılacak. Allah nasip ederse mayıs ve haziran ayında kafilelerimizi göndereceğiz. Bizim buradaki amacımız ilk defa hacca gidecek ve daha önce de umreye gitmemiş olanların gitmeden önce o topraklara hazır hale getirilmesi, bilinç ve şuur aşılanması önemli. Burada hac ibadetleri ile ilgili tatbikatlar da yapılacak. Aynı zamanda hacılarımızın başsında görevli olacak kafile başkanları ve din görevlileri hacılarımızla tanışacaklar. Yani Diyanet İşleri Başkanlığı’nın uhdesinde hacılarımıza geniş kapsamlı bir bilgilendirme seminerimiz burada yapılıyor" dedi. "Kul haklarından arınmalılar" Ayvaz, hacı adaylarının gitmeden önce kul haklarından arınması gerektiğini söyleyerek, "Bir ömür boyu bu anı bekledi hacı adaylarımız. En az 10-15 senelik bir bekleyişten sonra böyle sevinçli bir ana kavuştular. Benim tavsiyelerim de şunlardır. Helalleşsinler, kul haklarından arınsınlar. Çünkü peygamberimiz ‘Kul hakkı hariç hac bütün günahların af olduğu bir ibadettir’ diye haccı bizlere müjdeliyor. Onun için dargınlıklardan, küskünlüklerden uzak aynı zamanda kul hakkından arınmış bir şekilde gitmelerini tavsiye ediyorum. Aynı zamanda hasta olan kardeşlerimiz varsa doktorların tavsiyelerine uymalarını, ilaçlarını yanlarına almalarını tavsiye ediyorum. Çünkü farklı bir iklime gidecekler. Dolayısıyla orada da hazır olmaları gerekir. İnsanların yükseldiği, melekleştiği, arındığı o kutsal topraklarda elde edecekleri o aşkı bilinci ömür boyu taşımalarını da kendilerine tavsiye ediyorum. Çünkü hacı olmak kolay hacı kalmak zor. Önemli olan da hacı kalabilmek" ifadelerini kullandı. (EK