ÇEVRE - 02 Kasım 2023 Perşembe 12:54

Üreticilerin korkulu rüyasına karşı biyolojik mücadele başladı

A
A
A
Üreticilerin korkulu rüyasına karşı biyolojik mücadele başladı

Mersin’de sebze üreticilerinin korkulu rüyası olan beyaz sinek ve çiçek tripsine karşı üretilen doğal yararlı böcekler biber seralarına salındı. İlk aşamada 65 dekar alan üzerinde deneme yapılacak ve alınacak sonuç doğrultusunda tüm bölgede biyolojik ve biyo-teknik mücadeleye başlanacak.


Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ’Kalıntı Eylem Planı’ çerçevesinde yürütülen ’Faydalı Böcekler Bibere İlaç Oldu’ projesiyle ilk doğal yararlı böceklerin salınımı yapıldı. Mersin’in merkez Akdeniz ilçesine bağlı Kazanlı Mahallesi’nde 10 dekarlık biber serasında yapılan böcek salınımıyla biyolojik ve biyo-teknik mücadele başladı. Toplamda ilk aşamada 65 dekar biber serasında uygulama yapılacak ve olumlu sonuçlar alınması durumunda tüm bölgede çalışmalara başlanacak.



"Bir biyolojik mücadele çabası içerisine gireceğiz"


Böcek salınımı programında konuşan Mersin İl Tarım ve Orman Müdürü Erdem Kardağ, tarımsal üretimin çok zor bir iş olduğunu söyledi. Bu işin zorluğunun yanında riskleri de olduğunu kaydeden Kardağ, "Hele açıkta üretim yapıyorsanız bunun riski birkaç kat daha artmaktadır. Tabii seralarımızda bazı şeyleri kontrol altına alabiliyoruz ve hakimiyetimiz altında olabiliyor ancak buna rağmen yine de büyük riskler var ve büyük çabalar sarf etmemiz gerekiyor. Sera içerisinde baktığımız zaman iyi bir ürün, iyi bir verim elde etmek için mutlaka hastalık ve zararlılarla mücadele etmemiz gerekiyor. Bu doğrultuda özellikle bu bölgede hakim olan biber üretimiyle ilgili bir takım çalışmalar yapmaya başladık. Bu çerçevede baktığımız zaman bölgemizdeki biber üreticilerimizin her zaman şikayetçi olduğu beyaz sinek ve çiçek tripsiyle ilgili Bakanlığımızın onayıyla bir projeyi hayata geçirdik. Burada inşallah bu zararlılarla ilgili bir biyolojik mücadele çabası içerisine gireceğiz" dedi.



"Kimyasal ilaçlar ürünlerde kalıntı bırakabiliyor"


Biyolojik mücadelenin çok önemli olduğunu vurgulayan Kardağ, "Şu anda bizim üreticilerimizin hemen hemen büyük kısmı kimyasal mücadeleyle bu zararlılarla mücadele yoluna gidiyor. Ancak bunun alternatifleri olduğunu bilmemiz gerekiyor. Biyolojik mücadele, bunun yanında biyo-teknik mücadele uygulamamız lazım. Şimdi her dönemde zararını gördüğümüz bu beyaz sinek ve çiçek tripslerle ilgili Bakanlığımızın projeleri çerçevesinde bir uygulamayı bugün başlatacağız. Kimyasal mücadelede insanlar ne kadar zarar görüyor veya çevre ne kadar zarar görüyor bunlara bakmak lazım. Kimyasal mücadele tabii ki de olmazsa olmazımız ama insan sağlığına, çevreye, ekolojik sisteme zarar verebiliyor. En önemlisi de üründe kalıntılar bırakabiliyor. Sürekli biz kimyasallarla mücadele yaptığımız zaman bu zararlılar belli bir süre sonra direnç kazanıyor ve bağışıklık sistemi gelişiyor. Bu olunca kimyasalı daha fazla vermeye başlıyorsunuz ve bir süre sonra kimyasal bile bu zararlıları yok etmiyor. Dolayısıyla biz sadece kimyasalla değil, biz bu işe kesinlikle biyolojik ve biyo-teknik mücadeleyi de katmamız gerekiyor. Bugün toplamda 8 üreticimizin 65 dekarlık alanı içerisinde bu biyolojik mücadeleyi başlatacağız. Bu alternatif mücadele şekillerini de benimseyerek önümüzdeki süreç içerisinde daha insan sağlığını ön planda tutan, çevreyi, ekolojiyi koruyan bir mücadele şeklini benimseyeceğiz. Bu şekilde daha güzel ve kalıntısız ürünler üretiriz diye düşünüyorum" diye konuştu.


Geçen yıl 200’e yakın bildirim aldıklarının altını çizen Kardağ, "Yani bildirim dediğimiz ihraç ettiğimiz ürünlerden o ülkelerin istemediği bazı şeyler çıkınca bize bildirmişler. Bildirim bir ülkenin prestijini bir kere yerle bir eder. İkincisi ihracat kalemlerinde bir takım sıkıntılar yaşatmaya başlar. Üçüncüsü oradaki ihracat hanemize eksi yazılmasına neden olur. Birde hızlı alarm denilen bir şey var. Avrupa Birliği ülkeleri kendi arasında öyle bir sistem kurdular ki bu sistemle herhangi bir Avrupa ülkesine gönderdiğimiz bir üründe kalıntı çıktığı an tüm ülkeler bunu hemen biliyor. Hangi ülkeden geldiği, hangi şehirden geldiği ve üreticinin kim olduğuna kadar her şeyi tüm ülkeler öğreniyor" ifadelerini kullandı.


Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından üreticilere doğa dostu böcekler teslim edildi. Törenin sonunda 10 dönümlük biber serasına böcek salınımı yapıldı.



Üreticilerin korkulu rüyasına karşı biyolojik mücadele başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Milli Eğitim Bakanı Tekin’den Aydın’da ’Demokrasi ve Însan’ dersi Bir dizi program ve etkinlik için Aydın’a gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Adnan Menderes Demokrasi Müzesi’nde düzenlenen özel programda Aydın’daki bir grup öğrenciye ‘Demokrasi ve İnsan’ konulu ders verdi. Yıllar sonra öğrencilerin karşısına geçip ders veren Bakan Tekin, yaklaşık 1 saatlik gecikme ile başladığı programına öğrencilerden helallik isteyerek başladı. Aydın İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından organize edilen programda Adnan Menderes Anadolu İmam Hatip Lisesi, Aydın Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi, Aydın Fen Lisesi ve Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi’nden seçilen öğrenciler ‘Demokrasi ve İnsan Dersi’ni Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in anlatımı ile dinledi. Dersine; yasama, yürütme ve yargı sistemini anlatarak başlayan Bakan Tekin, Türkiye’de demokrasinin 1878’de başladığını ancak Adnan Menderes Dönemi’nde yaşananların demokrasiyle bağdaşmadığını belirterek, "Bizde demokrasi tartışması bize bu konuda akıl verenlerden çok önce 1878 de başlamıştır" dedi. "Nisan ayını Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı ilan ettik" Demokrasi ve milli egemenlik tarihi bakımından Nisan ayını önemsediklerini ve bu nedenle bu ayı ‘Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı’ ilan ettiklerini kaydeden Bakan Tekin, Demokrasi Müzesi’nde verdiği dersinde demokrasi şehidi Aydınlı Başvekil Adnan Menderes’in siyasi hayatı ve o dönemde yaşananlardan bazı kesitlere yer verdi. Adnan Menderes’in içinde siyasete başladığı CHP’nin takip ettiği politikayı, ülke çıkarları adına beğenmeyerek Celal Bayar ile Demokrat Parti’yi kurduğunu belirten Tekin, Türkiye’de birden fazla siyasi partinin katıldığı ilk seçimde açık oy kullanılıp gizli sayım yapılan günleri anlattı. 27 Mayıs 1960’da halkın iradesi yok sayılarak yapılan darbeden de kısaca söz eden Bakan Tekin, millet iradesi ve demokrasinin önemine değindi. Dersin sonunda Bakan Tekin, öğrencilerin sorularını cevapladı. Türkiye’deki eğitim sistemi ülkemizin dünyadaki durumu hakkında da bilgiler veren Tekin, artık beceri odaklı bir eğitime odaklanıldığını kaydetti. "350 bin sınıftan 750 bin sınıfa geldik" Türkiye’nin 2002 yılındaki sınıf sayısının 350 bin civarında, öğretmen sayısının 500 bin civarında olduğunu geride kalan süreçte bu sınıfların yaklaşık 150 binin deprem veya çeşitli nedenlerle yok olduğunu belirten Tekin, "Bugün gelinen noktada 750 bin sınıf 1 milyon 250 bin öğretmen ile eğitim devam ediyor" dedi. Bakan Tekin, "Eskiden bilgiyi erişmek için tek enstrüman okul idi. O zaman bizim sistem bunun üzerine kurulu idi. Artık bilgi vermek değil beceri temelli bilginin hayata dönüştürüldüğü bir sistem önem kazandı. Beceri odaklı eğitim müfredatına geçtik. Türkiye’de 75 bin okulumuz var. Kararları alırken aldığımız kararın yan etkilerini de düşünerek alıyoruz" dedi. Program sonunda Bakan Tekin’e Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi öğretmeni tarafından anlık olarak çizilen bir portre hediye edildi.