ASAYİŞ - 15 Ocak 2026 Perşembe 13:42

Vali Toros açıkladı: Mersin’de suç oranları düştü, aydınlatma oranı yüzde 99,6’ya yükseldi

A
A
A
Vali Toros açıkladı: Mersin’de suç oranları düştü, aydınlatma oranı yüzde 99,6’ya yükseldi

2025 yılında suçla mücadelede elde edilen sonuçların planlı ve kararlı çalışmaların ürünü olduğunu belirten Mersin Valisi Atilla Toros, 10 önemli suçun tamamında, düşüş sağlandığını ve aydınlatma oranının yüzde 99,6’ya yükseldiğini ifade ederek "Hedefimiz açıktır: Mersin’de huzuru ve güvenliği kalıcı kılmaktır" dedi.


Vali Atilla Toros, Suphi Öner Öğretmen Evi’nde düzenlenen toplantıda, Mersin’de 2025 yılı boyunca jandarma, emniyet ve sahil güvenlik teşkilatları tarafından yürütülen asayiş faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Toplantıda, suç ve suçlularla mücadele kapsamında yapılan çalışmalar 2024 yılı verileriyle karşılaştırmalı olarak ele alındı.


2025 yılının tüm yönleriyle değerlendirildiğini belirten Vali Toros, 2026 yılına ilişkin hedeflerin netleştirildiğini vurguladı. Toros, "Hedefimiz açıktır, Mersin’de huzuru ve güvenliği kalıcı kılmaktır. Çünkü biz güvenliği yarını planlayan, toplumsal huzuru güçlendiren ve güvenlik birimlerimizi her şartta sahada güçlü kılan, bir sorumluluk alanı olarak ele alıyoruz. Bu nedenle bugün paylaştığımız veriler, bizim için yalnızca bir sonuç değil; Mersin’in güvenlik yolculuğunda, planlı ve kararlı çalışmalarla ulaşılan, güçlü bir seviyeyi ifade etmektedir" diye konuştu.




"Yürüttüğümüz çalışmaların, sahadaki etkinliğini, açıkça ortaya koymaktadır"


2025 yılı verilerine göre kişilere karşı işlenen suçlarda önemli bir azalma yaşandığını aktaran Vali Toros, "2025 yılında, bir önceki yıla göre, kişilere karşı işlenen 10 önemli suçun tamamında, düşüş sağlanmış, bu suç grubunda yüzde 15 oranında bir gerileme, elde edilmiştir. Özellikle Konut dokunulmazlığının ihlali suçunda yüzde 42, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda yüzde 29 oranında, sağlanan düşüş yürüttüğümüz çalışmaların, sahadaki etkinliğini, açıkça ortaya koymaktadır. Aydınlatma oranının yüzde 99,6’ya yükselmesi, suçun cezasız kalmadığını, faillerin tek tek yakalanıp, adalete teslim edildiğini, net bir şekilde göstermektedir. Mal varlığına karşı işlenen suç grubunda yer alan 9 önemli suçun tamamında da azalma gerçekleşmiş bu alanda, yüzde 39 gibi son derece önemli bir gerileme sağlanmış, aydınlatma oranı ise yüzde 98 seviyesine yükselmiştir. Otodan hırsızlıkta yüzde 56, oto hırsızlığında yüzde 52, motosiklet hırsızlığında yüzde 48, evden hırsızlıkta yüzde 40, dolandırıcılıkta yüzde 37 ve işyerinden hırsızlıkta yüzde 32 oranındaki düşüşler sahadaki kararlı duruşun ve etkin mücadelenin en açık göstergeleridir. Suç sayılarında sağlanan bu belirgin düşüş ve aydınlatma oranında ulaşılan yüksek seviyeler ilimizin huzur ve güvenliğini, kalıcı kılma irademizin ve suçla mücadeledeki tavizsiz anlayışımızın, somut bir sonucudur" şeklinde konuştu.



"Suçluların peşini adalete teslim edene kadar bırakmayacağız"


Aranan şahıslara yönelik yürütülen kararlı çalışmalar sayesinde yakalama oranlarında önemli bir artış sağlandığına dikkat çeken Toros, "Aranan şahısların yakalanmasına yönelik yürüttüğümüz kararlı çalışmalar kapsamında, 2025 yılında 833’ü narkotik, 775’i hırsızlık, 616’sı kaçakçılık ve 583’ü dolandırıcılık suçları olmak üzere haklarında çeşitli suçlardan, kesinleşmiş hapis cezası bulunması nedeniyle aranan, 5 bin 478 kişi yakalanarak, adalete teslim edilmiştir. Bu çalışmalar neticesinde, aranan şahısların yakalanma oranını, geçtiğimiz yıla göre Yüzde 79’dan yüzde 93’e yükselterek, önemli bir başarıya imza attık. Bu başarıyı, aranan kişi sayısını, yüzde 74 oranında azaltarak daha da pekiştirdik. Ayrıca ifade vermesi için aranan 15 bin 803 kişi hakkında da, yasal işlemleri eksiksiz bir şekilde yerine getirdik. Bunun yanında, farklı illerden, haklarında hapis cezasıyla aranma kaydı bulunan, 3 bin 546 kişi de, ilimiz sınırları içinde yakalanarak, adli mercilere sevk edildi. Hakkında kesinleşmiş hapis cezası bulunan, hiçbir suçlunun peşini, yakalayıp adalete teslim edene kadar, bırakmayacağız" şeklinde konuştu.


Silah kaçakçıları ve ruhsatsız silah taşıyanlara karşı mücadelede geçen yıl düzenlenen operasyonlarda, 2 bin 421 silahın ele geçirildiğini 3 bin 62 şahıs hakkında işlem yapıldığına da değinen Toros, hiçbir suç odağına alan tanımadıklarını organize suç şebekelerini saklandıkları her noktada tespit etiklerini bu çerçevede, 2025’de 77 operasyonda, gözaltına alınan 266 şahıstan, 97’sinin tutuklandığını aktardı.




"Mersin Limanı’nda, 298 kilogram kokain ele geçirilmiştir"


Açıklamasını sürdüren Vali Toros, "Kaçakçılığa karşı da, kararlı ve kesintisiz bir mücadele yürütüyoruz. Bu kapsamda düzenlenen, 930 operasyonda yakalanan, bin 200 şahıs, adli mercilere teslim edilmiştir. Yapılan operasyonlarda, 580 bin litre akaryakıt, 46 bin litre alkollü içki, 236 bin paket sigara, 9 bin 325 adet elektronik sigara, 94 milyon adet makaron ve 14 bin 256 kilogram tütün ele geçirilmiş, 89,9 milyon TL vergi kaybı önlenmiştir. Organize suçlar ve kaçakçılıkla birlikte, tefeciliğe karşı da tavizsiz duruşumuz sürmektedir. Bu kapsamda düzenlenen, 83 operasyonda, göz altına alınan, 229 şahıstan 49’u tutuklanmış, 30’u hakkında adli kontrol tedbiri, uygulanmıştır. Uyuşturucu tehdidine karşı, çok boyutlu, kararlı ve sürekli bir mücadele yürütüyoruz. Bu vesileyle, uyuşturucuyla mücadeledeki kararlılığımızı, ve sınır tanımayan suç şebekelerine karşı, yürüttüğümüz uluslararası boyuttaki çalışmaları da, özellikle vurgulamak isterim. İçişleri bakanımız tarafından, bu sabah kamuoyuyla da paylaşılan, ve ilimiz açısından son derece önemli olan bir operasyonda, Mersin Limanı’nda, uluslararası uyuşturucu ticaretine yönelik gerçekleştirilen başarılı bir çalışma neticesinde, 298 kilogram kokain ele geçirilmiştir. Mersin Emniyet Müdürlüğümüz, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, yürütülen çalışmalar kapsamında, Brezilya’dan ülkemize gönderilen, yasal yükü yer fıstığı olan, bir gemi konteynerinde yapılan, detaylı arama sonucunda, söz konusu uyuşturucu madde ele geçirilmiştir. 2025 yılında düzenlenen bin 541 operasyonda, göz altına alınan 2 bin 461 şahıstan, bin 575’i tutuklanmış, 365’i hakkında adli kontrol tedbiri, uygulanmıştır. 2024 yılına göre, uyuşturucu imal ve ticareti yapanlara yönelik, operasyon sayısı yüzde 45, gözaltı sayısı yüzde 50, ve tutuklanma sayısı ise yüzde 86, oranında artmıştır. Yapılan operasyonlarda, 2 bin 499 kilogram uyuşturucu madde, 7,5 milyon adet uyuşturucu hap, ve 10 bin 451 kök kenevir, ele geçirilmiştir. Bir önceki yıla kıyasla, yakalanan uyuşturucu madde miktarında yüzde 117, uyuşturucu hap sayısında yüzde 187 artış sağlanmıştır. Bu tablo, uyuşturucu şebekelerine karşı yürüttüğümüz mücadelenin, sahada ne kadar etkili olduğunu, açıkça ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, kullanıcılık ve diğer alanlardaki, 6 bin 318 olayda, 7 bin 56 şahıs hakkında, adli işlem tesis edilmiştir" ifadelerini kullandı.


Uyuşturucuyla mücadelede teknolojik altyapının etkin şekilde kullanıldığını belirten Toros, NARVAS sistemi sayesinde sahaya hızlı ve sonuç odaklı müdahale sağlandığını ifade etti. Yasa dışı bahis, siber dolandırıcılık ve internet üzerinden işlenen diğer organize suçlara karşı, sistematik ve kararlı bir mücadele yürüttüklerine de vurgu yapan Toros, 4 bin 233 hesap ya da şahıs hakkında işlem yapıldığını, 212 operasyonla, dijital suç ağlarına etkili darbeler indirildiğini bu sayede bin 27 şahıstan, 475’inin tutuklandığını dile getirdi.




"Trafikte hedefimiz yollarda düzeni sağlamak, can kaybını sıfıra indirmek"


Trafikteki temel hedefin can kayıplarını önlemek olduğunu, denetim ve önleyici çalışmaların aralıksız sürdürüldüğüne de değinen Toros, "Trafikte hedefimiz nettir: yollarda düzeni sağlamak, can kaybını sıfıra indirmek. Bu anlayışla denetim ve önleyici çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. 2025 yılında, 5 milyon 963 bin araç, 685 bin motosiklet, 32 bin ticari taksi ve 22 bin okul servisi denetlenmiştir. Ancak tüm bu tedbirlere rağmen, meydana gelen 83’ü ölümlü, 8 bin 563’ü yaralanmalı trafik kazalarında, maalesef 193 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 11 bin 750 vatandaşımız ise, yaralanmıştır. Biz trafikte tek bir can kaybını dahi kabullenmiyoruz. Bu nedenle tüm hemşehrilerime bir kez daha açık ve samimi bir çağrıda bulunuyorum. Trafikte konulan her kural, insan hayatını korumak için vardır. Bu yüzden lütfen trafik kurallarına harfiyen uyalım"diyerek sözlerini sürdürdü.



"İnsan haklarına, hukuka ve medeniyet değerlerimize uygun olarak göçü yönetmekteyiz"


İl genelindeki yabancı nüfusa ilişkin verileri paylaşarak, göç yönetiminde insan hakları ve hukuk çerçevesinde, kamu düzeni ve güvenliğinden taviz verilmediğini de belirten Vali Toros, "İlimizde, yasal kalış hakkına sahip, 187 bin 765 yabancı bulunmaktadır. Bunların, 149 bin 772’si, Geçici Koruma altındaki Suriyeliler, 36 bin 533’ü, ikamet izinliler ve bin 460’ı ise uluslararası koruma kapsamındaki yabancılardır. Bu doğrultuda düzenlenen, 59 operasyonda, göz altına alınan, 123 göçmen kaçakçılığı organizatörü hakkında, adli işlem tesis edilmiştir. Sahil Güvenlik Akdeniz Bölge Komutanlığımız tarafından, 2025 yılında icra edilen 19 bin 051 saatlik görev süresince, 5 bin 690 gemi ve tekne denetlenmiş, 602 yasal işlem tesis edilmiştir. Birlik ve beraberliğimizden aldığımız güçle, Mersin’i, her bir vatandaşımızın güvenle yaşadığı, geleceğe umutla baktığı bir huzur şehri olarak daha da ileri taşıyacağız. Mersin sevgimizle dün olduğu gibi bugün de, yarın da, huzuru ve güveni ilimizin dört bir yanında kalıcı kılacağız. Bu noktada siz kıymetli Mersinli hemşerilerimizin desteği ve duyarlılığı, bu mücadelenin en güçlü dayanaklarından biridir. Unutmayın, siz, bize bildirin, biz gereğini yaparız" diyerek sözlerini tamamladı.


Toplantıya Vali Toros’un yanı sıra Vali Yardımcısı Mehmet Yavuz, İl Emniyet Müdürü İdris Yılmaz, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Ercan Atasoy ve Sahil Güvenlik Akdeniz Bölge Komutanı Tuğamiral Gökmen Gücüyen, kaymamaklar, jandarma, emniyet ve sahil güvenlik teşkilatının yetkilileri katıldı. Basın açıklamasının ardından Genişletilmiş İl Güvenlik ve Asayiş Toplantısı gerçekleştirildi.



Vali Toros açıkladı: Mersin’de suç oranları düştü, aydınlatma oranı yüzde 99,6’ya yükseldi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Yurtta hava durumu Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan tahminlere göre, ülkemiz genelinin parçalı ve çok bulutlu, İç Ege, Batı Akdeniz, İç Anadolu (Karaman hariç), Batı Karadeniz’in iç kesimleri, Orta ve Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu’nun kuzeyi ile Balıkesir, Bursa, Sakarya, Aydın, Muğla, Bilecik, Adana, Bingöl, Muş, Bitlis çevreleri, Kahramanmaraş ve Osmaniye’nin batısının yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; yağmur ve sağanak, yer yer gök gürültülü sağanak, Batı karadeniz’in iç kesimleri Ankara ve Çankırının kuzey kesimleri, Doğu Karadeniz’in yüksekleri ve Doğu Anadolu’nun kuzeyinde yer yer karlakarışık yağmur ve kar şeklinde olmak üzere İç Ege, Orta ve Doğu Karadeniz, Bilecik, Isparta, Burdur’un doğusu, Antalya’nın iç kesimleri, Eskişehir, Ankara, Çankırı, Kırıkkale, Yozgat ve Sivas çevreleri, Bursa’nın güneyinde yerel kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın; Akdeniz’in iç kesimleri, İç Anadolu’nun güney ve doğusu, Doğu Karadeniz’in iç kesimleri, Doğu Anadolu ile Güneydoğu Anadolu’nun kuzey kesimlerinde güneyli yönlerden kuvvetli ve fırtına olarak (50-80 km/saat) esmesi bekleniyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’da yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ ve kar erimesi tehlikesi bulunmaktadır. Hava sıcaklığı: Hava sıcaklığının iç ve batı bölgelerde 4 ila 7 derece azalacağı, Marmara’da 4 ila 6 derece artacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor. Rüzgar: Genellikle güney, batı kesimlerde kuzeyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Akdeniz’in iç kesimleri, İç Anadolu’nun güney ve doğusu, Doğu Karadeniz’in iç kesimleri, Doğu Anadolu ile Güneydoğu Anadolu’nun kuzey kesimlerinde kuvvetli ve fırtına olarak (50-80 km/saat) esmesi bekleniyor. Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle: Ankara: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, yüksekleri karla karışık yağmurlu geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor 9 İstanbul: Parçalı ve çok bulutlu 15 İzmir: Parçalı ve çok bulutlu 19 Adana: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 23 Antalya: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, iç kesimlerde yer yer kuvvetli olması bekleniyor 23 Samsun: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor. 12 Trabzon: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor 10 Erzurum: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı, yüksekleri karlakarışık yağmur ve kar yağışlı 12 Diyarbakır: Parçalı ve çok bulutlu 19
Van Van’da ‘Her Gebeye Bir Ebe’ dönemi: 6 bin anne adayına ulaşıldı Sağlık Bakanlığı, anne ve bebek ölümlerini azaltmak amacıyla başlattığı "Her Gebeye Bir Ebe" uygulamasıyla Van’da 6 bin anne adayına ulaştı. Haziran 2025’te başlatılan proje kapsamında kamu, özel ve üniversite hastanesi fark etmeksizin tüm gebelere rehberlik hizmeti sunuluyor. Özellikle ilk gebeliğini yaşayan kadınlara hamileliğin son 3 ayında yoğunlaşan programda; "Annelik Yolculuğu" isimli mobil uygulama tanıtılıyor, aile hekimliği kontrollerinin takibi yapılıyor ve gebe okullarına yönlendirmeler sağlanıyor. Saha ekipleri, gebelerin sadece fiziksel sağlıklarını değil, aynı zamanda doğum korkusu ve özgüven eksikliği gibi psikolojik süreçlerini de yakından takip ederek süreci yönetiyor. "Hedefimiz doğum korkusunu yenmek" İHA muhabirine konuşan Koordinatör Ebe Yasemin Seyitoğlu, temel amaçlarının gebelerle birebir iletişim kurarak güven ortamı oluşturmak olduğunu belirtti. Seyitoğlu, "Koordinatör ebe programı kapsamında amacımız; gebelerle birebir yakından iletişim kurarak onların bu özel süreçlerinde yanlarında olmayı, doğru bilgilerle doğum korkularını yenmelerini sağlamayı, anne ve bebek ölümlerini azaltmayı hedeflemektir. Gebelerimize bu program çerçevesinde; ‘Annelik Yolculuğu’ uygulaması ve gebe okulları hakkında bilgiler veriyoruz. Böylelikle kişilerin bu süreci korkusuz ve özgüvenli bir şekilde tamamlamaları için elimizden geleni yapıyoruz" dedi. Uygulama kapsamında düzenli olarak ev ziyaretleri gerçekleştirdiklerini dile getiren Seyitoğlu, "Ev ziyaretlerinde gebelerle birebir görüşerek hem güven ortamı sağlıyor hem de yüz yüze tanışarak kendilerine uygulama hakkında bilgi veriyoruz. Genel gebelik süreciyle ilgili bir sorun veya problem yaşayıp yaşamadıklarını öğreniyoruz. Aile hekimliğine ya da gebe okullarına gidip gitmediklerini, bu konuda bilgilerinin olup olmadığını soruyoruz. Eğer gebe okuluna veya aile hekimliğine gitmiyorlarsa, buralara muhakkak başvurmaları gerektiğini kendilerine iletiyoruz" diye konuştu. "10 ayda 6 bin gebeye ulaştık" 2025 yılı Haziran ayında başlayan ve yaklaşık 10 aydır süren program çerçevesinde çok önemli yollar katettiklerinin altını çizen Seyitoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu süre zarfında yaklaşık 6 bin gebeye telefonla ulaşarak gerekli bilgilendirmeleri yaptık. Anne ve bebek sağlığını ön planda tutan bu uygulama için Sağlık Bakanımız Kemal Memişoğlu’na ve İl Sağlık Müdürümüz Op. Dr. Muhammed Tosun’a teşekkürlerimizi sunuyoruz." Evinde ziyaret edilerek bilgilendirilen anne adayı Nezire Es ise uygulamadan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "İlk gebeliğini yaşayan anneler, çocuk bakımı ve kendi öz bakımları konusunda yeterli bilgiye sahip olmayabiliyor. Hem çocuk hem de anne sağlığı açısından bu tür uygulamaların büyük önem taşıdığını düşünüyorum" şeklinde konuştu.
Mersin Korku ve heyecan bir arada: Mersin’de 5 saniye süren 220 metreden halatla atlama çılgınlığı Mersin’de adrenalin sevenler, 220 metre yüksekliği bulunan vadinin üzerinden halatla atlama (Rope jumping) yaparken o anlar heyecanlandırdı. 220 metre yüksekliğindeki kayalıklardan atlayanlar hayatlarının en uzun 5 saniyesini yaşayarak korku ve heyecan dolu anlar yaşadı. Türkiye’nin önemli turizm noktalarından Mersin’in Erdemli ilçesinde bulunan Kayacı Vadisi yıllar sonra alınan gerekli izinlerin ardından adrenalin sevenleri ağırladı. Vadinin tepesine çıkan adrenalin sevenler profesyonel ekip rehberliğinde kendilerini 220 metre yükseklikten boşluğa bıraktı. Hergün bir çok kişinin katıldığı halatla atlama anları ise izleyenlerin yüreklerini ağza getirdi. İlk defa halatla atlama yapanlardan bazıları ise korkuyu da yaşadı. Heyecanı yaşamak için farklı illerden geliyorlar Ankara’dan Mersin’e atlayış için gelen Kerem Can Özcan," Sadece Mersin atlayışı için geldim, döneceğim hemen. 15 veya 16’ıncı atlayışım oluyor. Her zamanki gibi heyecan hiç bitmedi. Aynı duyguları tekrar yaşayacağım. İstediğiniz kadar atlayın hiç fark etmiyor. Aynı heyecanı tekrar tekrar yaşıyorsunuz. Ankara’da atladım, Erzurum’da atladım. Yani şu an en çok sevdiğim lokasyon da Mersin diyebilirim" diye konuştu. Kayseri’den gelen Esra Kılıç ise,"Bu ilk atlayışım olacak. Biraz heyecanlıyım ama bu heyecanı yaşamak için geliyoruz zaten.Adrenalini seviyorum açıkçası. Sürekli takip ediyordum ama işler yüzünden gelemiyordum bir türlü. Daha önce İzmir’e gittim Efes’e, uçaktan atlamak için. Orada atladık, daha sonra bu heyecanı bir kez tadınca ne yazık ki vazgeçemiyorsunuz. Şimdi buraya geldik "ifadelerini kullandı. Bir çok ilde atlayışlar yapılıyor Rope jumping ekibinden Hanife Vakhtine ise," Biz burada rope jumping yani halatla atlama yapıyoruz. Halatla atlama yüksek nesnelerden, yüksek yapılardan mühendislik hesaplamaları, fizik kuralları ve rope jumping eğitimi sayesinde güvenli bir şekilde serbest düşüş yapılma sporudur. Ekibimiz aslında Rus bir ekip, Rusya’dan geldiler buraya. 2012 yılından beri rope jumping yapıyorlar zaten. 2018 yılında ilk defa Türkiye’ye gelmişler. Türkiye’deki bu güzellikleri gördükten sonra da gitmemişler ve burada bu sporu yaymaya çalışmışlar" dedi. 2020 yılında Mersin’de atlayış yaptıklarını aktaran Vakhtine," Daha sonra başka illerde de yine böyle yüksek nesneler aramaya başladık. Şu an Ankara’da 70 , Mersin’de 220 , Erzurum’da 250 metreden atlıyoruz. Artvin’de yakında Deriner Barajı’nda yine 250 metreden atlayışlarımız olacak. Niğde Aladağlar’da 200 metre bir rope swing deneyimimiz oldu, bir de 150 metre yine bir kayalıktan deneyimimiz oldu" şeklinde konuştu. "Mersin en dikkat çeken lokasyon" Mersin insanların çok dikkatini çektiği, çok özlediği bir yer olduğuna dikkat çeken Vakhtine," Konum olarak, lokasyon olarak böyle hem deniz kenarında olması hem yazlık bir kasabada olması çok ilgi çekiyor. İnsanlar sürekli bize Mersin’i soruyorlardı. Deniz kenarında bir yer olsun hem biz atlayışa gelelim hem tatilimizi yaparız" diye. Biz çok uğraştık, çok emek verdik buraya. Sonunda izinlerimizi aldık, güvenlik belgelerimizi aldık. Juggabs sertifikalarımız var ekip olarak hepimizin. Türkiye’de bu işi güvenli yapan tek rope jumping ekibiyiz. Sertifikalarımızı aldık, gerekli izinleri aldık ve artık 2026 itibarıyla burada güvenli atlayışlara başlamış bulunmaktayız" diyerek sözlerini tamamladı.
Adana Tedaviye, ‘Sinema’ molası Adana’da lösemi tedavisi gören çocuklar, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında hastane bünyesinde düzenlenen sinema etkinliğiyle tedavi süreçlerine kısa bir mola vererek bayramın coşkusunu yaşadı. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında Acıbadem Adana Hastanesi’nde lösemi tedavisi gören çocuklar, hastane bünyesinde düzenlenen sinema etkinliğiyle, tedavi süreçlerine kısa bir mola verdi. Çocuklar, kendilerini gerçek sinema salonunda hissetmeleri içinde salon özenle hazırlandı. Girişte patlamış mısır ve içeceklerini alan çocuklar, daha sonra görevliler tarafından biletlerinde yazan koltuk numaralarına oturtturuldu. Çocuklar, kendileri için seçilen animasyon filmi izlerken bayramın coşkusunu doyasıya yaşadı. Çocuklar, kahkahalarıyla ortamı şenlendirdi. "Şimdi yavaş yavaş onların açılma dönemi" Tedavi sürecinin zorluklarına rağmen çocukların moral ve motivasyonunu artırmayı amaçladıklarını belirten Acıbadem Adana Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Kemik İliği Nakli Merkezi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Antmen, "23 Nisan için kemik iliği nakli olmuş çocuklarımız buradalar. Çok uzun zamandır buna hasretler ve böyle bir etkinliğin içerisinde olamadılar. İzole bir hayat yaşadılar, yaklaşık 30 gün hapishane hayatı yaşadılar. Çok büyük kısıtlamalar yaşadılar. Onlar eğlenmeyi hak ediyorlar. Hepsinin kendine özgü hastalıkları vardı, hepsi başarıyla bu uzun ve zorlu dönemi atlattılar. Şimdi yavaş yavaş onların açılma dönemi, sosyalleşme dönemi. Biz de biraz katkı olabilmek için 23 Nisan’ı onlarla kutlamak için bugün burada bir film gösterisi hazırladık" ifadelerini kullandı. "En büyük sıkıntımız kök hücre bağışı" Kök hücre bağışının önemine de dikkat çeken Prof. Dr. Antmen, "Bu çocuklarımızın bir çoğu kök hücre bağışı ile bu donörlere ulaşıyor. TürkKök’te 1 milyon 200 bin bağışçımız var. Bu bağışçılara teşekkür ederiz ama bir sıkıntıdan bahsetmek istiyorum; bağışçılarımızın telefonları çaldığında bir ihtiyacı olan insanımıza doku tipi uyumlu bağışçı olmak istiyor musunuz dendiğinde "Evet, ben bir insanın hayatını kurtarmayı çok istiyorum" demelerini bekliyorum. Şu anda en büyük sıkıntımız, bu donörlerin bir sebepten, çekinmekten bağışçılıktan vazgeçmeleri. Tüm Türkiye’deki herkesin bir çocuğun hayatını kurtarabilmek için bağışçı olmalarını rica ediyorum. Ben bağışçıyım; hem korneam için hem böbreklerim için hem TürkKök’e kök hücre vermek için bağışçıyım. Bu zevki ve süper kahramanlığı tatmalarını istiyorum" diye konuştu.
Hatay Silahla çevreye defalarca ateş eden 3 çocuğun hayrete düşüren anları kamerada Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde 3 çocuğun boş arazide silahla defalarca ateş edip, vatandaşların sesi duyup tepki göstermeleri üzerine motosiklete binerek kaçtıkları anlar kameraya yansıdı. Olay, 19 Nisan tarihinde Reyhanlı ilçesi Yeşilova Mahallesi’nde bulunan Sultan Alparslan Anadolu Lisesi’nin arkasındaki boş arazide yaşandı. Çocuk yaştaki 3 şahıs, motosikletle lisenin arkasındaki boş araziye geldi. Çocuk şahıslardan biri, belindeki silahı çıkartarak arka arkaya defalarca ateş etti. Sesi duyan vatandaşlarsa evlerinden çıkarak çocuklara tepki gösterdiler. Anbean güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde; çocuklar motosiklete binerek bölgeden uzaklaştı. Görüntülerde; çocuklardan birinin belindeki silahı çıkartıp peş peşe ateş ettiği, koyun sürüsünün silah sesinden korkup kaçtığı, vatandaşın silah sesine koşup çocuklara bağırması ve çocukların motosiklete binip kaçtığı anlar kaydedildi. Çocukların sürekli bölgeye gelip silahla ateş ettiklerini ifade eden Hasan Yapıcı, kolluk kuvvetlerine denetimlerini yapmaları çağrısında bulundu. "15 ila 16 yaşlarındaki 3 çocuk, elindeki silahla yere doğru rastgele ateş açmaya çalışıyorlar veya silah denemesi yapıyorlar" Silahla 3 çocuğun boş araziye gelip rastgele ateş ettiklerini ifade eden Hasan Yapıcı, "Geçen hafta Pazar Günü 15 ila 16 yaşlarındaki 3 çocuk, ellerinde silahla art arda binmiş motorla şuradan şöyle aşağı doğru indiler. Elinde silah olan çocuk, yere doğru rastgele ateş açmaya çalışıyorlar veya silah denemesi yapıyor. Bu gölgede bu tür girişimler burada fazla oluyor. Buraya gelip silahlarını denediklerini ya da silah sıktıklarını söylüyorlar ama burada sokakta oynayan gençlerimiz ve çocuklarımız var. Burada okul öğrencileri var. Hatta şu son dönemde Kahramanmaraş’ta olan okula yapılan silahlı saldırının sonrasında hakikaten bizi tedirgin ediyor. Tabii ki tedirgin ediyor. Bir de kolluk kuvvetleri nasıl bu arkadaşları görmüyor ve bu insanlar gelip burada silah sıkabiliyorlar. Bu kadar rahat davranabiliyorlar. Haliyle çocuklarımız sokaklarda oynuyor ya da okulda ders gören çocuklarımız var. Devletimizden şöyle bir isteğimiz var. Devletimizin yetkili organlarından bu işi kontrol altına almalarını, denetimlerini yapmalarını istirham ediyoruz" dedi. "Kahramanmaraş’ta yeterince canımız yandı, tekrarı olmamasını istiyoruz" Kahramanmaraş’ta canların yandığına dikkat çekerek benzer olayların yaşanmaması için önlem alınmasının gerekliliğine dikkat çeken Yapıcı, "Bu bölgede sürekli oluyor. Hatta bazen madde kullananlar veya alkol alanlar geliyorlar. Gecenin bir yarısı gece gündüz demeksizin olur olmaz saatte uygunlu uygunsuz hareketler de bulunuyorlar. Bundan da rahatsız oluyoruz. Emniyet güçlerinin bunu kontrol etmesini, daha sıkı takip altına almasını istiyoruz. Karşımızda da şöyle bir okul var. Okulda öğrenciler var. Kahramanmaraş’ta yeterince canımız yandı. Tekrarı olmamasını istiyoruz. Herkes çocuğunu düzgün eğitirse 15 yaşındaki çocuğun silahla ne işi olur ama çocuğumuzu düzgün eğitmezsek çocuk silaha da başvurur, alkole de başvurur ve maddeye de başvurur. Tabii ki bu bölgede biraz daha yönetimin ve denetiminin artırılması için biraz daha baskılı olmalarını rica ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Hatay Damak çatlatan tepsi kebabıyla birlikte yöreye özgü 7 lezzet tescillendi Gastronomi şehri Hatay’da yöreye özgü 7 lezzetin tescillenmesiyle birlikte Coğrafi İşaretli ürün sayısı 64’e yükseldi. Vali Mustafa Masatlı, Hatay’ın Coğrafi İşaretli ürün sayısında Türkiye genelinde 3.sırada yer aldığına dikkat çekerek 56 ürününde tescil sürecinin devam ettiğini söyledi. Kahramanmaraş merkezli depremlerde büyük yıkıma uğrayan Hatay’da yaralar sarılmaya devam ediyor. Hatay Valisi Mustafa Masatlı’nın göreve gelmesiyle birlikte başlayan ihya sürecinde kentin kültürü de unutulmadı. Hatay Valiliği İl Planlama ve Koordinasyon Müdürü Mustafa Örgüt öncülüğünde gastronomi şehrinin lezzetlerinin tescillenmesi için çalışma başlatıldı. Bölgeye özgü olan; tepsi kebabı, abugannuş, mahluta çorbası, yoğurtlu kebap, sarma içi, haydari ve haytalı, Türk Patent Enstitüsü tarafından tescillenerek coğrafi işaret verildi. Yöreye özgü tescilli ürün sayısı 5 Şubat 2023 tarihinde 25’iken Hatay Valiliğinin çalışmalarıyla tescilli ürün sayısı 64’e çıkarıldı. Tescillenen coğrafi işaretli lezzetler, Antakya ilçesi Gastronomi Çarşısı’nda düzenlenen programla tanıtıldı. "6 Şubat öncesinde 25 olan coğrafi işaret sayımızı bugün itibarıyla 64’e yükseltmiş bulunuyoruz" Hatay’ın Coğrafi işaretli ürün sayısında 64’le Türkiye genelinde 3.sırada olduğunu belirten Vali Masatlı, "Kadim tarihi, eşsiz kültürü ve zengin mutfağıyla Hatay, hem Türkiye’nin hem de dünyanın önde gelen şehirlerinden biridir. Bu bakımdan biz burada tarihi ve kültürel mirasımızı yaşatırken, kendimize ait değerleri de tescillememiz gerekiyordu. Asrın felaketinin ardından şehrimizde yoğun bir ihya, inşa ve imar süreci başlamıştır. Bu çalışmalar devam ederken, aynı zamanda Hataylıların emeği ve üretiiyle ortaya çıkan birçok ürünün kayıt altına alınması ve tescillenmesi gerekiyordu. Bizde bu anlayışla hareket ederek, 6 Şubat öncesinde 25 olan coğrafi işaret sayımızı bugün itibarıyla 64’e yükseltmiş bulunuyoruz. Türkiye genelinde 24’üncü sıradayken, bugün 3’üncü sıraya yükselmiş durumdayız. Ayrıca, halihazırda 56 coğrafi işaretimiz de tescil sürecinde bulunmaktadır. Bu bir meseledir, çünkü bu coğrafyada üretilen ürünlerin hem menşeini hem mahrecini tescilleyip, aynı zamanda tüm dünyaya duyurmamız gerekir. Bu aynı zamanda emeğin korunması ve üretilen değerlerin hak ettiği karşılığı bulması anlamına gelmektedir. Biz de bu kapsamda, zengin kültürü ve farklı inançların bir arada yaşadığı kadim tarihiyle Hatay’ı her yönüyle bir marka şehir haline getirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Tescillenen bu yedi coğrafi işaretin, başta Hatay olmak üzere Türkiye ve dünya gastronomisine hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Kentte yaşayan insanların coğrafi işareti alınan ürünler karşısında şaşkınlık yaşadığını belirten Vali Masatlı, "Bu gün tescil aldığımız ürünlerden özellikle tepsi kebabı, abagannuş, haytalımızla ilgili insanlarımızda şaşkın çünkü bunlar bizimdi tescilli değil mi diye soruyorlar. Biz insanlarımızın beklentilerini de bu noktada karşılamış olduk. Şehrimiz 6 Şubat’tan sonra yeni Hatay oluyor, yeni Hatay’da Türkiye’nin en güzel şehirlerinden bir tanesi. Dünyanın da marka şehirleri olma yolunda emin adımlarla ilerliyor" dedi.