YEREL HABERLER - 03 Mart 2016 Perşembe 16:36

20 Yıl Sonra Yeniden Mavi Yolculuk

A
A
A
20 Yıl Sonra Yeniden Mavi Yolculuk

1950’lerde Azra Erhat, Sebahattin Eyüboğlu ve Cevat Şakir Kabaağaçlı (Halikarnas Balıkçısı) tarafından başlatılan ve kültür ağırlıklı bir gezi programı olan “Mavi Yolculuk”, deniz ve sahillerdeki kültürel zenginliğin kültürel zeminde keşfi ve yeniden üretilmesini amaçlıyor ve bunu, dinlenme ve eğlenme olgularıyla gerçekleştirmeyi amaçlıyordu.
1990’lara kadar süren “Mavi Yolculuk” geleneği, sadece ticari bir şekle büründükten sonra kültürel bir organizasyon olma özelliğini kaybetmişti. Çeşitli sivil toplum kuruluşlarından oluşan “Mavi Yolculuk Platformu”, 25-27 Ekim 2015 tarihlerinde geleneksel özellikleriyle Mavi Yolculuk’u yeniden başlatmanın ilk adımını attı. Bu etkinliğe, Sönmez Taner’in daveti üzerine, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Metinbilim Topluluğu mensubu İbrahim Yardımcı, Murat Acar, Esranur Terlemez, Tolga Ağbaba, Ali Çin, Gözdenur Tokmak, Abdurrahim Kavak, Mehmet Çetin, Sevda Çiftçier, Yağmur Taşdelen, Fatma Yaşadır ve İremnur Terlemez katıdı.
Geziye katılanlardan Ali Çin, Esranur Telemez, Mehmet Çetin, Gözdenur Tokmak ve Sevda Çiftçier, Metinbilim Enstitüsü Derneği ve Metinbilim Topluluğunun Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinde ortaklaşa düzenledikleri “Mavi Yolculuk” panelinde, “Mavi Yolculuk”u başlatanlar hakkında bilgiler verdiler ve Mavi Yolculuk’un Bodrum ve civarına bir turizm zenginliği kattığını söylediler. Başta Halikarnas Balıkçısı olmak üzere Azra Erhat ve Sebahattin Eyüboğlu’nun Mavi Yolculuk felsefesini oluşturmaları üzerinde duran konuşmacılar, katıldıkları gezi süresince, çevre duyarlılığına dikkat çekmek üzere, Bodrum civarındaki sahillerde çevre temizlikleri yaptıklarını; zamanlarının büyük bir kısmını Mavi Yolculuk konusunda söyleşilerle geçirdiklerini, 3 gün boyunca teknede kitap okuyup denize girdiklerini ve Bodrum Denizciler Odası Meclis Başkanı Rüştü Tezcan’ın büyük ilgisiyle, eski günlerdeki gibi mavi yolculuk yaptıklarını açıkladılar.
Panele dinleyici olarak öğretim elemanları, konuya ilgi duyan vatandaşlar ve kalabalık bir öğrenci grubu katıldı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Onur: "Arvasi Hoca Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" Gazeteci yazar Hüdâvendigâr Onur, büyük Türk milliyetçisi Ahmet Arvasi’nin aynı zamanda bir fıkıh âlimi de olduğunu belirterek, "Bu sahada ‘İlmihâl’ kaleme almıştır. Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" dedi. Ülkücü hareketin sembol isimlerinden Erdem Karakoç’un düzenlediği haftalık ‘Vefa’ toplantıları devam ediyor. Koçoba’daki son etkinlikte büyük Türk milliyetçisi ve mütefekkiri S. Ahmet Arvasi anıldı. Erdem Karakoç, 12 Eylül öncesi zor zamanlarda Arvasi Hoca’nın yazılarıyla, konferanslarıyla bir nesli eğittiğini, yetiştirdiğini, batıl ideolojilere saplanmaktan koruduğunu söyledi. Karakoç ayrıca, Ahmet Arvasi’nin savunduğu davayı yaşayan ‘örnek bir şahsiyet’ olduğunu söyledi. MHP Şişli ilçesi eski başkanlarından Kamil Balyer de konuşmasında, Ahmet Arvasi’nin kadroya önem verdiğini belirterek, "Söylediğini yaşamaya gayret ederdi. Ülkücü hareketin manevi mimarlarından biridir. Bir davayı anlatmada, devlet yönetiminde, yapılacak her işte başarılı olmak için kadroların kalitesinin önemine değinirdi. O Ahmet Yesevi ruhluydu" dedi. "Yazılarında Türklük vurgusu çoktur" Gazeteci yazar Hüdavendigâr Onur da, Türk milliyetçilerinin yetişmesinde emeği olanlardan birinin Ahmet Arvasi olduğunu belirterek, "Yazıları dikkatle okunduğunda, satır aralarında Türk tarihine, din ve felsefeye, kısacası yaşadığı döneme ait tüm konulara değindiği görülür. Ahmet Arvasi’ye göre Türk milliyetçiliği, İslâm’ın çizdiği sınırlar içerisinde Türk’ün mutluluğunu arayan bir harekettir. Bu bir iddia değil tespittir" dedi. Hüdâvendigâr Onur, aynı zamanda Ahmet Arvasi’nin bir din bilgini olduğunu belirterek, "O, fıkıh âlimidir. İlmihâl kaleme almıştır. Şöyle der, ‘İlmihâl bilmeyen, ne İslam’ı bilir ne de onun dünya ve kâinata bakışını.’ Ülkücü hareketin, Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" ifadelerini kullandı. Ahmet Arvasi’nin yaşadığı dönemin tüm sorunlarına değindiğini, çareler ürettiğini belirten Onur, Arvasi’nin güzel sanatlara verdiği önemden de bahsetti. Ahmet Arvasi’ye göre estetiğin bir ilim olduğunu belirten Onur, sözlerini şöyle tamamladı: "Arvasi’ye göre sanat, güzele ulaşmak ve çirkinden uzaklaşmaktır. Sanatkâr mutlak güzeli arar. Sinan imparatorluğumuzun temel taşlarından Süleymaniye çıkabileceğini, Selimiye çıkacağını ispatladı. Arvasi’ye göre bu muhteşem eserlerde hendesenin zaferi ve dinin zaferi vardır. İslâmiyet’e göre en güzel Allah’tır."