EKONOMİ - 19 Aralık 2020 Cumartesi 16:09

Coğrafi işaret, Milas zeytinyağında markalaşma yarışı başlattı...

A
A
A
Coğrafi işaret, Milas zeytinyağında markalaşma yarışı başlattı...

Milas Ticaret ve Sanayi Odası tarafından, ilçe sınırları içindeki "memcik" türü zeytin ağaçlarından erken hasat/soğuk sıkım yöntemiyle elde edilen polifenol değerleri yüksek zeytinyağına Türk Patent ve Marka Kurumu’ndan 2016 yılında coğrafi işaret tescili alınmasından bu yana geçen sürede Milas zeytinyağında adeta bir markalaşma yarışı yaşanıyor.

Milas Ticaret ve Sanayi Odası tarafından, ilçe sınırları içindeki "memcik" türü zeytin ağaçlarından erken hasat/soğuk sıkım yöntemiyle elde edilen polifenol değerleri yüksek zeytinyağına Türk Patent ve Marka Kurumu’ndan 2016 yılında coğrafi işaret tescili alınmasından bu yana geçen sürede Milas zeytinyağında adeta bir markalaşma yarışı yaşanıyor. Coğrafi işaret alınmazdan önce 10’u bulmayan Milas’taki zeytinyağı markası kısa süre içinde 62’ye yükseldi.


Öte yandan Milas’ta zeytinyağı üretiminde markalaşmanın hızla artmasının yanı sıra kendi markalarını alarak üretime geçenlerin, geleneksel üreticilerin dışında, farklı mesleklerden yükseköğrenim görmüş, kariyer sahibi kişiler olması da dikkat çekiyor. Bunlara en son örnek olarak İktisat Fakültesi mezunu olan Mümtaz Altuntaş ve oğlu Cenk Altuntaş katıldılar. Baba / oğul Altuntaş’lar bir yandan muhasebecilik mesleklerini sürdürürlerken diğer yandan Milas’ın Bafa yöresindeki Garandere mevkiindeki zeytinliklerinden elde ettikleri zeytinyağlarını markalaştırdılar. Kendilerine "Garandere" markasını seçen Altuntaşlar "Bafa’da aslında ’Karadere’ diye bir mevki var. Yöre halkının deyişiyle ’Garandere’ deniyor. Biz de kendimize bu adı marka olarak seçtik. Hedefimiz, coğrafi işaret standartlarına uygun bir şekilde Milas zeytinyağı üretmek ve internet ortamında satışa sunmak" dediler. Zamanla coğrafi işaretli sofralık Milas yağlı zeytinin de üretimini başlatacaklarını belirten Cenk Altuntaş "Zeytin ve zeytinyağı insan sağlığı için çok yararlı bir iksir. Bizim de amacımız tüm evlere bu iksirin bir damlasını olsun sokabilmek. Her eve bir damla zeytinyağı sokmayı başarırsak hem insan sağlığına çok önemli bir katkı sağlamış olacağız hem de yöremizin ve ülkemizin ekonomisine katkıda bulunmuş olacağız" diye konuştu.


Milas Ticaret ve Sanayi Odası’nı ziyaret ederek Yönetim Kurulu Başkanı Reşit Özer’e "Garandere" markalı zeytinyağlarını tanıtan Mümtaz ve Cenk Altuntaş, MİTSO’nun Milas zeytinyağının tanıtımı için yaptığı çalışmalar için de teşekkür ettiler.


Milas’ta zeytinyağında markalaşmanın giderek artmasının kendilerini sevindirdiğini belirten MİTSO Yönetim Kurulu Başkanı Reşit Özer, "Milas zeytinyağının coğrafi işaretini aldığımızda zeytinyağı markası sayımız 10’u bulmuyordu. Coğrafi işaret aldıktan sonra zeytinyağına marka almak adeta bir yarışa dönüştü. AB’den de coğrafi işaret aldığımızda marka sayımız çok daha fazla artacak. Üstelik İstanbul’dan, İzmir’den Antalya’dan, Karadeniz’den Milas’a gelip zeytinyağı üretimine girenler giderek artıyor. Zeytinyağı üretiminde artık daha bilinçli, dışa açık bir üretici yapısı oluşuyor. Milas zeytinyağının geleceği çok parlak görünüyor. Çok daha iyi olacak" dedi ve baba oğul Altuntaş’lara başarılar diledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Onur: "Arvasi Hoca Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" Gazeteci yazar Hüdâvendigâr Onur, büyük Türk milliyetçisi Ahmet Arvasi’nin aynı zamanda bir fıkıh âlimi de olduğunu belirterek, "Bu sahada ‘İlmihâl’ kaleme almıştır. Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" dedi. Ülkücü hareketin sembol isimlerinden Erdem Karakoç’un düzenlediği haftalık ‘Vefa’ toplantıları devam ediyor. Koçoba’daki son etkinlikte büyük Türk milliyetçisi ve mütefekkiri S. Ahmet Arvasi anıldı. Erdem Karakoç, 12 Eylül öncesi zor zamanlarda Arvasi Hoca’nın yazılarıyla, konferanslarıyla bir nesli eğittiğini, yetiştirdiğini, batıl ideolojilere saplanmaktan koruduğunu söyledi. Karakoç ayrıca, Ahmet Arvasi’nin savunduğu davayı yaşayan ‘örnek bir şahsiyet’ olduğunu söyledi. MHP Şişli ilçesi eski başkanlarından Kamil Balyer de konuşmasında, Ahmet Arvasi’nin kadroya önem verdiğini belirterek, "Söylediğini yaşamaya gayret ederdi. Ülkücü hareketin manevi mimarlarından biridir. Bir davayı anlatmada, devlet yönetiminde, yapılacak her işte başarılı olmak için kadroların kalitesinin önemine değinirdi. O Ahmet Yesevi ruhluydu" dedi. "Yazılarında Türklük vurgusu çoktur" Gazeteci yazar Hüdavendigâr Onur da, Türk milliyetçilerinin yetişmesinde emeği olanlardan birinin Ahmet Arvasi olduğunu belirterek, "Yazıları dikkatle okunduğunda, satır aralarında Türk tarihine, din ve felsefeye, kısacası yaşadığı döneme ait tüm konulara değindiği görülür. Ahmet Arvasi’ye göre Türk milliyetçiliği, İslâm’ın çizdiği sınırlar içerisinde Türk’ün mutluluğunu arayan bir harekettir. Bu bir iddia değil tespittir" dedi. Hüdâvendigâr Onur, aynı zamanda Ahmet Arvasi’nin bir din bilgini olduğunu belirterek, "O, fıkıh âlimidir. İlmihâl kaleme almıştır. Şöyle der, ‘İlmihâl bilmeyen, ne İslam’ı bilir ne de onun dünya ve kâinata bakışını.’ Ülkücü hareketin, Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" ifadelerini kullandı. Ahmet Arvasi’nin yaşadığı dönemin tüm sorunlarına değindiğini, çareler ürettiğini belirten Onur, Arvasi’nin güzel sanatlara verdiği önemden de bahsetti. Ahmet Arvasi’ye göre estetiğin bir ilim olduğunu belirten Onur, sözlerini şöyle tamamladı: "Arvasi’ye göre sanat, güzele ulaşmak ve çirkinden uzaklaşmaktır. Sanatkâr mutlak güzeli arar. Sinan imparatorluğumuzun temel taşlarından Süleymaniye çıkabileceğini, Selimiye çıkacağını ispatladı. Arvasi’ye göre bu muhteşem eserlerde hendesenin zaferi ve dinin zaferi vardır. İslâmiyet’e göre en güzel Allah’tır."