EKONOMİ - 09 Temmuz 2025 Çarşamba 14:46

Başkan Aras, Huzurevi yenileme çalışmalarını inceledi

A
A
A
Başkan Aras, Huzurevi yenileme çalışmalarını inceledi

Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, yıkımı devam eden ve yerine yenisi yapılacak olan Abide H. Nuri Öncüer Huzurevi, Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi ile Aile Hekimliği binasının bulunduğu alanda incelemelerde bulundu.


Mülkiyeti Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne ait olan ve kullanım hakkı Muğla Valiliği Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne tahsis edilen yapı, 2018 Türkiye Bina Deprem Yönetmeliğine göre yapılan analizler sonucunda depreme dayanıklı bulunmamış ve bu doğrultuda yıkım ile yeniden inşa süreci başlatılmıştı.


Yıkım süreci başlatılan yapının, kısa sürede tamamen kaldırılması hedefleniyor. Yerine yapılacak yeni tesis, modern sağlık ve sosyal donatılarıyla yaşlı bireylerin tüm ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tasarlandı. Proje kapsamında açık-kapalı spor alanları, sağlık ve bakım üniteleri, sosyal alanlar ve toplam 43 odalı konaklama bölümleri yer alacak.


Hasan Özcan Yaşam Evinde de çalışmalar sürüyor


Muğla Büyükşehir Belediyesi, yaşlı bireylere yönelik yatırımlarını yalnızca Abide H. Nuri Öncüer Huzurevi, Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi ile Aile Hekimliği ile sınırlı tutmuyor. Bu kapsamda, İZAN Otelcilik Turizm Ticaret ve İnşaat A.Ş. ile imzalanan bağış protokolü doğrultusunda hayata geçirilen Hasan Özcan Yaşam Evi projesinde de çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Mülkiyeti Büyükşehir Belediyesi’ne ait 2 bin 375 metrekarelik alana inşa edilen yaşam evi, 4 bin 500 metrekare kapalı inşaat alanına sahip olacak. 50 oda ve 100 kişi kapasiteli tesis, bölgedeki önemli bir sosyal hizmet ihtiyacını karşılamayı hedefliyor.


Başkan Aras: "Yeni huzurevi, sosyal yaşamla iç içe bir yaşam alanı olacak"


Çalışmaları yerinde inceleyen Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Depreme dayanıklı olmadığı tespit edilen mevcut binanın yıkımı tamamlandıktan sonra, çağdaş, güvenli ve sosyal ihtiyaçlara cevap veren bir huzurevi inşa edeceğiz. Yaş almış vatandaşlarımızın kendilerini yalnız hissetmeyecekleri, sosyal etkinliklere katılabilecekleri, güvenli ve sağlıklı bir ortam oluşturmak en büyük hedefimiz. Yaş almış bireylerimizin toplumla bağlarını sürdürmelerini önemsiyoruz. Bu nedenle Kışla Parkını da huzurevi sakinlerinin kullanımına açacağız. Yaşlılarımız parka kolayca ulaşabilecek, burada yürüyüş yapabilecek, doğayla iç içe zaman geçirebilecekler. Bu sadece bir bina projesi değil; aynı zamanda insan onuruna yakışır bir yaşam alanı projesidir" dedi.



Başkan Aras, Huzurevi yenileme çalışmalarını inceledi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Akçaabat Belediyesi bölgede bir ilki gerçekleştirdi Trabzon’un Akçaabat ilçe belediyesi tarafından kurulan Şehir Orkestrası, Akçaabat’ın düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümü etkinlikleri kapsamında, ilk konserini yeni hizmete açılan Akçaabat Kültür Merkezi’nde gerçekleştirerek sanatseverlerle buluştu. Bölgede ilk kez bir belediye bünyesinde kurulan şehir orkestrası, Akçaabat’ın kültür ve sanat hayatına önemli bir değer kattı. Şef Selahattin Dudak yönetimindeki orkestra, geniş repertuvarı ve başarılı performansıyla izleyenlere unutulmaz bir akşam yaşattı. Salonu dolduran sanatseverler eserler boyunca büyük bir ilgiyle programı takip ederken, alkışlar gece boyunca hiç susmadı. Programa önceki dönem AK Parti Trabzon Milletvekili Adnan Günnar, Akçaabat Kaymakamı Yusuf Cankatar, Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, belediye meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşu başkanları ve siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda sanatsever katıldı. Konserin ardından değerlendirmede bulunan Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, bu projenin bölge için önemli bir adım olduğunu vurgulayarak "Akçaabat’ımızın kurtuluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında böylesine anlamlı bir organizasyonu gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Belediyemiz bünyesinde kurulan Şehir Orkestramız, bölgede bir ilk olma özelliği taşıyor. Yeni Kültür Merkezimizle birlikte Akçaabat’ımız artık kültür ve sanat etkinliklerinin güçlü bir merkezi haline gelecek. Bu anlamlı gecede emeği geçen orkestramıza, şefimiz Selahattin Dudak’a ve bizleri yalnız bırakmayan tüm hemşehrilerimize teşekkür ediyorum" dedi. Akçaabat Belediyesi tarafından hizmete sunulan Akçaabat Kültür Merkezi’nin, ilçede düzenlenecek konser, tiyatro, sergi ve diğer sanat etkinliklerinin yeni adresi olması hedeflenirken, Şehir Orkestrası’nın ilk konseriyle başlayan programların önümüzdeki süreçte de artarak devam edeceği belirtildi.
İzmir İzmir Ekonomi ‘Asya’ birinciliği için yarışacak Sürdürülebilir kalkınma ve iklim değişikliğiyle mücadele alanında geliştirdiği bütüncül yaklaşımla dikkat çeken İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ), dünyanın en saygın yükseköğretim değerlendirme platformlarından Times Higher Education’ın (THE) düzenlediği Awards Asia’da finale kaldı. ‘Çevresel liderliğe üstün katkı’ kategorisinde Asya kıtasındaki en iyi 8 üniversite arasında yer alan İEÜ, 22 Nisan tarihinde Hong Kong’da gerçekleştirilecek finalde birincilik için yarışacak. İEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Efe Biresselioğlu, "Bizim için önemli olan, üniversitelerin iklim krizi karşısındaki sorumluluğunu güçlü biçimde ortaya koymak. İzmir’den yükselen vizyonumuzun, Türkiye ve ötesinde karşılık bulmasını istiyoruz" diye konuştu. THE Awards Asia’nın finalistleri, aylar süren kapsamlı bir değerlendirme sürecinin ardından belirlendi. Asya kıtasındaki yüzlerce üniversitenin iklim eylemi ve sürdürülebilir kalkınma odaklı projeleri ile kurumsal vizyonları detaylı biçimde incelendi. İzmir Ekonomi Üniversitesi, sürdürülebilirliği kurumsal stratejiye entegre eden yaklaşımı ve ölçülebilir etki çıktıları ile fark yaratarak finale kalmaya hak kazandı. Akademik dönüşümün öncüsü İEÜ, Türkiye’de sürdürülebilir enerji alanında açılan ilk yüksek lisans programının kurucusu olarak bu alandaki akademik dönüşümün öncülerinden biri oldu. Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nı (SKA) müfredatına, araştırma faaliyetlerine ve yönetişim yapısına sistematik biçimde uyarlayan İEÜ, Sürdürülebilirlik Ofisi aracılığıyla bu dönüşümü kurumsal zemine taşıdı. Sürdürülebilir Enerji ve İklim Politikaları Araştırma Merkezi (SENLAB) bünyesinde yürütülen çalışmalar sayesinde İEÜ, çok sayıda Horizon Europe projesinde aktif rol aldı ve Ege Bölgesi’nde karbon ayak izini hesaplayan ilk üniversite oldu. "Üniversiteler, dönüşümü yönlendirmeli" İEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Efe Biresselioğlu, üniversitelerin sürdürülebilirlik alanında yalnızca bilgi üreten değil, aynı zamanda dönüşümü yönlendiren kurumlar olması gerektiğini belirterek, "Üniversitelerin sürdürülebilirlik için ‘yaşayan laboratuvar’ olarak nasıl konumlanabileceğini somut uygulamalarla ortaya koyduk. Eğitimden araştırmaya, yönetişimden kampüs altyapısına kadar bütüncül bir yaklaşım benimsedik. Finalde yer almak önemli bir teyit; ancak bizim için asıl mesele, geliştirdiğimiz modeli kalıcı ve ölçeklenebilir hale getirmek" diye konuştu. "İzmir’i, pilot şehir konumuna taşıdık" Prof. Dr. Biresselioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sürdürülebilirlik, bizim için bir proje başlığı değil; kurumsal kimliğimizin parçası. Akademik programlarımızdan kampüs uygulamalarına kadar tüm alanlarda entegre bir dönüşüm modeli geliştirdik. İzmir’i, iklim-nötr yaşam pratiklerinin test edildiği bir pilot şehir konumuna taşıdık." Güzelbahçe’de inşa edilen yeni kampüs projesinin de çevre dostu özellikleriyle öne çıktığını söyleyen Prof. Dr. Biresselioğlu, temiz enerji teknolojilerinin kullanılacağı, enerji performansı optimize edilmiş binaların yer alacağı kampüste, yerleşke içi ulaşımın da elektrikli araçlarla sağlanmasının planlandığını ifade etti. Prof. Dr. Biresselioğlu, yeni kampüsün, İEÜ’nün sürdürülebilir yaşam yaklaşımını fiziksel altyapı ile destekleyen bir model olarak tasarlandığını aktardı. İzmir’den ‘küresel’ mesaj Prof. Dr. Biresselioğlu, finale kalarak ‘sürdürülebilir kalkınma’ alanında doğru yönde ilerlediklerini gösterdiklerini belirterek, "Bu başarı, attığımız adımların uluslararası ölçekte görünürlük kazandığını gösteriyor. Ancak bizim için asıl önemli olan, üniversitelerin iklim krizi karşısındaki sorumluluğunu güçlü biçimde ortaya koymak. İzmir’den yükselen bu vizyonun Türkiye ve ötesinde karşılık bulmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı.