GÜNDEM - 22 Nisan 2026 Çarşamba 17:08

Başkan Mandalinci’den 23 Nisan mesajı

A
A
A
Başkan Mandalinci’den 23 Nisan mesajı

Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yayıomladığı mesajda, "23 Nisan, bu ülkenin kaderinin halkın iradesiyle yeniden yazıldığı çok özel bir günün adıdır. Geleceğin en güçlü teminatı olan çocuklara duyulan güvenin, inancın ve sorumluluğun en açık ifadesidir" dedi.


Bugün içinde bulunduğumuz dünyanın, hızlı değişimlerin, belirsizliklerin ve zaman zaman derinleşen eşitsizliklerin yaşandığı bir dönemden geçtiğini ifade eden Mandalinci mesajında; "Bir çocuğun güvenle oyun oynayabildiği bir sokak, nitelikli eğitime erişebildiği bir okul, doğayla temas kurabildiği bir kent ve kendini özgürce ifade edebildiği bir yaşam güçlü bir toplumun en temel göstergesidir. Bu anlayışla, attığımız her adımda çocukların yaşam kalitesini yükseltmeyi, onların hayallerine alan açmayı ve geleceğe güvenle bakmalarını sağlamayı öncelik olarak görüyorum. Bodrum’da yürüttüğümüz çalışmaların merkezinde çocukların daha sağlıklı, daha güvenli ve daha nitelikli bir yaşam sürebileceği bir kent hedefi yer alıyor. Bir çocuğun hayali bir kentin yarınını kurar. Çünkü biliyoruz ki bir kentin gerçek gücü, çocuklarının yüzündeki umutla ölçülür. Bu irade, yarının sahipleri olan çocuklara duyulan büyük güvenle şekillenmiştir. Bu güveni büyütmek ve gelecek nesillere daha güçlü bir ülke bırakmak hepimizin ortak görevidir" dedi.



Başkan Mandalinci’den 23 Nisan mesajı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Bölgesel kalkınma kongresiyle öncü rol DÜZCE(İHA) – Düzce Üniversitesi Çevre ve Sağlık Teknolojilerinde İhtisaslaşma Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen I. Ulusal Bölgesel Kalkınma Kongresinin ikinci günü de birbirinden değerli oturumlara sahne oldu. Cumhuriyet Konferans Salonu’ndaki I. Ulusal Bölgesel Kalkınma Kongresi’nin ikinci günü, Düzce Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Öztürk’ün yönetimindeki Bölgesel Kalkınma Politikaları, İhtisaslaşma ve Kurumsal Kapasite Analizleri-I başlıklı birinci oturumla başladı. Düzce İl Tarım ve Orman Müdürü Esra Uzun, "Bölgesel Kalkınma Perspektifinde Kırsal Alanlar ve Tarım: Düzce İli Analizi" başlıklı sunumunda, köylerde kırsal altyapının geliştirilmesi, kırsalda nüfusun tutulması, üretim ve pazarlama konularında Tarım ve Orman Bakanlığı’nın hedeflerini açıkladı. Prof. Dr. Yekta Karaduman, "Bölgesel Kalkınmada Stratejik Bitki: Kenevir ve Yüksek Katma Değerli Ürün Ekosistemi" ile ilgili bilgiler paylaşırken; Prof. Dr. Rüştü Hatipoğlu, "Bölgesel Kalkınmada Üniversitelerin Rolü: Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Örneği", Prof. Dr. Tamer Keçeli, "Çankırı Kaya Tuzunun Sektörel ve Stratejik Önemi", Prof. Dr. Murat Korunur, "Stratejik Hammaddeler İçin Sürdürülebilirlik Rezerve Alanları Oluşturmasının Bölgesel Kalkınma Açıdan Değerlendirmesi" ve Dr. Öğr. Üyesi Ebubekir İzol ise "Bingöl Üniversitesi Tarım ve Havza Bazlı Kalkınma ve İhtisaslaşma Çalışmaları" başlıklı sunumlarıyla programa katkı sağladı. Stratejik analizler gerçekleştirildi Düzce Üniversitesi ve ülkemizin farklı üniversitelerinden akademisyenlerin oturum başkanlığını yürüttüğü kongrenin ikinci oturumda "Bölgesel Kalkınma Politikaları, İhtisaslaşma ve Kurumsal Kapasite Analizleri-II", üçüncü oturumda "Fonksiyonel Gıda Geliştirilmesi ve Uygulamaları", dördüncü oturumda ise "Geleneksel Tıp ve Biyoaktif Bileşenler" konusunda bildiriler paylaşıldı. Atatürk Eğitim ve Kültür Merkezi’nde de eş zamanlı oturumlar gerçekleştirildi. İlk oturumda "Bitkisel ve Doğal İçerikli Ürün Geliştirilmesi-I" ve "Bitkisel ve Doğal İçerikli Ürün Geliştirilmesi-II" başlıkları masaya yatırıldı. İkinci oturumlarda "Biyokütle, Atıklar ve Biyobazlı Malzemeler" ile "Enerji ve Biyo-Temelli Teknolojiler" hakkında önemli bildiriler sunuldu. Üçüncü oturumlarda ise "Kültürel Miras, Sürdürülebilir Sanat ve Turizm" ile "Ekosistem Yönetimi" ne yönelik bildiriler paylaşıldı. Dördüncü ve son oturumda ise "Tarım, Kırsal Kalkınma ve Agroekoloji" ile "Akıllı Sistemler" konularında önemli değerlendirmelerde bulunuldu. Kongrenin kapanış oturumunda konuşan Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, I. Ulusal Bölgesel Kalkınma Kongresi’nin çok verimli ve başarılı şekilde geçtiğini ifade ederek Araştırma Dekanı ve Çevre ve Sağlık Teknolojilerinde İhtisaslaşma Koordinatörü Prof. Dr. Emine Tekin’e ve Düzce Üniversitesi birimlerine teşekkür etti. Donanımlı bir akademik kadroya sahip olduklarını dile getiren Nedim Sözbir, proje başvuru ve desteklenmede hamle yaptıklarını belirtti. Sağlık ve mühendisliği birleştirip Türkiye’ye örnek olmak istediklerine işaret eden Sözbir, kongreyi gelecek yıllarda da düzenlemek istediklerini söyleyerek sözlerini sonlanırdı. Kongreyle Ulusal Kalkınma, Proje Geliştirme ve İş Birliği Fırsatları Noktasında Önemli Hizmet Düzce Üniversitesi’nin "Bölgesel Kalkınma Üniversitesi" olması, çevre ve sağlık alanlarında ihtisaslaşması da kongreye ayrı bir değer katarken, Düzce Üniversitesi akademisyenleri ve ülkemizin dört bir yanından gelen akademisyenler, bölgesel kalkınmaya yönelik stratejik değerlendirmelerde bulundu. Kongre, ulusal kalkınmaya katkı, proje geliştirme ve iş birliği fırsatları oluşturma noktasında da önemli hizmet sağladı. Üniversitelerin bölgesel kalkınmaya sağladıkları katkılar vurgulandı Üniversitelerin eğitim-öğretim ve bilimsel araştırmanın yanında bölgesel kalkınma misyonuyla da ülkemize önemli katkılar sunduğu vurgulanırken, Düzce Üniversitesi organizasyona ev sahipliği yaparak bu konuda da öncü bir rol üstlendi.
Ankara Uluslararası Denizcilik Örgütü Deniz Hukuku Komitesi’nin 113. Dönem Toplantısı Londra’da yapıldı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının temsil edildiği Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) Deniz Hukuku Komitesi’nin (LEG) 113. Dönem Toplantısı, 13-17 Nisan tarihlerinde Londra’da gerçekleştirildi. IMO LEG’in 113. Dönem Toplantısı 13-17 Nisan tarihleri arasında Londra’da gerçekleştirildi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının da temsil edildiği görüşmede birçok hususlar öne çıktı. Bu hususlar ise, Türkiye’nin de taraf olduğu ’Tehlikeli ve Zararlı Maddelerin Deniz Yoluyla Taşınmasından Kaynaklanan Zararın Tazmini ve Sorumluluğuna İlişkin HNS Sözleşmesi 2010 Protokolü’ne Belçika, Almanya, Hollanda ve İsveç’in taraf olduğu bildirildi. Böylece sözleşmenin uluslararası anlamda yürürlük kazanması için 12 ülkenin taraf olması şartı sağlandığı ifade edildi. Sözleşmenin taraf ülkelerce yıllık toplam 40 milyon ton katkı yükü bildirimi şartını da bu yıl içinde yerine getirerek izleyen 18 ay içinde yürürlüğe girmesinin beklendiği kaydedildi. Korsanlık ve silahlı soygunlarla ilgili gelişmeler de ele alındı Toplantıda Türkiye tarafından sunulan ‘Insurer’s liabilities and verification of insurance policies / Sigortacının Sorumluluğu ve Sigorta Poliçelerinin Doğrulanması’ dokümanıyla Türkiye’de yaşanan Amnah kazasından yola çıkılarak gemilerin uluslararası mevzuat gereği bulundurmak zorunda oldukları sigortanın varlığı, geçerliliği ve doğrulanmasının önemi LEG Komitesinin dikkatine sunulduğu vurgulandı. Konunun, Oturumlararası Yazışma Grubu’nda ülkelerin bu alanda yaşadıkları deneyimlerin paylaşılarak etraflıca tartışılmasına karar verildi. Ayrıca, ‘Gemi Sicili Tutulmasına İlişkin Rehber’in onaylandığı ise edinilen bilgiler arasında yer aldı. Gemi Sicili Tutulmasında yasadışı uygulamaların önüne geçilmesine ilişkin önlemler konusunda mevcut Çalışma Grubu’nun ise incelemelerinin sürdüğü belirtildi. Alternatif yakıt kullanan gemilerin sorumluluk ve tazmin rejimine uyumu konusunda yasal boşluk olabileceği değerlendirmesinden yola çıkılarak LEG 114’e bir rapor sunmak üzere Oturumlararası Yazışma Grubu’nun kurulduğu kaydedilirken, korsanlık ve silahlı soygunun ötesindeki deniz güvenliği tehditleriyle ilgili son dönemdeki hukuki ve politik gelişmelerin ele alındığı, denizde artan sınır ötesi organize suçlar ve denizcilerin suçlu muamelesi görme vakalarındaki keskin artış konusunda kapsamlı bir rapor oluşturulabilmesi için ayrı bir Yazışma Grubu’nun kurulduğu açıklandı. Liman, kıyı ve bayrak devletlerinin iş birliği konusu ele alındı Toplantıda, gemi insanlarının terk edilmesi konusunda geçtiğimiz yılda vaka sayısındaki artışa dikkat çekilerek zorunlu mali güvence bulunmayan gemilerde özellikle bayrak devletlerinin yükümlülüklerini etkili biçimde yerine getirmesinin önemi vurgulanırken; liman, kıyı ve bayrak devletlerinin iş birliği içinde hareket etmesi gerektiği toplantıda ele alınan önemli hususlar arasında yer aldığı belirtildi.