ÇEVRE - 14 Mayıs 2025 Çarşamba 18:12

Bodrum’da deniz dibi temizliği başladı

A
A
A
Bodrum’da deniz dibi temizliği başladı

Bodrum Belediyesi tarafından "Denize En Çok MAVİ Yakışır" sloganıyla on bir yıldır devam eden Deniz Dibi Temizliği, bu yıl Kumbahçe sahilinden başladı.



Bodrum’un eşsiz koylarında her yıl geleneksel olarak düzenlenen deniz dibi temizliğinin bu yılki ilk durağı Kumbahçe sahili oldu. Bodrum Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü tarafından 14 Mayıs Çarşamba günü Bodrum’un Kumbahçe Mahallesi Paşatarlası sahilinden başlayarak Deniz Dibi Temizliği yapıldı. Belediye çalışanlarından oluşan gönüllü dalış ekibinin yer aldığı temizlikte denizden çıkarılan atıklar, Kumbahçe Meydanı’nda sergilendi.



Atık miktarının azlığı umut verdi


Temizlik konusunda farkındalık oluşturması ve kentin hayranlık uyandıran birbirinden güzel koylarının misafirleri temiz bir şekilde karşılaması için gerçekleştirilen, her hafta farklı bir mahallede düzenlenecek olan Deniz Dibi Temizliğinin ilkine Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci’yi temsilen Genel Koordinatör Emel Çakaloğlu ile Meclis Üyesi Candan Topdemir katıldı. Kumbahçe Mahalle Muhtarı Zehra Bilgin, ilgili birim müdürleri, belediye personeli ve vatandaşların da eşlik ettiği etkinlikte denizden toplam 33 kg atık çıkarıldı. Atık miktarının az olması katılımcıları mutlu ederken geleceğe dair umutları da yeşertti. Ayrıca farkındalık çalışmalarının da önemini bir kez daha göstermiş oldu.



Bodrum Belediyesi Genel Koordinatörü Emel Çakaloğlu, deniz temizliğinin önemine değindiği açıklamada şunları söyledi:


"Bu etkinliği her sene bütün mahallelerimizde gerçekleştiriyoruz. Bu sene ilk temizliği Kumbahçe Mahallemizde yaptık. Deniz dibi temizliğinde çok fazla atıkla karşılaşmadık ve bundan memnuniyet duyduk. Duyarlılığı artırmak, çevremizi temiz tutmak açısından bu projeye önem veriyoruz. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum"



Deniz Dibi Temizliğinin bir sonraki durağı, 21 Mayıs Çarşamba günü Gümbet Mahallesi olacak.



Bodrum’da deniz dibi temizliği başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Ersoy: "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahip" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin konservasyon ve restorasyon alanında dünyada sayılı ülkeler arasında yer aldığını belirterek, "Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" dedi. Bakan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Konservasyon Laboratuvarı’nda yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek, son yıllarda yapılan yatırımların Türkiye’yi arkeoloji ve kültürel miras alanında uluslararası ölçekte güçlü bir konuma taşıdığını vurguladı. "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" Konservasyon laboratuvarlarında hem ekip hem de ekipman açısından ciddi yatırımların yapıldığını aktaran Bakan Ersoy, "Bunun somut sonucu olarak, bu merkezlerde bugüne kadar 251 binden fazla eser restore edilerek kültür hayatımıza kazandırıldı. Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" ifadelerini kullandı. "Pek çok ülkeden ekipler, eğitim almak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor" Türkiye’nin sahip olduğu teknik altyapı ve uzman insan kaynağının birçok ülke tarafından yakından takip edildiğini belirten Ersoy, "Pek çok ülkeden uzman ekipler, eğitim almak ve deneyim paylaşmak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor. Bu durum, ülkemizi arkeoloji ve kültürel mirasın korunması alanında uluslararası düzeyde ayrı bir noktaya taşıyor" açıklamalarında bulundu. Ersoy, laboratuvarların yalnızca restorasyon çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede de bilimsel veri ve teknik analizlerle kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Konservasyon altyapısına ilişkin bilgiler de paylaşan Bakan Ersoy, Genel Müdürlük bünyesinde 11 aktif laboratuvarın bulunduğunu ve 281 uzman personelle hizmet verildiğini söyledi. Kazılardan çıkan eserlerin, sergilenene kadar birçok bilimsel işlemden geçtiğini aktaran Ersoy, ahşap, taş, metal, bronz ve tekstil gibi farklı malzemeler için ayrı uzman ekiplerin görev yaptığını; müdahale yöntemlerinin laboratuvar analizlerine göre belirlendiğini kaydetti. Bakan Ersoy, tekstil konservasyonu çalışmalarına da değinerek, Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’teki doğduğu evde sergilenen kişisel eşyalarının da bu laboratuvarda titizlikle korunduğunu hatırlattı. "Atatürk’ün ailesine ait kişisel eşyalar, Cumhuriyet Müzemizde geçici olarak sergilendikten sonra burada bakım ve onarımları yapılarak yeniden Selanik’teki Atatürk Evi’ne gönderildi" diyen Ersoy, laboratuvarların her türlü malzemeye müdahale edebilecek teknik yeterliliğe sahip olduğunu vurguladı. "256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz" Geleceğe Miras Projesi kapsamında kazı faaliyetlerinin hızla arttığını kaydeden Ersoy, "Bugün 256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz. Artan kazı bütçeleriyle, son 60 yılda yapılan çalışmaları önümüzdeki 4 yıl içinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu yoğunluk, konservasyon kapasitemizi daha da güçlendirmemizi zorunlu kılıyor" dedi. Bakan Ersoy, sahada ve laboratuvarlarda görev yapan tüm uzmanlara teşekkür ederek, Türkiye’nin kültürel mirasını bilimsel yöntemlerle koruma ve geleceğe aktarma kararlılığının artarak süreceğini ifade etti.