GÜNDEM - 27 Kasım 2025 Perşembe 10:07

Datça’da 26 yıldır ayakkabı tamirciliği yapıyor

A
A
A
Datça’da 26 yıldır ayakkabı tamirciliği yapıyor

Muğla’nın Datça ilçesinin tek ayakkabı tamircisi Rıdvan Arslan (43) 26 yıldır ilçede hizmet verirken, rakibinin olmamasının kendini bir yandan sevindirdiğini, bir yandan da üzdüğünü dile getirdi.



Datça Ambarcı Caddesi’ndeki dükkanında 26 yıldan bu yana ilçe sakinlerine hizmet veren ayakkabı tamircisi Arslan, aynı zamanda çanta, kemer, cüzdan gibi ürünlerin de tamiratını gerçekleştiriyor. 1999 Düzce depremi sonrası Datça’ya yerleşen ve abisinin sayesinde mesleği ile tanışan Arslan ilçenin tek ayakkabı tamircisi olma özelliğini de taşıyor. İlçede kendisinden başka ayakkabı tamircisinin bulunmamasının kendisini sevindirdiğini, bir yandan da kendisinden sonra bu mesleği devam ettirecek birinin bulunmamasının da endişe verici olduğunu dile getirdi.



"1999 Depremi sonrası Datça’ya yerleşti"


Ayakkabı tamircisi Arslan’ın Datça serüveni, 1999 Düzce Depremi’nden sonra başlarken, "Aslen Mardin Midyatlıyım. 1999’dan beri Datça’dayım ve o tarihten beri bu işi burada yapıyorum. O zamanlar Düzce’deydim, depreme yakalandık, talihsiz bir dönemdi. Sonra abim beni Datça’ya getirdi. Esas ustam abimdir. Hem okula gidiyor hem de onun dükkânında çıraklık yapıyordum" dedi.



"Datça’da bu mesleği yapan tek usta"


Bugün Datça’daki tek ayakkabı tamircisi olan Arslan, yıllardır hiçbir rakibi olmamasından memnun olduğunu ifade ederek, "Bu işi Datça’da tek başıma yapıyorum. Hiç rakibim olmadı, bundan mutluluk duydum. İnsanlar beni seviyor, ben de insanları seviyorum. İşimi seviyorum, huzurluyum" şeklinde konuştu.



"Ben bırakırsam Datça ayakkabısız kalır"


Ayakkabıcılık mesleğinin yok olmaya başladığını söyleyen Arslan, "Gençler bu işlere ilgi göstermiyor. Okul yok, teşvik yok. Bir çırağım olsa çok mutlu olurum. Arkamdan bu işi devam ettirecek biri yetişse keşke, ben bırakırsam Datça ayakkabısız kalır. Gerçekten üzücü bir durum. Bizim iş sabır ister, emek ister. Ama öğrendiğinde ömür boyu ekmek yedirir" diyerek mesleğe sahip çıkılması gerektiğini vurguladı.



Datça’da 26 yıldır ayakkabı tamirciliği yapıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce SGK’dan "Sigortasız çalışmayın, çalıştırmayın" uyarısı DÜZCE(İHA) – Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Düzce İl Müdürü Necmi Köroğlu, kayıt dışı çalışmanın görünenden çok daha büyük kayıplara yol açtığını söyledi. Düzce İl Müdürü Necmi Köroğlu, Sosyal Güvenlik Haftası’nda basın ile bir araya geldi. Kayıt dışı istihdam ile ilgili bilgilendirmelerde bulunan Köroğlu, sigortalı çalışmanın tercih değil zorunluluk olduğunun bildirerek "Çalışanların sigortalı olarak çalıştırılmaları anayasal bir hak olmakla birlikte hem çalışanlar hem de işverenler açısından yasal bir zorunluluktur. İşverenlerin sigortasız istihdam sağlama hakkı bulunmadığı gibi, çalışanların da kendi rızalarıyla dahi olsa bu haktan feragat ederek sigortasız çalışmayı talep etmeleri hukuken mümkün değildir. Kayıt dışı çalışan bir kişi geleceğin en önemli teminatı olan emeklilik hakkından mahrum kalır. İşsizlik sigortasından faydalanamaz. Kendisi ve ailesi için sağlık hizmetlerinden doğrudan yararlanma hakkını riske atar. Kayıt dışı çalışmanın tespit edilmesi halinde işletmeler; yüksek idari para cezaları, prim teşviklerinin iptali ve yaşanabilecek iş kazalarında doğacak ağır yasal yükümlülükler gibi ciddi yaptırımlarla yüzleşmektedir. Türkiye genelinde 3 ve daha fazla işçi istihdam eden işletmelerde; işçilere yapılan ücret dahil her türlü ödemenin bankalar aracılığıyla gerçekleştirilmesi yasal bir zorunluluktur" ifadelerinde bulundu.
Antalya Antalya’da denizin dibi dileklerle doldu: Ev, araba ve sağlık istekleri Antalya’da Hıdırellez gecesi denize atılan dilek kağıtları ve poşetler dalgıçlar tarafından toplanırken, denizden çıkan dilekler arasında ev, araba ve sağlık istekleri dikkat çekti. Antalya’da her yıl 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan gece kutlanan Hıdırellez kapsamında denize atılan dileklerin yer aldığı poşet ve kağıtlar, dalgıçlar tarafından toplanarak temizlendi. Baharın gelişini, bolluk ve bereketi simgeleyen Hıdırellez’de vatandaşlar, dileklerini su geçirmez poşetler içerisinde kırmızı kurdele veya keselerle sararak denize bırakıyor. Dalgıçlar, gerçekleştirdikleri deniz temizliği çalışmalarında diğer atıkların yanı sıra bu dilek poşetlerini de toplayarak çevre kirliliğinin önüne geçmeye çalışıyor. Deniz tabanı dileklerle doldu Deniz tabanının Hıdırellez dilekleriyle dolu olduğunu belirten dalgıç Hüseyin Fırat, "Baharın gelişi, bereket, sağlık ve umutla ilişkilendirilen Hıdırellez 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan gece kutlanır. Maalesef bizim de bu hafta sonu yaptığımız dalışta Hıdırellez’den kalma dilekler karşımıza çıktı. Her yer kağıt parçası, elimden geldiğince topladım ama bitecek gibi değil. Lapa lapa olmuşlar. Hıdırellez dileklerini topluyor ve denizi temizliyoruz. Kırmızı keselerin içi hep dilek notlarıyla dolu. Hatta birisi anahtarlarla birlikte atmış dileğini, muhtemelen ev diliyor. Neredeyse her dilek kağıdının veya kesesinin içinde de madeni 1 TL vardı. Her biri 1 TL olmak üzere toplam 58 TL topladım" dedi. Dilekler arasında ev, araba, evlilik, torun, sınırsız para, hastalığın geçmesi ve çocuk gibi istekler yer aldı Bazı poşetlerde birden fazla kişinin dileğinin yer aldığını anlatan Fırat, "Açtığım poşetlerden 7-8 farklı kağıt çıktı. Birçok kişi dileklerini koyduğu poşet ve kesenin içine bir de taş koymuştu. Dilek kağıtlarının dalgaların etkisiyle karaya vurmasını engellemeyi amaçlamışlar. Dilek notları genellikle kırmızı keselerin içine konulmuş veya kırmızı iple bağlanmıştı. Mürekkepli kağıtlar, kaplamalı notlar, kurdeleler ve poşetler maalesef denizleri kirletiyor. Kimsenin inancıyla dalga geçmek istemedik. Amacımız deniz kirliliğine dikkat çekmekti. 1 saatlik dalışta 1’er TL’den olmak üzere toplamda 58 TL madeni para topladık. Doğadan bir şey istiyorsak, doğaya zarar vermeden yapmalıyız" diye konuştu. Konyaaltı Varyant ve Atatürk Parkı çevresinde dalış yaparak denizden poşet ve kağıtları toplayan Fırat, dilekler arasında ev, araba, cep telefonu, elektrikli süpürge, evlilik, torun, sınırsız para, hastalığın geçmesi ve çocuk gibi isteklerin yer aldığını söyledi.