ÇEVRE - 26 Ağustos 2025 Salı 10:33

Göcek’te 2 bin yaşında deniz çayırı keşfedildi

A
A
A
Göcek’te 2 bin yaşında deniz çayırı keşfedildi

Garanti BBVA ve TURMEPA iş birliğiyle yürütülen Mavi Nefes Projesi’nin Göcek ayağında, Türkiye’nin en yaşlı deniz çayırı tespit edildi. Prof. Dr. Ergün Taşkın ve ekibinin çalışmalarıyla Kızılada açıklarında bulunan deniz çayırının 2 bin yaşında olduğu belirlendi. Bu keşif, bilimsel literatürde Türkiye adına tarihi bir başarı niteliğinde.



Garanti BBVA’nın, DenizTemiz Derneği/ TURMEPA iş birliğiyle 2021 yılından bu yana yürüttüğü Mavi Nefes Projesi, deniz altı ekosistemine yönelik bilimsel çalışmalara bir yenisini ekledi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen projenin Göcek ayağında gerçekleştirilen araştırmada, Prof. Dr. Ergün Taşkın ve ekibi tarafından Türkiye’de ilk kez bir deniz çayırının yaşı tespit edildi. Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde, Kızılada açıklarından alınan örnek üzerinde yapılan uzun ve detaylı laboratuvar çalışmaları, deniz çayırının 2 bin yaşında olduğunu bilimsel olarak ortaya koydu.


Bu veri, Türkiye deniz araştırmaları tarihinde bir ilk ve bölgede yürütülen tüm deniz çayırı ekim çalışmalarının geleceğini etkileyecek önemli bir kilometre taşı niteliğinde.


Oksijenin ve biyolojik çeşitliliğin sessiz kahramanları


Deniz çayırları, deniz ekosistemlerinin oksijen üretimi, karbon tutumu ve biyolojik çeşitliliğin korunması açısından kritik öneme sahip. Mavi Nefes Projesi kapsamında bugüne kadar yapılan ölçümler, bu hassas ekosistemlerin korunmasının iklim değişikliğiyle mücadelede hayati bir rol üstlendiğini ortaya koyuyor.


Bir kilometrekare deniz çayırı, ortalama 1000 insanın yıllık oksijen ihtiyacını karşılıyor. Atmosferdeki karbonu toplayarak iklim değişikliğiyle mücadelede kritik rol oynuyor ve karasal ekosistemlere kıyasla yüksek karbon tutma kapasitesiyle öne çıkıyor. Balıkların, kabukluların ve pek çok deniz canlısının yaşam alanı ve üreme noktası olan deniz çayırları, dalga enerjisini azaltarak kıyı erozyonunu önlüyor. Ayrıca, sediment tabakalarında geçmiş yüzyılların izlerini saklayarak ekosistemin hafızasını oluşturuyor.


Mavi Nefes Projesi’nde bugüne kadar neler yapıldı?


2021 yılında Marmara Denizi’ndeki müsilaj krizine yanıt olarak başlatılan Mavi Nefes Projesi, dört yılda Türkiye’nin farklı bölgelerinde somut çevresel, bilimsel ve toplumsal sonuçlar üretmeye devam ediyor. Marmara’dan Van Gölü’ne, Göcek’ten Saros Körfezi’ne uzanan proje, denizlerde atıkların toplanmasından bilimsel araştırmalara, eğitim programlarından biyoçeşitlilik haritalamasına kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteriyor.


Proje süresince Marmara Denizi’nde 275 tonun üzerinde, Van Gölü’nde ise 16 tondan fazla katı atık toplandı. Göcek’te faaliyet gösteren sıvı atık alım teknesi, yüzlerce tekneden 860 bin litre atık toplayarak yaklaşık 6,8 milyon litre deniz suyunun kirlenmesini önledi. Saros Körfezi’nde 35 istasyonda yapılan 45 dalışta 382 deniz türü tespit edilerek bölgenin habitat haritası çıkarıldı.


Proje kapsamında, Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde ‘Deniz Çayırlarının İzlenmesi, Korunması ve Ekimi Projesi’ hayata geçirildi. Bu çalışmalar yalnızca mevcut deniz çayırlarını korumakla kalmıyor, bölgeye yeni deniz çayırlarının kazandırılmasını da sağlıyor. Bölgede 3 farklı istasyonda Prof. Dr. Ergün Taşkın ve ekibi tarafından yaklaşık 10 bin deniz çayırı fidesinin transplantasyonu gerçekleştirildi. Ekilen alanlarda yüzde 70’in üzerinde canlılık oranına ulaşıldı. Ayrıca, bölgede 1.545 deniz türü tespit edilerek biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik adımlar da atıldı. Tüm bu çalışmalar, deniz ekosistemlerinin korunmasına yönelik bilimsel veri tabanını güçlendiriyor.


Mavi Nefes aynı zamanda toplumsal farkındalığın artırılmasını hedefliyor. TURMEPA’nın Milli Eğitim Bakanlığı protokolleri kapsamında yürüttüğü çevrim içi eğitimler ve gezici Mavi Nefes Eğitim Otobüsü ile bugüne kadar 100 bini aşkın öğrenci ve 5 binden fazla öğretmene ulaşıldı. Ayrıca lise öğrencilerine yönelik "Mavi Dedektifler" programıyla gençler, çevre bilinci kazanmanın yanı sıra kendi projelerini geliştirme fırsatı buluyor.



Göcek’te 2 bin yaşında deniz çayırı keşfedildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bitlis 5 bin yıllık sepet örücülüğü sanatı Bitlis’te yaşatılıyor Bitlis’te Belediyesi bünyesinde açılan sepet örücülüğü kursu, unutulmaya yüz tutmuş geleneksel el sanatlarını yeniden canlandırıyor. Dekoratif El Sanatları Usta Öğreticisi Aylin Soyugüzel öncülüğünde yürütülen kursa 25 kursiyer katılıyor. Yaklaşık 5 bin yıllık geçmişe sahip olan sepet örücülüğü sanatı, bambu ağacından yapılan el emeği ürünlerle yaşatılmaya çalışılıyor. Kursiyerler, hem geleneksel el sanatlarını öğrenme fırsatı buluyor hem de ürettikleri sepetlerle aile bütçelerine katkı sağlıyor. Özellikle ev hanımlarının yoğun ilgi gösterdiği kursta, birbirinden farklı model ve desenlerde sepetler üretilirken, el emeği ürünlerin ekonomiye kazandırılması hedefleniyor. Dekoratif El Sanatları Usta Öğreticisi Aylin Soyugüzel, unutulmaya yüz tutmuş mesleklerin gelecek nesillere aktarılması için bu tür kursların önem taşıdığına dikkat çekti. Soyugüzel, "Belediye bünyesinde 25 kursiyerimizle sepet örücülüğü kursu vermekteyiz. Burada öğrencilerimiz hem sepet örücülüğünü öğrenmekte hem de evlerine katkı sağlamaktadır. Sepet örücülüğü aslında 5 Bin yıldır olan bir zanaattır ve günümüzde artık eskiden yük için depolamak için kullanılmaktansa şu anda daha çok hobi olarak veyahut da dekor olarak kullanılmakta veya kişinin ihtiyacına göre şekillenmektedir. Öğrencilerimiz burada hem sosyalleşiyor, hem streslerini atıyorlar, hem de üreterek evlerine çevrelerine katkı sağlıyorlar. Kursumuz 5 aydır aktif olarak açıktır ve 1 buçuk ay daha devam edecektir" dedi. Kursiyerler istedikleri takdirde usta öğretici de olabildiklerini ifade eden Soyugüzel, "Amacımız burada hem kursiyerlerimizi yetiştirmek hem de bu mesleği edinmek isteyen öğrencilerimizi usta öğretici olarak hayata kazandırmak hem de unutulmaya yüz tutmuş olan bu sanatı tekrardan canlandırmak" diye konuştu. Kursiyerlerden ev hanım Suzan Sulukaya sepet örerek satış yaptığını ifade ederek, "Hocamız evimize kadar gelip bize kursunun olduğunu söyledi. Ben o zaman ev hanımıydım evde oturuyorduk boş boş. Ama buraya geldikten sonra güzel şeyler öğrendik. Önce örgü ile başladım sonra yavaş yavaş sepet örgüsüne çevirdik. Ben bu sepetleri ürettikten sonra satışa başladım. Burada sepetlerimi ürettikten sonra satış yapıyorum. O yaptığım satışla mutfak masraflarımı karşılıyorum. Kendi kişisel bakım masraflarımı karşılıyorum" dedi.
Konya İçişleri Bakanı Çiftçi bayram namazını Konya’da kıldı İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bayram namazını memleketi Konya’da kıldı. Bakan Çiftçi, herkesin bayramını tebrik etti. İçişleri Bakanı Çiftçi, bayram namazını Konya Kapu Camisinde kıldı. Bakan Çiftçi, cami içerisinde personelle bayramlaştıktan sonra Konya Valisi İbrahim Akın, Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti İl Başkanı Fatih Özgökçen, milletvekilleri, belediye başkanları ile birlikte camiden çıktı. Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Mustafa Çiftçi, herkesin Ramazan Bayramı’nı tebrik etti. Bakan Çiftçi, "Bugün Konya’mızdayız, baba ocağındayım. Bizim inancımızda kültürümüzde bayramlarımız özellikle dini bayramlarımız toplumsal birlik ve beraberliğimizin zirve yaptığı millet olma şuurunu hissettiğimiz müstesna günler. Bu özel günlerde büyüklerimizin ellerini öper küçüklerimizi sevindiririz. Fakir fukarayı gözetiriz. Yine geçmişlerimizi de unutmaz, kabir ziyaretleri yaparız. Bu vesileyle tüm şehitlerimizi de rahmet ve minnetle yad ediyoruz. Cenabı hak hepsinin şahadetini kabul eylesin. Öbür taraftan bu mübarek günde gazilerimizi de anıyoruz. Sınırlarımızın içerisinde ve dışarısında operasyonda icra eden güvenlik kuvvetlerimiz var. Şairin ’ağladığım senin içindir, güldüğüm senin içindir, öpüp başıma koyduğum ekmek gibisin’ diye hitap ettiği aziz vatanımızda kıyamete kadar bu aziz milletimizi hep birlikte birlik içerisinde yaşamayı nasip etsin. Bayraklarımızı indirtmesin, ezanlarımızı susturmasın diye bu mübarek günde niyazda bulunuyorum. Cenabı hak devletimize zeval vermesin. Kurban bayramında ibadetlerimizi kabul eylesin. Tüm hemşerilerimize hayırlı bayramlar diliyorum" dedi.