ASAYİŞ - 18 Şubat 2026 Çarşamba 13:07

Köyceğiz Göl’ü taştı, ilçe Venedik’e döndü

A
A
A

 Muğla'da etkili olan sağanak yağışların ardından Köyceğiz Gölü'nde su seviyesi yükseldi, cadde ve sokakları su bastı, ev ve iş yerleri sulardan etkilendi. Caddeler sular altında kalırken, Köyceğiz Venedik'e döndü.

Meteoroloji'nin sağanak yağış uyarısının ardından Muğla'nın Köyceğiz ilçesinde aralıklarla etkili olan sağanak yağışlı hava Köyceğiz'i besleyen derelerin debisini arttırdı. Namnam Çayı, Yuvarlakçay ve Kargıcak Deresi'nden gelen sular nedeniyle Köyceğiz Gölü'nde su seviyesi yükseldi. Gölde yaşanan taşkınlar sonrası önce Kordon sular altında kaldı. Kordon bölgesindeki işletmeler göl seviyesinin yükselmesiyle sular altında kaldı.

Köyceğiz Göl’ü taştı, ilçe Venedik’e döndü

Su seviyesinin artarak devam etmesi sonrasından gölden taşan sular cadde ve sokaklara kadar ulaştı. Cadde ve sokaklarda oluşan su birikintileri araç trafiğini olumsuz etkilerken, ev ve iş yerlerinden su baskınları yaşandı. Vatandaşların taşkın yaşanan bölgelerden uzak durmaları istendi.

Köyceğiz Göl’ü taştı, ilçe Venedik’e döndü
Köyceğiz'de yağışların bugün akşam saatlerine doğru etkisini kaybedeceği öğrenilirken, bir günlük aranın ardından tekrar yağışlı havanın etkili olması bekleniyor.

Köyceğiz Göl’ü taştı, ilçe Venedik’e döndü

Köyceğiz'de yaşayan Nahit Ünal, son dönemde yaşanan yağışların ardından su baskınları yaşandığını, bu konudan dolayı mağdur olduklarını ifade etti.

Ulucamii Mahalle Muhtarı Sadık Karaduman, "İlçemizde su baskınları oluştu. Bunlardan en çok etkilenen bizim mahallemiz oldu. İlçe Kaymakamımız ile yaptığımız toplantıda baskınlardan etkilenen yerlerde neler yapabiliriz, vatandaşımıza nasıl yardımcı olabiliriz bunları konuştuk" dedi.

Köyceğiz Göl’ü taştı, ilçe Venedik’e döndü

Köyceğiz Kaymakamı Mert Kumcu ise "Bir süredir devam eden yağışlar sonrasında ülkemizde olduğu gibi ilçemizde de sel ve taşkınlar yaşandı. Köyceğiz Gölü'de kuvvetli yağışlardan yükseldi. Su seviyesinin yükselmesi ile kordonda yer alan işletmelerimiz zarar gördü. Aynı şekilde bu bölgede yer alan evlerimizde de su baskınları oldu. Bizlerde bugün Çevre Şehircilik İl Müdürlüğümüz, AFAD ekiplerimiz ve yine ilgili kurum amirlerimiz ile buraya gelerek zarar ziyanı yerinde tespit ettik. Devlet olarak her zaman vatandaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz" dedi.

Köyceğiz Göl’ü taştı, ilçe Venedik’e döndü

Bekir Tosun - Aykut Kurt - Osman Acar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Temizlediği aracında 2 saat uyudu ölümden döndü, yüzde 90 görme kaybı yaşadı Eskişehir’de yaşayan Yasin Kurt, 2 yıl önce koltuklarını temizlediği aracının içinde uyuduktan 1 gün sonra kimyasal ve toksik zehirlenme sonucu hastaneye kaldırıldı. Doktorların ‘yaşamaz’ dediği fakat hayata tutunduktan sonra yüzde 90 oranında görme kabiliyetini kaybeden Kurt, tekrar çalışabileceği bir iş arıyor. 45 yaşındaki Yasin Kurt, Gaziantep’te yaşadığı dönemde 300 personeli yöneten pazarlama müdürü iken şirketinin iflas etmesi üzerine ailesiyle 2 yıl önce Sakarya’ya taşındı. 2024 yılının Kasım ayında Sakarya’daki evinin önünde otomobilinin koltuklarını temizleyen Kurt, aniden bastıran yağmur nedeniyle aracın içinde beklemeye karar verdi. Temizlediği koltukların hızla kuruması için aracını çalıştırıp kaloriferi açan Kurt, kapalı ortamda yükselen kimyasal buharın etkisiyle uykuya daldı. Yaklaşık 2 saat boyunca çalışan araç içinde uyuyan talihsiz adam, o sırada vücudundaki kan düşüklüğünün de etkisiyle kaloriferden yayılan kimyasal gazları ve eski model aracın içeri sızdırmış olması muhtemel egzoz gazını soludu. Uyandığında ilk etapta kötü bir durum hissetmeyen Kurt, evine dönüp rutin şekilde duşunu aldı. Ertesi gün sırtına saplanan şiddetli ağrıyla uyanan Yasin Kurt, hastaneye kaldırıldı. Durumu hızla kötüleşen adam entübe edildi. Doktorların "Yaşamaz, yüzde 99 ihtimalle uyanamaz" dediği Kurt, Sakarya’daki hastanede 2 gün yoğun bakımda kaldı. Kurt, serviste uyandıktan sonra görme kabiliyetini neredeyse tamamen kaybettiğini fark etti. Yapılan klinik incelemelerde kapalı araç içerisinde yüksek ısıya maruz kalan temizlik kimyasallarının buharlaşması ve içeri sızan karbonmonoksit gazı neticesinde kandaki oksijen ile azotun yer değiştirdiği ve Kurt’un ağır bir "toksik zehirlenme" yaşadığı belirlendi. Tedavi süreci devam ediyor Uğradığı ağır zehirlenmenin ardından hareket kabiliyeti kısıtlanan ve görme kabiliyetini kaybeden Yasin Kurt, tedavisinin devamı için ailesiyle birlikte Eskişehir’e taşındı. Eskişehir Şehir Hastanesi’nde 10 gün boyunca yoğun bir kortizon tedavisi gören Kurt’un vücudundaki motor hareket yeteneği belli ölçüde geri kazandırıldı. Sıfıra inen görme seviyesi ise uzun uğraşlar neticesinde sol gözde yüzde 5, sağ gözde ise yüzde 2 oranına kadar yükselebildi. Yüzde 90 görme engelli olan 2 çocuk babası Kurt, 11 yaşından beri durmaksızın çalıştığını ve üretmekten asla vazgeçmediğini belirterek yeni bir iş arıyor. "Kandaki oksijen ile azotun yer değiştirdiği ve toksik zehirlenme yaşadığım belirlendi" Yasin Kurt, 2024 yılının Kasım ayında Sakarya’da yaşanan olayın başlangıcını, araba içindeki o kritik iki saati ve hastanede ölüm kalım savaşı verdiği anları şu sözlerle aktardı: "Olay 2024 yılının Kasım ayında gerçekleşti, neredeyse iki yıl olacak. Hava kapalıydı ve yağmur yağmak üzereydi. Ben de detaylı temizliği çok sevdiğim için kendi aracımın koltuklarını temizleme kimyasallarıyla silmeye başladım. Kadınlar evlerini nasıl titizlikle temizlerse, erkekler de arabalarına öyle detaylı temizlik yapar. Koltukları silmeyi bitirdiğim esnada yağmur başladı. Sitenin içine koşturup girmek yerine arabanın içinde kalmayı tercih ettim. Islak koltukların kuruması için de aracı çalıştırıp kaloriferi açtım. Normalde uyku problemi olmayan biri olmama rağmen, o gün aracın içinde yaklaşık bir iki saat uyumuşum. O dönemde hemoroide bağlı olarak kan değerlerimde de ciddi bir düşüklük vardı. Uyandıktan sonra eve çıkıp duşumu aldım, her şey rutin görünüyordu. Ancak ertesi gün sırtımda, sanki iki tane hançer saplanmış gibi çok şiddetli bir acı hissettim. Eşime hemen hastaneye gitmemiz gerektiğini söyledim. Kendimde ne olduğunu, ne yaşadığımı o an hiç tahmin edemedim. Hastaneye ulaştığımızda beni çok acil bir şekilde entübasyona aldılar, çünkü artık nefes alamaz hale gelmiştim. Yapılan ilk teşhiste, kandaki oksijen ile azotun yer değiştirdiği ve toksik zehirlenme yaşadığım belirlendi." "‘Yüzde 99 ihtimalle bir daha uyanamaz’ demişler" Doktorların yaşama ihtimaline yüzde 1 dediği Kurt, hastane süreciyle alakalı, "Sakarya Araştırma Hastanesi’nde iki gün boyunca entübe olarak kaldım. Doktorlar aileme, ‘Bu adam yaşamaz, yüzde 99 ihtimalle bir daha uyanamaz’ demişler. Ancak Allah’ın hikmetiyle, Rabbim beni iki evladıma bağışladı. O ‘ol’ derse her şey oluyor. Uyandığımda ilk etapta her yeri bembeyaz görüyordum. Gözlerimde ciddi bir sıkıntı vardı ve vücudumun her yerinde eşek arısı sokuyormuş gibi büyük bir acı hissediyordum, hareket kabiliyetim son derece sınırlıydı. 40 yaşıma kadar hastane ortamına hiç alışmadığım için orada daha fazla kalamadım ve evimize döndük" dedi. "Aktif olup üretebilirsem çok daha hızlı iyileşeceğim" Eskişehir’deki kortizon tedavisi sonrasındaki mevcut durumuna, engel oranına ve iş hayatına geri dönme arzusuna değinen Kurt, "Daha sonra tedavi sürecine Eskişehir’de devam etmek amacıyla annemle birlikte buraya geldik. Eskişehir Şehir Hastanesi’nde on gün boyunca yoğun bakımda kortizon tedavisi gördüm. Bu tedavi, vücudumdaki hareket kabiliyetini belli bir ölçüde artırdı ancak görme kaybım o dönemde tamamen sıfıra inmişti, hiçbir yeri göremiyordum. Kortizon tedavisinin tamamlanmasının ardından görme yetim yavaş yavaş geri gelmeye başladı. Şu an sol gözümde yüzde 5, sağ gözümde ise yüzde 2 oranında bir görme kapasitesine sahibim. Bu süreç ileriye dönük olarak daha iyiye gitme eğilimi gösteriyor. Netice itibarıyla şu an yüzde 90 görme engelliyim. Aradan geçen bir buçuk yıllık süreçte çalışamadım, maluliyet emekliliği gibi belli durumlar gündeme gelse de ben henüz 45 yaşındayım. Kendimi 45 yaşından çok daha verimli ve dinamik hissediyorum. Ben çalışmayı, üretmeyi seven bir adamım. Ekonomik olarak çalışıp, emeğimin karşılığını hak ederek kazanmayı, aileme destek olmayı ve kendi adıma bir şeyler başarmayı istiyorum, hayatımı pasif şekilde sürdürmek için henüz çok erken olduğunu düşünüyorum. Şu aşamada tedavisel boyut tamamlandığı için ağırlıklı olarak vitamin destekli bir tedavi alıyorum. Vücudumun kendini yenilediğini hissedebiliyorum ve her geçen gün daha iyiye gittiğimi biliyorum. Eğer evde oturmak ya da dışarıda amaçsızca gezinmek yerine aktif bir şekilde çalışıp üretebilirsem, psikolojik olarak bu durumun iyileşme sürecimi çok daha fazla hızlandıracağına inanıyorum. Elhamdülillah bugün dünden daha iyiyim ve gelecekte çok daha iyi olacağımı biliyorum. Tıbbın da cevap veremediği, yanıldığı birçok durum olabiliyor. İnsanların fiziksel yapıları ve dirençleri çok farklıdır, ben de güçlü bir yapıya sahibim, iyileşiyorum ve gittikçe daha da iyi olacağıma inancım tamdır" diye konuştu.
Ankara Sağlık Bakanlığı’ndan Kurban Bayramı’nda beslenme uyarıları Sağlık Bakanlığı, Kurban Bayramı’nda vatandaşlara beslenme konusunda uyarılarda bulundu. Sağlık Bakanlığı tarafından tarafından yapılan açıklamada, Kurban Bayramı’nda beslenme alışkanlıklarının sağlıklı bir şekilde devam etmesi, yeterli ve dengeli beslenme davranışının sürdürülmesinin büyük önem taşıdığı belirtilerek, bayram süresince kronik hastalar kadar sağlıklı kişilerin de yiyecek seçimine ve porsiyon kontrolüne dikkat etmesi gerektiği ifade edildi. Bayramda kahvaltı atlanmamalı Bayram sabahı kahvaltı öğününün atlanmaması, süt ve süt ürünleri ile tam tahıllı ekmeklerden oluşan besinlerin dengeli şekilde alınmasının gerekli olduğu vurgulandı. Etlerin tek başına değil sebzelerle birlikte pişirilmesi ya da salata ile tüketilmesinin daha sağlıklı bir yöntem olduğu da belirtildi. Kurban Bayramı’nda kırmızı et ile birlikte tatlı ve hamur işlerinin de tüketim miktarına dikkat edilmesi gerektiği ifade edilen açıklamada, sağlıklı beslenme rutinine ek olarak gün içinde yeterli miktarda su içmeye ve en az 30 dakikalık yürüyüşler yapmaya da özen gösterilmesi gerektiği hatırlatıldı. Kolesterol ve kalp-damar hastalığı riski taşıyanlar et tüketimine dikkat etmeli Bakanlık tarafından yapılan uyarılarda, yeni kesilmiş hayvanların etlerindeki sertliğin hem pişirmede hem de sindirimde zorluğa yol açabildiği belirtildi. Özellikle sindirim problemi yaşayan ve mide-bağırsak hastalığı bulunan kişilerin kurban etini hemen tüketmemesi, eti buzdolabında birkaç gün beklettikten sonra haşlama veya ızgara yöntemiyle pişirerek tüketmeleri tavsiyesinde bulunuldu. Kolesterol hastaları ve kalp damar hastalığı riski taşıyan kişilerin ise sakatat tüketiminden özellikle kaçınması gerektiği belirtildi. Uygun kesim ve saklanma koşulları sağlanmalı Kurbanlığın uygun kesim şartlarının sağlanmasının sağlık açısından önem taşımakta olduğu hatırlatılırken, hayvanların kesim süreçlerinde hijyen kurallarının ihmal edilmemesi, etlerin çiğ ya da az pişmiş şekilde tüketilmemesi, et doğranan bıçak ve yüzeylerle farklı gıdaların temas etmemesi, et hazırlamada kullanılan kesme tahtalarında ise çiğ sebze, meyve, ekmek veya başka gıdalar doğranmama uyarısında bulunuldu. Kesilen etlerin çok büyük parçalar halinde değil, küçük parçalara ayrılarak buzdolabının buzluk kısmında ya da derin dondurucuda saklanması gerektiği kaydedildi. Etler kolay bozulabilen riskli besinler olduğundan dondurulduktan sonra çözdürülüp yeniden dondurulmaması gerektiği ve çözünen etlerin hemen pişirilmesi gerektiği vurgulandı.
Eskişehir Temizlediği aracında 2 saat uyudu ölümden döndü, yüzde 90 görme kaybı yaşadı Eskişehir’de yaşayan adam, 2 yıl önce Sakarya’da ikamet ettiği dönemde koltuklarını temizlediği aracının içinde uyuduktan 1 gün sonra hastaneye kaldırıldı. Kimyasal ve toksik zehirlenme sonucu doktorların ‘yaşamaz’ dediği fakat hayata tutunduktan sonra yüzde 90 oranında görme yetisini kaybeden adam, tekrar çalışabileceği bir iş arıyor. Gaziantep’te yaşadığı dönemde 45 yaşındaki Yasin Kurt, 300 personeli yöneten pazarlama müdürü iken şirketinin iflas etmesi sonrası ailesiyle 2 yıl önce Sakarya’ya taşındı. 2024 yılının Kasım ayında Sakarya’daki evinin önünde otomobilinin koltuklarını temizleyen Kurt, aniden bastıran yağmur nedeniyle aracın içinde beklemeye karar verdi. Temizlediği koltukların hızla kuruması için aracını çalıştırıp kaloriferi açan Kurt, kapalı ortamda yükselen kimyasal buharın etkisiyle uykuya daldı. Yaklaşık 2 saat boyunca çalışan araç içinde uyuyan talihsiz adam, o sırada vücudundaki mevcut kan düşüklüğünün de etkisiyle, kaloriferden yayılan kimyasal gazları ve eski model aracın içeri sızdırmış olması muhtemel egzoz gazını soludu. Uyandığında ilk etapta kötü bir durum hissetmeyen Kurt, evine dönüp rutin şekilde duşunu aldı. Ertesi gün sırtına saplanan şiddetli ağrıyla uyanan Yasin Kurt, hastaneye kaldırıldı. Durumu hızla kötüleşen adam entübe edildi. Doktorların "yaşamaz, yüzde 99 ihtimalle uyanamaz" dediği Kurt, Sakarya’daki hastanede 2 günlük yoğun bakım sürecinin düşük ihtimale rağmen hayatta kaldı. Kurt, serviste uyandıktan sonra görme yetisini neredeyse tamamen kaybettiğini fark etti. Yapılan klinik incelemelerde, kapalı araç içerisinde yüksek ısıya maruz kalan temizlik kimyasallarının buharlaşması ve içeri sızan olası karbonmonoksit gazı neticesinde, kandaki oksijen ile azotun yer değiştirdiği, yani ağır bir "toksik zehirlenme" yaşandığı saptandı. Tedavi süreci devam ediyor Uğradığı ağır zehirlenmenin ardından hareket kabiliyeti kısıtlanan ve görme yetisini sıfırlayan Yasin Kurt, tedavisinin devamı için ailesiyle birlikte Eskişehir’e taşındı. Eskişehir Şehir Hastanesi’nde 10 gün boyunca yoğun bir kortizon tedavisi gören Kurt’un vücudundaki motor hareket yeteneği belli ölçüde geri kazandırıldı. Sıfıra inen görme seviyesi ise uzun uğraşlar neticesinde sol gözde yüzde 5, sağ gözde ise yüzde 2 oranına kadar yükselebildi. Yüzde 90 görme engelli 2 çocuk babası Kurt, 11 yaşından beri durmaksızın çalıştığını ve üretmekten asla vazgeçmediğini belirterek iş aradığını belirtti. "Kandaki oksijen ile azotun yer değiştirdiği ve toksik zehirlenme yaşadığım belirlendi" Yasin Kurt, 2024 yılının Kasım ayında Sakarya’da yaşanan olayın başlangıcını, araba içindeki o kritik iki saati ve hastanede ölüm kalım savaşı verdiği ilk anları şu sözlerle aktardı: "Olay 2024 yılının Kasım ayında gerçekleşti, neredeyse iki yıl olacak. Hava kapalıydı ve yağmur yağmak üzereydi. Ben de detaylı temizliği çok sevdiğim için kendi aracımın koltuklarını temizleme kimyasallarıyla silmeye başladım. Kadınlar evlerini nasıl titizlikle temizlerse, erkekler de arabalarına öyle detaylı temizlik yapar. Koltukları silmeyi bitirdiğim esnada yağmur başladı. Sitenin içine koşturup girmek yerine arabanın içinde kalmayı tercih ettim. Islak koltukların kuruması için de aracı çalıştırıp kaloriferi açtım. Normalde uyku problemi olmayan biri olmama rağmen, o gün aracın içinde yaklaşık bir iki saat uyumuşum. O dönemde hemoroide bağlı olarak kan değerlerimde de ciddi bir düşüklük vardı. Uyandıktan sonra eve çıkıp duşumu aldım, her şey rutin görünüyordu. Ancak ertesi gün sırtımda, sanki iki tane hançer saplanmış gibi çok şiddetli bir acı hissettim. Eşime hemen hastaneye gitmemiz gerektiğini söyledim. Kendimde ne olduğunu, ne yaşadığımı o an hiç tahmin edemedim. Hastaneye ulaştığımızda beni çok acil bir şekilde entübasyona aldılar çünkü artık nefes alamaz hale gelmiştim. Yapılan ilk teşhiste, kandaki oksijen ile azotun yer değiştirdiği ve toksik zehirlenme yaşadığım belirlendi." "‘Yüzde 99 ihtimalle bir daha uyanamaz’ demişler" Doktorların yaşama ihtimaline yüzde 1 dediği Kurt hastane süreciyle alakalı, "Sakarya Araştırma Hastanesi’nde iki gün boyunca entübe olarak kaldım. Doktorlar aileme, ‘Bu adam yaşamaz, yüzde 99 ihtimalle bir daha uyanamaz’ demişler. Ancak Allah’ın hikmetiyle, Rabbim beni iki evladıma bağışladı. O ‘ol’ derse her şey oluyor. Uyandığımda ilk etapta her yeri bembeyaz görüyordum. Gözlerimde ciddi bir sıkıntı vardı ve vücudumun her yerinde eşek arısı sokuyormuş gibi büyük bir acı hissediyordum, hareket kabiliyetim son derece sınırlıydı. Kırk yaşıma kadar hastane ortamına hiç alışmadığım için orada daha fazla kalamadım ve evimize döndük" dedi. "Aktif olup üretebilirsem çok daha hızlı iyileşeceğim" Eskişehir’deki kortizon tedavisi sonrasındaki mevcut durumuna, engel oranına ve iş hayatına geri dönme arzusuna değinen Kurt, "Daha sonra tedavi sürecine Eskişehir’de devam etmek amacıyla annemle birlikte buraya geldik. Eskişehir Şehir Hastanesi’nde on gün boyunca yoğun bakımda kortizon tedavisi gördüm. Bu tedavi, vücudumdaki hareket kabiliyetini belli bir ölçüde artırdı ancak görme kaybım o dönemde tamamen sıfıra inmişti, hiçbir yeri göremiyordum. Kortizon tedavisinin tamamlanmasının ardından görme yetim yavaş yavaş geri gelmeye başladı. Şu an sol gözümde yüzde 5, sağ gözümde ise yüzde 2 oranında bir görme kapasitesine sahibim. Bu süreç ileriye dönük olarak daha iyiye gitme eğilimi gösteriyor. Netice itibarıyla şu an yüzde 90 görme engelliyim. Aradan geçen bir buçuk yıllık süreçte çalışamadım, maluliyet emekliliği gibi belli durumlar gündeme gelse de ben henüz 45 yaşındayım. Kendimi 45 yaşından çok daha verimli ve dinamik hissediyorum. Ben çalışmayı, üretmeyi seven bir adamım. Ekonomik olarak çalışıp, emeğimin karşılığını hak ederek kazanmayı, aileme destek olmayı ve kendi adıma bir şeyler başarmayı istiyorum, hayatımı pasif şekilde sürdürmek için henüz çok erken olduğunu düşünüyorum. Şu aşamada tedavisel boyut tamamlandığı için ağırlıklı olarak vitamin destekli bir tedavi alıyorum. Vücudumun kendini yenilediğini hissedebiliyorum ve her geçen gün daha iyiye gittiğimi biliyorum. Eğer evde oturmak ya da dışarıda amaçsızca gezinmek yerine aktif bir şekilde çalışıp üretebilirsem, psikolojik olarak bu durumun iyileşme sürecimi çok daha fazla hızlandıracağına inanıyorum. Elhamdülillah, bugün dünden daha iyiyim ve gelecekte çok daha iyi olacağımı biliyorum. Tıbbın da cevap veremediği, yanıldığı birçok durum olabiliyor. İnsanların fiziksel yapıları ve dirençleri çok farklıdır, ben de güçlü bir yapıya sahibim, iyileşiyorum ve gittikçe daha da iyi olacağıma inancım tamdır" diye konuştu.