GÜNDEM - 24 Şubat 2026 Salı 10:45

MSKÜ, "Üniversite tanıtım günlerinde geleceğin üniversitelileriyle buluştu

A
A
A
MSKÜ, "Üniversite tanıtım günlerinde geleceğin üniversitelileriyle buluştu

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ), EKET Fuarcılık tarafından düzenlenen "Muğla / Üniversite Tanıtım Günleri"nde aday öğrencilerin ilgi odağı oldu. Devlet ve vakıf üniversitelerinin yer aldığı organizasyonda MSKÜ standı, sunduğu imkanlarla yoğun ilgi gördü.



Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ), 23 Şubat 2026 Pazartesi günü Atatürk Kültür Merkezi fuaye alanında gerçekleştirilen "Muğla / Üniversite Tanıtım Günleri" etkinliğine katılarak, gelecekteki öğrencileriyle bir araya geldi. EKET Fuarcılık tarafından organize edilen ve pek çok üniversitenin yer aldığı fuarda MSKÜ, başarılı bir tanıtım performansı sergiledi.



Üniversite adayı gençlerin kariyer yolculuklarına rehberlik etmek amacıyla düzenlenen etkinlikte; MSKÜ’nün nitelikli eğitim-öğretim faaliyetleri, lisans ve ön lisans bölümleri, uygulama imkanları ve zengin kampüs yaşamı detaylı bir şekilde anlatıldı. Sosyal, bilimsel ve kültürel etkinliklerin yanı sıra öğrencilere sunulan barınma ve burs imkanlarının da paylaşıldığı MSKÜ standı, fuarın en çok ziyaret edilen noktalarından biri oldu.



Fuarın açılışını gerçekleştiren Muğla İl Milli Eğitim Müdürü Emre Çay, şube müdürleriyle birlikte MSKÜ standını ziyaret etti. Üniversite yetkililerinden yürütülen çalışmalar ve bölümler hakkında bilgi alan Çay, üniversitelerin öğrencilerle doğrudan buluşmasının önemine değindi.



MSKÜ, "Üniversite tanıtım günlerinde geleceğin üniversitelileriyle buluştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Manisa’da rekor yağışların bilançosu: 191 ihbar, 20 bin dekar su altında Manisa’da son yılların en yoğun yağışlarının ardından meydana gelen sel, su baskını ve heyelanların bilançosu netleşiyor. Manisa Valiliği koordinasyonunda tüm kurumların teyakkuza geçtiği süreçte il genelinde 191 ihbar alınırken, özellikle Gediz Nehri ve Alaşehir Çayı’nın taşması sonucu 20 bin dekar tarım arazisinin su altında kaldığı bildirildi. Manisa’da son birkaç haftadır aralıklarla etkili olan ve meteorolojik verilere göre son yılların en yüksek rakamlarına ulaşan kuvvetli yağış ile fırtınanın ardından ekiplerin sahadaki incelemeleri devam ediyor. Manisa Valiliği koordinasyonunda ilgili tüm kurum ve kuruluşlarca 7/24 esasına göre yürütülen çalışmalarla, selden etkilenen bölgelerde hasar tespit faaliyetlerine hız verildi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün uyarılarının ardından teyakkuza geçen Manisa Valiliği, süreci AFAD ve ilgili tüm kurumlarla yakından takip etti. Riskli bölgelerde motopomp ve tahliye ekipleri hazır bulundurulurken, ulaşım ve altyapı güvenliğine yönelik önleyici çalışmalar titizlikle yürütüldü. Edinilen bilgiye göre, şiddetli yağışlar il genelinde geniş bir alanda etkili oldu. İHA muhabirinin derlediği bilgilere göre, il genelinde 88 sel ve su baskını, 19 çökme ve göçme vakası ile 20 mahsur kalma olayı yaşandı. Ayrıca 26 heyelan ve toprak kayması, 35 fırtına ve 4 hasar tespit talebi olmak üzere toplam 191 ihbar için ekipler tarafından hızlıca müdahale başlatıldı. Tarım alanları sular altında aldı Manisa’nın tarım arazileri, taşkınlardan etkilenen alanların başında geldi. Özellikle Gediz Nehri ve Alaşehir Çayı havzasında yoğunlaşan taşkınlar nedeniyle yaklaşık 20 bin dekar tarım alanı su altında kaldı. Üzüm bağları, hububat, yem bitkileri, zeytinlikler ve kışlık sebze alanlarının etkilendiği bölgede; tek yıllık ürünlerde zarar oluştuğu ancak dikili bağ ve zeytin alanlarında genel olarak kalıcı bir zarar beklenmediği değerlendiriliyor. Kesin hasar tespiti, suların çekilmesinin ardından İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerince tamamlanacak. Manisa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan incelemelerde 1 yapının yıkık olduğu, 4 yapının az hasarlı, 5 yapının ise hasarsız olduğu tespit edildi. Kontroller sonucunda il genelinde ağır hasarlı yapının bulunmadığı bildirildi. 2 bin 784 personel sahada görev yaptı Meydana gelen olaylara müdahale kapsamında Manisa Valiliği koordinasyonunda; AFAD, Manisa Büyükşehir Belediyesi, DSİ, Karayolları, Orman İşletme, Emniyet ve Jandarma ekiplerinden oluşan 2 bin 784 personel, toplam 1 bin 119 araç ile sahada görev yaptı. Zarar gören üreticiler ve vatandaşlar için idari süreçlerin titizlikle yürütüldüğü, vatandaşların can ve mal güvenliğinin korunmasına yönelik çalışmaların aralıksız sürdürülürken, hasar tespit çalışmalarının suların çekilmesiyle netlik kazanacağı belirtildi.
Yalova Yalova’da komşu kavgasında yaralanan 14 aylık bebeğin babasından iddialara yalanlama Yalova’nın Çınarcık ilçesinde çocuk gürültüsü nedeniyle aralarında husumet olan komşularının saldırısına uğrayan babanın burnu kırılmış, kucağındaki 14 aylık kızının ise kafatası çatlamıştı. Baba, karşı tarafın kızın torpidoya çarparak yaralandığı iddialarını yalanladı. Alınan bilgiye göre, Çınarcık’a bağlı Esenköy beldesinde bir sene önce aldıkları eve taşınan 4 çocuklu Baca ailesi ile aynı binada oturan E. ailesi arasında çocuk gürültüsü, park, kaçak bina yapıları nedeniyle çok sayıda tartışma yaşandı. Son olarak 20 Şubat 2026 tarihinde yaşanan olayda Muhammed Baca (34), kucağında 14 aylık kızı İkra varken Şener E.’nin çocuk scooterı ile saldırısına uğradı. Saldırıda babanın burnu kırılırken, kucağındaki 14 aylık çocuğu İkra’nın ise kafatası çatladı. Yaralılar Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Olay sonrası gözaltına alınan Şener E. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Daha önce uzaklaştırma kararı verilen diğer şüpheli Selvet E. ise serbest kaldı. Minik İkra, 3 günlük tedavinin ardından taburcu edildi. Babada iddialara yanıt Kızı ile saldırıya uğrayan baba Muhammed Baca, çocuğunun arabada torpidoya çarptığı yönündeki iddiaları yalanladı. Olayın manipüle edilmeye çalışıldığını söyleyen Baca, "Video kayıtları var. 18.51’de çocuğu eve bırakıyorum, hanıma teslim ediyorum. Tekrar ikinci arabaya gidiyorum poşetleri almaya. Çocuğumu eve bırakıyorum. Burada görüntülerde de var. Çocuğun elinde yüzünde hiçbir şey yok. Arkadaş böyle işi başka yerlere çeviriyor. İkinci yerde yine tekrar arabama gidiyorum, evime geliyorum. Kaymakama video atıyorum, durumunu bildiriyorum. Jandarmayı arıyorum, kucağımda çocuk yok jandarma geldiğinde. Hatta astsubayla beraber evden çıkıyorum. Tek çıkıyorum, çocuk yine evimde. Çocuğun elinde yüzünde de bir darp izi, arabada hiçbir şey olmadı. Kendilerini kurtarmaya, Türk halkını kandırmaya çalışıyorlar ama adalete de hesap verecekler. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne, adaletine teslim olacaklar" dedi. İftira atıldığını dile getiren Baca, "İşte kız çocuğunu kullanıyor diyorlar. Manipüle ediyorlar. Yaşayan bilir. Orada ilk önce hanımımı düşürdüler. Koştum gittim, hanımım kucağındaydı kız. Jandarmayla beraber çıktım evimden. Kızım buradaydı, evin içindeydi. Allah’tan kamera kayıtlarımız var. Gerçekten kendilerini kurtarıp, iftira, manipülasyon yapmaya çalışıyorlar. Hesap verecekler, hiç kaçarları yok" diye konuştu. Baca, kamera görüntülerinde torpidoya çarptı gibi bir cümle kurmadığını belirterek şöyle konuştu: "Sokakta karşılaştık diyorum, frene bastım diyorum, çocuk bile korktu diyorum, orada bağırıyor çünkü. Şimdi çocuğun kafasını torpidoya çarpması için çocuğun sağ koltukta oturması lazım. Öyle değil mi? Çocuk benim kucağımda. Şuraya fırına gidip geliyorum. Burası Esenköy. Öyle trafik yok. İstanbul gibi kucağımda yavaş yavaş iftara kadar vakit geçirmek için sürüyorum. Torpidoya çarpmış olsam eve getirdiğimde kamera görüntüleri burada var. Çocuğun elinde, yüzünde bir darp izi yok."
Düzce Bıyık "100 milyar lira kredi desteği hayırlı olsun" Düzce Ticaret ve Sanayi (DTSO) Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Bıyık, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır tarafından açıklanan imalat sanayi ve istihdamı koruma programı hakkında açıklamalarda bulundu. Erdoğan Bıyık, yaptığı açıklamada "Tüm dünyadaki ekonomik daralmadan ülkemizin ve özellikle ekonominin lokomotifi olan imalat sanayisinin asgari düzeyde etkilenmesi gerektiğini her platformda dile getirdik. Bakanlarımızla TOBB çatısı altında yapmış olduğumuz istişare toplantılarında da bu ihtiyaçları kendilerine ilettik. Sanayi ve Teknoloji Bakanımız M. Fatih Kacır’ın dün açıklamış olduğu İmalat Sanayi ve İstihdamı Koruma Programının tüm üyelerimize hayırlı olmasını diliyoruz. Açıklanan bu yeni program ile çalışan başına aylık destek tutarı 3 bin 500 liraya çıkarıldı ve programa büyük ölçekli firmalar da dahil edildi. İmzaları atılan 100 milyar lira büyüklüğündeki finansman programı kapsamında, KOBİ’ler ve büyük ölçekli firmalar; bir aylık istihdam maliyetleriyle orantılı olarak 50 milyon liraya kadar krediye, 6 ay anapara ödemesiz ve 36 aya kadar vadeli, uygun şartlarda erişebilecek. Yılık finansman maliyeti yüzde 33 olacak. KOBİ’lere kefalet desteği de sunulacak. Çalışan başına aylık 3 bin 500 lira ile desteklenen tekstil, giyim, deri ve mobilya sektörleri dışında kalan imalat sanayi sektörlerinde faaliyet gösteren KOBİ’lerin, 2025 yılı Kasım-Aralık ortalama istihdam düzeylerini koruma taahhüdü karşılığında, kullandıkları kredilerde finansman maliyetinin 10 puanını KOSGEB karşılayacak. Böylelikle yıllık finansman maliyetleri yüzde 23’e kadar inmiş olacak" ifadelerinde bulundu.
Ankara Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Kalıcı ve adil bir barış için her türlü çabaya katkı vermeyi sürdüreceğiz" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Türkiye olarak, kalıcı ve adil bir barış için çözümü destekleyecek siyasi ve hukuki çerçevenin oluşmasına yönelik her türlü çabaya katkı vermeyi, bölgemizde istikrar ve güvenliğin tesisi için üzerimize düşen sorumluluğu kararlılıkla yerine getirmeyi sürdüreceğiz" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı temsilen Ukrayna konulu ‘Gönüllüler Koalisyonu’ Çevrimiçi Liderler Zirvesi’ne katıldı. Zirveye ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yapan Yılmaz, şu ifadeleri kullandı: "Ukrayna’daki savaşın dördüncü yılını geride bıraktığımız bu kritik dönemde; uluslararası hukuku esas alan, adil ve kalıcı barışa zemin hazırlayacak diplomatik çabaların güçlendirilmesine olan desteğimizi bir kez daha teyit ediyoruz. Geçtiğimiz yıl İstanbul’da başlatılan müzakere sürecinin ortaya koyduğu diyalog zemininin ne kadar kıymetli olduğu bugün geldiğimiz noktada daha iyi anlaşılmaktadır. Bu kapsamda Türkiye olarak, kalıcı ve adil bir barış için çözümü destekleyecek siyasi ve hukuki çerçevenin oluşmasına yönelik her türlü çabaya katkı vermeyi, bölgemizde istikrar ve güvenliğin tesisi için üzerimize düşen sorumluluğu kararlılıkla yerine getirmeyi sürdüreceğiz."