GÜNDEM - 03 Şubat 2026 Salı 12:03

Muğla’da asayiş toplantısı yapıldı

A
A
A
Muğla’da asayiş toplantısı yapıldı

Ege ve Akdeniz’in buluşma noktasında, tarih ve doğanın iç içe geçtiği Muğla’da; halkın huzur ve güvenliğini daim kılmak adına yürütülen çalışmalar, en üst düzeyde değerlendirilmeye devam ediyor.



Muğla genelinde asayişin sağlanması, suçla mücadele ve kamu düzeninin korunması amacıyla düzenlenen Asayiş ve Koordinasyon Toplantısı, Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda, şehrin güvenli bir yaşam alanı olma kimliğinin sürdürülmesi için atılacak yeni adımlar planlandı.



Vali Akbıyık, toplantıda yaptığı konuşmada Muğla’nın hem yerel halk hem de milyonlarca turist için bir cazibe merkezi olduğuna dikkat çekerek şunları kaydetti "Tarihin, doğanın ve huzurun merkezi Muğla’mızda; vatandaşlarımızın güvenli ve huzurlu bir ortamda yaşamlarını sürdürmeleri en temel önceliğimizdir. Koordinasyon içerisinde yürüttüğümüz çalışmalarla, suç ve suçluya geçit vermeden şehrimizin huzur iklimini korumaya kararlıyız"



İlgili birim amirlerinin katılımıyla gerçekleştirilen koordinasyon toplantısında; İl genelindeki asayiş olaylarının analizleri, Trafik güvenliği ve denetimlerin artırılması, Uyuşturucuyla mücadelede yürütülen operasyonel faaliyetler, Toplum destekli polislik ve jandarma faaliyetleri gibi kritik başlıklar detaylıca ele alındı.



Toplantı, kurumlar arası eşgüdümün artırılması ve vatandaşların can ve mal güvenliğine yönelik denetimlerin kararlılıkla sürdürülmesi talimatıyla sona erdi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TZOB Başkanı Bayraktar: "Nisan ayında üreticide 31 ürünün 10’unda fiyat artışı olurken, 12’sinde fiyat düşüşü görüldü" Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, üretici market ile girdi fiyatlarında yaşanan değişimlere ilişkin, "Nisan ayında üreticide 31 ürünün 10’unda fiyat artışı olurken, 12’sinde fiyat düşüşü görüldü. 9 üründe ise fiyat değişimi olmadı" dedi. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Nisan ayında üretici market fiyatlarındaki farklılıklarla, girdi maliyetlerinde yaşanan değişimleri değerlendirdi. Nisan ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkının yüzde 393,7 ile en fazla elmada gerçekleştiğini belirten Bayraktar, elmadaki fiyat farkını yüzde 329,9 ile havuç, yüzde 245,3 ile yeşil soğan, yüzde 245,2 ile marul, yüzde 242,4 ile pırasanın takip ettiğini ifade etti. Ayrıca Bayraktar, kuru soğan ve patatesin depolarda azaldığını ve Çukurova’da yeni hasadın başladığını vurgulayarak, uzun süre yağan yağışlar nedeniyle patates ve soğanda çürümeler olduğunu sözlerine ekledi. "Nisan ayında üreticide 31 ürünün 10’unda fiyat artışı olurken 12’sinde fiyat düşüşü görüldü" Nisan ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 393,7 ile elmada görüldüğünü belirten Bayraktar, "Elmadaki fiyat farkını yüzde 329,9 ile havuç, yüzde 245,3 ile yeşil soğan, yüzde 245,2 ile marul, yüzde 242,4 ile pırasa takip etti. Elma 4,9 kat, havuç 4,3 kat, yeşil soğan ve marul 3,5 kat, pırasa ise 3,4 kat fazlaya satıldı. Üreticide 18 lira 75 kuruş olan elma markette 92 lira 58 kuruşa, 11 lira olan havuç 47 lira 29 kuruşa,17 lira 64 kuruş olan yeşil soğan 60 lira 91 kuruşa, 23 lira 20 kuruş olan marul 80 lira 8 kuruşa, 13 lira 53 kuruş olan pırasa 46 lira 33 kuruşa satıldı. Nisan ayında fiyatı en fazla artan ürün markette yeşil soğan, üreticide kuru soğan olurken, fiyatı en fazla düşen ürün hem markette hem de üreticide patlıcan oldu. Nisan ayında markette 40 ürünün 18’inde fiyat artışı, 12’sinde ise fiyat azalışı görüldü. Nisan ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 48,7 ile yeşil soğan oldu. Yeşil soğandaki fiyat artışını yüzde 29,9 ile ıspanak, yüzde 29,2 ile kuru soğan, yüzde 7,6 ile nohut ve yüzde 7,5 ile zeytinyağı takip etti. Markette fiyatı en fazla azalan ürün ise yüzde 74,3 ile patlıcan oldu. Patlıcandaki fiyat düşüşünü yüzde 53,7 ile salatalık, yüzde 39,7 ile sivri biber, yüzde 24,2 ile karnabahar ve yüzde 20,4 ile kabak izledi. Nisan ayında üreticide 31 ürünün 10’unda fiyat artışı olurken 12’sinde fiyat düşüşü görüldü. 9 üründe ise fiyat değişimi olmadı" ifadelerine yer verdi. "Kuru soğan ve patateste depolarda ürün azaldı" Üretici kısmında en fazla fiyat artışının yüzde 109,1 ile kuru soğanda görüldüğünü söyleyen Bayraktar, "Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 64,7 ile patlıcanda görüldü. Patlıcandaki fiyat düşüşünü yüzde 61,1 ile sivri biber, yüzde 47,2 ile elma, yüzde 38,9 ile havuç ve yüzde 37,7 ile salatalık izledi. Üreticide en çok fiyat artışı yüzde 109,1 ile kuru soğanda görüldü. Kuru soğandaki fiyat artışını yüzde 42,4 ile beyaz lahana, yüzde 31 ile patates, yüzde 25,5 ile limon ve yüzde 21 ile karnabahar izledi. Kuru soğan ve patateste depolarda ürün azaldı ve Çukurova’da yeni hasat başladı. Uzun süre yağan yağışlar nedeniyle patates ve soğanda çürümeler olduğu tespit edilmiştir. Bu da rekoltenin düşmesine ve fiyatların artmasına neden oldu. Geçtiğimiz ay yaşanan aşırı yağışlar nedeniyle beyaz lahana, karnabahar ve ıspanakta arz azalmış, bu da fiyatların artmasına yol açmıştır. Limon fiyatları ise arzdaki azalış nedeniyle yükseldi. Hava şartlarının iyi gitmesi sebebiyle birim alandan alınan verim artmış, yaşanan bu arz artışı da patlıcan, sivri biber ve salatalık fiyatlarının düşmesine yol açtı. Elma ve havuçta ise talepte yaşanan azalma fiyatları düşürdü" dedi. "Nisan ayında Mart ayına göre besi yemi ve süt yemi yüzde 3,5 arttı" Gübre, besi yemi ve süt fiyatlarına ilişkin de açıklamalarda bulunan Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ziraat Odalarımız aracılığıyla girdi piyasalarından aldığımız fiyat verilerine göre; Nisan ayında, Mart ayına göre amonyum sülfat gübresi yüzde 24,1, amonyum nitrat gübresi yüzde 17,6, ÜRE gübresi yüzde 8,6, DAP gübresi yüzde 8,1, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 5,3 oranında artış gösterdi. Geçen yılın Nisan ayına göre son bir yılda amonyum sülfat gübresi yüzde 104,3, amonyum nitrat gübresi yüzde 84,2, üre gübresi yüzde 76,2, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 58,3, DAP gübresi yüzde 56,8 oranında arttı. Nisan ayında Mart ayına göre besi yemi ve süt yemi yüzde 3,5, son bir yılda besi yemi yüzde 37,7, süt yemi yüzde 34,6 oranında arttı. Elektrik fiyatları yıllık olarak yüzde 25,1 oranında artarken tarım ilacı fiyatları yüzde 27,8 oranında arttı. Nisan ayında mazot fiyatı aylık olarak yüzde 3,1 oranında azalırken, yıllık yüzde 57,6 oranında arttı."
Isparta Doğadan koparılması yasak olan akzambak bitkisi Isparta’da laboratuvarda çoğaltılıyor Türkiye’de doğal olarak yetişen ve doğadan toplanması yasak olan akzambak bitkisi, Isparta’da laboratuvar ortamında çoğaltılıyor. Sağlık alanındaki kullanımıyla bilinen bitkinin üretimiyle hem doğa korunuyor hem de ekonomiye katkı hedefleniyor. Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi bünyesinde yürütülen çalışmalar kapsamında, doğada sınırlı şekilde bulunan ve korunması gereken akzambak bitkisi doku kültürü yöntemiyle laboratuvar ortamında çoğaltılıyor. Doğadan sökülmesi yasak olan bitkinin kontrollü şartlarda üretilmesiyle hem doğal popülasyonun korunması hem de üretimin sürdürülebilir hale getirilmesi amaçlanıyor. Laboratuvar ortamında gerçekleştirilen üretim sayesinde, çoğaltılması zor olan akzambak kısa sürede daha fazla sayıda elde edilebiliyor. Yaklaşık 6 ay süren üretim sürecinde bitkiler, steril şartlarda çoğaltılarak dış ortama uyum sağlayacak şekilde yetiştiriliyor. Bu yöntemle elde edilen akzambakların hem yurt içi kullanımda değerlendirilmesi hem de ihracata kazandırılması hedefleniyor. Doku kültürü laboratuvarında bitkiler kitleler halinde çoğaltılıyor Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma Görevlisi Tolga Polat, "Burası Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Ziraat Fakültesi Eğitim, Araştırma ve Uygulama Çiftliği’ne bağlı Doku Kültürü Laboratuvarı. Yaklaşık 5 yıllık bir geçmişe sahip olan bu laboratuvarda bitkileri invitro ortamda çoğaltıyor, ardından dış şartlarda alıştırıyoruz. Bu şekilde vejetatif çoğaltma yaparak bitkilerin kitleler halinde üretimini sağlıyoruz. Şu anda ağırlıklı olarak akzambak bitkisi üzerinde çalışıyoruz ancak salep, soğanlı süs bitkileri, lale ve bazı meyve anaçları üzerine de çalışmalarımız sürüyor" dedi. Akzambak üretiminde hedef ihracat ve dışa bağımlılığı azaltmak Polat, "Akzambak üzerinde yoğunlaşmamızın nedeni özel sektör-üniversite iş birliği kapsamında yürütülen bir proje. Bu bitki Türkiye’de doğal olarak bulunuyor ancak doğadan sökülmesi yasak. Biz burada hem doğaya kazandırılması hem de ekonomik değeri yüksek olan bu bitkinin yurt dışı ihracatına katkı sağlamak amacıyla üretim yapıyoruz. Böylece dışa bağımlılığı azaltmayı hedefliyoruz" diye konuştu. Akzambak üretimi 6 aylık süreçte tamamlanıyor Üretim sürecine değinen Polat, "Akzambak soğanlı bir bitki. Öncelikle bitkinin pullarını alıp dezenfekte ediyoruz ve çoğaltma ortamına dikiyoruz. Yaklaşık 28 gün sonra bitkiler çoğalıyor ve bir bitkiden ortalama 5 yeni bitki elde edilebiliyor. Belirli bir sayıya ulaştıktan sonra köklendirme aşamasına alıyoruz. Köklenen bitkiler sera içerisindeki yoğun bakım ünitelerinde yaklaşık 12 gün tutuluyor ve dış ortama adapte ediliyor. Tüm süreç yaklaşık 6 ay sürüyor ve yıl boyunca devam ediyor" ifadelerini kullandı. Steril ortamda üretimle hızlı ve kontrollü çoğaltma sağlanıyor Doku kültürü çalışmalarının steril ortam gerektirdiğini vurgulayan Polat, "Kullandığımız tüm materyalleri otoklavda dezenfekte ediyoruz. Laminer kabinlerde, UV ışık altında steril şartlarda çalışıyoruz. Bu yöntem doğada yavaş çoğalan bitkilerin daha hızlı ve kontrollü şekilde üretimini sağlıyor. Kurulum maliyeti yüksek olsa da sonrasında ekonomik üretim imkanı sunuyor. Laboratuvarımızda özel sektör iş birliğiyle 8 kişi çalışıyor, ayrıca lisans ve lisansüstü öğrencilerimizin tez ve projeleri de burada yürütülüyor" dedi.