EĞİTİM - 07 Şubat 2026 Cumartesi 09:41

Muğla’da eğitimde yeni dönem stratejileri belirlendi

A
A
A
Muğla’da eğitimde yeni dönem stratejileri belirlendi

Muğla İl Milli Eğitim Müdürü Emre Çay başkanlığında toplanan İl Zümre Başkanları, 2025-2026 eğitim öğretim yılının ikinci dönem hedeflerini ve "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli"nin sahadaki yansımalarını masaya yatırdı.



2025-2026 eğitim öğretim yılı ikinci döneminin başlamasıyla birlikte, eğitimde niteliği artırmak ve koordinasyonu sağlamak amacıyla düzenlenen İl Zümre Başkanları Toplantıları, İl Milli Eğitim Müdürü Emre Çay’ın katılımıyla gerçekleştirildi. İl genelinde görev yapan zümre başkanı öğretmenlerin katıldığı toplantılarda, eğitimin mevcut durumu ve gelecek vizyonu detaylıca ele alındı. Toplantının ana gündem maddesini, yeni müfredat olan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli oluşturdu. Öğretim programlarının sahadaki yansımalarının değerlendirildiği görüşmelerde, öğrenme-öğretme süreçlerinin kalitesini artıracak uygulamalar ve dönemsel stratejiler üzerinde duruldu. Öğrencilerin sadece akademik değil, fiziksel, ruhsal ve sosyal açıdan da desteklenmesini öngören "bütüncül gelişim" yaklaşımı toplantının öncelikli başlıklarından biriydi. Bu kapsamda şu konular karara bağlandı. Yeni modele uygun, süreç odaklı ölçme yöntemlerinin etkin kullanımı. Okullarda fark oluşturan başarılı projelerin il geneline yaygınlaştırılması. Her okulun kendi ihtiyaçlarına yönelik stratejik gelişim planlarını uygulamaya koyması kararı alındı. İl Milli Eğitim Müdürü Emre Çay, toplantıda yaptığı konuşmada öğretmenlerin sahadaki rollerinin kritik önemine değindi. Çay, akademik başarıyı güçlendirirken öğrencilerin karakter gelişimini merkeze alan yaklaşımların, Türkiye’nin eğitim vizyonuna hizmet ettiğini vurguladı.



Muğla’da eğitimde yeni dönem stratejileri belirlendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bilecik Tarım şehri Bilecik’te üreticilere hayati bilgilendirme Bilecik İl Tarım ve Orman Müdürü Çetin Ayvalık’ın katılımıyla, Pazaryeri ilçesinde üreticilere yönelik Gıda Hijyeni ve B-Reçete Sistemi konularında kapsamlı bir bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Pazaryeri İlçe Tarım ve Orman Müdürü Serdar Sert de katıldı toplantıda; gıda güvenliğinin insan sağlığı açısından taşıdığı kritik önem, bitki koruma ürünlerinin kayıtlı, kontrollü ve bilinçli kullanımının gerekliliği detaylarıyla ele alındı. Özellikle B-Reçete Sistemi’nin, tarımsal üretimde hem çevrenin korunması hem de sağlıklı gıdaya erişim açısından vazgeçilmez bir uygulama olduğu vurgulandı. İl Tarım ve Orman Müdürü Çetin Ayvalık, üretimde doğru uygulamaların sadece bugün için değil, gelecek nesillerin sağlığı ve sürdürülebilir tarım için de büyük önem taşıdığını belirterek, "Üreticilerimizin bilinçli hareket etmesi, hem ürün kalitesini artırır hem de tüketici güvenini güçlendirir" dedi. Pazaryeri İlçe Tarım ve Orman Müdürü Serdar Sert ise ilçede yürütülen denetim ve eğitim çalışmalarının artarak devam edeceğini ifade ederek, üreticilerin her zaman teknik destek alabileceklerini dile getirdi. Toplantı sonunda üreticilerden gelen sorular yetkililer tarafından tek tek yanıtlanırken, doğru tarım uygulamalarının insan sağlığı, çevre ve tarımsal verimlilik üzerindeki etkileri bir kez daha güçlü şekilde vurgulandı. Yetkililer, bu tür bilgilendirme programlarının il genelinde yaygınlaştırılarak devam edeceğini belirtti.
Bursa Çınarcık Barajı doldu, kontrollü su salınıyor Bursa’da kar yağışı ve günlerce süren yağmurlar en büyük baraj olan Çınarcık Barajı’nın yüzde 75’nin dolmasını sağladı. 150 milyon metreküp su toplayan barajdan kontrollü su deşrajı yapılmaya başlandı. DSİ yetkilileri Orhaneli ve Mustafakemalpaşa ilçesindeki köylüleri uyarıp dikkatli olunmasını istedi. Bursa’da Devlet Su İşleri (DSİ) 1. Bölge Müdürlüğü, Çınarcık Barajı’ndan kontrollü su deşarjı yapıldığını duyurup yakın bölgelerde bulunan yerleşim yerleri ve tarım alanları için uyarıda bulundu. DSİ İşletme ve Bakım Şube Müdürlüğü tarafından yapılan yazılı açıklamada, önümüzdeki dönemde mevsim normallerinin üzerinde yağış ve kar erimesi beklendiği, bu durumun baraj güvenliği açısından risk oluşturabileceği belirtildi. Bu kapsamda barajların işletme programlarına azami ölçüde riayet edilmesi ve gerekli önleyici tedbirlerin alınmasının zorunlu olduğu vurgulandı. Açıklamada, Çınarcık Barajı’nın maksimum işletme kotunun 330 metre olduğu, 2026 yılı işletme programına göre rezervuar seviyesinin planlanan kotun üzerine çıkarak 325,55 metreye ulaştığı bildirildi. Meteorolojik ve hidrolojik veriler doğrultusunda yağışların süreceğinin öngörüldüğü kaydedildi. Bu nedenle baraj güvenliği ve rezervuar hacminin korunması amacıyla 4 Şubat 2026 Çarşamba gününden itibaren Çınarcık Barajı’ndan Orhaneli Çayı’na kontrollü su bırakılmasına başlandığı duyuruldu. Yetkililer, su bırakma süresince Orhaneli Çayı ve Mustafakemalpaşa Çayı güzergahında bulunan yerleşim alanları, tarım arazileri ve hassas bölgelerde gerekli tedbirlerin önceden alınması gerektiğini belirtti. Çalışmalar boyunca can ve mal güvenliğinin korunması için ilgili kurumların ve vatandaşların dikkatli olması istendi.
Gaziantep Ateş başında 60 yıldır demir dövüyor Gaziantep’te babasından kalan atölyesinde baba mesleği demirciliği sürdüren 67 yaşındaki Erol Gürban, 60 yıldır her sabah ocağını körükleyerek ateşin başına geçiyor. Şahinbey ilçesindeki tarihi Bakırcılar Çarşısı’nda çocuk yaşta babasından öğrendiği mesleğini 60 yıldır sürdüren sıcak demir ustası Erol Gürban, her sabah atölyesinin yolunu tutuyor. Küçük yaşlarda babasının yanında demirciliğin inceliklerini öğrenerek yetişen Gürban, sonraki yıllarda işin başına geçti. Çocuk yaşlarda öğrendiği işi için sabah erken saatlerde atölyesine gelen Gürban, ilk günkü heyecanla demir ocağını yakarak ateşin başına geçiyor. Kebap şişi, balta, orak, keser, bel ve çapa gibi ürünler imal ediyor Tarihi çarşıdaki sayılı sıcak demir ustalarından biri olan Gürban, sipariş üzerine kebap şişi, balta, orak, keser, bel ve çapa gibi ürünler imal ediyor. Gaziantep’teki kebapçıların yanı sıra Avrupa ülkelerindeki ve Türkiye’nin 81 ilindeki müşterilerine kebap şişi yapan Gürban, ocakta yaktığı ateşte demiri döverek şekil veriyor. "Meslekte 60 sene olmuş" 7 yaşından beri babasının mesleğine devam ettiğini söyleyen Gürban, "Çocukluğumuzdan beri biz bu işin içerisindeyiz. 5 yaşından beri bu dükkana geliyoruz. 5 yaşından beri bu işi yapıyoruz. Meslekte 60 sene olmuş ve biz çocukken hem okuyorduk hem de çalışıyorduk. O zaman insanlar bu kadar ileri bir teknolojiye sahip değildi. O dönem bütün işler beden gücüyle yapılırdı. Ama şimdi bazı şeylerde çok çok rahatsız, çok iyiyiz. Fakat şimdi de çalıştıracak eleman yoktur. Bizim eski günlerimiz daha iyiydi. Her dükkanda onlarca eleman vardı" dedi. "Artık kimse bu tür meslekleri yapmak istemiyor" Önceki yıllarda her dükkanda en az 5 elemanla çalışıldığını ancak son yıllarda artık çalıştıracak eleman bulamamaktan yakınan Gürban, "Eleman çok olunca işimizi rahatlıkla yapıyorduk. Bir de o zaman biz sadece kebap şişi yapmıyorduk. Şimdi tek işimiz kebap şişi. O zamanlar pencere belbenti, kapı ve kapı anahtarları gibi ürünler yapıyorduk. Yanımızda çalışan 11 elaman vardı. Şu anda 3 kişiyle çalışıyoruz. Birisi oğlum, biri benim ve bir tane de eleman var. Eleman yetişmiyor. Çünkü artık kimse bu tür işleri ve meslekleri yapmak istemiyor" şeklinde konuştu. "Çalıştıkça mutlu oluyorum" Mesleğini severek yaptığını belirten Gürban, "Sevmeden zaten bir iş yapılmaz. Bu bedenim sağlıklı ve Allah’ım bana nefes bağışladığı müddetçe mesleğimi devam ettireceğim. Ben çalışmayı seven biriyim. Bir gün gezeyim, üç gün çalışayım veyahut beş gün gezeyim bir gün çalışayım. Böyle bir çalışma şekli bizde olmaz. Biz çalışmaktan kaçmayız. Çalıştıkça mutlu oluyorum ve kendimi sağlıklı hissediyorum" diye konuştu.