SPOR - 21 Ocak 2026 Çarşamba 10:46

Muğlaspor, Beykoz maçı için sahaya indi

A
A
A
Muğlaspor, Beykoz maçı için sahaya indi

TFF 2. Lig’de mücadele eden Muğlaspor, ligin 22. haftasında deplasmanda karşılaşacağı Beykoz Anadoluspor maçı için hazırlıklara start verdi.



TFF 2. Lig’in kritik virajlarından birine giren Muğlaspor, haftayı Beykoz Anadoluspor deplasmanında geçirecek. Ligin 22. haftasında oynanacak zorlu müsabaka öncesinde, futbolcular ve teknik heyet tesislerde bir araya gelerek haftanın ilk antrenmanını gerçekleştirdi. Antrenman programı kapsamında futbolcuların kondisyon ve taktik ağırlıklı bir çalışma gerçekleştirdiği öğrenildi. Teknik direktör yönetiminde yapılan idmanda, oyuncuların moral ve motivasyonunun yüksek olduğu gözlendi. Stratejik öneme sahip bu maçtan puan ya da puanlarla ayrılmayı hedefleyen yeşil-beyazlı ekip, hazırlıklarını hafta boyunca sürdürecek. Muğlaspor yönetimi ve teknik heyet, takımın ligdeki konumunu güçlendirmek için Beykoz Anadoluspor maçının kritik bir eşik olduğunu vurguladı. Yeşil-beyazlı camia, bu önemli deplasmandan gelecek güzel haberi beklerken, takımın hazırlık sürecindeki hırsı camiaya umut veriyor.



Muğlaspor, Beykoz maçı için sahaya indi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Koruma altına alınan şelale güzelliğiyle mest ediyor Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından doğal sit alanı ilan edilen Kastamonu’nun Araç ilçesindeki Okçular Şelalesi, doğal güzelliğiyle mest ediyor. Kastamonu’nun Araç ilçesine bağlı Okçular köyü sınırlarında yer alan ve ormanın içerisinden katman halinde akan Okçular Şelalesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 8 Nisan’da alınan kararla "Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı" olarak ilan edildi. Ağaçların arasındaki yaklaşık 10 metre yükseklikteki kayalıklardan akan şelale, 11 çağlayandan oluşuyor. Yeşilin tonları arasına gizlenmiş şelale, sıcaktan bunalanlara rahat bir nefes alma imkanı sunuyor. Havaların ısınmasıyla birlikte ziyaretçilerini ağırlamaya başlayan şelale, görüntüsüyle görsel şölen sunuyor. Koruma altına alınan Okçular Şelalesi’nin tabiat parkı ilan edilmesi içinKastamonu Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü tarafından da çalışma yürütülüyor. Bu kapsamda Kastamonu Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ile Kastamonu Üniversitesi akademisyenleri tarafından şelalenin olduğu bölgede inceleme yapıldı. Yapılan incelemenin ardından, bölgede bulunan yaylaları da içeren raporun hazırlanarak Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğüne sunulması amaçlanıyor. "İnsanlarımız buraya piknik amaçlı gelip vakit geçirmektedirler" Araç ilçesi Okçular köyü muhtarı Sabahattin Söğünmez, şelalenin bulunduğu bölgenin düzenlendikten sonra daha fazla ziyaretçi çekebileceğini belirterek, "İnsanlar buraya gelip hem piknik yapmakta, dinlenmekte güzel bir ortam geçirip gitmektedirler. Ama yatırım açısından yeterli mi, değil. Bu konularda çalışma yapan, başta Kastamonu Üniversitesi Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal başta olmak üzere çalışma yapan bütün devlet yetkililerimize teşekkür ederiz. Ancak buranın daha güzel hale gelmesi, insanların daha iyi ortam bulması için belli yatırımlara ihtiyacımız var. Bunlar için devlet yetkililerimizden destek bekliyoruz" dedi. "Sonbahara kadar yoğun ilgi görüyor" İlkbahardan itibaren bölgenin yoğun ilgi görmeye başladığını dile getiren Söğünmez, "Sonbahara kadar, havalar soğuyuncaya kadar yoğun ilgi görüyor. Daha yukarıda yaylarımız bulunmaktadır. Oralar da çok güzel alanlardır. Buralar değerlendirildiğinde daha fazla ilgi görecektir. Ama ilgi gerekiyor, projeler gerekiyor. Bu konuda da herkesten destek bekliyoruz" diye konuştu. "Herkesin gelmesini istiyoruz" Araç ilçesinde yaşayan Alaattin Küçüksıvacı ise, "Hafta sonu insanlarımız burada piknik yapabiliyorlar. Çevre düzenlemesi yapıldı. Herkesin gelmesini istiyoruz. Buranın bir mesire alanı olarak kullanmasını istiyoruz. Şelalemizin üst katmanlarında iki tane daha şelalemiz var. Daha yukarı çıktığımızda yaylalarımız mevcut. İnsanlarımız burada doğa rotaları oluşturarak güzel vakit geçirebiliyorlar" şeklinde konuştu. (Vİ-MK-
İzmir Galatasaray’ın mağlubiyeti İzmirli seyyar satıcıları da vurdu İzmir Gündoğdu Meydanı’nda şampiyonluk kutlaması için toplanan Galatasaraylı taraftarlar Samsunspor mağlubiyetiyle büyük üzüntü yaşarken, meydan çevresinde satış yapmayı bekleyen esnafın hazırlıkları da hüsranla sonuçlandı. Maçın ardından taraftarların alanı hızla terk etmesi üzerine seyyar satıcıların ellerindeki bayrak, forma ve meşaleler alıcı bulamadı. Galatasaray’ın Samsunspor’a 4-1 yenilerek şampiyonluk kutlamasını ertelemesi, İzmir’de kutlama hazırlığı yapan sarı-kırmızılı taraftarları ve seyyar satıcıları hayal kırıklığına uğrattı. Alsancak Gündoğdu Meydanı’nda şampiyonluk heyecanıyla bir araya gelen taraftarlar, alınan mağlubiyetin ardından büyük üzüntü yaşayarak meydandan ayrıldı. Muhtemel kutlamalar için günler öncesinden hazırlık yapan, meydanda bayrak, forma ve meşale satmak isteyen seyyar satıcılar ise bekledikleri satışı gerçekleştiremedi. Taraftarların hüsranla dağılması sonucu ellerindeki ürünlerle baş başa kalan esnaf, geceden eli boş döndü. "Burada bin 500 adet meşale var" Asıl mesleğinin pide ustalığı olduğunu ancak amcasına yardım etmek için meydanda ürün sattığını belirten Uğurcan Tarsuslu, "Şampiyon olsaydı biz de satacaktık, çorbamıza bakacaktık. Burada bin 500 adet meşale var. Tanesini 50 liradan hesapladığınızda zararı siz düşünün. Artık ne zaman şampiyon olursa o zaman geleceğiz" dedi. "Elimizde yaklaşık 20 bin liralık ürün var" Satışların durduğunu ifade eden Metin Aslan da, "Şampiyon olamadık, satışlar durdu. Ancak inşallah haftaya olacağız, söke söke alacağız. Elimizde yaklaşık 20 bin liralık ürün var. Haftaya inşallah para kazanacağız ve herkesin yüzü gülecek" diye konuştu. "Şampiyon olsaydı hepsini satardık" Malları satamadıkları için umutlarının önümüzdeki haftaya kaldığını dile getiren Aziz Turan ise, "İnşallah haftaya şampiyon olur. Şampiyon olsaydı hepsini satardık ama satamadık, haftaya kaldı. Hayırlısı olsun. Galatasaray, Amedspor, Fenerbahçe bizim için fark etmiyor, hepsi Türkiye’nin takımı" ifadelerini kullandı. Bir diğer satıcı Uğur Arslan da, "Galatasaray’ın şampiyonluğu haftaya kaldı. Bugün Amedspor şampiyon oldu ve kutlama yaptı. Haftaya da inşallah Galatasaray kutlamayı yapacak" şeklinde konuştu.
Diyarbakır DBB’nin düzenleyeceği barış paneline CHP’li Özgür Özel, MHP’li Feti Yıldız da davet edildi Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi (DBB) tarafından 12-16 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek olan Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu’na, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız da davet edildi. Diyarbakır’da 12-16 Mayıs arasında Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu düzenlenecek. Çeşitli atölyelerin yapılacağı forumda "Terörsüz Türkiye" sürecinin yansımaları, durumu ve toplumdaki yeri de tartışılacak. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından organize edilen uzun yıllar sonra ilk kez uluslararası forum olma özelliği kazanan Barış ve Özgürlük Formu’na, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile MHP Genel Başkan Yardımcısı Fethi Yıldız da davet edildi. 5 gün sürecek etkinliklerde farklı siyasi parti temsilcileri, STK’lar ve derneklerin de yer alması bekleniyor. 40’tan fazla atölye düzenlenecek Konuya ilişkin İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak, bugün içinde bulundukları, geçtikleri barış, müzakere, demokratik toplum inşa, toplumsal barışı inşa sürecine Diyarbakır’dan da bir katkı olması gerekçesiyle böyle önemli bir uluslararası bir toplantıyı, forumu yapmayı uygun bulduklarını söyledi. Başkan Bucak, "Eylül ayından beri çalışmaları sürüyor. Sizin de bahsettiğiniz gibi uluslararası bir buluşma olacak. Uluslararası alanlarda akademi dünyasından, düşün dünyasından, felsefe dünyasından, aktivistler dünyasından, barış için çalışan enstitüler, araştırma merkezleri, ulusal, uluslararası, bölgesel, yerel tüm ölçekleri kapsayan geniş katılımlı bir buluşma olacak. 12-16 Mayıs tarihinde Diyarbakır’da gerçekleşecek ve 40’tan fazla atölyeler eşzamanlı her gün belki 7-8-9, sayısı epey fazla olan atölyelerin eş zamanlı farklı mekanlarda devam edeceği ve aynı zamanda panellerin olacağı, panellerde de toplumsal uzlaşı anayasa ve hukuki düzen yeni barış sürecinde ve Türkiye’nin kendi barışını, demokratikleşmesini konuşurken statü anlamında Kürtlerin ve diğer toplulukların ya da anadillerin statüsüne ne olacak bağlamında panellerimiz olacak. Yine Orta Doğu’da çatışma, çözüm, barışın mümkün olup olmadığı, nasıl mümkün olacağı çözüm önerilerine dair dil atölyelerimiz olacak, dil panelimiz olacak" dedi. "İnsanların bir araya gelerek konuşamadığı süreci, her 10 yılda bir başka bir çeşitlilikte gördük" Dolu dolu 5 gün geçireceklerini kaydeden Bucak, şöyle devam etti: "Buradaki en önemli meselemiz müzakere ve barış konusunun sadece akademik yahut siyasi çevrelerce değil toplumun tüm kesimlerince tabandan yayılmış, tabana yansıtılmış atölyeler ve tabandan gelecek tartışmaların ışığında bize bir yön vermesi, bize bir çıktısının olması ve bundan sonraki süreç için gerek Diyarbakır kenti olarak gerek gerekse de daha büyük ölçekte ülkemizin barışı için bu atölyenin çıktıları tabandan nasıl ele alınabilir gençler, kadınlar, engelliler, hak savunucuları, aktivistler cephesinden diyerek tartışacağımız dolu dolu bir 5 gün geçireceğiz. Neredeyse insanların yan yana gelerek birbiri ile konuşamadığı bir süreci ne yazık ki hep birlikte her 10 yılda bir başka bir çeşitlilikte gördük. Yani her 10 yılda bir diyorum. Çünkü Türkiye’nin siyasi tarihinde ve toplumsal yaşamında işte darbeler 80 darbesi sonrası 90’lar, 90’lardaki OHAL rejimi, sonrasında 2000’lerle birlikte farklı bir yöne evirilen ama yine de ne yazık ki barışçıl ve demokratik yöntemlerle çözülemeyen başta Kürt sorunu ve Türkiye’nin pek çok çözülemeyen sorununa dair toplum bunun neresinde, toplumun aktivistleri, kadınları, gençleri, çocukları, çocuklar bu çatışma ortamında barışın tesis edilemediği ortamda hangi gerekçelerle haklarından maruz bırakılıyor gibi pek çok sorunu, pek çok meseleyi aslında toplumun farklı kesimlerinin, farklı katmanlarının atölyeler eliyle tartışmasını istiyoruz." "Bir arada yaşamanın mümkün olduğu konuşulacak" Forumun gerçek bir ortak zemine dönüşmesi için toplumun katılımına ihtiyaç var olduğunu vurgulayan Başkan Bucak, şunları söyledi: "Yakınlarına, akrabalarına bu forumun bu atölyelerin nasıl bir şey olduğunu anlatsınlar. Özellikle üniversiteli gençler, liseli gençler kendi akran gruplarında bu forumun Toplumsal Barış ve Özgürlükler Forumu’nun Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde yapılacak olan bu katılımcı ortak forumun gerçek bir ortak zemine dönüşmesi için toplumun katılımına ihtiyaç var. Toplumsal Barış ve Özgürlükler Forumunun ve ilgili panellerinin atölyelerinin oluşması için kurulmuş olan belediye bünyemizdeki koordinasyonumuza artı belediyemizi aşan gönüllülük ağına çok teşekkür etmek istiyorum. Ben diliyorum ve inanıyorum ki çok dolu dolu bir beş gün geçireceğiz. Bu kentte panellerde barışın mümkün olduğu konuşulacak. Bir arada yaşamanın mümkün olduğu ve nasıl yapılacağı konuşulacak." "Barış için amasız herkesi buraya davet ettik" Barış için amasız herkesi foruma davet ettiklerini dile getiren Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Doğan Hatun ise, "Daha önce uluslararası arenada bu tür anlamda çalışma yürüten kurum, kuruluş, sanatçı, akademisyenleri, şehrin bütün sivil toplum örgütlerini ve siyasi partilerini, siyasi partilerin bir büyük bir kısmı amasız hemen hemen yüzde 90’ına erişebildik ve katılım sağlayacaklarını da söylediler. Merkezi düzeyde de siyasi partileri davet ettik. Umarız gelecekler, bu süreci birlikte tartışırız. Merkezi düzeyde CHP’nin Genel Başkanını davet ettik. Yani açılış konuşması için davet ettik. Kuvvetle ihtimal son günlerde belli olur gelip gelmeyeceği. Yine aynı şekilde Milliyetçi Hareket Partisi’nden Feti Yıldız’ı davet ettik. O da son günlerde gelip gelmeyeceğini bilgi verecek. Yine DEM Parti, Demokratik Bölgeler Partisi, Diyarbakır’ın bütün sivil kuruluşlarını merkezi düzeyde barış için çalışma yürütmüş tecrübesi olan merkezi düzeyleri olanları zaten forma atölye olarak katılıyor. Yani bir katkı sunarak geliyor. Biz kimsenin arasına bir ayrım sokmadık. Barış için diyalog kurabilen, emek vermek isteyen, ter dökmek isteyen, bir damla su taşımak isteyen ama siz herkesi buraya davet ettik. Çünkü barış süreci böyle tartışılır yani. Herkesle tartışılır. Yani bu aynı zamanda kendisiyle birlikte toplumun bütün kesimlerinin de merkezi düzeyde şu an bir müzakere yürütüyor ve müzakere yürüten her iki tarafın da elini güçlendirecek bir şeye dönüşecek" diye konuştu. "Forumun çıktıları meclise ve siyasi partilere gönderilecek" Forumun yeni bir kapı aralayabileceğine değinen Eşbaşkan Hatun, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Daha rahat konuşabilecek, daha rahat tartışabilecek, müzakere edilebilecek yeni bir söz söyleyecek ki umutluyuz biz bu konuda. Biz de bütün atölyelerimizin de panellerimizin de diğer sanatsal çalışmalarımızın hepsinin kaydını alacağız zaten. Bir sonuç bildirgemiz de olacak ama nihai sonda da bir kitapçık gibi, bir broşür gibi bu forumda neler tartışıldı, çözüm önerileri nelerdi, neler eleştirildi, neler önerildi, hepsini bir kitapçık haline getirip bütün kamuoyuyla da paylaşacağız bunu elbette. Ve bu siyasi partilerin merkezlerine de göndereceğiz, meclise de göndereceğiz. Ve bu konuda söz sahibi amasız herkes dezavantajlılar da gençler de kadınlar da sanat icra etmek isteyenler de mecbur kalıp buradan göç etmek zorunda kalabilecekleri riskleri de tartışabilecekleri, bir zemin oluşturabilir. Dönüp dolaşıp elbette ki de temel, nihai mesele, Kürtler ve Türkler arasındaki bu bin yıllık bir meselenin en son nihai son 100 yıldaki, son 50 yıldaki çatışmalı sürecin neye evirilmesi gerektiğini bir genç, dezavantajlı bir vatandaş ve bu diğer çalışma alanlarındaki insanlar kendini bu ülkenin, bu coğrafyanın, bu şehrin neresinde görecek ve neyi planlamış, neyin olmasını isteyecek? Bu barışın mutlak sona evirilmesinde o ruh hali, o psikolojik buhran hali neye evrilecek? Yani mevcut nedir, neye evrileceği tartışabileceğimiz çok detay kapsamlı bir mesele. Barış ortamında yaşamak her insanın doğduğu andan beri hakkıdır. Hatta geçmiş tarihinden beri hakkıdır. Bu tür barış sorunları atölyelerde bütün insanların birlikte eşit, adil, özgür yaşayacağı yarınları örgütlemek için yapılır. Ve biz de böyle bir çalışmayı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi olarak başta kendi kentimize, kendi halkımıza ve bütün halklara bir ışık sunmasını umut ediyoruz."