YEREL HABERLER - 10 Nisan 2012 Salı 14:41

TÜRK POLİSİ 167 YAŞINDA

A
A
A
TÜRK POLİSİ 167 YAŞINDA

Muş Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen törenlerle Türk Polis Teşkilatı`nın kuruluşunun 167. yıldönümü kutlandı.
Sabah saatlerinde Hükümet Konağı önündeki Atatürk Anıtı`na çelenk bırakılmasıyla başlayan etkinlikler, Kültür Merkezi`nde devam etti. Törene Muş Valisi Ali Çınar, Garnizon Komutanı Kıdemli Albay Fuat Kömürcü, Belediye Başkanı Necmettin Dede, Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Bilgin Pişkin, Adalet Komisyonu Başkanı Beytullah Bektaş, Muş Alparslan Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Osman Özcan, Emniyet Müdürü Muharrem Durmaz, kurum amirleri, polisler ve vatandaşlar katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı`nın okunmasıyla başlayan törenin açılış konuşmasını yapan Emniyet Müdürü Muharrem Durmaz, Emniyet Teşkilatı`nın çok kutsal bir görev ifa ettiğini belirterek; ``Toplumun huzur ve güvenliğinin sağlanması, vatandaşın temel hak ve özgürlüklerinin savunulması, kanun hakimiyetinin tesisi ve mazlumların sesi olmak gibi birçok hayati görevi üstlenen teşkilatımız 167 yıl önce 10 Nisan 1945 tarihinde kurulmuştur. 1937 yılında 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu ile bugünkü son ve modern şeklini almıştır. Emniyet Teşkilatı bu kutsal görevi çağın teknolojisini kullanarak, sürekli kendisini yenileyip değiştirerek hukuk kuralları içerisinde, Atatürk İlke ve İnkılaplarına bağlı, insan haklarına saygılı, ülkesine ve halkına hizmet etme bilinci ile mesai kavramı gözetmeksizin görevini en iyi ve en verimli şekilde yerine getirmeye devam etmektedir`` dedi.
Muş Valisi Ali Çınar ise, devletin bütün kurum ve kuruluşları ile gerek güvenlik alanında gerek diğer alanlarda beraber hareket ettiğini söyledi. Devletin kurumlarının kendilerine verilen görevleri en iyi şekilde yerine getirmeye çalıştığını belirten Çınar şunları kaydetti; ``Gerek şehir merkezinde terörle mücadele yürütürken gerekse kırsalda terörle mücadele ederken tüm güvenlik teşkilatlarımız omuz omuza işbirliği ve koordinasyon içerisinde çalışmaktadırlar. Bu da devletimize güç katmaktadır. İnşallah bu çalışmalar ve işbirliği içerisinde yapılan çalışmalar gelişerek devam edecektir. Bu durum bizim gururumuz olurken kötü niyetli olanların ise korkusu olacaktır.``
Yapılan konuşmaların ardından çeşitli yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi. Tören, slayt gösteriminin ardından sona erdi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasında 107 sanık için tutukluluk incelemesi ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 15. oturumunda Ekrem İmamoğlu’nun beyanlarının ardından mahkeme heyeti, 107 sanığa yönelik tutukluluk incelemesi yapmak için duruşmaya ara verdi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 15. oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada tutuklu sanıkların avukatları savunma yaptı. Murat Ongun’un avukatı: "Müvekkilim Ekrem İmamoğlu bile birlikte hedef olarak seçilmiştir" İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Başkanı Danışmanı ve Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı olan ve iddianamede örgüt yöneticisi olarak suçlanan Murat Ongun’un avukatı Rahşan Sertkaya Daniş savunmasında, "Onlarca kişi müvekkilim Murat Ongun’a bağlı örgüt üyesi olarak gözaltına alınmıştır. Murat Ongun İBB’nin her alanında görevli kılınmış biri değildir. Müvekkilim akla mantığa hukuka aykırı şekilde hedef yapıldı. Savcılık makamı müvekkilimi adeta hukuk sopasıyla parçalamaya çalıştı. Huzurdaki iddianame anlatı odaklı bir soruşturma neticesinde yazılmıştır. Müvekkilim Ekrem İmamoğlu bile birlikte hedef olarak seçilmiştir. Herhangi bir suç şüphesine, somut delillerden bahsedilemeyeceği ortadadır. Soruşturma safhasında verilmiş tutuklama kararına hukuken itibar edilmesi mümkün değildir" dedi. "Müvekkil delilleri karartan kişi değil aksine delilleri dosyaya sunan kişidir" Tutuklu sanık Adem Soytekin’in avukatı Simge Büyük, "Müvekkilim sayın savcılık makamına yüzlerce sayfa evrak sunmuştur. Müvekkilin etkin pişmanlık kapsamında sunduğu belge ve bilgiler tutuklama gerekçesi oldu. Müvekkilin bu dosyada yer almasının tek sebebi işini iyi yapan bir yüklenici olması. Müvekkil delilleri karartan kişi değil aksine delilleri dosyaya sunan kişidir" dedi. Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Hasan Fehmi Demir ise kendisi yerine müvekkilinin savunma yapmasını istedi. Söz verilen Ekrem İmamoğlu savunmasında, "Gerçekten vicdan sızlatacak bir ortam yaşıyoruz. İnsanlar bir yıldan fazla süredir tutuklu. Hangi gerekçeyle? Kaçma şüphesi. Kuvvetli suç şüphesi. Delil karartma. Gerçekten ayıptır, yazıktır, günahtır. Bu arkadaşlarım mı kaçacak? 43 yıllık zabıta memuru, daire başkanlığı yapmış hanımefendi mi kaçacak? Hayatını, kariyerine adamış insanlar mı kaçacak? Ülkenin en seçkin bürokratları mı kaçacak? Milyonlarca oy almış belediye başkanları mı kaçacak? Bunun böyle düşünülmesini bile zül kabul ederim. Bu dava tarihidir. Tercihi siz yapacaksınız. Kararı siz vereceksiniz. Burada bulunan yol arkadaşlarım serbest bırakılmalıdır" dedi. Mahkeme heyeti ardından 107 sanığa yönelik tutukluluk incelemesi yapmak için duruşmaya ara verdi. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Kasım 2025 tarihinde tamamlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ‘ihbar eden’, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı ‘suçtan zarar görenler’, 16 kişi ‘müşteki’, 5 kişi ‘müşteki-sanık’ ve Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 402 kişi ‘sanık’ sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu örgütün kurucusu ve lideri olarak belirtilirken, Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün ‘örgüt yöneticisi’ olarak aktarıldı. İddianamede İmamoğlu’nun ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, 12 kez ‘rüşvet’, 7 kez ‘suç gelirlerinin aklanması’, 2 kez ‘kişisel verilerin kaydedilmesi’, 2 kez ‘kişisel verileri ele geçirme veya yayma’, 4 kez ‘suç delillerini gizleme’, ‘haberleşmenin engellenmesi’, ‘kamu malına zarar verme’, 47 kez ‘rüşvet alma’, ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, 9 kez ‘irtikap’, 46 kez ‘kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, 4 kez ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, 70 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’, ‘çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanununa muhalefet’, ‘Orman Kanununa muhalefet’ ve ‘Maden Kanuna muhalefet’ suçlarından toplamda 2 bin 430 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Öte yandan hazırlanan iddianamede toplam kamu zararının suç tarihinden itibaren 160 milyar TL ve 24 milyon dolar olduğu da aktarıldı.