EĞİTİM - 13 Şubat 2026 Cuma 09:02

Korkutlu çocuklardan Alparslan zırhına anlamlı vefa

A
A
A
Korkutlu çocuklardan Alparslan zırhına anlamlı vefa

Muş’un Korkut Gençlik Merkezi bünyesinde açılan el sanatları kursuna katılan öğrenciler, Sultan Alparslan’ın 1071 Malazgirt Zaferi’nde giydiği zırhı simgeleyen hediyelik ürünler üreterek tarihi mirası yaşatıyor.


Korkut Gençlik ve Spor Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren gençlik merkezinde açılan el sanatları kursuna katılan öğrenciler, 1071 Malazgirt Zaferi ile Türklere Anadolu’nun kapılarını açan Sultan Alparslan’ın giydiği zırhtan esinlenerek hediyelik ürünler üretiyor. El sanatları usta öğreticisi Fatma Baba tarafından verilen kursta öğrenciler, Alparslan’ın zırhını simgeleyen objeleri kalıba dökerek taşlama ve şekillendirme işlemlerini gerçekleştiriyor. Geçmişin izlerini el emeğiyle geleceğe taşıyan öğrenciler hem el becerilerini geliştiriyor hem de atalarını yad ediyor.


Kursu ziyaret eden Korkut Kaymakamı Orhan Ayaz da atölye çalışmalarına katıldı. Öğrencilerle birlikte Alparslan zırhını kalıba dökerek taşlama yapan Ayaz, gençlerle sohbet ederek yapılan çalışmalar hakkında bilgi aldı. Üretilen zırh figürleri, ilçeye gelen misafirlere hediyelik olarak takdim edilerek kentin tanıtımına da katkı sağlıyor.


Kursa katılarak öğrencilerle güzel vakit geçiren Kaymakam Ayaz, Muş’un Sultan Alparslan’la özdeşleşmiş, tarihi ve kültürel açıdan son derece önemli, kadim bir şehir olduğunu belirtti. Kaymakam Ayaz, çocuklarla birlikte Sultan Alparslan’ın zırhını ve üzerindeki motifleri sanat haline getirdiklerini ifade ederek, "Korkut Gençlik Merkezi’nde hem öğrencilerimize hem de gençlerimize Sultan Alparslan kültürünü, ecdadımızın tarihini ve geleneklerimizi aktarmak amacıyla özel bir çalışma yürütüyoruz. Çocuklarımızla birlikte Sultan Alparslan’ın zırhını ve üzerindeki motifleri sanat haline getiriyoruz. Bu zırhları bizzat kendileri tasarlıyor, yapıyor ve emek veriyorlar. Böylece hem doğal bir şekilde tarih bilinci kazanıyorlar hem de el becerilerini ve el sanatlarını geliştiriyorlar. Bu faaliyet; dikkatlerini toplamalarına, el-göz koordinasyonlarını güçlendirmelerine, dikkat dağınıklığını azaltmalarına ve daha birçok alanda olumlu katkı sağlamaktadır" dedi.


Öğrencilerin çalışmalara büyük bir istekle katıldığını belirten Ayaz, hafta sonu kurslarıyla köylerdeki çocuklara ulaştıklarını ve çeşitli kurs ile atölyeler aracılığıyla onların kendilerini geliştirmelerine imkân sağladıklarını kaydederek, "Çocuklarımız burada büyük bir keyif alıyor, hepsi büyük bir istek ve arzuyla Sultan Alparslan zırhını tamamlamak için adeta bir mücadele veriyor. Katılımımız oldukça yüksek. Korkut’taki 53 okulumuzun neredeyse tamamından öğrencilerimizi buraya getiriyoruz. İnşallah Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın ‘Merkezin Her Yerde’ projesiyle bu çalışmaları Korkut’un yanı sıra diğer ilçelerimizdeki gençlik merkezlerine de yaygınlaştıracağız. Hafta sonu kurslarımızla köylerdeki çocuklarımıza ulaşıyor, onları merkezlerimize kazandırıyoruz. Böylece çeşitli kurs ve atölyelerde kendilerini geliştirme imkânı buluyorlar. Biz de bu süreçten son derece memnunuz ve inşallah bu çalışmaları kararlılıkla sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.


Eğitim ve üretim faaliyetlerinin devam edeceğini vurgulayan Ayaz, çalışmanın kâr amaçlı olmadığının altını çizerek, "Eğitimlerimiz ve üretimlerimiz devam edecek. Ancak şunu özellikle vurgulamak isterim, biz bu işi kâr amaçlı yapmıyoruz. Amacımız maddi kazanç elde etmek değil; çocuklarımıza Sultan Alparslan’ın kim olduğunu, tarihimizin ne kadar derin bir geçmişe sahip olduğunu öğretmek ve onlara bu bilinçle yatırım yapmaktır. Bu kurs, bizim için bir amaç değil, bir araçtır" şeklinde konuştu.


Zırhlarda tamamen doğal figürler ve tarihi motifler kullandıklarını ifade eden Ayaz, "Üniversitedeki akademisyen arkadaşlarımızın alan çalışmaları ve akademik araştırmaları sonucunda belirlenen kalıplar üzerinden, Sultan Alparslan’ın kullandığı zırhın orijinal görünümlü bir yorumunu ortaya koyuyoruz. Kısacası, Muş’ta yaşayan çocuklarımız için Sultan Alparslan’ın taşıdığı büyük önemi, bu önemin nereden geldiğini ve neden bu kadar kıymetli olduğunu anlatmak üzere bu kursu açtık. Tamamen çocuklarımıza yatırım amacıyla, gönülden yürüttüğümüz bir çalışmadır" diye konuştu.


Kursa katılan çocuklardan Nursima Sayılgan ise 75. Yıl Merkez İlkokulu’nda okuduğunu belirterek, gençlik merkezine hem eğlenmek hem de eğlenceli oyunlar oynamak için geldiğini söyledi. Sayılgan, "Gençlik merkezine eğlenmeye ve eğlenceli oyunlar oynamaya geliyorum. Aynı zamanda burada Sultan Alparslan’ın zırhlarını yapıyor, kalkan ve kılıçlarını hazırlıyoruz. Hepsini kendimiz yapıyoruz. Taş tozundan evler yapıyor, kuş evleri hazırlıyoruz" dedi.



Korkutlu çocuklardan Alparslan zırhına anlamlı vefa

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Melikgazi Belediyesi, kentsel dönüşüm çalışmalarına hızla devam ediyor Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu; ilçede devam eden ve yapılacak olan kentsel dönüşüm çalışmalarına ilişkin değerlendirme ve istişare toplantısı düzenledi. Başkan Mustafa Palancıoğlu, ilçede yapılan kentsel dönüşüm projeleri ile sadece binaların yenilenmediğini aynı zamanda yaşam kalitesinin de artırıldığını söyleyerek; "Melikgazi Belediyesi olarak kentsel dönüşüm çalışmalarımızı birçok farklı mahallemize yaymış durumdayız. Şu anda Anbar Mahallemizde yeni yaptığımız ihalemiz var. Burada çalışmalarımızın 2. etabı devam ediyor. Kazım Karabekir Mahallemizde 3. etap çalışmamız başladı. 2. etap bitmek üzere. Aynı şekilde Battalgazi (Küçükali) Mahallemizde 2. Etabı da tamamladık, anahtarlarını verdik. Burada 3. etap çalışmalarımız devam ediyor. Yıldırım Beyazıt Mahallemizde 1. etabı geçen sene tamamlayıp, dairelerimizi teslim etmiştik. Burada da 2. etap çalışmalarımızda binaların ince işine başladık. 3. etap çalışmaları da şu anda belli bir aşamaya geldi. İnşallah bu sene 3. etabın da temelini atmayı arzu ediyoruz. Muhtemelen bu yaz bütün 2. etap projelerimizin dairelerini teslim edeceğiz" dedi. Melikgazi’de daha güvenli, daha modern ve daha yaşanabilir mahalleler oluşturmak için kentsel dönüşüm çalışmalarının hızla devam ettiğini ifade eden Başkan Palancıoğlu şunları dile getirdi; "Geçen sene başladığımız Aydınlıkevler Mahallesi kentsel dönüşüm çalışmalarımıza şimdi 2. etap olarak devam ediyoruz. Sözleşmeleri imzalandı. İnşallah yakın zamanda 2. etaptaki eski binaların yıkım çalışması başlayacak ve temel atma çalışmalarımıza başlayacağız. Kayseri’nin eski girişi olarak bilinen eski terminalin karşısındaki blokları şu anda yıkmaya başladık. Oradaki eski binalarla anlaştık ve çok güzel, konforlu yeni binalar yapmış olacağız. İhalesi yakında ilan edilecek. Bir diğer çalışmamız da Köşk Mahallemizde. Buradaki eski gecekonduları yıkarak, güzel bir yaşam alanı oluşturacağız. Şu ana kadar kentsel dönüşüm kapsamında 7.000’in üzerinde daire yenilenmiş ve hak sahiplerine teslim edilmiş durumda. Bu dairelerin bize kalan kısmını da vatandaşlarımıza faizsiz, taksitli olarak sunuyoruz. Dolayısıyla kentsel dönüşüm ile eski binası olan vatandaşlarımızı rahatlattığımız gibi yeni daireleri de vatandaşlarımıza sunarak; ev sahibi olmasını sağlıyoruz. Hemşehrilerimizin güven içinde yaşayacağı güvenli ve modern bir ilçe inşa etmek için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Başkan yardımcılarıma, müdürlerime ve emeği geçen tüm mesai arkadaşlarıma teşekkür ediyorum."
Samsun Özel Gereksinimli Çocuklarda Cinsel Gelişim ve Mahremiyet Eğitimi Semineri Samsun’da düzenlenen Özel Gereksinimli Çocuklarda Cinsel Gelişim ve Mahremiyet Eğitimi Semineri’nde konuşan Doç. Dr. Zehra Atbaşı, özel gereksinimli çocukların cinsel gelişiminin ve mahremiyet eğitiminin sosyal yaşama adapte olmalarında hayati önem taşıdığını söyledi. İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Samsun Büyükşehir Belediyesi (SBB) tarafından düzenlenen Özel Gereksinimli Çocuklarda Cinsel Gelişim ve Mahremiyet Eğitimi Semineri, Şehit Ömer Halisdemir Çok Amaçlı Salon’da özel eğitim öğretmenlerinin katılımıyla gerçekleşti. Seminerin açılış konuşmasını yapan SBB Sağlık ve Sosyal İşler Daire Başkanı Eyüp Çakır, "Samsun Büyükşehir Belediyesi olarak özel gereksinimli bireyleri eğitimden sosyal yaşantısına kadar her alanda desteklemek için gayret gösteriyoruz. Sosyal yardıma muhtaç tüm vatandaşların yanında belediye olarak duruyoruz. Başkanımız Halit Doğan, özel gereksinimli çocuklar ve diğer dezavantajlı grupların yanında olmamız için bizlere özgüven aşılıyor. Çünkü sosyal yaşam bizim için çok önemli. Vatandaşımız her sıkıntıya düştüğünde belediyemiz yanındadır" dedi. "Çocukları cinsel istismardan korumak için de mahremiyet çok önemli" Mahremiyet eğitiminin özel çocuklardaki öneminden bahseden Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zehra Atbaşı, "İkinci ve üçüncü kademedeki öğrencilerimiz hem yanlış dokunuşlardan şikâyet ediyorlar hem de birbirlerine karşı çok fazla yanlış dokunuşta bulunuyorlar. Mahremiyet, karşılıklı öğretilmesi gereken bir durum. Kendisine yanlış dokunuşa izin verilmeyecek ama karşıdakine de yanlış dokunuşta bulunulmayacak. Çocuklara neden mahremiyet eğitimi vermeliyiz? Bütün eğitimleri tamamladık, yürüttük, konuşturduk, okumayı, yazmayı öğrettik bir de mahremiyet eğitimi mi geldi, biz zaten yeterince uğraşıyoruz, sınıfta, evde uğraşıyoruz, bir de mahremiyet eğitimi mi çıktı diyebilirsiniz. Mahremiyet eğitimi hep vardı ama görmezden geliniyordu. Biz mahremiyet eğitimi vererek neyi hedefliyoruz? Sağlık, cinsel gelişim için önemli. Sağlıklı bir şekilde yürütebilmek için bu eğitim mutlaka verilmeli. Çocukları cinsel istismardan korumak için de mahremiyet çok önemli. Bedeninin farkında olan, doğru ve yanlış dokunuşun farkında olursa, özel alanını bilirse kendisine yapılan yanlışları bilir ve rapor eder. Tacizden korunma çalışmalarını öğretirsek, çocuklar da cinsel istismardan korunur. Eskiden çocuklara başkasından şeker alma, yabancıyla konuşma gibi uyarılar yapardık. Kandırılmayla başa çıkmak için bunları yapardık ama son dönemdeki vakalara bakıldığında uzun dönemli istismarlar çok yakındaki bireylerden geliyor. Aile içinden, mahalleden, komşudan, akrabadan geldiğini biliyoruz. Çocuk doğru ve yanlış dokunuşu ayırt edemediğinde güvendiği kişilerin dokunuşlarını doğru olarak görüyor ve bunu ihbar etmiyor. Bunun yanlış olduğunu öğrendiğinde de iş işten çoktan geçmiş oluyor ve kendini suçlamaya başlıyor. Uzun süreli cinsel istismarların olumsuz etkisi çok fazla. Bunu ortadan kaldırmak için de mahremiyet eğitimini öğrenmesi son derece önemli" diye konuştu. "Sosyal kabulün olması için çocuğun uygunsuz davranışlarda bulunmaması gerekiyor" Sınıf ve sosyal ortamlarda uygunsuz davranışlarda bulunan çocuklara diğer eğitimlerin verilemeyeceğini vurgulayan Doç. Dr. Zehra Atbaşı, "Veliler, çocuklarını getirdiğinde ’Hocam, okuma-yazma öğrensin, başka bir şey istemiyorum’ diyor. Ondan önce temelde kazandırılması gereken davranışlar var. Sosyal ortamlardaki davranışlar oturmadan o öğrenme olmuyor. Sosyal kabulün olması için çocuğun uygunsuz davranışlarda bulunmaması gerekiyor. Cinsel eğitimi, cinsel gelişimi yok sayarak diğer alanlarda gitmeye çalışmak problemli davranışlar ortaya çıkarır. 8, 9 ve 10. sınıfları olan birçok öğretmen var burada. Çocuk sınıfta uygunsuz davranışlarda bulunuyor, mastürbasyon yapıyor. Hadi siz ona okuma-yazma öğretin, matematik, sosyal beceri öğretin. Diğer gelişim alanlarını desteklemeye çalışalım. Nasıl yapacaksınız ortada problemli davranış varken? Pek çok akademik çalışmanın temelinde problem seviyeyi uygun seviyeye çekmek ya da ortadan kaldırmak vardır. Bunu yapmadan diğer öğretim aşamalarına geçmek mümkün değil. Dolayısıyla gelişim bir bütünse, bütün gelişim aşamalarını destekleyerek başlamamız gerekiyor. Cinsel gelişim de bu alanlardan bir tanesi. Onu da destekleyerek diğer alanlardaki gelişimi de bütüncül olarak yürütebiliriz" şeklinde konuştu. Veliler, eğitimciler ve araştırmalar sonucunda bu semineri düzenlemeye karar verdiklerini dile getiren Samsun İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı İrfan Yetik ise "Müdürlük olarak sahada ihtiyaç duyduğumuz alanlarla alakalı seminerler düzenliyoruz. Bu alanla alakalı da ihtiyaç tespit ettik. Özel gereksinimli bireylerin diğer çocuklar gibi bebeklik, çocukluk, ergenlik dönemi aşamaları var. Ergenlik döneminde çocuklara nasıl davranacağımızı hepimizin bilmesi gerekiyor. Bu süreci profesyonel şekilde yürütmek için ailelerin ve öğretmenlerin bilimsel desteğe ihtiyacı var. Bu seminer de o nedenle gerçekleşiyor. Samsun’da özel eğitim alanında 65 okulumuz mevcut. Bu okullarda bin 780 öğrenci eğitim görüyor. Evde eğitim alan 194 öğrenciye de her gün öğretmenler gidiyor. Kaynaştırma olarak da 6 bin 74 öğrencimiz var. Öğretmenlerin mesleki gelişimine katkı sunmak için semineri düzenledik. Katılan herkese şükranlarımı sunuyorum" ifadelerini kullandı. Seminer, Doç. Dr. Atbaşı’nın sunumunun sonundaki soru-cevap kısmının ardından sona erdi.