EKONOMİ - 17 Şubat 2026 Salı 09:21

Muş’ta hayvan sayısı 1,4 milyonu aştı: 650 bin kuzu ve oğlak doğumu bekleniyor

A
A
A
Muş’ta hayvan sayısı 1,4 milyonu aştı: 650 bin kuzu ve oğlak doğumu bekleniyor

Türkiye’nin önemli hayvancılık merkezlerinden biri olan Muş’ta, devlet destekleriyle küçükbaş hayvan sayısı 1 milyon 400 bini aşarken, bu yıl yaklaşık 650 bin kuzu ve oğlak doğumu bekleniyor.


Türkiye’nin en önemli hayvancılık kentlerinden biri olan Muş’ta, küçükbaş hayvancılık devlet desteklerinin de etkisiyle her geçen yıl gelişimini sürdürüyor. Kent genelinde hayvan sayısının 1 milyon 400 binin üzerine çıktı. Bu yıl anaç koyun ve keçilerden yaklaşık 650 bin kuzu ve oğlak doğması bekleniyor. Söz konusu doğumların kent ekonomisine 5 milyar TL’nin üzerinde katkı sağlaması öngörülüyor.


Muş Tarım ve Orman Müdürlüğünde görevli veteriner hekim Hüseyin Gören, sürdürülen destekleme programları ve saha çalışmalarıyla hayvancılığın daha da güçlenmesinin hedeflendiğini belirterek, üreticilerin hem verim hem de gelir açısından korunmasının amaçlandığını kaydetti. Veteriner hekim Gören, "Muş, küçükbaş hayvancılık sektöründe gerçekten önemli illerimizden biridir. Muş genelinde toplamda yaklaşık 1 milyon 400 bin küçükbaş hayvan varlığı bulunmaktadır. 2025 yılı içerisinde yaklaşık 550 bin kuzu ve oğlak küpelemesi ile kayıt altına alma çalışması gerçekleştirilmiştir. 2026 yılı için de bu hedefimizin yaklaşık 650 bin civarında olması planlanmaktadır. Normal şartlarda Muş’ta koç katımı ağustos-eylül aylarında yapılmaktadır. Ancak bazı sürülerde koçların sürüden ayrılmaması nedeniyle yavru doğumları yıl boyunca süreklilik arz etmektedir. Bu sürü de söz konusu sürülerden biridir. Yeni yıl ile birlikte 2026 yılında, tüm yetiştiricilerimize hayırlı, bereketli bir yıl diliyoruz" dedi.


Muş’un Arpayazı köyünde besicilik yapan Arif Yılmaz ise "Besicilik işi yapıyorum. Bu sene koyunlarımın sürekli doğum yapması nedeniyle süt işiyle ilgilenmedim. Kuzu üzerine çalıştığım için kuzularım da yaklaşık üç dönem civarında doğuyor. Bu durum da bizim için iyi bir gelir kaynağı oluyor. Daha önce sığır besliyordum ve süt işi yapıyordum. Daha sonra koyunculuğa yöneldim. Koyun işinde süt üretimi yapmıyorum, tamamen kuzu ve yavru almaya odaklanıyorum. Bu dönem içerisinde inşallah kazancımız iyi olur, bundan sonraki süreçte de gelirimizin güzel olmasını temenni ediyoruz. Hayvancılık çok zor bir meslek; gerçekten emek isteyen bir iştir. Ancak severek yapıyoruz. Bizim için sadece bir iş değil, aynı zamanda bir mutluluk kaynağıdır. İşimizden memnunuz ve bu işi severek yapmaya devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.



Muş’ta hayvan sayısı 1,4 milyonu aştı: 650 bin kuzu ve oğlak doğumu bekleniyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Nilüfer Genç Caz Evrencan Gündüz ile final yaptı Nilüfer Belediyesi tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen ve dört gün boyunca kente caz müziğinin enerjisini taşıyan "Nilüfer Genç Caz" konserleri, Evrencan Gündüz’ün sahne aldığı final gecesiyle sona erdi. Nazım Hikmet Kültürevi önünde gerçekleşen kapanış konserine Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir de katılarak vatandaşların coşkusuna ortak oldu. Nilüfer’de dört gündür devam eden ve 15’ten fazla sanatçının sahne aldığı Nilüfer Genç Caz konserleri, yoğun katılımlı bir finalle tamamlandı. Etkinliğin son gününde sahneye çıkan sevilen sanatçı Evrencan Gündüz ve grubu Uzaylılar, performanslarıyla izleyicilerden tam not aldı. Nazım Hikmet Kültürevi önünde düzenlenen konseri, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir de vatandaşlarla birlikte izledi. Hem kendi şarkılarını hem klasikleri seslendirdi Yaklaşık iki saat sahnede kalan Evrencan Gündüz; "Sen Aşkımızdan", "Oreo" ve "Yeni Bir Şarkı" gibi sevilen eserlerini seslendirdi. Repertuvarında Türk ve dünya müziğinin klasiklerine de yer veren Gündüz; "What A Wonderful World", "Sunny", "Anlıyorsun Değil Mi?", "Burçak Tarlası" ve "Gönül Salıncağı" gibi parçaları Nilüferliler için yorumladı. Sahne enerjisiyle dikkat çeken Gündüz, performansı sırasında sahneden inerek seyircilerin arasına karıştı. Gecenin en dikkat çekici kısımlarından biri ise Gündüz’ün genç hayranı Kamelya’yı sahneye davet etmesi oldu. Gündüz ve orkestrası, bir şarkıyı Kamelya sahnedeyken seslendirerek geceye renkli bir anı bıraktı. Başkan Şadi Özdemir’den caz festivali müjdesi Konserin sonunda sahneye gelerek Evrencan Gündüz’e günün anısına hediye takdim eden Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, etkinlik boyunca sahne alan sanatçılara ve ilgi gösteren seyircilere teşekkür etti. Nilüfer’in kültür, sanat ve sporun başkenti olduğunu vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, yaz aylarında kapsamlı bir Caz Festivali düzenlemek istediklerini belirtti. Festivali toplumun her kesimi için erişilebilir kılmaya özen gösterdiklerini ifade eden Başkan Şadi Özdemir, "Bu sayede çok sayıda engelli vatandaşımız da konserleri rahatlıkla takip edebildi. Herkesin kendini iyi hissettiği bir Nilüfer sevdamız var. Özellikle kadınlar ve gençlerimiz için çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Başkan için özel şarkı Konuşmasında Mustafa Kemal Atatürk’ün "Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir" sözüne atıfta bulunan Başkan Şadi Özdemir, Nilüferlileri güçlü sanatçılarla buluşturmayı sürdüreceklerini kaydetti. Başkan Şadi Özdemir’in konuşmasının ardından Evrencan Gündüz, Ajda Pekkan’ın unutulmaz eseri "Bir Günah Gibi" şarkısını Başkan Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir için seslendirdi.
İzmir Dijital çağda rekabetin anahtarı: CIO gibi düşünmek Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), iş dünyasında dönüşen yönetim yaklaşımlarını ele aldığı etkinlik serisi kapsamında, dijital dönüşümün stratejik boyutunu odağına alan "CIO Gibi Düşünmek" başlıklı panel düzenledi. EGİAD merkezinde düzenlenen panelde; dijital dönüşümün kurum stratejilerine etkisi, teknolojinin rekabet avantajı oluşturmadaki rolü ve CIO’nun şirket içindeki dönüşen konumu çok boyutlu bir perspektifle ele alındı. İş dünyasının farklı sektörlerinden üst düzey teknoloji liderlerini bir araya getiren panel, dijitalleşmenin yalnızca teknik bir süreç değil, bütüncül bir yönetim ve liderlik dönüşümü olduğuna dikkat çekti. Panelde Norm Digital Genel Müdürü Erkan Yeniçare, İnci Holding CTO’su Mehmet Tunçkanat, Klimasan Bilgi Teknolojileri ve İnsan Kaynakları Direktörü Altuğ Tatlı konuşmacı olarak yer alırken, moderatörlüğü EGİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Egebimtes Bilgi Teknolojileri Yönetim Kurulu Üyesi Alp Atay üstlendi. Dijitalleşme bir teknoloji gündemi değil, zihniyet dönüşümü Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı, dijital dönüşümün iş dünyasında yarattığı paradigma değişimine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Bugün artık biliyoruz ki dijitalleşme yalnızca bir teknoloji gündemi değildir. Dijital dönüşüm; şirketlerin stratejilerini, rekabet anlayışını, karar alma hızını ve hatta kurum kültürünü kökten değiştiren bir zihniyet dönüşümüdür. Artık CIO’lar yalnızca sistem yöneten değil; değeri büyüten, dönüşümü yönlendiren, iş birimleriyle birlikte strateji üreten ve geleceği tasarlayan liderlerdir. Bu panelde teknolojiyi nasıl yöneteceğimizi değil, dönüşümü nasıl yönlendireceğimizi konuşuyoruz." Konuşmasında EGİAD’ın dönüşüm vizyonuna da değinen Başkan Özhelvacı, dernek tarafından hazırlıkları sürdürülen Think Tank çalışmasına dikkat çekerek, "Dijitalleşme ve yapay zekâyı yalnızca şirketlerimizin verimliliği için değil; işgücünün geleceğini doğru okumak için konuşuyoruz. Çünkü bu süreç, yeni meslekler yaratırken bazı iş modellerini dönüştüren tam anlamıyla bir yaratıcı yıkım sürecidir." dedi. EGİAD tarafından hazırlanan "Yaratıcı Yıkım Sürecinde İzmir - Üçüz Dönüşüm ile İşgücü Piyasasının Yeniden Tasarımı" başlıklı Think Tank Raporu’nun, İzmir’in dijital, yeşil ve toplumsal dönüşüm ekseninde geleceğe hazırlanmasına yönelik stratejik bir yol haritası ortaya koyacağını da belirtti. İzmir’in geleceği için ortak akıl çağrısı Başkan Özhelvacı, üyeleri think tank sürecine katkı sunmaya davet ederek şu çağrıda bulundu: "İzmir’in geleceğin işgücü dünyasına hazırlanmasında genç iş insanlarının söz sahibi olması gerektiğine inanıyoruz. Üyelerimizin katkısı, Think Tank raporumuzun gerçek gücü ve İzmir’in dönüşüm yol haritası olacaktır. Bu kapsamda, 23 Şubat 2026 tarihinde gerçekleştirilecek "Yaratıcı Yıkım Semineri ve Çalıştayı" buluşmasına tüm üyelerimizi ve şirketlerimizin insan kaynakları profesyonellerini davet ediyoruz." CIO’nun değişen rolü: Teknoloji yöneticisinden stratejik liderliğe Panelde konuşmacılar tarafından yapılan değerlendirmelerde, CIO rolünün organizasyonlarda geçirdiği dönüşüm kapsamlı biçimde ele alındı. Dijital dönüşüm süreçlerinde CIO’nun artık yalnızca altyapı yöneten bir teknik aktör değil; iş hedefleriyle teknolojiyi bütünleştiren, veri temelli karar alma süreçlerini yönlendiren ve rekabet avantajı yaratan stratejik bir lider olduğu vurgulandı. Kurumların sürdürülebilir büyüme, verimlilik ve inovasyon hedeflerine ulaşmasında teknoloji liderliğinin kritik bir kaldıraç olduğuna dikkat çekilen panelde, yapay zekâ ve veri odaklı yönetim anlayışının iş dünyasının yeni normu haline geldiği ifade edildi.
Yozgat Çiftçilerden topladıklarıyla ramazan kolisi hazırlıyorlar Bir çiftçi, sosyal medyada başlattığı kampanyayla üreticiden alınan ürünlerle hazırlanan ramazan kolisini hayırseverlerin istediği adrese kargoyla Türkiye’nin hemen her yerine gönderiyor. Ramazan ayına sayılı günler kala marketler adeta erzak paketi yarışına girerken hayırseverler de yardım anlamında bunları alıp ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırıyor. Konya, Kayseri, Karaman gibi birçok kentte ise hayırseverler gıda toptancılarında kendi erzak paketini hazırlatıp yardımda bulunuyor. Yozgatlı çiftçi Deniz Altıntaş ise sosyal medyada farklı bir kampanya başlattı. Üreticilerden tüccar fiyatının üzerinden bir bedelle ürün alan Altıntaş, bunlardan hazırladığı ramazan kolisini talep eden hayırseverlerin belirttiği adrese kargoyla gönderiyor. Hem çiftçiyi destekleyen hem de tüketicinin doğrudan üreticiden işlem görmemiş ürünlere ulaşmasını sağlayan kampanya ilgi görüyor. Altıntaş, ülkenin birçok yerinden kampanyaya katılan çiftçilerden ürün alıyor. Altıntaş, yola çıkış amaçlarının üreticilerden olabildiğince doğal ürünleri alıp üketiciye ulaştırmak olduğunu belirterek, "42 noktadan ürün getiriyoruz. Anamur’dan, Ereğli’den, Nevşehir’den, Manisa’dan, Ordu’dan, Çorum’dan, Mut’tan, Akhisar’dan, Yozgat’tan, birçok yerden özellikle üreticilerin satamadığı elinde kalan ürünleri alıyoruz, ramazan kolisi yapıyoruz" dedi. Bir ürüne tüccar 36-38 lira fiyat verirken kendilerinin 45-50 arası fiyatla aldığını anlatan Altıntaş, böylece üreticiyi de rahatlatmış olduklarını söyledi. Türkiye’yi karış karış gezdiklerini dile getiren Altıntaş, "Kaz eti, bal, domates, fidan, ayçekirdeği, domates kurusu, buğday, şalgam, koyun yoğurdu, keçi peyniri üreticileri ile bir aradaydık. Elinde nohut ve kuru fasulye olan üreticileri geziyoruz. Önce evimizde yiyeceğiz sonra ramazan paketine koyacağız. Elimizden geldiği kadar parça parça alım yapacağız ki elinde ürün olan herkese faydamız olsun" diye konuştu. Erzak paketinde, 1 kilo nohut, 2 kilo kuru fasulye, 1 kilo siyah zeytin, 1 kilo yeşil zeytin, 1 kilo salça, 1 kilo tahin, yarım kilo üzüm, 1 kilo bulgur bulunduğunu belirten Altıntaş, şunları söyledi: "Bunun bedeli kargo hariç bin lira. Alternatif içerikli olan bin lirayı geçmeyen ramazan kolileri de yapacağız. Hepsi üreticiden toplanıyor. Marketi, pazarı görmeye üreticinin elindeki ürünler. A plus ürünler koyuyoruz pakete. Üretici ile tüketiciyi buluşturuyoruz. Şu anda yüzlerce paket siparişimiz oldu. Kargoyla iyi bir anlaşma yaparsak bu koliyi bin 200- bin 250 liraya Türkiye’nin her yerine gönderebiliriz. Ama bin paket talep edildi mesela Hatay’a, kendimiz götürür dağıtırız. Bin koli tabipler kooperatifine tedarik ettik. Türk milletine sesleniyorum bulunduğunuz ilçede esnaftan yaptırın ve üreticiden temin edilen ürünler konması konusunda hassasiyet gösterin."
Adana Adanalı kebapçılar Ramazan’a hazır: İftar sofralarında lezzet şöleni yaşanacak Mübarek Ramazan ayına sayılı günler kala Adanalı kebapçılar 11 ayın sultanı Ramazan ayı için hazırlıklarını tamamladı. 8-10 çeşit mezeyle servis edilen Adana kebaplar iftarda hem göz hem de mideyi doyuracak. Adana’nın coğrafi işaret tescilli lezzeti kebap için şehirdeki restoranlarda telaş başladı. Oruçlarını eşsiz bir lezzetle açmak için mekanların yolunu tutacak olan vatandaşları bekleyen işletmeciler, Ramazan ayının bereketini karşılamak için mesaiye hazır. Kentin tescilli lezzetini yıllardır müşterilerine sunan kebap ustaları, Ramazan’da müşterilerin talebini karşılamak için çalışıyor. Kebabın yapılacağı kuzu eti sinirlerinden ayrılıyor ve "zırh" olarak tabir edilen büyük bıçakla defalarca çekiliyor. Bu işlem, kebabın lezzetine lezzet katıyor. Etin zırhla çekilip tuz ve kırmızı toz biber kullanılarak yoğrulmasının ardından şişlere saplanan Adana kebabı, lokantalarda mangal ateşinde pişirilerek servis ediliyor. Kebabın yanında ücretsiz olarak ikram edilen 8-10 çeşit yöresel meze, salata, ezme ve taze yeşilliklerle zenginleştirilen menüler, iftar saatlerinde hem göze hem de mideye hitap etmeye hazırlanıyor. "Kebaba rağbet olacak" Konuyla ilgili İHA muhabirine konuşan kebapçı Yaşar Aydın, "Her Ramazan ayında bereket oluyor, Ramazan ayları o kadar bereketli oluyor ki dağıttıkların, verdiklerin gözüne hiç gelmiyor. İnsanlar her Ramazan olduğu gibi yine bu sene de kebaba doyacaklar. Kebaba rağbet olacak" ifadelerini kullandı. "Adana kebap hem gözü hem de mideyi doyurur" Adana kebabın iftarda ağır olmayacağını da belirten Aydın, "Çünkü Adana kebapın içinde doğal yağı var. O yağ insana ağır gelmez, hafif bile gelir. Adana kebabın yanında mercimek çorbası ve 8-10 çeşit salatasıyla hem gözü hem de mideyi doyurur" dedi. "Bizde menü falan yok" Ramazan’daki menü dayatmasına da değinen Yaşar Aydın, "İnsanlar Ramazan için menü ve kafa karıştırıcı şeyler yapıyor. Bizde menü falan yok. Ramazan’dan önce Adana kebap ne kadarsa Ramazan ayında da o şekilde olacak. Çorbalar da ikram olacak" diye konuştu. "Adana kebap iftarda ağır olmaz" Kebap yemeye gelen vatandaşlardan Cüneyt Altun, "Adana kebap iftarda ağır olmaz. Ölçülü bir şekilde tüketilirse hiçbir sorun olmayacağını düşünüyorum, herkesi kebap yemeye davet ediyorum" dedi.