GENEL - 11 Haziran 2019 Salı 09:50

Dışarıdan harabe ama içerisi tarih kokuyor

A
A
A
Dışarıdan harabe ama içerisi tarih kokuyor

Nevşehir’in Kozaklı ilçesinde erken Cumhuriyet döneminin en nadide ahşap sanatının ortaya konulduğu tarihi ev, onarım bekliyor.

Nevşehir’in Kozaklı ilçesinde erken Cumhuriyet döneminin en nadide ahşap sanatının ortaya konulduğu tarihi ev, onarım bekliyor.


Nevşehir’in Kozaklı ilçesinde bulunan dışarıdan virane bir görünüme sahip olan köy konağı içerisine girildiği zaman adeta tarihe ışık tutuyor. Erken Cumhuriyet döneminin en nadide ahşap sanatının ortaya konulduğu köy konağı içerisinde aynı zamanda hem ahşap işlemeleri bakımından hem de oturma düzeni bakımından bir hiyerarşi toplumun yaşadığı izlerini anlatıyor. 100 yılı aşkındır bulunan köy konağında yapılacak olan tadilat sonrasında tarihin yeniden canlandırılması hedefleniyor.


Köy konağının sahibi olan Cumhur Ünal dışarıdan pek bir mimari yapısının olmadığını ancak içerisinde özellikle ahşap işlemelerinin dikkat çektiğini söyledi. Ünal, “Yıllar önceki bir ev ama geçmişini ben bilmiyorum. Kozaklı’nın bir mahallesinde geçmişte tarihi anlatan, tarihi yapısıyla dışında pek bir mimari yapısı yok ama içerisinde ki ağaçların işlemesi, oyulması ve yapının biraz daha düzenli kullanılmadığından şuan görünümü pek düzenli değil. Şuan nasıl bir onarım ve tadilat ile nasıl bir şey yaparız da geçmişi yaşatabiliriz onun çalışmalarını yapıyoruz. İnşallah burada yeniden tarihi canlandırırız” dedi.



“Tarihi konağımız bize kalan mirastır”


Kozaklı Kaymakamı Ömer Faruk Duman köy konağının Türk kültürünün geçmişten kalan bir miras olduğunu ifade ederken burada gerekli çalışmaları yapmaya çalıştıklarını söyledi. Kozaklı Kaymakamı Ömer Faruk Duman, “Tarihi konağımız Türk kültürünün geçmişten bize kalan bir mirasıdır. Gerek işlemeleri, gerek motifleri gerek ahşap ve taş kullanımında bir paylaşım olduğunu burada görüyoruz. Bina harabe kalmasına rağmen halen nefes aldığını bize hissettiriyor. Biz bu değere sahip çıkmak istiyoruz. Çünkü Türkler göçebe bir toplumdu. Anadolu’ya geldikten sonra buralara yerleşti ve bir kültür harmanı ile kendine özgü bir yapı yaptığını burada görüyoruz. Çünkü Arap var, Türk var daha önce Anadolu’da yaşamış Ermenilerde izler var. Biz buraya gerekli çalışmaları elimizden geldiğince yapmaya çalışıyoruz” diye konuştu.



“Ahşap işçiliği kültürümüzü yansıtıyor”


Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mazhar Bağlı ise yaptığı açıklamada kendisinin sanat tarihçisi olmadığını ancak buranın bu konağın çok kıymetli bir hazine olduğunu söyleyebilirim dedi. Rektör Bağlı, “Doğrusu ben bir sanat tarihçisi değilim. Ama izlenimin ve hissiyatım çok kıymetli bir hazine olduğunu söyleyebilirim. Özellikle ahşap işçiliği konusunda inanılmaz ince detayların ve kültürümüzü yansıtan Nevşehir’inde diğer taş mimarisinde görünen figürlerin çok incelikli bir şekilde yapılmış olması dikkatlerden kaçmıyor. Bina Anadolu’daki köy odası formunun çok tipik bir örneği. Hem içerideki ahşap işlemeleri bakımından hem oturma düzeni bakımından bir hiyerarşi toplumda var. Burada da aslında oturma düzenindeki hiyerarşi burada bir nevi inşa edilmiş. Bu bakımdan da bence çok dikkat çekici bir yapı. Bunun kültürümüze kazandırılması, Nevşehir Dilara’nın sizin vasıtanız ile kazandırılmasının çok faydalı olacağına inanıyorum. Sadece mimari ve sanat tarihi olarak buna bakmamak gerekiyor. Aynı zamanda işin sosyolojisine dair de iz sürmeyi bir imkan tanıyan bir yapı olan konak olarak dikkatimi çekti” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Akdeniz’den Avrupa’ya uzanacak Antalya-Alanya Otoyolu’nda çalışmalar hızlandı Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Antalya-Alanya Otoyolu Projesi’nde yapım çalışmalarının yoğun şekilde sürdüğünü bildirdi. Bakan Uraloğlu, otoyolun gelecek yıllarda hayata geçirilmesi planlanan Denizli-Burdur ve Burdur-Antalya otoyollarıyla birlikte İzmir, İstanbul ve Avrupa sınırına kadar uzanan kesintisiz otoyol ağına entegre olacağını söyledi. Bakan Uraloğlu, yaptığı açıklamada Antalya-Alanya Otoyolu Projesi’nde yapım çalışmalarının yoğun şekilde sürdüğünü bildirdi. Antalya’nın turizm, tarım ve ticaret alanındaki güçlü yapısıyla Türkiye’nin en önemli şehirlerinden biri olduğunu belirten Uraloğlu, "Antalya ve Alanya arasında artan ulaşım talebine cevap verecek otoyolumuz, bölgenin ekonomik ve sosyal hareketliliğine önemli katkı sağlayacak. Otoyolun hizmete alınmasıyla birlikte yerli ve yabancı turistlerin bölgeye ulaşımı daha hızlı hale gelecek" ifadelerini kullandı. "Proje trafiğin şehir merkezine girmeden transit geçişine imkân sağlayacak" Bakan Uraloğlu, Antalya şehir merkezinden başlayıp Alanya’ya kadar uzanan mevcut güzergâhta artan araç trafiği ve sinyalizasyon sistemleri nedeniyle yoğunluk yaşandığını ifade ederek, "Antalya-Alanya Otoyolu ile bölgedeki ulaşım yükünü önemli ölçüde hafifleteceğiz. Projemiz, çevre illerden gelen trafiğin şehir merkezine girmeden transit geçişine de imkân sağlayacak" dedi. Otoyol 122 kilometre uzunluğunda olacak 84 kilometresi ana gövde, 38 kilometresi bağlantı yolu olmak üzere toplam 122 kilometre uzunluğunda projelendirilen otoyolun her iki yönde üçer şeritli ana gövde ile gidiş ve geliş yönlerinde toplam 4 şeritli bağlantı yollarından oluşacağını kaydeden Uraloğlu, "Güzergâh Serik Kavşağı’ndan başlayarak Konaklı’nın kuzeyindeki Alanya Batı Kavşağı’nda son bulacak" açıklamasında bulundu. 5 tünel ve 14 viyadükte çalışmalar devam ediyor Proje kapsamında Serik, Taşağıl, Manavgat, Manavgat Doğu, Alarahan, Konaklı ve Alanya Batı kavşakları olmak üzere toplam 7 kavşak bulunduğunu belirten Uraloğlu, otoyolda ayrıca toplam 4 bin 365 metre uzunluğunda 5 tünel ve toplam 5 bin 966 metre uzunluğunda 16 viyadüğün yer aldığını ifade etti. Sahadaki çalışmalara ilişkin de bilgi veren Uraloğlu, "5 tünelin tamamında kazı, destekleme ve nihai beton imalatlarına devam ediyoruz. 16 viyadüğün 14’ünde de fore kazık, temel kazı, donatı ve beton çalışmalarını sürdürüyoruz. Toplam 13 altgeçit, üstgeçit ve köprü ile 38 menfezde çalışmalarımıza devam ediyoruz" dedi. Yıllık 23,9 milyar liralık tasarruf Antalya-Alanya Otoyolu’nun tamamlanmasıyla mevcut güzergâhta 2,5 saat süren seyahat süresinin 36 dakikaya düşeceğini belirten Uraloğlu, "Proje sayesinde yıllık 23 milyar lirası zamandan, 900 milyon lirası akaryakıttan olmak üzere toplam 23,9 milyar lira tasarruf sağlayacağız. Karbon salınımını da yıllık 47 bin ton azaltacağız" dedi. Avrupa sınırına kesintisiz otoyol ağı Uraloğlu, otoyolun gelecek yıllarda hayata geçirilmesi planlanan Denizli-Burdur ve Burdur-Antalya otoyollarıyla birlikte İzmir, İstanbul ve Avrupa sınırına kadar uzanan kesintisiz otoyol ağına entegre olacağını söyledi.
Trabzon Avni Aker Millet Bahçesi’nde futbol heyecanı yeniden başlıyor Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in "Burada yeniden top oynatacağız" sözleriyle duyurduğu Avni Aker Millet Bahçesi Sentetik Çim Saha Projesi’nde ihale süreci tamamlandı. 13 milyon 253 bin liralık proje ile Yavuz Selim’de amatör futbol ruhu yeniden yaşatılacak. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in, "Burada yeniden top oynatacağız" diyerek söz verdiği Avni Aker Millet Bahçesi Sentetik Çim Saha Projesi’nde önemli bir aşama daha geride kaldı. İhalesi yapılan projenin sözleşme süreci tamamlandı, önümüzdeki günlerde çalışmalara başlanılacak. Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Yavuz Selim sahasının Trabzon’un futbol hafızasında çok özel bir yere sahip olduğunu vurgulayarak, "Burada yeniden top oynatacağız diye söz vermiştim. Amatörün ruhunu tekrar orada yaşatacağız. 8-14 yaş arası çocuklarımız futbolu, Trabzon’da futbolun ve Trabzonspor’un doğduğu bu yerde öğrensin. O ruhu hissetsin. Aileler keyifle vakit geçirirken, çocuklarımız antrenman ve maç yapsın" dedi. Proje kapsamında Avni Aker Millet Bahçesi içerisinde 6 bin metrekare sentetik çim imalatı yapılacak. 45x90 metre ölçülerinde futbol sahası oluşturulacak alanda, yedek kulübeleri de yer alacak. Ayrıca sahanın çevresindeki 980 metrekarelik yürüyüş yolu yenilenerek vatandaşların kullanımına sunulacak. 13 milyon 253 bin liraya ihalesi gerçekleştirilen projenin yapımına önümüzdeki günlerde başlanılacak.
Kayseri Kusurlu kurbanda bedel iadesi istenebilir Avukat Şahinalp Bahadır, kurbanlık alan vatandaşların kanunen tüketici konumunda olduklarını ve hayvanın kusurlu olması durumunda hakları olduğunu söyleyerek, "Alıcılar bedel iadesiyle birlikte sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve uğradığı zararların tazminini isteme gibi haklara sahiptir" dedi. Kusurlu kurbanlıkların hem ibadet hem de hukuki yönden önem taşıdığını söyleyen Avukat Şahinalp Bahadır, "Kurbanlık bir hayvanın kusurlu çıkması halinde mesele hem ibadet yönünden hem de hukuki boyutta önem taşımaktadır. Kurbanlık olarak satılan hayvanın sağlıklı, organlarının tam ve kurbanlık vasfını taşıması gerekir. Kesim yerine kadar sağlıklı bir şekilde gidemeyecek, çok fazla zayıf, tek gözünü kaybetmiş ya da önemli ölçüde kurbanlık vasfını taşımayacak kusurlara sahip olan hayvanlar, kurbanlık olarak değerlendirilmeyebilir. Bu nedenle vatandaşa kurbanlık olarak satılan hayvanın sonradan bu vasıfları taşımadığı anlaşılırsa, hukuken artık ayıplı mal söz konusu olabilir. Özellikle satıcının bu işi ticari ve mesleki boyutta yapması halinde artık alıcı tüketici konumundadır ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’a göre haklarını kullanabilir. Bu kapsamda tüketici, bedel iadesiyle birlikte sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve uğradığı zararların tazminini isteme gibi haklara sahiptir. Ancak buradaki en önemli nokta, vatandaşların ayıbı vakit kaybetmeden belgeleyerek ispat yükü açısından saklamasıdır. Fatura, dekont, veteriner tespit raporu, ilan görselleri ve yazışmalar bu konuda önem taşımaktadır" dedi. Bahadır, kusurlu hayvan çıkması durumunda satıcıya öncelikle yazılı bildirimde bulunulması gerektiğini söyleyerek, "Uyuşmazlık nakdi sınır olan 186 bin TL’nin altındaysa satıcı mahkemeye gitmeden tüketici hakem heyetine gidebilir. Eğer bu bedelin üzerindeyse doğrudan tüketici mahkemesi yoluyla haklarını arayabilir. Eğer satış bir tüketici işlemi niteliğinde değilse, bu noktada artık adi hayvan satışı söz konusu olur ve Türk Borçlar Kanunu’ndaki özel hükümlere göre hukuki süreç devam ettirilir. Yargıtay uygulamasında da Yargıtay şunlara bakıyor: Satıcının kusuru, alıcının bunu süresinde bildirip bildirmediği, ayıbın gizli olup olmadığı ve toplanan deliller doğrultusunda bu şekilde hukuki süreç sonuçlandırılıyor. Bu nedenle kusurlu kurbanlık hayvanla karşılaşan vatandaşların öncelikle satıcıya yazılı bir bildirimde bulunması, eğer varsa veteriner tespit raporu alması ve bunlardan sonuç alınamazsa yargı yoluna gitmesi tavsiye ediliyor" ifadelerini kullandı.