EĞİTİM - 12 Haziran 2019 Çarşamba 15:42

NEVÜ’den ‘IEEE GPECOM 2019 1. Küresel Güç, Enerji ve Haberleşme Konferansı’

A
A
A
NEVÜ’den ‘IEEE GPECOM 2019 1. Küresel Güç, Enerji ve Haberleşme Konferansı’

Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi (NEVÜ) tarafından düzenlenen ‘IEEE GPECOM 2019 1.

Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi (NEVÜ) tarafından düzenlenen ‘IEEE GPECOM 2019 1. Küresel Güç, Enerji ve Haberleşme Konferansı’ başladı.


Nevşehir’in Ürgüp İlçesi Perissia Hotel’de başlayan ve üç gün sürecek olan konferansın açılışına; NEVÜ Rektörü Prof. Dr. Mazhar Bağlı, Nevşehir Çalışma ve İş Kurumu Müdürü Arif Sıddık Barata, Türk Eğitim Sen Şube Başkanı Tayfur Urgenç, Konferans Başkanı Prof. Dr. Ersan Kabalcı, 44 ülkeden akademisyen ve sektör temsilcileri katıldı.


Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi (NEVÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF) öğretim üyelerinden Doç. Dr. Erdem Kaya, Dr. Öğr. Üyesi Burcu Özer ve Dr. Öğr. Üyesi Emre Üstün’ün sahne aldığı mini konserin ardından konferansın açılış konuşmasını Rektör Prof. Dr. Mazhar Bağlı yaptı.


Bağlı: Çevreci ve Yenilenebilir Enerji Kaynaklarına Büyük Önem Verilmeli


Rektör Prof. Dr. Mazhar Bağlı, dünyanın ve Türkiye’nin enerji ihtiyacının karşılanmasında çevreci ve yenilenebilir enerji kaynaklarına büyük önem verilmesi gerektiğine vurgu yaptı.


Bağlı, “Türkiye, enerji konusunda hem dışı bağlılığı azaltma hem de dünyanın genel enerji ve çevre ile politikalarına bir küresel aktör olarak partner olma konusunda önemli stratejiler geliştirmekte. Enerjide dışa bağımlılığı azaltmak aynı zamanda da var olan enerji kaynaklarını verimli bir şekilde kullanmak dünyanın belki de karşı karşıya kaldığı en büyük paradokslardan birisi. Türkiye’nin Kyoto sözleşmesinin tarafı olarak fosil yakıtlarıyla ile ilgili çevreye verilebilecek olan zararları azaltmakla ilgili çok önemli gayreti de bulunmakta. Fakat hepimizin çok yakından bildiği gibi modern dünyadaki neredeyse bütün aktiviteler insan dışı güç dediğimiz enerjiye ihtiyaç duymaktadır. İnsanoğlu dünyadaki imkânları ya da enerji kaynaklarını büsbütün kendine bir imkân olarak ve hiçbir etik kurala bağlı kalmaksızın kullanmaya devam ettiği sürece, kriz gittikçe derinleşiyor. Bu etik, siyasal ve toplumsal sorunların ortak paydaşında yer alan enerjiyi konuşmak ve çözüme yönelik çalışmalar yürütmek de bizler için çok önemli bir konu. Sürdürülebilir enerjinin geleceği, yeni düşünce tarzları ve özellikle enerjinin üretim, dağıtım ve tüketiminde yeni sistemlerin kullanılmasını da beraberinde getirmektedir. Eğer amacımız, hayat standartlarını yükseltmek, modern enerji kaynaklarına erişimi kolaylaştırmak, enerji verimliliğini artırmak ve güvenilir enerji arzını sağlamaksa çevreci ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı temel çözüm olmalıdır” dedi.


Bağlı: Hedefimiz Kendi Yenilenebilir Enerjisini Üreten Çevreci Bir Üniversite Olmak


Rektör Bağlı, hızla büyüyen ve gelişen Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesinin buna bağlı olarak ihtiyaç duyduğu enerjide bağımlılığını ortadan kaldırmak adına yenilenebilir ve çevreci enerji kaynaklarının kullanımına yönelik önemli çalışmalar yürüttüğünü söyledi.


Bağlı, “Biz, 22 bin öğrencisi, 8 fakülte, 8 meslek yüksekokulu, 4 enstitü olan Türkiye şartlarında orta büyüklükte ancak hızla büyüyen ve gelişen bir üniversiteyiz. Bu bağlamda önemli ihtiyaçlarımızın başında da enerji gelmekte. Bu ihtiyacımızı da yenilenebilir enerjiden karşılamak üzere çok önemli projelerimiz var. Üniversitemize ‘Güneş enerji santrali’ kurulmasına yönelik hazırladığımız projemizde bütün yasal prosedürleri tamamladık ve kurulumuna başlıyoruz. Bunun yanı sıra rüzgar enerjisi ile ilgili de çalışmalarımız devam ediyor. Bu konularda üniversitemizde hakikaten çalışmalarında gurur duyduğumuz Prof. Dr. Ersan Kabalcı hocamıza bir kez daha teşekkür ediyorum. Kendilerinin güneş ve rüzgar enerjisi projelerinin hazırlamasında büyük katkıları oldu.


Diğer taraftan çok ciddi olarak üzerinde duyduğumuz konulardan birisi de çevreci bir üniversite olarak sıfır atık projelerimizi hızla hayata geçiriyoruz ve bunun için özel bir çalışma yürütüyoruz. Burada hedefimiz de hiç çöp arabasının kampüse girmediği bir üniversite olmak. Bu vesileyle bu güzel organizasyonu düzenleyen Prof. Dr. Ersan Kabalcı nezdinde tüm emeği geçenlere ve siz değerli katılımcılara bir kez daha teşekkür ederken, siz değerli misafirlerimizi Kapadokya’da ağırlamaktan duyduğum memnuniyeti dile getirmek istiyorum” diye konuştu.


Konferans Başkanı Prof. Dr. Ersan Kabalcı ise, “Enerjinin gelişim ve ekonomik büyüme için önemli bir faktör olduğu açıkça bilinmektedir. Elektrik enerjisi Doğal olarak, birçok farklı kaynak tipi kullanılarak üretilebilmektedir. Fosil yakıtların azalan rezervi ve artan maliyetleri araştırmacıları ve bilim insanlarını yeni enerji kaynakları keşfetmeye zorlamıştır. Yenilenebilir ve alternatif enerji kaynakları, 20. yüzyılın son yarısından itibaren geniş çapta araştırılmaktadır. Elektrik enerjisinin üretimi ve kullanımı, güç elektroniğine ve enerji dönüşüm uygulamalarına büyük ölçüde bağlıdır. Öte yandan, bilgi ve haberleşme teknolojilerinin yaygın kullanımı, enerji araştırmalarındaki gelişmeleri artırmıştır. Bu nedenle, enerji mühendisliği ve haberleşme teknolojileri, enerji araştırmalarının vazgeçilmez tamamlayıcılarıdır. Güç mühendisliği, enerji ve haberleşme teknolojilerini tek bir bilimsel etkinlikte birleştiren küresel bir konferans düzenleme fikri, enerji araştırmalarının yakın geleceği ile ilgili olarak ortaya çıkmıştır.


IEEE GPECOM 2019 konferansının amacı, enerji üretimi, iletimi ve dağıtımı, güç elektroniği, elektrik sürücüleri, geleneksel ve yenilenebilir enerji sistemleri, mikro şebekeler ve akıllı şebekeler, haberleşme sistemleri ve teknolojileri alanlarında güncel araştırma sonuçlarını paylaşma fırsatı sağlamaktır. Güç elektroniği ve haberleşme sistemlerinin birbirleri ile uyumunda enerji altyapısına odaklanmış ve ilgili araştırma alanlarındaki araştırmacılar, akademisyenler, mühendisler ve sanayi arasında profesyonel bir ağ oluşturulması amaçlanmaktadır. IEEE GPECOM 2019 konferansında kontrol, modelleme, tasarım ve uygulamaları sunan güç, enerji ve haberleşme sistemleri araştırma makalelerinin sunulması yer almıştır.


Bu konferans için verdiği büyük desteklerinden dolayı Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mazhar Bağlı’ya, konferans düzenleme kuruluna ve teknik program kuruluna bir kez daha teşekkür ediyorum” diye konuştu.


Açılış konuşmalarının ardından üç gün sürecek olan konferansın oturumlarına geçildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Kavurmanın sırrı: Kaliteli et, sabır ve doğru pişirme Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde sürdürülen kavurma geleneği bayram sofralarına taşınıyor. Kurban Bayramı’nda Kızılcahamam ilçesinde kuşaktan kuşağa aktarılan ve etiyle öne çıkan meşhur kavurma sofralara taşınmaya başladı. İlçede yaklaşık 75 yıldır faaliyet gösteren kasap işletmesinin 4’üncü kuşak temsilcisi Veteriner Hekim Doğanay Vural, Kızılcahamam kavurmasının yapım süreci, et seçimi ve püf noktalarını İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine anlattı. "Kızılcahamam’ın kavurması, sucuğu, et kalitesi gerçekten tartışmaya kapalı bir konudur" Kızılcahamam’ın, insanların güvenle et yiyebileceği bir yer olduğunu belirten Doğanay Vural, "Kızılcahamam tüm dünyada insanların güvenle eti yiyebilecekleri bir adres. Ete güvenilir bir şekilde ulaşma, insan sağlığını kontrol etme konusunda gerçekten burası tavsiye edebileceğim ve insanların da tercih edebileceği bir adres. O yüzden Kızılcahamam’ın kavurması, sucuğu, et kalitesi gerçekten tartışmaya kapalı bir konudur" diye konuştu. "Kavurma birçok hayvanın bölümünden tercih edebiliyorlar" Kızılcahamam yöresindeki hayvanların, doğal yollarla yayılım sağladığı için çiftlikten7 sofraya kaliteli ve lezzetli bir şekilde ulaştığını vurgulayan Vural, "Kavurma birçok hayvanın bölümünden tercih edebiliyorlar. Kimisi buttan yapıyor, kimisi güngörmez dediğimiz kol kısmından da yapabiliyor ama başlıca sebebi etin doğal beslenmesidir. Çiftlikten sofraya insan sağlığını tehdit etmeyecek şekilde ulaşmasıdır" ifadelerini kullandı. "Çiftlikten sofraya gelene kadar ki aşamada insanları güvenilir ete ulaştırmaya çalışıyoruz" Doğanay Vural, Kızılcahamam’da kavurma etinin küp şeklinde doğrandığını ve o şekilde pişirilip sofraya sunulduğunu belirterek, "Çiftlikten sofraya gelene kadar ki aşamada insanları güvenilir ete ulaştırmaya çalışıyoruz. Burası 1951’de kurulmuş bir işletme. 75 yıldır hayvanı en kaliteli şekilde misafirlerimize sunuyoruz. İnsanların ailesiyle vakit geçirmek, mangal yapmak, sucuk yemek için tercih edebilecekleri tek nokta Kızılcahamam’dır" şeklinde konuştu. "Fazla baharat atılarak, terbiye edilerek sofralara sunulan bir yemek değildir" Kızılcahamam kavurmasının hikayesi olan bir yemek olduğunu söyleyen Vural, "Kimi zaman bayram sofralarında, kimi zaman toplu yemeklerde, kimi zaman da cenazelerde pişirilen bir yemektir. Fazla baharat atılarak, terbiye edilerek sofralara sunulan bir yemek değildir. İşin en önemli püf noktası da doğru, fazla baharat olmadan pişirme ve sabır" ifadelerine yer verdi. Süt danası eti püf nokta Kavurmanın bir diğer püf noktasının ise süt danası eti olduğunu belirten Vural, kaliteli et kullanıldığında kavurmanın ağızda dağılan yumuşak kıvama ulaştığını ifade etti. Öte yandan Vural, kavurmanın özellikle bayram dönemlerinde sabahın erken saatlerinde hazırlanıp uzun süre pişirilerek sofralara ulaştırılan özel bir lezzet olduğunu dile getirdi. "Et, serinlikte 12-24 saat bekletilip dinlendirilmelidir" Özellikle bayramlarda kesim sonrası sık yapılan hatalara değinen Doğanay Vural, "Kurban kesilir kesilmez etin tavaya veya mangala atılması birçok insanın da aslında travmasının oluşmasına sebep olmuştur. Eti sevmeyen insanları dinlediğinizde hep kurbanda yediği o eti söylerler. Bunun sebebi rigor mortis olayının gerçekleşmemesi. Etin o sertliğini kaybetmesi için serinlikte 12-24 saat bekletilip etin dinlendirilmiş olması gerekiyor. Bu süre zarfında et yumuşar, dinlendikten sonra lezzetinde de kalitesinde de artış gözlemlenir" dedi. "Dana etinde pembe rengi tercih ederiz" Vural, kaliteli etin renginin pembe olduğunu dile getirerek, "Kuzu da ya da bir dana etinde sararma görürseniz, daha koyu bir görüntü görürseniz bu o etin kalitesi hakkında yorum yapmanıza bir etkendir. Dolayısıyla dana etinde o pembe rengi tercih ederiz. Kuzu etinde de dışarıdan bakıldığında pembemsi, beyazımsı bir renk tercih edilir. Bu etin dış yapısında, özellikle kuzularda görülen o sararmalar farklı belirtilere sebep olabiliyor. Dolayısıyla bu tip etleri bir kez daha gözden geçirmekte fayda vardır" diye konuştu.
Antalya Futbolcu Furkan Perker bayram tatili yolunda ailesiyle kaza geçirdi: 5 yaralı Ankara’dan Kurban Bayramı tatili için Antalya’nın Manavgat ilçesine gelen ailenin bulunduğu otomobil, beton bloğa çarparak takla attı. Güvenlik kamerasına saniye saniye yansıyan kazada yaralananların Ankaragücü’nde oynayan futbolcu Furkan Perker ve ailesi olduğu bildirildi. Kaza, dün Akseki-Manavgat D-695 kara yolunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Akseki istikametinden Manavgat istikametine giden Vatan Perker’in kullandığı 06 FVM 59 plakalı otomobil, Manavgat Dereağzı mevkiinde kontrolden çıkarak şarampoldeki beton bloğa çarpıp takla attı. Hurdaya dönen otomobilde bulunan 5 kişi yaralanırken, araçta sıkışan 2 kişi itfaiye erleri ve sağlık ekipleri tarafından araçtan çıkarıldı. Kazada yaralanan Ferşat Perker, eşi Elif İrem Perker, oğulları Vatan ve Furkan Perker ile 11 yaşındaki kızları M.P., sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ambulansla Manavgat’ta bulunan hastanelere kaldırıldı. Kaza anı güvenlik kamerasında Kaza anı güvenlik kamerasına saniye saniye yansırken, otomobilin çarptığı beton bloğu metrekarelerce ileriye fırlattığı görüldü. Perker ailesinin arkadaşlarıyla 2 araçla Ankara’dan Kurban Bayramı tatili için Manavgat’a geldikleri, yaralılardan Furkan Perker’in ise Ankaragücü kulübünde profesyonel futbolcu olduğu bildirildi. Ankaragücü ve başkandan geçmiş olsun mesajı Öte yandan kaza sonrası MKE Ankaragücü Başkanı İlhami Alparslan ve kulübün resmi web sitesi ile sosyal medya hesaplarından Furkan Perker ve ailesi için geçmiş olsun mesajı yayımlandı. Kulüpten yayınlanan mesajda, "Trafik kazası geçiren futbolcumuz Furkan Perker ve kıymetli ailesine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Kazada yaralanan aile bireylerine acil şifalar diliyoruz. Kulübümüz tarafından futbolcumuzun ve ailesinin tüm hastane süreçleri yakından takip edilmektedir. En kısa sürede sağlıklarına kavuşmalarını temenni ediyoruz" ifadelerine yer verildi. İlhami Alparslan ise mesajında şu ifadelere yer verdi: "Antalya-Manavgat yolunda trafik kazası geçiren futbolcumuz Furkan Perker ve kıymetli ailesine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Futbolcumuz Furkan Perker ve ailesinin Antalya Şehir Hastanesi’nde tedavileri devam etmekte olup, ailemizin durumunu yakından takip ediyoruz. Rabbimden ailemize acil şifalar diliyorum. Tüm camiamızdan dualarını eksik etmemelerini rica ediyorum."