EĞİTİM - 06 Kasım 2019 Çarşamba 16:42

Kapadokya Üniversitesinde Türkçenin tarihi ve coğrafi vatanı konuşuldu

A
A
A
Kapadokya Üniversitesinde Türkçenin tarihi ve coğrafi vatanı konuşuldu

Kapadokya Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü tarafından düzenlenen “Türkçenin Tarihi ve Coğrafi Vatanı” konulu konferansın konuğu Prof.

Kapadokya Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü tarafından düzenlenen “Türkçenin Tarihi ve Coğrafi Vatanı” konulu konferansın konuğu Prof. Dr. Şaban Doğan’dı.


Kapadokya Üniversitesinin Mustafapaşa Yerleşkesi’nde yer alan Oktay Sinanoğlu Konferans Salonu’nda düzenlenen konferansa konuşmacı olarak katılan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Şaban Doğan, başta Erciyes Üniversitesi ve Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi olmak üzere çevre illerden gelen Türk Dili ve Edebiyatı bölümü öğretim üyelerinden oluşan katılımcılar ile üniversitemiz öğrencilerine Türk dünyası, Türkçenin konuşulduğu coğrafyalar, Moğolistan’da bulunan Türk yazıtları ve eserleriyle ilgili tarihî ve güncel bilgileri aktardı.


Kapadokya Üniversitesi Beşerî Bilimler Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Nuran Tezcan’ın açılış konuşmasının ardından söz alan Prof. Dr. Şaban Doğan, “Yaklaşık iki yıl görev yaptığım ata topraklarında bir gezintiye çıkalım istiyorum. Moğolistan, Türk dili, tarihi ve kültürü açısından bizim için çok önemli bir coğrafya. Hun, Göktürk, Uygur başta olmak üzere bozkır halklarının önem verdiği, kutsal kabul ettiği bir coğrafya. Hal böyle olunca da ilgili bölgede çok önemli eserler bırakılmıştır” şeklinde bir giriş yaptıktan sonra, katılımcılarla Moğolistan’ın günümüzdeki sosyal, ekonomik, siyasi, dini özellikleri ile coğrafi konumu hakkında çeşitli bilgiler paylaştı.


Yazının ortaya çıkış serüveninin resimle başladığını, alfabenin atasının duvar resimleri olduğunu ve bahsi geçen Türk Coğrafyasındaki her kayada, yeraltı kurganlarında duvar resimlerinin olduğunu vurgulayarak TİKA’nın bölgedeki çalışmaları hakkında konuşan Prof. Dr. Şaban Doğan, daha sonra başta Bilge Kağan, Tonyukuk ve Kül Tigin adına dikilen anıtlar olmak üzere bölgede yer alan yazıtların tarihi ve mevcut durumları hakkında bilgiler paylaştı.


Prof. Dr. Şaban Doğan, Türkiye’de arkeoloji çalışmalarının Anadolu coğrafyasıyla sınırlı kaldığını belirterek Moğolistan’da yapılacak arkeoloji çalışmalarıyla elde edilmesi kuvvetle muhtemel olan buluntularla Türkçenin erken dönemleri hakkında yeni değerlendirmeler yapabilme imkânının doğacağını ifade etti.


Konferansının son kısmında ise üç yıla yakın bir süredir Moğolistan coğrafyasında yaptığı çalışmalarının sonuçlarını içeren bir kitap yayımlamayı planladığını belirttikten sonra katılımcıların sorularını cevaplayan Prof. Dr. Şaban Doğan’a, günün anısına Kapadokya Üniversitesi Beşerî Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nuran Tezcan tarafından Avanos el sanatları ürünü olan çini tabak hediye edildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Dışişleri Bakanlığı: "İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da egemenliğini dayatmayı hedefleyen son kararını en güçlü biçimde kınıyoruz" Dışişleri Bakanlığı, "İsrail hükümetinin işgal altındaki Batı Şeria’da egemenliğini dayatmayı ve yerleşim faaliyetlerini genişletmeyi hedefleyen son kararını en güçlü biçimde kınıyoruz" açıklamasını yaptı. Dışişleri Bakanlığı, İsrail hükümetinin Batı Şeria’da arazi tesciliyle alakalı aldığı kararı kınadı. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, "İsrail hükümetinin işgal altındaki Batı Şeria’da egemenliğini dayatmayı ve yerleşim faaliyetlerini genişletmeyi hedefleyen son kararını en güçlü biçimde kınıyoruz. Filistin halkını yurdundan zorla yerinden etmeyi ve İsrail’in yasa dışı ilhak adımlarını hızlandırmayı amaçlayan bu adım, uluslararası hukukun açık ihlalidir ve hükümsüzdür. İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde egemenliği bulunmamaktadır. Netanyahu hükümeti tarafından işgal altındaki Batı Şeria’da yoğunlaştırılan yayılmacı politikalar, bölgede devam eden barış çabalarını baltalamakta ve iki devletli çözüm perspektifine zarar vermektedir. Uluslararası toplumu İsrail’in fiili durum oluşturma girişimlerine karşı kararlı bir duruş sergilemeye çağırıyoruz. Türkiye, 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan, coğrafi bütünlüğe sahip, bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti’nin kurulmasına yönelik çabaları desteklemeyi sürdürecektir" denildi.