EĞİTİM - 30 Nisan 2020 Perşembe 13:33

Kapadokya Üniversitesinde salgın nedeniyle e-sempozyum düzenledi

A
A
A
Kapadokya Üniversitesinde salgın nedeniyle e-sempozyum düzenledi

Kapadokya Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ve Lisansüstü Eğitim, Öğretim ve Araştırma Enstitüsünün aylar önce organize ettiği ama salgın nedeniyle yüz yüze gerçekleştirilemeyen “Hakikat Sonrası Çağ” sempozyumu, internet yayınıyla çevrim içi yapıldı.

Kapadokya Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ve Lisansüstü Eğitim, Öğretim ve Araştırma Enstitüsünün aylar önce organize ettiği ama salgın nedeniyle yüz yüze gerçekleştirilemeyen “Hakikat Sonrası Çağ” sempozyumu, internet yayınıyla çevrim içi yapıldı. E-sempozyumda, son yılların güncel kavramlarından “hakikat sonrası” çeşitli boyutlarıyla ele alındı.


Son yıllarda siyasetten medyaya, iklim değişikliğinden uluslararası ilişkilere pek çok yönüyle dünyada tartışma konusu olan, korona virüs salgını dolayısıyla yeniden yoğun bir şekilde gündeme gelen “hakikat sonrası” kavramı, 3 ana oturumun düzenlendiği 8 saatlik bir e-sempozyumda ele alındı. E-sempozyuma, Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinden ve Kapadokya Üniversitesinden bu konuda çalışmalar yapan akademisyenler sunumlarıyla katılırken, Kapadokya Üniversitesi öğrencileri ve öğretim elemanları da çevrim içi izleme olanağı buldular.


“Hakikat Sonrasına Karşı Aklın ve Bilimin Kamusal Kullanımı”


“Nesnel hakikatlerin belirli bir konu üzerinde kamuoyunu belirlemede duygulardan ve kişisel kanaatlerden daha az etkili olması durumu” olarak tanımlanan “hakikat sonrası” (post-truth), 2016 yılında Oxford Dictionaries tarafından yılın kelimesi olarak seçildikten sonra, dünya gündemini yoğun bir şekilde işgal etti.


Sempozyum, Kapadokya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Ali Karasar’ın açılış konuşması ve konukları selamlamasıyla başladı. “Hakikatten Hakikat Sonrasına” başlıklı birinci oturumda, kamu, kamusal alan, kamusal tartışma, hakikatin varlığı, niteliği ve dönüşümü tartışıldı. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden Prof. Dr. Filiz Zabcı, “Kimin Hakikati ya da Hakikat Bilgisi Kimde?” başlıklı sunumunda siyaset, hakikat ve yalan ilişkisi üzerinde durdu. Hakikatin siyaset felsefesi içindeki gelişimine odaklanan Zabcı, kitlelerin iknası konusunun günümüzde daha yoğun bir tartışma konusu olduğunu belirterek, hakikatin retorikle değil diyalogla ve sorgulamayla ortaya konabileceğini belirterek, kitlelerin neden retoriğe açık oldukları sorusunu sordu. Hakikati öğrenmenin zor olduğunu, düşünmemenin kolaycılık olduğunu belirten Zabcı, Immanuel Kant’tan esinlenerek aklın kamusal kullanımının önemine değindi.


Birinci oturumda söz alan Kapadokya Üniversitesinden Dr. Can Ulusoy, kavramın tanımlanması ve çağ olarak isimlendirilmesini sorunlu bulduğunu belirterek sözlerine başladı. Ulusoy, “hakikat sonrası”nın post-kapitalist süreci tanımlayan bir kavram olduğunu ifade ederek, zaten var olan semptomların açığa çıktığı bir durum yaşadığımızı vurguladı.


Başkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Menderes Çınar ise, konuyu, belirli bir popülizm anlayışı ve belirli bir İslam anlayışı üzerinden değerlendirdi. Çınar, dışlayıcı popülizm üzerinden bir kutuplaşma geliştiğini ve alternatif seslerin kısıldığını vurguladı.


Birinci oturumun son konuşmasında söz alan Kapadokya Üniversitesinden Bülent Özçelik, hakikat sonrası kavramında temel meselenin kamusal alanda ve bununla bağlantılı olarak kamusal tartışmada hakikatin varlığında/yokluğunda olduğunu dile getirdi. Günümüzde pek çok etkenden dolayı kamusal tartışmada olguların, nesnel koşulların yerini hakikatle ilişkisiz etmenlerin, enformasyon yığınının aldığını söyleyen Özçelik, burada temel sorunun hakikatin savunulması, aklın ve bilimin kamusal kullanımına özen gösterilmesi olduğunu vurguladı.


“Uluslararası İlişkilerde Hakikat Sonrası”


Etkinliğin öğleden sonra başlayan “Uluslararası İlişkilerde Hakikat ve Sonrası” oturumunda konuşan Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünden Dr. Umut Yukaruç, komplo teorilerinin uluslararası ilişkilerde söylemler yoluyla nasıl etkili olabileceğini 2016 yılındaki Brexit örneğiyle açıkladı. Uluslararası ilişkilerde sıklıkla karşılaşılan komplolar ile günümüzde özellikle popülist söylemlerde yer alan komplo teorileri arasındaki farkı vurgulayan Yukaruç, bu teorilerin toplumun sadece küçük bir kesimince üretilmediğini; siyasetçilerin konuşmaları, sosyal medya ve popüler kültür ile de tekrar tekrar üretildiğini 2016 yılındaki referandum öncesinde karşılaştığı örnekler ile açıklarken, komplo teorilerinin metinler arası anlam oluşturduğu takdirde dış politika kararları üzerinde etkili olabileceğine dikkat çekti.


“İstatistikler ve Gerçekler: Gıda ve Tarım Politikalarından Örnekler” başlığı altında sunumunu gerçekleştiren Kapadokya Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Dr. Halil Burak Sakal, Postmodern siyasi düşüncenin hakikatin sosyal olarak inşa edilmesi dolayısıyla siyasi güç ve iktidarın hakikatle bağlantısına vurgu yaptığını söyledi. Sakal, bu durumun, totaliter rejimlerde ciddi sonuçlar doğurabildiğini, hatta gıda ve tarım politikalarında insan yaşamına etki edebilecek seviyeye ulaştığını vurguladı.


Erciyes Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünden Dr. Nail Tanrıöven ise, hakikat sonrasında gözlemlenen temel argüman ve süreçlerin özellikle uluslararası ilişkiler disiplini üzerindeki etkilerini, Stephen Colbert’in “truthiness” kavramına da atıfta bulunarak “duygu” ve “özne” kavramları üzerinden değerlendirdi.


Kapadokya Üniversitesi Kent, Çevre ve Yerel Yönetimler Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Hikmet Kuran ise, çarpıtma ve yanlış bilgi üretimi aracılığıyla kamuoyunu ve karar alma süreçlerini yönlendirme çabalarını, iklim değişikliği tartışmaları bağlamında ele alarak iklim değişikliği inkârcılığını, hakikat sonrası çağın pratikte gözlemlenebileceği bir karşı-hareket olarak değerlendirdi.


Uluslararası İlişkiler oturumunun son konuşmacısı Kapadokya Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümünde Araş. Gör. Berk İlke Dündar, bugün, yalan ifşacılığına odaklılığın da siyaseten doğruculuğun bir başka biçimi olarak görülebileceğini ifade ederek, hakikat tartışmaları çerçevesinde Trump’a harcanan mesainin, nihilizmden göreceliğe kadar uzanan postmodernizmin eleştirisine ayrılmıyor olmasının dikkate değer olduğunu vurguladı. Dündar, meta-anlatıların sona erdiğini vâzeden ideolojinin bizzat kendisinin kocaman bir meta-anlatı olduğunu belirterek, yalanın, çarpıtmanın, sözün kullanım değeriyle değil de değişim değeriyle siyasal ve kamusal alanda yer alıyor olmasının neoliberalizmin devamlılığı noktasında devreye sokulduğunu ortaya koymanın, hakikat siyasetinin ve mücadelesinin olmazsa olmazlarından birisi olarak kavranması gerektiğini ekledi.


“Yeni Medya Döneminde Hakikat Sonrası”


Sempozyumun üçüncü ve son oturumunda ise “hakikat sonrası” kavramı, medya ve kanaat eksenlerinde tartışıldı. İletişim bilimleri disiplininin damgasını vurduğu bu oturumda, Hacı Bayram Veli Üniversitesi İletişim Fakültesinden Doç. Dr. Esra İlkay İşler, hakikat sonrası çağda “Yeni Medya” olgusunun bir kamu illüzyonu olup olmadığını ele aldı. Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesinden Prof. Dr. Hüseyin Köse ise “kamu yararı” kavramı üzerinden dijitalleşmenin etkilerini değerlendirdi.


Kapadokya Üniversitesi Öğr. Gör. Merve Özdemir yankı odalarının yalan haberlerin yayılışı üzerindeki etkisine odaklandı. Teyit.org internet portalıyla sosyal medyada teyit konusunda önemli bir doğrulama mecrası yürüten Mehmet Atakan Foça, Teyit’in yapmaya çalıştıklarını ve sosyal medyada teyitçilik deneyimlerini paylaştı. Sempozyumun son konuşmasında söz alan Deniz Gürsoy ise göçmenlik olgusu üzerinden hakikatin yeniden kuruluşunu incelediği konuşmasında, hakikatin toplumsal savunusunun önemini vurguladı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Başakşehir’de parfüm imalatı tesisinde çıkan yangın 8. saatinde söndürüldü Başakşehir’de dün akşam saatlerinde parfüm imalatı tesisinde yangın çıktı. Yangın tesisin yanındaki bir başka dükkana ve otoparka da sirayet etti. İtfaiye ekiplerinin 8 saat süren müdahalesi sonunda yangın tamamen söndürülürken, mahsur kalan bir kedi kurtarıldı, ayağından yaralanan bir itfaiyeci ise hastaneye kaldırıldı. Yangın saat 22.30 sıralarında Başakşehir İkitelli Turgut Özal Caddesi üzerinde bulunan Eskoop Sanayi Sitesi’nde parfüm imalatı yapan 2 katlı iş yerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre elektrik tesisatında başlayan yangın hızla büyüdü ve yanındaki bir başka iş yeri dahil olmak üzere alt katta bulunan otoparka da sıçradı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken itfaiye ekipleri yangına müdahaleye başladı. Saatler süren patlamaların da yaşandığı yangına çevre ilçe belediyelerinden de su tankı desteği geldi. Yangında ölen olmazken müdahale eden bir itfaiye eri bacağının yanması ile olay yerinde sağlık ekiplerinin ilk müdahalesi sonrası hastaneye kaldırıldı. Öte yandan yangından bir kedi yine itfaiye ekiplerince kurtarıldı. Yangın gece boyunca devam ederken 8. saatinde tamamen söndürüldü. Yangının başladığı parfüm imalatı yapan iş yeri dahil olmak üzere yangının sirayet ettiği diğer dükkan ve otoparkta büyük çapta hasar meydana geldi.
İstanbul Başakşehir’de parfüm imalatı tesisinde çıkan yangın 7 saattir devam ediyor: 1 itfaiye eri yaralandı bir kedi kurtarıldı Başakşehir’de akşam saatlerinde parfüm imalatı tesisinde yangın çıktı. Yangın, tesisin yanındaki bir başka dükkana ve otoparka da sirayet etti. İtfaiye ekiplerinin saatler süren müdahalesi sonunda yangın büyük oranda söndürülürken, mahsur kalan bir kedi kurtarıldı, ayağından yaralanan bir itfaiyeci ise hastaneye kaldırıldı. 7. saatin sonunda itfaiye ekipleri çalışmalarına devam ediyor. Yangın saat 22.30 sıralarında Başakşehir İkitelli Turgut Özal Caddesi üzerinde bulunan Eskoop Sanayi Sitesi’nde parfüm imalatı yapan 2 katlı iş yerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre elektrik tesisatında başlayan yangın hızla büyüdü ve yanındaki bir başka iş yeri dahil olmak üzere alt katta bulunan otoparka da sıçradı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken itfaiye ekipleri yangına müdahaleye başladı. Saatler süren patlamaların da yaşandığı yangına çevre ilçe belediyelerinden de su tankı desteği geldi. Yangında ölen olmazken müdahale eden bir itfaiye eri bacağının yanması ile olay yerinde sağlık ekiplerinin ilk müdahalesi sonrası hastaneye kaldırıldı. Öte yandan yangından bir kedi yine itfaiye ekiplerince kurtarıldı. "Yer sallandı deprem sandık" Yangın anında orada olduğunu belirten ile ilgili konuşan vatandaş Fatih Kiper, "Arkadaşımızın dükkanında çalışıyorduk. Önce bir patlama sesi geldi. Yer sallandı. Deprem olarak düşündük. Ondan sonra dışarı çıkıp baktığımızda ‘Yangın var’ diyerek birileri kaçıyordu. Biz de direkt kendimizi dışarı attık. Tekrar gidip baktığımızda arkadaşımızın dükkanında yangın çıkmıştı. Oradan insanların çıkartıp geri dışarı çıktık. Duyduğumuza göre kolonya dükkanı yanmış. Yan dükkana sıçramış. Kendimizi zor kurtardık. İki üç patlama duyduk. Biz dışarı çıktığımızda otoparktan dumanlar çıkıyordu. Şu an durumla ilgili bilgim yok. Söndürmüşler diye biliyoruz" diye konuştu. Yangında alevler ekiplerin yaklaşık 2 saat süren müdahalesi sonrası bastırıldı. Soğutma ve duman tahliyesi dahil 7 saat süren mücadele sonunda yangın büyük oranda söndürüldü. Yangının başladığı parfüm imalatı yapan iş yeri dahil olmak üzere yangının sirayet ettiği diğer dükkan ve otoparkta büyük çapta hasar meydana geldi. Yangında soğutma çalışmaları sabahın ilk saatlerinde devam ediyor.
İstanbul Kurban Bayramı öncesi İstanbul’da sevk noktalarında yoğun mesai Yaklaşan Kurban Bayramı öncesi İstanbul’a kurbanlık hayvan girişlerine yönelik denetimler başladı. İstanbul’a giriş yapan kurbanlık hayvanlar, Riva Canlı Hayvan Sevk Kontrol Noktası’nda ekipler tarafından tek tek kontrol edildi. Yol kontrolleri kapsamında hayvanların küpeleri, pasaportları ve veteriner sağlık raporları incelendi. Denetimlere ilişkin açıklamalarda bulunan Suat Parıldar, 2026 yılı itibarıyla kontrollerin başladığını belirterek, geçtiğimiz yıl İstanbul’a yaklaşık 60 bin büyükbaş ve 81 binin üzerinde küçükbaş hayvan sevki gerçekleştirildiğini söyledi. Parıldar, 2025 yılında kent genelinde yaklaşık 80 bin büyükbaş ve 94 bin küçükbaş hayvanın kurban ibadeti kapsamında kesildiğini ifade ederek bu yıl da benzer rakamların beklendiğini kaydetti. Kurban Hizmetleri Komisyonu’nun çalışmalarına da değinen Parıldar, geçici kurban satış ve kesim alanlarına belge verilirken hijyen, sağlık ve hayvan refahı kriterlerinin titizlikle incelendiğini belirtti. Kesim alanlarında vatandaşların dini vecibelerini sağlıklı ve uygun şartlarda yerine getirebilmeleri için gerekli tüm şartların denetlendiğini aktardı. Vatandaşlara çağrıda bulunan Parıldar, kurbanlık alımlarında kulak küpesi, pasaport ve veteriner sağlık raporlarının mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini söyledi. İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin 7 gün 24 saat görev başında olduğunu belirten Parıldar, Kurban Bayramı’nın sağlık, huzur ve bereket getirmesi temennisinde bulundu.