GENEL - 17 Mart 2022 Perşembe 12:32

30 yıllık sınır davaları sona eriyor

A
A
A
30 yıllık sınır davaları sona eriyor

Nevşehir’in Gülşehir ilçesine bağlı dağ köylerindeki tapularda yaşanan sınır uyuşmazlıkları olarak tabir edilen ’Keli Davaları’ sona eriyor.

Nevşehir’in Gülşehir ilçesine bağlı dağ köylerindeki tapularda yaşanan sınır uyuşmazlıkları olarak tabir edilen ’Keli Davaları’ sona eriyor.


1988 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonrasında tapu ile kadastro ölçümleri bir birini tutmayınca yaklaşık 40 köyde yaşayan vatandaşlar mağdur oldu. Köylerdeki tapularda yaşanan kaymalar nedeniyle onlarca vatandaş haklarını aramak iç in mahkemelere müracaat etti. Mahkemeler de tapu ile kadastro uyuşmazlığı nedeniyle karar vermekte zorlandı. Nevşehir Kadastro Müdürlüğü sorunun çözülebilmesi için Gülşehir ilçesine bağlı yaklaşık 40 köyde yeniden Kadastro çalışması yapmaya başladı. Yapılan çalışmalar sonrasında 40 köydeki tapularda yaşanan kaymalar da düzeltiliyor. Nevşehir Kadastro Müdürlüğü Kontrol Mühendisi Alper Aytekin yaptığı açıklamada; "Gülşehir ilçesinde bulunan 84 bin parselde ve 40 birim köyde kadastro çalışmalarına başladık. Çalışmalar bir program çerçevesinde devam etmekte. Üçüncü grup diye planladığımız dağ köyleri tarafında ölçü çalışmaları bitti. Şuan Civelek köyünde yersel ölçü çalışmaları devam ediyor. Bu köyde ilk kadastro çalışmaları 1988 yılında yapılmış. Şuan bu çalışmalarda meydana gelen kayıklıklar ve noksanlıklar ortadan kaldırılacak. Vatandaşların mağduriyetini gidermek için çalışma yürütmekteyiz. Bu yılın sonuna kadar da çalışmaların tamamlanacağını planlıyoruz” dedi. Civelek Köyü Muhtarı Ömer Kara’da yaptığı açıklamada; “Köyümüzde kayıklıklar vardı. Bu hatalardan dolayı birçok vatandaş mağdur oldu. Köyümüzde ’Keli davası’ diye birçok olay çıktı. Bunların düzeltilmesi için gerekli çalışmalar yapılmaktadır. Köylümüze hayırlı olsun. Bu sorun 1988 yılından beri devam eden bir sorundu. Son yıllarda üç vatandaşımız da bu davalardan mağdur oldu. Davalar kayıklıktan dolayı keli (Tarla Sınırı) davalarıydı. Vatandaşlar bir birini şikayet ederek birçok haksızlıklar ortaya çıktı” şeklinde konuştu.


Köyde yaşayan Zamir Ekici de kendisinin geçmiş dönemde yapılan kadastro çalışmalarında bilirkişi olarak çalıştığını ifade etti. Ekici; “O tarihte yapılan çalışmalarda kaymalar çok fazlaydı. Bunun düzeltilmesi için köye tekrar kadastro çalışması geldi. Şu anda kaymalar düzeltiliyor” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Elazığ’da ‘Kırsalda Bereket, Küçükbaşa Destek’ başvuruları sürüyor Tarım ve Orman Bakanlığı’nca başlatılan Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi’nin başvuru süreci Elazığ’da devam ediyor. Tarım ve Orman Bakanlığı, küçükbaş hayvan varlığını artırmak, kırsal üretimi güçlendirmek, hayvancılıkta sürdürülebilirliği desteklemek, gençler ve kadınların üretime daha fazla katılımı ve meraya dayalı üretimi daha karlı hale getirmek amacıyla başlattığı, Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi’nin başvuru süreci tüm Türkiye’de olduğu gibi Elazığ’da da devam ediyor. Hayata geçirilen projeyle birlikte küçükbaş üretimi yapan işletme sayısını ve anaç hayvan sayısının artırılması, daha fazla materyalin ülke kaynakları ile karşılanması, böylece kırmızı et arzında sürdürülebilirliği ve yeterliliğinin sağlanması amaçlanıyor. Proje kapsamında hak sahibi olan kişilere 95 baş dişi ve 5 baş erkek küçükbaş hayvan TİGEM tarafından temin edilecek. 1 Nisan itibariyle başlatılan kampanya, 31 Nisan itibariyle tamamlanırken, Elazığ’da vatandaşlar başlatılan projeye büyük önem gösteriyor. Proje hakkında bilgilendirmelerde bulunan Elazığ İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Mustafa Küçükgün, "Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından, hayvancılığı geliştirmek kırsalda üretimi teşvik etmek ve yerel kalkınmayı desteklemek amacıyla hayata geçirilen Kırsalda Bereket, Küçükbaşa Destek Projesi için başvuru süreci başladı. Şehrimizin ve ülkemizin tarımsal potansiyelini en üst seviyeye çıkarmak, özellikle küçük aile işletmelerin güçlendirerek sürdürülebilir bir ekosistem oluşturmak temel gayemizdir. Projenin amacı ve kapsamına bakacak olursak bu projeyle hali hazırda hayvancılıkla uğraşan yetiştiricilerimizin yanı sıra, bu alana yeni adım atmak isteyen üreticilerimizi de kapsamaktadır. Temel amacımız, üretimde sürekliliği sağlamak, kırsaldan kente göçü önlemek ve gençleri üretim süreçlerine dahil ederek yerel ekonomiyi canlandırmaktır. Başvurular 1 Nisan 2026 tarihi itibariyle başlamış olup 30 Nisan 2026 mesai bitimine kadar devam edecektir. Vatandaşlarımız başvurularını işletmelerinin bulunduğu yerdeki il ve ilçe tarım ve orman müdürlüklerine şahsen yapabileceklerdir. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, en fazla 105 küçükbaş hayvana sahip olanlar veya hiç hayvancılık yapmayanlar projeden faydalanabileceklerdir. Öncelikli gruplarımız da olacak. Bunlar, bakanlığımızın toplumsal dayanışmayı ve uzlaşmayı desteklemek adına, kadınlara, gençlere, engellilere, şehit yakını ve gazilerimize pozitif ayrımcılık tanımaktadır. Ayrıca, veteriner hekim, ziraat mühendisi ve gıda mühendisi meslek gruplarıyla tarımsal amaçlı örgüt üyeleri de öncelikli olarak değerlendirilecektir. Süreç şeffaf bir şekilde yürütülecektir. Nisan ayındaki başvuruların ardından mayıs ayında askı ve itiraz süreçleri tamamlanacaktır. Mayıs sonu itibariyle değerlendirmeler HAYGEM ve TİGEM’e iletilecektir" dedi. 2026 yılının ikinci yarısından itibaren 2028 yılına kadar kademeli olarak hayvan teslimatlarının gerçekleştirileceğinin de altını çizen Küçükgün, "Bu projeyle birlikte ülkemizin et ve süt üretimine de katkı sağlamış olacağız. Üreticilerimizin bu fırsatı değerlendirmeleri için gerekli tüm hazırlıkları yaptık. Başvuru sürecinde istenen tüm belgeleri tamamladıktan sonra bunlarla ilgili detaylı bilgiyi kendi il ve ilçe müdürlüklerinden ve aynı zamanda internet sitemizden ulaşabileceklerdir. Üretim varsa gelecek vardır anlayışıyla bu projenin tüm yetiştiricilerimize hayırlı ve bereketli olmasını Allah’tan diliyorum" ifadelerini kullandı.
İstanbul İstanbul Tabip Odası Başkan Adayı Dr. Uzun: "Hekimlere saldıranlara 180 bin lira ceza uygulanması için mücadele edeceğiz" İstanbul Tabip Odası’nın 19 Nisan’da gerçekleşecek seçimi öncesi konuşan Başkan Adayı Uzm. Dr. Nedim Uzun, "Dünyaca ünlü meslektaşlarımız var, sağlık turizmi yapıyoruz. Meslektaşlarımızın yeşil pasaport hakkı için ciddi mücadele vereceğiz. Hekimlere görevi nedeniyle saldıranlara anında 180 bin lira ceza uygulanması için mücadele edeceğiz. 19 Nisan’da seçimimiz var. Tüm meslektaşlarıma sesleniyorum; gelsinler, oylarını kullansınlar" dedi. İstanbul Tabip Odası’nın 19 Nisan’da Zeytinburnu 100. Yıl Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilecek olan seçimi öncesi Değişim Grubu’nun Başkan Adayı olan Gaziosmanpaşa Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Acil Tıp Uzmanı olarak görev yapan Dr. Nedim Uzun değerlendirmelerde bulundu. Uzm. Dr. Uzun, meslektaşlarının sorunlarına yönelik çıkarımlar yaptıklarını, bunlara yönelik çalışmalar gerçekleştireceklerini belirtti. "Meslektaşlarımızın yeşil pasaport hakları için ciddi mücadele vereceğiz" Malpraktis konusuna yönelik çalışmalar gerçekleştireceklerini söyleyen Uzm. Dr. Nedim Uzun, "Bu riski sigorta şirketlerinin üstlenmesi gerekiyor çünkü sigorta zaten bunun için yapılan bir şey. Dünyaca ünlü meslektaşlarımız var, sağlık turizmi yapıyoruz. Meslektaşlarımız uluslararası kongrelere gitmekte zorlanıyorlar, meslektaşlarımızın yeşil pasaport hakkı için ciddi mücadele vereceğiz. 180 bin lira pekala caydırabilir, kaldı ki hastanelerde meslektaşlarımıza saldıranlar aynı zamanda vatandaşlarımızın anayasal hakkı olan sağlık hizmeti alma hakkına da tecavüz ediyorlar" diye konuştu. "Sağlıkta şiddet; saldıranlara 180 bin lira ceza uygulanması için mücadele edeceğiz" Trafikteki gibi sağlıkta şiddete yönelik cezaların da artırılabileceğini söyleyen Uzm. Dr. Uzun, "Hekimlere görevi nedeniyle saldıranlara anında 180 bin lira idari para cezası uygulanması için mücadele edeceğiz. Meslektaşlarımız bir araya gelmek için odalarına gitmiyorlar, daha doğrusu odanın nerede olduğunu dahi kimse bilmiyor. Neden; öyle bir ortam hazırlanmamış. Vaatlerimizden bir tanesi; İstanbul’da bir hekim evi, meslektaşlarımızın sosyalleşebileceği bir alan oluşturmak için mücadele vereceğiz. En büyük vaadimiz şu; hekim kimliği altında bütün meslektaşlarımızı odamızda kucaklayacağız. Bu birliği ve bütünlüğü sağlayacağız" dedi. "Meslektaşlarıma sesleniyorum; gelsinler, oylarını kullansınlar" "Meslektaşlarımız değişim istiyor fakat sandığa gelme konusunda adım atmakta zorlandıklarını görüyorum" diyen Uzun, şu ifadeleri kullandı: "19 Nisan’da Zeytinburnu 100. Yıl Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde saat 09.00 ile 17.00 arasında seçimimiz var. Tüm meslektaşlarıma sesleniyorum; gelsinler, oylarını kullansınlar, odalarına sahip çıksınlar. Şu anda 3 grup seçime giriyor, bir mevcut yönetim var, biz, bir de diğer grubumuz var. Geçen seçimi 700 oyla kaybetmiş Değişim Grubuyuz. En büyük eksiklerden bir tanesi maalesef sağlık okuryazarlığı, sağlık konusunda kamuoyunu doğru bilgilendirecek kişiler kimler; hekimler. Hekimlerin üzerindeki yükü azaltacağını özellikle kamu hastanelerine yapılan gereksiz başvuruları da ciddi anlamda azaltacağını düşünüyoruz. Sağlık okuryazarlığı anlamında İTO’nun çok aktif rol üstleneceği bir yönetim olacağını düşünüyoruz. Biz meseleye sadece hekim sadece hasta gözüyle bakmıyoruz. Hekimlerimiz de hastalarımız da bu memleketin evlatları dolayısıyla adil davranacağımızı söylemek istiyorum."