ASAYİŞ - 17 Mart 2022 Perşembe 17:03

Köpek saldırısından kurtulan Yusuf o anları anlattı

A
A
A
Köpek saldırısından kurtulan Yusuf o anları anlattı

Nevşehir’de okula giderken sokak köpeğinin saldırısına uğrayan 8 yaşındaki Yusuf Bayraktar, o anları anlattı.

Nevşehir’de okula giderken sokak köpeğinin saldırısına uğrayan 8 yaşındaki Yusuf Bayraktar, o anları anlattı.


Edinilen bilgiye göre, merkez ilçeye bağlı Kaymaklı’da yaşanan olayda, 8 yaşındaki ilkokul öğrencisi, servis aracından indikten sonra evine doğru giderken sokak köpeğinin saldırısına uğradı. Çocuğun bağırma seslerini duyan servis şoförü aracından inerek çocuğun yardımına koştu. Ayrıca sokaktan geçen vatandaşlar da olaya müdahale etti. Sokak köpeğinin çocuğa zarar vermesi vatandaşların müdahalesiyle engellendi. Köpeğin çocuğa saldırdığı anlar da bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Kaymaklı Belediye Başkanı Harun Çekiç köpek saldırısından çevredeki vatandaşların yardımıyla kurtulan Yusuf Bayraktarı evinde ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerini iletti.



“Okula gitmeye korkuyoruz”


Okuldan eve gelirken sokakta köpek saldırısına uğrayan Yusuf Bayraktar, "Ben okula gidiyordum. Köpek birden önüme çıktı. Köpek beni kovalayınca ben de kaçtım. Ağabeyler beni kurtardı. Köpeklerin toplanmasını istiyorum. Sokak köpekleri daha öncede arkadaşlarımla beni kovalamıştı. Okula gidemiyoruz. Okula giderken korkuyoruz” şeklinde konuştu.



“Köpeklerin toplanmasını istiyoruz”


Köpeklerin saldırısından çevredeki vatandaşlar sayesinde kurtulan Yusuf Bayraktar’ın Babası Mehmet Bayraktar da yaptığı açıklamada, “Sokak köpeklerinin toplanmasını istiyoruz. Okul etraflarındaki köpekler çocuklara saldırıyor. Geçtiğimiz aylarda büyük oğluma saldırmıştı. Yüzünde yara izi kaldı. Bu köpeklerin toplanmasını istiyoruz. Bir bakımevi veya tel örgüye alınmasını istiyoruz. Çarşıda, okul kenarlarında sıkıntı yaşıyoruz. Çocuklarımız okula gelip gidemiyor” dedi.


Kaymaklı Belediye Başkanı Harun Çekiç ise, “Talihsiz bir olay yaşandı. Okula giden bir öğrencimiz sokak köpeği tarafından kovalandı. Oradaki vatandaşlar ve aileler tarafından o köpek uzaklaştırıldı. Kaymaklı Belediyesi olarak daha önce yapılmış transfer merkezimiz vardı. Biz bu sokak hayvanlarını toplayıp ağır kış şartlarında transfer merkezinde bakımlarını yaparak ilde bulunan hayvan kasabasına gönderiyorduk. İlgili kanun maddesi, barınağa giden hayvanlar 15 gün sonra gerekli tedavileri ve kısırlaştırmaları yapıldıktan sonra doğal yaşam alanlarına tekrar bırakılmasını emrediyor. Hem insanlarınız hem hayvanlarımız burada tehlike altında. Bu hayvanlar birisine zarar verdiği zaman vatandaşlar tarafından büyük tepkiler oluşabiliyor. İnşallah böyle bir şey yaşanmaz, ama bu durum vatandaşlar tarafından hayvanların katline kadar gelebiliyor. Çocuklarımızın ve insanların sağlığının korunabilmesi için 5199 sayılı hayvan yasasının üzerinde tekrar düşünülerek çalışılma yapılması gerekmektedir. Paydaşlarla birlikte istişare içinde neler yapılabilir, nasıl bir düzenleme yapılabilir, hem insanlarımızı koruma hem de hayvanlarımızı korumak açısından yeni bir kanun düzenlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Altını çizerek söylüyorum, ne hayvanlarımızla ne de hayvansever derneklerimizle bir sorunumuz yok. Biz burada hayvanlarımızı ve çocuklarımızı korumak istiyoruz. Bu tür haberlerin bir daha yapılmaması için yasanın tekrar düzenlenmesi gerektiğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Elazığ’da ‘Kırsalda Bereket, Küçükbaşa Destek’ başvuruları sürüyor Tarım ve Orman Bakanlığı’nca başlatılan Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi’nin başvuru süreci Elazığ’da devam ediyor. Tarım ve Orman Bakanlığı, küçükbaş hayvan varlığını artırmak, kırsal üretimi güçlendirmek, hayvancılıkta sürdürülebilirliği desteklemek, gençler ve kadınların üretime daha fazla katılımı ve meraya dayalı üretimi daha karlı hale getirmek amacıyla başlattığı, Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi’nin başvuru süreci tüm Türkiye’de olduğu gibi Elazığ’da da devam ediyor. Hayata geçirilen projeyle birlikte küçükbaş üretimi yapan işletme sayısını ve anaç hayvan sayısının artırılması, daha fazla materyalin ülke kaynakları ile karşılanması, böylece kırmızı et arzında sürdürülebilirliği ve yeterliliğinin sağlanması amaçlanıyor. Proje kapsamında hak sahibi olan kişilere 95 baş dişi ve 5 baş erkek küçükbaş hayvan TİGEM tarafından temin edilecek. 1 Nisan itibariyle başlatılan kampanya, 31 Nisan itibariyle tamamlanırken, Elazığ’da vatandaşlar başlatılan projeye büyük önem gösteriyor. Proje hakkında bilgilendirmelerde bulunan Elazığ İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Mustafa Küçükgün, "Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından, hayvancılığı geliştirmek kırsalda üretimi teşvik etmek ve yerel kalkınmayı desteklemek amacıyla hayata geçirilen Kırsalda Bereket, Küçükbaşa Destek Projesi için başvuru süreci başladı. Şehrimizin ve ülkemizin tarımsal potansiyelini en üst seviyeye çıkarmak, özellikle küçük aile işletmelerin güçlendirerek sürdürülebilir bir ekosistem oluşturmak temel gayemizdir. Projenin amacı ve kapsamına bakacak olursak bu projeyle hali hazırda hayvancılıkla uğraşan yetiştiricilerimizin yanı sıra, bu alana yeni adım atmak isteyen üreticilerimizi de kapsamaktadır. Temel amacımız, üretimde sürekliliği sağlamak, kırsaldan kente göçü önlemek ve gençleri üretim süreçlerine dahil ederek yerel ekonomiyi canlandırmaktır. Başvurular 1 Nisan 2026 tarihi itibariyle başlamış olup 30 Nisan 2026 mesai bitimine kadar devam edecektir. Vatandaşlarımız başvurularını işletmelerinin bulunduğu yerdeki il ve ilçe tarım ve orman müdürlüklerine şahsen yapabileceklerdir. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, en fazla 105 küçükbaş hayvana sahip olanlar veya hiç hayvancılık yapmayanlar projeden faydalanabileceklerdir. Öncelikli gruplarımız da olacak. Bunlar, bakanlığımızın toplumsal dayanışmayı ve uzlaşmayı desteklemek adına, kadınlara, gençlere, engellilere, şehit yakını ve gazilerimize pozitif ayrımcılık tanımaktadır. Ayrıca, veteriner hekim, ziraat mühendisi ve gıda mühendisi meslek gruplarıyla tarımsal amaçlı örgüt üyeleri de öncelikli olarak değerlendirilecektir. Süreç şeffaf bir şekilde yürütülecektir. Nisan ayındaki başvuruların ardından mayıs ayında askı ve itiraz süreçleri tamamlanacaktır. Mayıs sonu itibariyle değerlendirmeler HAYGEM ve TİGEM’e iletilecektir" dedi. 2026 yılının ikinci yarısından itibaren 2028 yılına kadar kademeli olarak hayvan teslimatlarının gerçekleştirileceğinin de altını çizen Küçükgün, "Bu projeyle birlikte ülkemizin et ve süt üretimine de katkı sağlamış olacağız. Üreticilerimizin bu fırsatı değerlendirmeleri için gerekli tüm hazırlıkları yaptık. Başvuru sürecinde istenen tüm belgeleri tamamladıktan sonra bunlarla ilgili detaylı bilgiyi kendi il ve ilçe müdürlüklerinden ve aynı zamanda internet sitemizden ulaşabileceklerdir. Üretim varsa gelecek vardır anlayışıyla bu projenin tüm yetiştiricilerimize hayırlı ve bereketli olmasını Allah’tan diliyorum" ifadelerini kullandı.
İstanbul İstanbul Tabip Odası Başkan Adayı Dr. Uzun: "Hekimlere saldıranlara 180 bin lira ceza uygulanması için mücadele edeceğiz" İstanbul Tabip Odası’nın 19 Nisan’da gerçekleşecek seçimi öncesi konuşan Başkan Adayı Uzm. Dr. Nedim Uzun, "Dünyaca ünlü meslektaşlarımız var, sağlık turizmi yapıyoruz. Meslektaşlarımızın yeşil pasaport hakkı için ciddi mücadele vereceğiz. Hekimlere görevi nedeniyle saldıranlara anında 180 bin lira ceza uygulanması için mücadele edeceğiz. 19 Nisan’da seçimimiz var. Tüm meslektaşlarıma sesleniyorum; gelsinler, oylarını kullansınlar" dedi. İstanbul Tabip Odası’nın 19 Nisan’da Zeytinburnu 100. Yıl Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilecek olan seçimi öncesi Değişim Grubu’nun Başkan Adayı olan Gaziosmanpaşa Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Acil Tıp Uzmanı olarak görev yapan Dr. Nedim Uzun değerlendirmelerde bulundu. Uzm. Dr. Uzun, meslektaşlarının sorunlarına yönelik çıkarımlar yaptıklarını, bunlara yönelik çalışmalar gerçekleştireceklerini belirtti. "Meslektaşlarımızın yeşil pasaport hakları için ciddi mücadele vereceğiz" Malpraktis konusuna yönelik çalışmalar gerçekleştireceklerini söyleyen Uzm. Dr. Nedim Uzun, "Bu riski sigorta şirketlerinin üstlenmesi gerekiyor çünkü sigorta zaten bunun için yapılan bir şey. Dünyaca ünlü meslektaşlarımız var, sağlık turizmi yapıyoruz. Meslektaşlarımız uluslararası kongrelere gitmekte zorlanıyorlar, meslektaşlarımızın yeşil pasaport hakkı için ciddi mücadele vereceğiz. 180 bin lira pekala caydırabilir, kaldı ki hastanelerde meslektaşlarımıza saldıranlar aynı zamanda vatandaşlarımızın anayasal hakkı olan sağlık hizmeti alma hakkına da tecavüz ediyorlar" diye konuştu. "Sağlıkta şiddet; saldıranlara 180 bin lira ceza uygulanması için mücadele edeceğiz" Trafikteki gibi sağlıkta şiddete yönelik cezaların da artırılabileceğini söyleyen Uzm. Dr. Uzun, "Hekimlere görevi nedeniyle saldıranlara anında 180 bin lira idari para cezası uygulanması için mücadele edeceğiz. Meslektaşlarımız bir araya gelmek için odalarına gitmiyorlar, daha doğrusu odanın nerede olduğunu dahi kimse bilmiyor. Neden; öyle bir ortam hazırlanmamış. Vaatlerimizden bir tanesi; İstanbul’da bir hekim evi, meslektaşlarımızın sosyalleşebileceği bir alan oluşturmak için mücadele vereceğiz. En büyük vaadimiz şu; hekim kimliği altında bütün meslektaşlarımızı odamızda kucaklayacağız. Bu birliği ve bütünlüğü sağlayacağız" dedi. "Meslektaşlarıma sesleniyorum; gelsinler, oylarını kullansınlar" "Meslektaşlarımız değişim istiyor fakat sandığa gelme konusunda adım atmakta zorlandıklarını görüyorum" diyen Uzun, şu ifadeleri kullandı: "19 Nisan’da Zeytinburnu 100. Yıl Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde saat 09.00 ile 17.00 arasında seçimimiz var. Tüm meslektaşlarıma sesleniyorum; gelsinler, oylarını kullansınlar, odalarına sahip çıksınlar. Şu anda 3 grup seçime giriyor, bir mevcut yönetim var, biz, bir de diğer grubumuz var. Geçen seçimi 700 oyla kaybetmiş Değişim Grubuyuz. En büyük eksiklerden bir tanesi maalesef sağlık okuryazarlığı, sağlık konusunda kamuoyunu doğru bilgilendirecek kişiler kimler; hekimler. Hekimlerin üzerindeki yükü azaltacağını özellikle kamu hastanelerine yapılan gereksiz başvuruları da ciddi anlamda azaltacağını düşünüyoruz. Sağlık okuryazarlığı anlamında İTO’nun çok aktif rol üstleneceği bir yönetim olacağını düşünüyoruz. Biz meseleye sadece hekim sadece hasta gözüyle bakmıyoruz. Hekimlerimiz de hastalarımız da bu memleketin evlatları dolayısıyla adil davranacağımızı söylemek istiyorum."