KÜLTÜR SANAT - 20 Ekim 2024 Pazar 15:54

1. Kabak Çekirdeği Festivali yapıldı

A
A
A
1. Kabak Çekirdeği Festivali yapıldı

Nevşehir Belediyesi tarafından bu yıl ilki düzenlenen Kabak Çekirdeği Festivali renkli görüntülere sahne oldu. Festival çerçevesinde Tepeköy’de çerezlik kabak çekirdeği hasadına katılan Belediye Başkanı Rasim Arı, burada traktör kullanarak çiftçilerle tarlada çalıştı.


Nevşehir’in yöresel lezzetleri ile birlikte coğrafi işaretli Nevşehir kabak çekirdeğinin tanıtımına katkı sağlamak ve yerel üreticileri desteklemek amacıyla Nevşehir Belediyesi ve Altay Grup işbirliğinde Kabak Çekirdeği Festivali düzenlendi. Festivalin gündüz bölümünde Belediye Başkanı Rasim Arı, Acıgöl ilçesine bağlı Tepeköy’de çerezlik kabak çekirdeği hasadına katıldı. Burada kullandığı traktör ile kabak tarlasında hasat yapan Başkan Arı daha sonra Altay Grup tesislerini gezerek çerezlik kabak çekirdeğinin işlenmesini inceledi. Nevşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü’nün organizasyonunda yapılan festivalin akşam bölümü ise Kapadokya Kültür ve Sanat Merkezi bahçesinde gerçekleştirildi. Burada, vatandaşlara kuru fasulye ve pilav ikramlarıyla başlayan etkinlikte daha sonra Nevşehir simidi, köftür ve kabak çekirdeği ikramları yapıldı. Nevşehir Belediyesi Güzel Sanatlar Merkezi Halk Oyunları Topluluğu’nun muhteşem gösterisinin ardından ise Güzel Sanatlar Merkezi Müzik Eğitmenleri ile birlikte Sanatçı Ersin Tunç Nevşehir Türkülerini seslendirdi. Programın son bölümünde ise TRT Sanatçısı Levent Özmen sahne aldı. Programda konuşan Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı; Nevşehir’in TÜİK verilerine göre Türkiye’de, kabak çekirdeği üretiminde birinci sırada bulunduğunu hatırlatarak dünyada en lezzetli kabak çekirdeğinin de Nevşehir’de üretildiğini ifade etti. Arı; “Kabak çekirdeği festivalinin birincisini başlatıyoruz. Bizim birinci aşamadaki amacımız bunu ilk önce geleneksel hale getirmek. İkinci aşamada ise bunu ulusal bir festival haline getirmemiz lazım. Bizim bölgemiz kabak çekirdeği açısından Türkiye’nin en verimli ve en kaliteli kabak çekirdeklerinin üretildiği bir bölge. Ancak yeterince biz bu konuda duyarlılık göstermiyoruz. Biz aslında bu etkinliklerle kabak çekirdeğini daha fazla tanıtmak istiyoruz. Bir yandan çerezlik kabak çekirdeğini dünyaya tanıtırken bir yandan da üreticilerimizi çerezlik kabak çekirdeğine teşvik etmek ve doğru metotlarla şehrimizdeki üretimi de arttırma çabasındayız. Dolayısıyla aslında bunların her birisi sizinle buluşmak, sizinle kucaklaşmak için bir vesile. Ama biz sadece sizinle kucaklaşmıyoruz. Sadece sizinle Beraber vakit geçirip günümüzü gün etmiyoruz" dedi. Konuşmasının ikinci bölümünde Nevşehir Belediyesi’nin çalışmaları hakkında bilgiler veren Başkan Arı sözlerini şöyle sürdürdü;


"6 ayı neredeyse bitirdik. 6 aylık ikinci dönem belediye başkanlığımızı yapıyoruz. Aklınıza şu soru gelebilir. !Ya bu adam ne yapıyor? Sadece gülücükler dağıtarak şehirde vaktini geçiriyor mu?’ diye. Bazılarının kulakları var duymazlar, gözleri var görmezler, kalpleri var mühürlenmiş, dilleri var hakikati bilmelerine rağmen söylemez. Hakikat söylemekten geri duranlara da şunu söylüyorum. Sadece yaptığımız işleri gösteren videoları izleseler onların ömür boyu yapacakları hizmete bedel olduğunu görürler. Biz belediyeye gelir gelmez ilk iş belediyenin ekonomisini düzelttik. 2019 ve 2020 yıllarında artı veren bir belediye 2021-2022 ve 2023 yıllarında eksi veriyor. 2023 yılında belediyenin yıllık verdiği bütçe açığı 235 milyon Lira. Göreve geldiğimde belediyenin her ay açığı 25 milyon Lira idi. Biz göreve geldikten sonra 6 ayın sonunda artı vermeye başladı. Bunları başarırken bir yandan da Nevşehir tarihinin en büyük altyapı atağını başlattık. Yaklaşık 1,5 trilyon liralık bir yatırım yapıyoruz. Nevşehir’de en büyük problem otopark problemi. Niye yapmadınız ağalar? Niye yapmadınız? Nevşehir’in ilk otoparkını da Allah’ın izniyle biz yapacağız. Kahveci Dağı’nda muhteşem bir eser yapıyoruz. Millet bahçesinin neredeyse otuzda bir fiyatına. At binenin kılıç kuşananın. Kayaşehir’i görüyorsunuz. Her gün onlarca otobüs turist gelmeye başladı. Daha bunlar başlangıç. Şimdi oraya oteli de yapıyoruz. Bakın neler olacak."



"Bu şehre vefa borcumuzu ödeyeceğiz"


"Biz, ‘bu şehrin insanına bir vefa borcumuz var’ dedik diyen Başkan Arı; "O vefa borcunu ödeyene kadar, kanımızın son damlasına kadar çalışmaya, mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu şehrin yükselişini, parlamasını herkes görecek. Bir haftadır Avrupa’daydık. Nevşehir’imizi en iyi şekilde temsil ettik. Nevşehir tarihinde ilk defa bir belediye başkanı, Avrupa Konseyi Bölgesel ve Yerel Yönetimler Üyesi seçildi. Oraya tatil yapmak için gitmedik. Biz içeride muhalefet yaparız. En sert muhalefeti yaparız. Ama yurt dışında birilerinin ağzına Türkiye’mizi, ülkemizi sakız ettirmeyiz. Biz tokatlanmak için değil, hak edene haddini ve haddini vermek için gittik. Türkiye’nin gündemine de, Avrupa’nın gündemine de oturan o konuşmayı orada yaptık. Hem şehrimizi, hem ülkemizi temsil ettik. Millilik böyle olur. Sözde dindarlık, sözde milliyetçilik olmaz. Siz icraatınızla milliyetçi olursunuz. Siz icraatınızla dindar olursunuz. Söz ile değil, icraat ile milliyetçilik, icraat ile dindarlık yapmaya devam edeceğiz. Hülasa bu şehrin bize göstermiş olduğu vefayı asla suiistimal etmeyeceğiz" diye konuştu


Başkan Rasim Arı, konuşmasının ardından festivale katkılarından dolayı Altay Grup Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Altay’a teşekkür plaketi verdi.



1. Kabak Çekirdeği Festivali yapıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çorum Uğur Uçar: "Hedefimiz kupayı Çorum halkına armağan etmek" Çorum FK Teknik Direktörü Uğur Uçar, takımın kısa sürede önemli bir çıkış yakaladığını belirterek sezon sonunda kupayı Çorum halkına armağan etmeyi hedeflediklerini söyledi. Trendyol 1. Lig’de üst sıraları hedefleyen Çorum FK, ligin kritik haftalarından birinde karşılaşacağı Hatayspor maçı öncesinde çalışmalarına devam ediyor. Kırmızı-siyahlı ekip, Çorum FK Tesisleri’nde Teknik Direktör Uğur Uçar yönetiminde gerçekleştirilen antrenmana ısınma hareketleriyle başladı. Antrenman daha sonra taktiksel çalışmalarla sürdü. Teknik Direktör Uçar, kısa sürede oynanan üç maçtan da galibiyetle ayrıldıklarını belirterek takımın performansından memnun olduğunu söyledi. Uçar, "Gerçekten zorlu bir periyotla geldik. Kısa bir dönemde üç maç oynadık ve üç maçta da galip geldik. Bu bizim için sevindirici. Zaten takımın kalitesini buraya gelmeden önce de biliyorduk. Gerekli opsiyonları verdiğimiz zaman zaten takımın fark oluşturacağını biliyorduk. Çok fazla gol pozisyonuna giriyoruz. Sadece biraz sonuçlandırmada, son vuruşlarda sıkıntımız var. Onu da düzeltirsek daha rahat maçlar oynayacağımızı düşünüyorum" dedi. "Zaten önemli olan forma adaleti" Takım içinde saygı ve adaletin önemli olduğunu vurgulayan Uçar, "Futbolcudan saygı ve sevgi görmek istiyorsanız aynı sevgi ve saygıyı onlara göstermeniz gerekiyor. Zaten önemli olan forma adaleti. Formayı adaletli dağıttığınız sürece takım için mücadele eden oyuncularla beraber inşallah Çorumspor’a kupayı getiririz, Çorum halkına armağan ederiz" diye konuştu. Uçar, "Geldiğimizde altıncı sıradaydık, bugün dördüncü sıradayız. Yedi puan fark vardı, beş puana indi. Daha önümüzde on maç var. Ama bizim hedefimiz maç maç gidip her maçı kazanmak. Ama ben takım halinde sezon sonunda mutlu sona ulaşacağımıza inanıyorum" şeklinde konuştu. Fredy: "Üç maçın üçünü de kazandık" Fredy ise yeni teknik direktörle birlikte takımın güçlü bir mantalite kazandığını belirterek, "Üç maçın üçünü de kazandık. Ancak bireysel performanstan çok takım performansına odaklanmamız gerekiyor. Daha çok maç kazanıp üst sıralara çıkmak istiyoruz" ifadesini kullandı. Burak Çoban: "Takım içinde çok güzel bir atmosfer var" Takımın tecrübeli isimlerinden Burak Çoban da sezonun kalan bölümünde tüm maçları kazanmak istediklerini belirterek taraftara destek çağrısında bulundu. Çoban, "Önümüzde on maç var ve hepsini kazanmak istiyoruz. Takım içinde çok güzel bir atmosfer var. Taraftarlarımızın desteği bizim için çok önemli. Hatay maçında herkesi stada bekliyoruz" dedi.
Eskişehir 21 aylık İkra’nın acılı ailesi adli süreci başlattı Eskişehir’de yaşayan Umut ve Burcu Öter çifti, geçtiğimiz yıl diş çıkarmasından dolayı götürdükleri Eskişehir Şehir Hastanesi’nde hayatını kaybeden 21 aylık kızları İkra Beliz Öter için adli süreç başlattı. Öter çifti, geçtiğimiz yıl kızlarını diş çıkarma döneminde Seyitgazi ilçesinde bulunan aile sağlık merkezine götürdü. Burada kendilerine bebeklerinin bir probleminin olmadığı söylenen Öter çifti, evlerine döndüklerinde İkra Beliz Öter’in kustuğunu gördü. Bunun üzerine çocuklarını Eskişehir Şehir Hastanesi’ne 18 Şubat 2025 tarihinde götüren ailenin bebekleri burada muayene edilip, tedavi altına alındı. Bir gece boyunca hastanede kalan bebek, 19 Şubat 2025 günü sabah, erken saatlerinde fenalaştı. Hemşirenin ‘Mavi kod’ uyarısıyla İkra Beliz Öter’e, müdahale edilmeye başlandı. Doktorların yaklaşık 50 dakikalık müdahalesinden sonra bebeğin hayatını kaybettiğini Burcu Öter’e bildirildi. Acılı anneye, minik İkra’nın bütün organlar iflas ettiği ve çoklu organ yetmezliğinden hayatını kaybettiği bildirildi. Muhtemel ihmale karşı dava açan Öter çifti, hastanede kendileriyle yeterince ilgilenmediğini belirtti. Sorumlu var ise cezalandırılmasını isteyen aile, adli sürecin peşini bırakmayacaklarının altını çizdi. "Doktor, ’Kanda şüpheli bir durum görüyorum’ dedi" Konuyla alakalı konuşan anne Burcu Öter, "Kızım, İkra Beliz Öter 21 aylıktı. Basit bir ateş şikayetiyle, diş çıkartma dönemindeydi. Seyitgazi Sağlık Ocağı’na götürüldü. Ateşinin 37 derece olduğu ve hiçbir şeyinin olmadığı söylendi, eve gönderildi. İlk kusmasında Şehir Hastanesi’ne getirdim. Röntgeni çektirdik. Bana ’Burnu tıkalı çocuğunuzun, temizleyelim’ dediler. Öksürük vesaire hiçbir şeyi yoktu. ‘Boşuna getirmişsin, bu çocuğun bir şeyi yok, yapabileceğim bir şey de yok’ denince eve geldik. Çocuğum akşama doğru tekrar kustu. Kustuktan sonra morarma, böyle bembeyaz oldu, su gibi terlemeye başladı. Sonra ben hemen ambulans aradım. Hastanede doktor ‘Tamam, ben size bir serum yaptırayım’ dedi. Bizi sarı alana gönderdi. Serum takılması gerekiyormuş. Oradaki hemşireler, ‘Bizim sistemde serum gözükmüyor’ dedi. Çocuğum tekrar kustu, yine morardı. Tekrar ben hekimin yanına gittim ve ‘Doktor hanım çocuğun kusması durmuyor, tekrar morardı’ dedim. Görevli sağlık çalışanı, ‘serum yapılmadı mı?’ dedi. ‘Yazmamışsınız’ dedim, hemşireler sarı alana bizi geri gönderdi. O sıra benim çocuğum konuşuyor, gayet iyi. Kan testleri çıktı ama idrarı veremedik, çünkü hala çocuk idrar yapmıyordu. Doktor, ‘Kanda şüpheli bir durum görüyorum. İdrar çıkmadan ben çocuk doktoru arayamam’ dedi. O sıra zarfında çok güzel uyuyor diye çocuğumun resmini çektim" dedi. "’Bütün organlar iflas etmiş’ denildi" Çocuğunun ölümü anlatan acılı anne Burcu Öter şöyle devam etti: "Sabah işte 06.00 sıralarında tekrar kan alındı. Çocuğumun göz bebekleri birden büyüdü. ‘İkra’ diye seslendim, dişleri kitlendi, hemen ağzını açtım. Doktor, ‘Atak geçirmiş, nöbet geçiriyor’ dedi. ‘Mavi kod’ diye bağırmaya başladılar orada. Beni apar topar dışarı attılar. Bir yarım saat boyunca orada müdahale edildi ama hiçbir bilgi verilmedi. Sonra yoğun bakıma indirdiler benim çocuğumu. 50 dakika sonra bizi içeri aldılar, ‘Bize geldiğinde karaciğer enzimleri zaten yüksekti. Bütün organlar iflas etmiş, çoklu organ yetmezliğine gitmiş çocuğun’ dedi. Sonrası zaten bende yok. Bir gecede ne olduysa oldu." "Yine kızım oldu korkuyorum hastaneye götüremiyorum" Adaletin yerini bulması gerektiğini belirten anne Öter, "Hasta kayıt dosyaları yok şu an. İstanbul’dan gelecek sonucu bekliyoruz. Hala çıkmadı, hala bir sonuç yok. Duysun herkes duysun sesimizi. Sadece bir İkra değil, bir Ali, bir Veli değil. Bizim toprağa koyduklarımız bir isimden ibaret değil. Biz anneler onları ne şartlarda büyütüyoruz, ne şartlarda doğuruyoruz. Benim şu an tekrar bir kızım oldu. Ben onda da korkuyorum. Hastaneye götüremiyorum. En ufak bir kusması yani içtiği sütü kusuyor diyerekten korkuyorum ben artık. Başkalarının canı yanmasın yani ne yapılması gerekiyorsa yapılsın, Sağlık Bakanlığı duysun bizim sesimizi" dedi. "Sonuna kadar hakkımızı arayacağız" Adaletin yerini bulmasını isteyen baba Umut Öter ise, "Gidebildiğimiz yere kadar gideceğiz yani. Çocuğumuzun hakkını arayacağız yani. Zaten çocuğumuz sağlam gitti hastaneye, bir şeyi yok dediler. Ondan sonra sabah kalkıp vefat etti dediler. Yani çocuğumuzun fotoğrafları filan her şey var yani gülerken oynarken. Yani sonuna kadar hakkımızı arayacağız. Ben yani başka da bir şey söylemek istemiyorum Allah razı olsun" ifadelerini kullandı.