GÜNDEM - 17 Ekim 2024 Perşembe 18:23

Başkan Arı, Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresinde konuştu

A
A
A
Başkan Arı, Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresinde konuştu

Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı’nın Fransa’nın Strazburg şehrinde gerçekleştirilen Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi (YBYK) genel kurulunda yaptığı konuşma büyük yankı uyandırdı. Türkiye’yi eleştiren Avrupa ülkelerine ’Kuralları biz koyarız siz de kurallara uymak zorundasınız’ algısından vazgeçmelerini öneren Arı, genel kurulda Filistin’e destek çağrısı yaptı.


Fransa’nın Strazburg şehrinde gerçekleştirilen Avrupa Konseyi YBYK 47. Genel Kurul Toplantısı’nda Türkiye’yi temsil eden ulusal heyette yer alan Belediye Başkanı Rasim Arı, genel kurulun son gününde tarihi bir konuşma yaptı.


Rusya’nın Ukrayna’da sürdürdüğü savaş ve dünya çapında yerel ve bölgesel demokrasinin görüşüldüğü ve 31 Mart 2024 Türkiye Yerel Seçimleri ile ilgili raportörlerin hazırladıkları raporların görüşülerek tartışıldığı toplantıda Türk heyeti adına söz alan Arı’nın konuşması genel kurulda büyük yankı uyandırdı.


Genel kurul üyelerine seslenen Arı, “Ben aranıza yeni katılan bir üyenizim ve bir muhalefet partisinin Türkiye’deki tek il belediye başkanıyım. Burada gözlemlerim şu ki; burada ‘kuralları biz koyarız siz de kurallara uymak zorundasınız’ diye bir algı var. Bence bu cümleyi düzeltmek lazım. Kuralları beraber koyup kuralları beraber uygulamak zorundayız. Üstlenici bir dil, adil olmayan, eşit olmayan bir tavırla ne Avrupa Konseyi ne de bizim herhangi bir yol kat etme imkan ve olasılığımız olmadığını düşünüyorum” dedi.



"Dönüp aynaya bakın"


Türkiye’de gerçekleştirilen yerel seçimlerdeki katılım oranı ile ilgili raportörlerin hazırladıkları raporlara ve bu konudaki eleştirilere karşı çıkan Arı, “Raportör arkadaşların bütün konular ile alakalı hazırlamış oldukları raporlardan dolayı teşekkür ediyorum. Onların tespit ettiği eksikliklerin giderilmesi noktasında hep beraber işbirliği yapacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. Lakin, raportör arkadaşlar, delege arkadaşlar, divan ve öbür tarafta da sürekli parmak sallanan bir grup görüyorum. Letonya’da, Gürcistan’da, Türkiye’de problem var peki diğer ülkelerde problem yok mu? Mesela, ben siyasi hayatımda da şahsi yaşamımda da hep şunu söyledim; beni eleştirenlere karşı ‘lütfen siz de dönüp bir aynaya bakın’ dedim. Şimdi Türkiye’de seçime katılma oranı olan yüzde 78’i çok az bir oran olarak ilan ediyoruz yüzde 90’la çıkan bir katılım oranı var. Peki; Avrupa’da yüzde 50’lerin altına düşmüş bir seçime katılım oranın da acaba biz Avrupa tarafı dönüp ‘Ya ne yapıyoruz biz, acaba halk mı bize güvenmiyor, yoksa siyasetçilerden umudunu mu kesti, yoksa biz hangi tarafı desteklersek destekleyelim, kime oy verirsek verelim sonuç değişmeyecek siyasetçiler bildiğini okuyacak’ diye bir tavır mı var? Dolayısıyla biz içerde sert muhalefet edebiliriz ki ben sert muhalefet yapan ülkemde bir siyasetçiyim ama lütfen eleştirilerimizde, tavsiyelerimizde adil olmak, birbirimizi anlamak zorundayız" diye konuştu.



"Hiçbir acının dili, dini, ırkı yok"


Belediye Başkanı Rasim Arı, konuşmasının son bölümünde ise İsrail zulmü altındaki Filistin halkına dikkat çekti. İsrail’in, Filistinlilere yönelik 7 Ekim 2023’te başlattığı saldırıların üzerinden bir yıl geçtiğini ve soykırıma dönüşen saldırılarda çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 42 bine yakın sivilin katledildiğini, 100 bin kişinin de yaralandığını vurgulayan Arı sözlerini şöyle sürdürdü;


“Hiçbir acının dili, dini, ırkı olmadığını bilmek zorundayız. Ukrayna’nın yaşamış olduğu zulme karşı tam desteğiz. Rusya’nın yapmış olduğu zulme karşı çıkıyoruz. Ama lütfen bizim her birimizin çocukları var. Her bir anne evladının acısını yaşıyor. Onların gözyaşında farklılık yok. Ukrayna’ya destek olduğumuz gibi İsrail’in zulmüne karşı Filistin’e de destek olmak gerektiğini düşünüyorum."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çorum Uğur Uçar: "Hedefimiz kupayı Çorum halkına armağan etmek" Çorum FK Teknik Direktörü Uğur Uçar, takımın kısa sürede önemli bir çıkış yakaladığını belirterek sezon sonunda kupayı Çorum halkına armağan etmeyi hedeflediklerini söyledi. Trendyol 1. Lig’de üst sıraları hedefleyen Çorum FK, ligin kritik haftalarından birinde karşılaşacağı Hatayspor maçı öncesinde çalışmalarına devam ediyor. Kırmızı-siyahlı ekip, Çorum FK Tesisleri’nde Teknik Direktör Uğur Uçar yönetiminde gerçekleştirilen antrenmana ısınma hareketleriyle başladı. Antrenman daha sonra taktiksel çalışmalarla sürdü. Teknik Direktör Uçar, kısa sürede oynanan üç maçtan da galibiyetle ayrıldıklarını belirterek takımın performansından memnun olduğunu söyledi. Uçar, "Gerçekten zorlu bir periyotla geldik. Kısa bir dönemde üç maç oynadık ve üç maçta da galip geldik. Bu bizim için sevindirici. Zaten takımın kalitesini buraya gelmeden önce de biliyorduk. Gerekli opsiyonları verdiğimiz zaman zaten takımın fark oluşturacağını biliyorduk. Çok fazla gol pozisyonuna giriyoruz. Sadece biraz sonuçlandırmada, son vuruşlarda sıkıntımız var. Onu da düzeltirsek daha rahat maçlar oynayacağımızı düşünüyorum" dedi. "Zaten önemli olan forma adaleti" Takım içinde saygı ve adaletin önemli olduğunu vurgulayan Uçar, "Futbolcudan saygı ve sevgi görmek istiyorsanız aynı sevgi ve saygıyı onlara göstermeniz gerekiyor. Zaten önemli olan forma adaleti. Formayı adaletli dağıttığınız sürece takım için mücadele eden oyuncularla beraber inşallah Çorumspor’a kupayı getiririz, Çorum halkına armağan ederiz" diye konuştu. Uçar, "Geldiğimizde altıncı sıradaydık, bugün dördüncü sıradayız. Yedi puan fark vardı, beş puana indi. Daha önümüzde on maç var. Ama bizim hedefimiz maç maç gidip her maçı kazanmak. Ama ben takım halinde sezon sonunda mutlu sona ulaşacağımıza inanıyorum" şeklinde konuştu. Fredy: "Üç maçın üçünü de kazandık" Fredy ise yeni teknik direktörle birlikte takımın güçlü bir mantalite kazandığını belirterek, "Üç maçın üçünü de kazandık. Ancak bireysel performanstan çok takım performansına odaklanmamız gerekiyor. Daha çok maç kazanıp üst sıralara çıkmak istiyoruz" ifadesini kullandı. Burak Çoban: "Takım içinde çok güzel bir atmosfer var" Takımın tecrübeli isimlerinden Burak Çoban da sezonun kalan bölümünde tüm maçları kazanmak istediklerini belirterek taraftara destek çağrısında bulundu. Çoban, "Önümüzde on maç var ve hepsini kazanmak istiyoruz. Takım içinde çok güzel bir atmosfer var. Taraftarlarımızın desteği bizim için çok önemli. Hatay maçında herkesi stada bekliyoruz" dedi.
Eskişehir 21 aylık İkra’nın acılı ailesi adli süreci başlattı Eskişehir’de yaşayan Umut ve Burcu Öter çifti, geçtiğimiz yıl diş çıkarmasından dolayı götürdükleri Eskişehir Şehir Hastanesi’nde hayatını kaybeden 21 aylık kızları İkra Beliz Öter için adli süreç başlattı. Öter çifti, geçtiğimiz yıl kızlarını diş çıkarma döneminde Seyitgazi ilçesinde bulunan aile sağlık merkezine götürdü. Burada kendilerine bebeklerinin bir probleminin olmadığı söylenen Öter çifti, evlerine döndüklerinde İkra Beliz Öter’in kustuğunu gördü. Bunun üzerine çocuklarını Eskişehir Şehir Hastanesi’ne 18 Şubat 2025 tarihinde götüren ailenin bebekleri burada muayene edilip, tedavi altına alındı. Bir gece boyunca hastanede kalan bebek, 19 Şubat 2025 günü sabah, erken saatlerinde fenalaştı. Hemşirenin ‘Mavi kod’ uyarısıyla İkra Beliz Öter’e, müdahale edilmeye başlandı. Doktorların yaklaşık 50 dakikalık müdahalesinden sonra bebeğin hayatını kaybettiğini Burcu Öter’e bildirildi. Acılı anneye, minik İkra’nın bütün organlar iflas ettiği ve çoklu organ yetmezliğinden hayatını kaybettiği bildirildi. Muhtemel ihmale karşı dava açan Öter çifti, hastanede kendileriyle yeterince ilgilenmediğini belirtti. Sorumlu var ise cezalandırılmasını isteyen aile, adli sürecin peşini bırakmayacaklarının altını çizdi. "Doktor, ’Kanda şüpheli bir durum görüyorum’ dedi" Konuyla alakalı konuşan anne Burcu Öter, "Kızım, İkra Beliz Öter 21 aylıktı. Basit bir ateş şikayetiyle, diş çıkartma dönemindeydi. Seyitgazi Sağlık Ocağı’na götürüldü. Ateşinin 37 derece olduğu ve hiçbir şeyinin olmadığı söylendi, eve gönderildi. İlk kusmasında Şehir Hastanesi’ne getirdim. Röntgeni çektirdik. Bana ’Burnu tıkalı çocuğunuzun, temizleyelim’ dediler. Öksürük vesaire hiçbir şeyi yoktu. ‘Boşuna getirmişsin, bu çocuğun bir şeyi yok, yapabileceğim bir şey de yok’ denince eve geldik. Çocuğum akşama doğru tekrar kustu. Kustuktan sonra morarma, böyle bembeyaz oldu, su gibi terlemeye başladı. Sonra ben hemen ambulans aradım. Hastanede doktor ‘Tamam, ben size bir serum yaptırayım’ dedi. Bizi sarı alana gönderdi. Serum takılması gerekiyormuş. Oradaki hemşireler, ‘Bizim sistemde serum gözükmüyor’ dedi. Çocuğum tekrar kustu, yine morardı. Tekrar ben hekimin yanına gittim ve ‘Doktor hanım çocuğun kusması durmuyor, tekrar morardı’ dedim. Görevli sağlık çalışanı, ‘serum yapılmadı mı?’ dedi. ‘Yazmamışsınız’ dedim, hemşireler sarı alana bizi geri gönderdi. O sıra benim çocuğum konuşuyor, gayet iyi. Kan testleri çıktı ama idrarı veremedik, çünkü hala çocuk idrar yapmıyordu. Doktor, ‘Kanda şüpheli bir durum görüyorum. İdrar çıkmadan ben çocuk doktoru arayamam’ dedi. O sıra zarfında çok güzel uyuyor diye çocuğumun resmini çektim" dedi. "’Bütün organlar iflas etmiş’ denildi" Çocuğunun ölümü anlatan acılı anne Burcu Öter şöyle devam etti: "Sabah işte 06.00 sıralarında tekrar kan alındı. Çocuğumun göz bebekleri birden büyüdü. ‘İkra’ diye seslendim, dişleri kitlendi, hemen ağzını açtım. Doktor, ‘Atak geçirmiş, nöbet geçiriyor’ dedi. ‘Mavi kod’ diye bağırmaya başladılar orada. Beni apar topar dışarı attılar. Bir yarım saat boyunca orada müdahale edildi ama hiçbir bilgi verilmedi. Sonra yoğun bakıma indirdiler benim çocuğumu. 50 dakika sonra bizi içeri aldılar, ‘Bize geldiğinde karaciğer enzimleri zaten yüksekti. Bütün organlar iflas etmiş, çoklu organ yetmezliğine gitmiş çocuğun’ dedi. Sonrası zaten bende yok. Bir gecede ne olduysa oldu." "Yine kızım oldu korkuyorum hastaneye götüremiyorum" Adaletin yerini bulması gerektiğini belirten anne Öter, "Hasta kayıt dosyaları yok şu an. İstanbul’dan gelecek sonucu bekliyoruz. Hala çıkmadı, hala bir sonuç yok. Duysun herkes duysun sesimizi. Sadece bir İkra değil, bir Ali, bir Veli değil. Bizim toprağa koyduklarımız bir isimden ibaret değil. Biz anneler onları ne şartlarda büyütüyoruz, ne şartlarda doğuruyoruz. Benim şu an tekrar bir kızım oldu. Ben onda da korkuyorum. Hastaneye götüremiyorum. En ufak bir kusması yani içtiği sütü kusuyor diyerekten korkuyorum ben artık. Başkalarının canı yanmasın yani ne yapılması gerekiyorsa yapılsın, Sağlık Bakanlığı duysun bizim sesimizi" dedi. "Sonuna kadar hakkımızı arayacağız" Adaletin yerini bulmasını isteyen baba Umut Öter ise, "Gidebildiğimiz yere kadar gideceğiz yani. Çocuğumuzun hakkını arayacağız yani. Zaten çocuğumuz sağlam gitti hastaneye, bir şeyi yok dediler. Ondan sonra sabah kalkıp vefat etti dediler. Yani çocuğumuzun fotoğrafları filan her şey var yani gülerken oynarken. Yani sonuna kadar hakkımızı arayacağız. Ben yani başka da bir şey söylemek istemiyorum Allah razı olsun" ifadelerini kullandı.