EKONOMİ - 11 Mayıs 2022 Çarşamba 12:48

Hedef 3 bin koyun

A
A
A
Hedef 3 bin koyun

Niğde’nin Bor ilçesine bağlı Kemerhisar Kasabasında aldığı hibe ile entansif koyun yetiştiriciliği yapan girişimci Fevzi Kırım, kırmızı et üretimine katkı sağlıyor.

Niğde’nin Bor ilçesine bağlı Kemerhisar Kasabasında aldığı hibe ile entansif koyun yetiştiriciliği yapan girişimci Fevzi Kırım, kırmızı et üretimine katkı sağlıyor.


Tarım ve Orman Bakanlığı Kırsal Kalkınma Yatırımları Destekleme Programı ile alınan hibe ile kurulan küçükbaş hayvan tesisi, küçük aile işletmeciliğinin modern örneklerinden birisi. Yaklaşık 1 milyon 700 bin liraya mal olan tesisin kurulması için Tarım ve Orman Bakanlığı tutarın yüzde 50’sini hibe olarak tahsis etti. Bölgede daha çok meraya dayalı küçükbaş hayvan yetiştiriciliğini kurdukları modern tesiste yapan Kırım, koyunları konfor alanında yetiştirip az enerji sarf ederek verimi arttırıyor. Yaklaşık 200 koyun ile kapalı alan tekniği ile koyun çiftliği kuran Kırım’ın hedefi 3 yıl içinde küçükbaş hayvan sayısını 3 bine çıkarmak.


Kurulan tesiste incelemelerde bulunan Niğde İl Tarım ve Orman Müdürü Asım Baş, Niğde’de aile işletmeciliğini geliştirmek istediklerini belirterek, "Burası kırsal kalkınma yatırımlarından destekli bir tesisimiz. Küçük aile işlemeciliğimizin en güzel örneklerinden bir tanesi. Bakanlık tarafından kırsal kalkınma ile hibe ile yapılan bir tesis. Küçükbaş hayvancılık kırmızı et üretiminde olmazsa olmazlarımızdan bir tanesidir. İlimizde 620 bin adede ulaşan küçükbaş hayvanımız var ve iyi yerlerden bir tanesiyiz bu konuda. İl olarak aile işlemeciliğini biraz daha geliştirmek niyetindeyiz. Bakanımızın destekleri, yerel destekler veya farklı kredi modelleri ile beraber inşallah biraz daha bu sayıyı artırmayı düşünüyoruz. Burada asıl olan üreten insanımızı yerinde istihdam edebilmek. Küçük işletmecilikten amacımız bu yönde" dedi.


İşletmeci Ziraat Mühendisi Fevzi Kırım ise, "3 yıl önce 50 koyunla başladım. Tarım il müdürlüğü tarafından başlatılan bir program vardı. Programı değerlendirerek böyle bir hayvan çiftliğine sahip olduk. Şu an burada elimizde 200 tane anne var hedefimiz bin anneye sahip olmak. Ülkemizde kırmızı et imalatına katkıda bulunmak istiyoruz. Burası kapalı sistem, ilimizde koyun yetiştiriciliği meraya dayalı. Yani merada, dağda, tepede koyun yetiştiriciliği yapılıyor. Biz burada kurduğumuz sistemle koyunu konfor alanında yetiştirip yemlerini önlerine veriyoruz. Böylece az enerji sarf ediyorlar ve verim daha da artıyor. Entansif denilen kapalı sistemde koyunculuğun yapılamayacağı söyleniyordu ama gelişen yem teknolojileri, ete olan talep, insan nüfusunun artması gibi etkenler kapalı sistemin önemini artırdı, daha az enerji ve maliyetle nasıl yapabiliriz diye düşündük ve başardık. Gençler para, akıl ve cesaretlerini birleştirebilirlerse kendi işletmelerini kurup kar elde edebilirler. Devlet destekleri de mevcut zaten. Genç girişimcilerimiz kendi öz sermayeleri ile birlikte destek alırlarsa işletmelerini büyütebilirler" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Oltu’da mezuniyet coşkusu yaşandı Atatürk Üniversitesi Oltu Beşeri ve Sosyal Bilimler Fakültesi’nde mezuniyet töreni düzenlendi. Yoğun katılımla gerçekleştirilen törende öğrenciler mezuniyet sevinci yaşarken, aileler de gurur dolu anlara tanıklık etti. Fakülte yerleşkesinde düzenlenen törene akademik personel, öğrenciler, aileleri ve protokol üyeleri katıldı. Programda konuşan okul birincisi Merve Yakupoğlu, okul birincisi olarak konuşma yapmanın kendisi için büyük mutluluk ve gurur kaynağı olduğunu belirterek, başarısında emeği bulunan ailesine, akademisyenlere ve arkadaşlarına teşekkür etti. Yakupoğlu, "Bugün burada olmak, emek verdiğimiz her şeyin karşılığını almak demektir" dedi. Fakülte Dekanı Cavit Yeşilyurt ise bu yıl Finans, Bankacılık ve Sosyal Hizmetler bölümlerinden mezun verdiklerini belirterek, tüm öğrencileri tebrik etti. Mezuniyet günlerinin eğitim camiası için hem mutluluk hem de hüzün barındırdığını ifade eden Yeşilyurt, "Öğrencilerimizi yetiştirdik, onlara uçmayı öğrettik. Bundan sonra hayatın içerisinde kendilerine yer edinecekler. İlim ve irfanla yollarını açtık" diye konuştu. Oltu Belediye Başkanı Adem Çelebi de konuşmasında mezun olan öğrencilerin yeni bir hayat heyecanı yaşayacağını ifade ederek, belediye olarak gençlerin her zaman yanında olduklarını söyledi. Çelebi, öğrencilerin bugünlere gelmesinde ailelerin, öğretmenlerin ve devletin büyük emeği bulunduğunu belirterek, "Bu devleti gelecekte yönetecek insanlar sizlerin arasından çıkacaktır" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından mezun öğrenciler tören geçişi yaptı. Okul birincisi Merve Yakupoğlu diplomasını Başkan Çelebi’nin elinden aldı. Bölüm birincilerine diplomaları Fakülte Dekanı Cavit Yeşilyurt tarafından verilirken, diğer mezun öğrencilere diplomaları protokol üyeleri ve akademisyenler tarafından takdim edildi. Bölüm birincileri tarafından yaş kütüğüne isim plakaları çakılırken, öğrenciler mezuniyet yemini etti. Ailelerin yoğun ilgi gösterdiği program, öğrencilerin topluca kep atmasıyla sona erdi.
Kütahya Kütahya’da bayramın dini ve kültürel boyutları masaya yatırıldı Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) tarafından düzenlenen "Uluslararası Din, Tarih, Kültür ve Toplum Boyutları ile Bayram Sempozyumu", iki gün boyunca akademisyenleri ve araştırmacıları Kütahya’da buluşturdu. Sempozyumda bayram olgusu; dinî, tarihî, kültürel, edebî ve toplumsal yönleriyle kapsamlı şekilde ele alındı. DPÜ İlahiyat Fakültesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen Türkiye’nin farklı üniversitelerinin yanı sıra çeşitli ülkelerden akademisyenlerin katıldığı sempozyumda, bayramların toplum hayatındaki yeri, geleneksel bayram kültürü, bayramların toplumsal dayanışmaya katkısı ve modernleşmeyle birlikte yaşanan kültürel dönüşümler üzerine bildiriler sunuldu. Toplam 12 oturum halinde gerçekleştirilen programın 7 oturumu Arapça olarak düzenlenirken, sempozyum boyunca yaklaşık 50 akademisyen sunum yaptı. "Bayram konusunun bilimsel olarak ele alınmasına ihtiyaç vardı" Sempozyumun ardından değerlendirmelerde bulunan DPÜ Rektör Yardımcısı ve İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Yalçın, bu yıl Ramazan Sempozyumu’nun ardından Bayram Sempozyumu’nu da gerçekleştirdiklerini belirterek etkinliğin akademik açıdan önemli sonuçlar ortaya koyduğunu söyledi. Yalçın, sempozyuma hem Türkiye’den hem de yurt dışından çok sayıda akademisyenin katıldığını ifade ederek, sunulan bildirilerde bayramların din, tarih, kültür, edebiyat ve toplum hayatı açısından farklı yönleriyle incelendiğini kaydetti. Bayram konusunun bilimsel bir sempozyum çerçevesinde ele alınmasının önemli bir ihtiyaç olduğunu gördüklerini dile getiren Yalçın, hazırlanan bildirilerin kitaplaştırılarak araştırmacıların ve okuyucuların hizmetine sunulacağını söyledi. Bayramların toplumların birlik ve beraberliğini güçlendiren temel unsurlardan biri olduğuna dikkat çeken Dekar İsmail Yalçın, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bayramlar, bir toplumun varlığını sürdürebilmesi, dini ve milli kimliğini ortaya koyabilmesi açısından son derece önemli değerlerdir. Bütün toplumların ve kültürlerin kendilerine özgü bayramları vardır. Ancak bu bayramların bütün yönleriyle yaşatılması ve kültürel hafızanın nesilden nesle aktarılması gerekir." "Bayram kültüründe kayıplar yaşanıyor" Modern şehirleşme ve değişen yaşam biçimlerinin bayram geleneklerini etkilediğine işaret eden Prof. Dr. İsmail Yalçın, geçmişte toplumun geniş katılımıyla gerçekleştirilen bayramlaşma ve bayram merasimlerinin günümüzde giderek zayıfladığını söyledi. Eskiden bayramların namazgâhlarda ve geniş musalla alanlarında büyük toplumsal katılımla kutlandığını hatırlatan Yalçın, günümüzde ise bayrama ait bazı geleneksel unsurların kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğunu ifade etti. Bu nedenle düzenlenen sempozyumun, unutulmaya yüz tutan değerleri yeniden gündeme taşıma amacı da taşıdığını belirtti. Yalçın, sempozyumda bayramların daha coşkulu ve bilinçli şekilde yaşatılabilmesine yönelik çeşitli önerilerin de dile getirildiğini kaydederek, programın üniversiteye ve ülkeye hayırlı olmasını temenni etti. Bayramların sembol dünyası ve edebiyattaki yeri konuşuldu DPÜ Türk Halk Edebiyatı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdal Eday da sempozyumun içeriğine ilişkin bilgiler verdi. Eday, Türkiye’nin yanı sıra dünyanın farklı ülkelerinden gelen akademisyenlerin bayram hazırlıkları, bayramların sembolik anlamları ve toplumsal işlevleri üzerine kapsamlı sunumlar yaptığını söyledi. Sempozyumu değerli kılan unsurlardan birinin de yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin aktif katılımı olduğunu belirten Prof. Dr Erdal Eday, genç araştırmacıların bayram algısı, bayram hazırlıkları, geleneklerdeki değişim ve dönüşüm gibi konularda önemli tebliğler sunduğunu ifade etti. Özellikle Kazakistan ve Orta Asya Türk dünyasında bayram kutlamalarına ilişkin yapılan sunumların ilgi gördüğünü kaydeden Erdal Eday, edebi eserlerde Ramazan ve bayram temasının nasıl işlendiğine dair değerlendirmelerin de dinleyicilerle paylaşıldığını dile getirdi. Sempozyum sonunda programa katkı sunan akademisyen ve katılımcılara hediye ile teşekkür belgeleri takdim edildi.
Kütahya Kütahya’da bayramın dinî ve kültürel boyutları masaya yatırıldı Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) tarafından düzenlenen "Uluslararası Din, Tarih, Kültür ve Toplum Boyutları ile Bayram Sempozyumu", iki gün boyunca akademisyenleri ve araştırmacıları Kütahya’da buluşturdu. DPÜ İlahiyat Fakültesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen sempozyumda bayram olgusu; dinî, tarihî, kültürel, edebî ve toplumsal yönleriyle kapsamlı şekilde ele alındı. Türkiye’nin farklı üniversitelerinin yanı sıra çeşitli ülkelerden akademisyenlerin katıldığı sempozyumda, bayramların toplum hayatındaki yeri, geleneksel bayram kültürü, bayramların toplumsal dayanışmaya katkısı ve modernleşmeyle birlikte yaşanan kültürel dönüşümler üzerine bildiriler sunuldu. Toplam 12 oturum halinde gerçekleştirilen programın 7 oturumu Arapça olarak düzenlenirken, sempozyum boyunca yaklaşık 50 akademisyen sunum yaptı. "Bayram konusunun bilimsel olarak ele alınmasına ihtiyaç vardı" Sempozyumun ardından değerlendirmelerde bulunan DPÜ Rektör Yardımcısı ve İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Yalçın, bu yıl Ramazan Sempozyumu’nun ardından Bayram Sempozyumu’nu da gerçekleştirdiklerini belirterek etkinliğin akademik açıdan önemli sonuçlar ortaya koyduğunu söyledi. Yalçın, sempozyuma hem Türkiye’den hem de yurt dışından çok sayıda akademisyenin katıldığını ifade ederek, sunulan bildirilerde bayramların din, tarih, kültür, edebiyat ve toplum hayatı açısından farklı yönleriyle incelendiğini kaydetti. Bayram konusunun bilimsel bir sempozyum çerçevesinde ele alınmasının önemli bir ihtiyaç olduğunu gördüklerini dile getiren Yalçın, hazırlanan bildirilerin kitaplaştırılarak araştırmacıların ve okuyucuların hizmetine sunulacağını söyledi. Bayramların toplumların birlik ve beraberliğini güçlendiren temel unsurlardan biri olduğuna dikkat çeken Dekar İsmail Yalçın, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bayramlar, bir toplumun varlığını sürdürebilmesi, dini ve milli kimliğini ortaya koyabilmesi açısından son derece önemli değerlerdir. Bütün toplumların ve kültürlerin kendilerine özgü bayramları vardır. Ancak bu bayramların bütün yönleriyle yaşatılması ve kültürel hafızanın nesilden nesile aktarılması gerekir." "Bayram kültüründe kayıplar yaşanıyor" Modern şehirleşme ve değişen yaşam biçimlerinin bayram geleneklerini etkilediğine işaret eden Prof. Dr. İsmail Yalçın, geçmişte toplumun geniş katılımıyla gerçekleştirilen bayramlaşma ve bayram merasimlerinin günümüzde giderek zayıfladığını söyledi. Eskiden bayramların namazgâhlarda ve geniş musalla alanlarında büyük toplumsal katılımla kutlandığını hatırlatan Yalçın, günümüzde ise bayrama ait bazı geleneksel unsurların kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğunu ifade etti. Bu nedenle düzenlenen sempozyumun, unutulmaya yüz tutan değerleri yeniden gündeme taşıma amacı da taşıdığını belirtti. Yalçın, sempozyumda bayramların daha coşkulu ve bilinçli şekilde yaşatılabilmesine yönelik çeşitli önerilerin de dile getirildiğini kaydederek, programın üniversiteye ve ülkeye hayırlı olmasını temenni etti. Bayramların sembol dünyası ve edebiyattaki yeri konuşuldu DPÜ Türk Halk Edebiyatı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdal Eday da sempozyumun içeriğine ilişkin bilgiler verdi. Eday, Türkiye’nin yanı sıra dünyanın farklı ülkelerinden gelen akademisyenlerin bayram hazırlıkları, bayramların sembolik anlamları ve toplumsal işlevleri üzerine kapsamlı sunumlar yaptığını söyledi. Sempozyumu değerli kılan unsurlardan birinin de yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin aktif katılımı olduğunu belirten Prof. Dr Erdal Eday, genç araştırmacıların bayram algısı, bayram hazırlıkları, geleneklerdeki değişim ve dönüşüm gibi konularda önemli tebliğler sunduğunu ifade etti. Özellikle Kazakistan ve Orta Asya Türk dünyasında bayram kutlamalarına ilişkin yapılan sunumların ilgi gördüğünü kaydeden Erdal Eday, edebi eserlerde Ramazan ve bayram temasının nasıl işlendiğine dair değerlendirmelerin de dinleyicilerle paylaşıldığını dile getirdi. Sempozyum sonunda programa katkı sunan akademisyen ve katılımcılara hediye ile teşekkür belgeleri takdim edildi. (EFE-
Van Kar ve sis ve yüksek rakım durduramadı: Bahçesaray yolu için ekipler seferber Van’ın Bahçesaray ilçesine ulaşımı sağlayan ve yaklaşık 5 aydır kapalı bulunan karla kaplı yolda ekiplerin zorlu mesaisi sürüyor. Yüksek rakımlı bölgelerde etkisini sürdüren yoğun kar yağışı ve sis, çalışmaları zaman zaman güçleştirirken, karla mücadele ekipleri yolu ulaşıma açabilmek için aralıksız çalışıyor. Türkiye’nin en zorlu yollarından biri olarak kabul edilen ve her yıl kış aylarında çığ tehlikesi ile yoğun kar yağışı nedeniyle can güvenliği gerekçesiyle kapatılan Van-Bahçesaray kara yolunu açmak için Karayolları 11. Bölge Müdürlüğü ekipleri, yaklaşık 20 gündür yoğun bir çalışma yürütüyor. Yaklaşık 5 aydır araç trafiğine kapalı olan yolda çalışan iş makineleri, metrelerce yükseklikteki kar kütlelerini temizlemek için yoğun çaba sarf ediyor. Kış mevsiminin sert geçtiği Bahçesaray yolunda mayıs ayında da karla mücadele devam ederken, bölgedeki vatandaşlar ise yolun tamamen açılmasını bekliyor. "Görüş mesafesi sıfıra düştü, çalışmalar durmadı" Bölgede etkisini sürdüren yoğun sis ve yeni kar yağışı, çalışmaları daha da güçleştiriyor. Görüş mesafesinin yer yer sıfıra kadar düştüğü 3 bin rakımlı Karabet Geçidi bölgesinde, ekipler kar yağışı ve tipiye rağmen geri adım atmıyor. Çığ tehlikesine karşı da teyakkuzda olan operatörler, yolu en kısa sürede yeniden ulaşıma açarak ilçenin Van merkez ile olan bağını tekrar kurmayı hedefliyor.